Rütbesi Sökülecek Ama İsmi Hala Tabelada!

Son Güncelleme:

12 Eylül darbesini yapan Kenan Evren müebbet hapis cezasına çarptırılırken, Urfa'daki küçük sanayi sitesinde Kenan Evren ismi hala sökülmedi.

12 Eylül Davası'nda dönemin Genelkurmay Başkanı, 7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren ile Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Tahsin Şahinkaya, 765 sayılı TCK'nın "Devlet kuvvetleri aleyhine cürümler" başlıklı 146. maddesi uyarınca önce ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı, ardından takdiri indirimle bu cezaları müebbet hapis cezasına çevrildi. Haklarında anayasal düzeni zorla değiştirmek suçundan dava açılan 12 Eylül darbesinin generalleri Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya'nın rütbesi orgenerallikten erliğe düşürülecek.

TÜRKİYE GENELİNDE İZLERİ SİLİNDİ

4 Nisan 2012'de 12 Eylül davasının başlamasıyla Türkiye genelinde Kenan Evren ismi verilen okullar, caddeler ve meydan isimleri silinmeye başladı. 12 Eylül ürünü olan bu isimlerden Şanlıurfa'da da 12 Eylül Caddesi'nin ismi Demokrasi Caddesi olarak değiştirildi. Ancak o zamandan beri sürekli gündeme gelmesine rağmen Evren Sanayi Sitesi ismi bir türlü değiştirilmedi. Gazete İpekyol'un yaklaşık iki yıl önce gündeme getirdiği bu konuyla ilgili olarak 4 Nisan 2012 tarihli haberinde, 'Evren Sanayi Sitesi Kooperatif Başkanı Mustafa Arslan isim değişikliğini düşündüklerini, ancak bunun bir mahalle ismi değiştiren belediyenin işi kadar kolay olmadığını, genel kurul kararı ile olabileceğinin altını çizdi. 6'ncı ayında zaten genel kurul yapmaları gerektiğini kaydeden Arslan, bu nedenle isim değişikliği için olağanüstü bir genel kurul düşünmediklerini söyledi. Başkan Arslan son olarak; genel kurul toplantısında üyelerinin üçte ikisinin desteklemesi durumunda, kooperatiflerinin tabelasından Evren ismini silerek, başka bir isim yazacaklarını sözlerine ekledi.'

İKİ YIL GEÇMESİNE RAĞMEN ADIM ATILMADI

Arslan'ın bu sözlerinin üzerinden iki yıl geçmesine rağmen Evren isminin değiştirilmesi için gerekli adımlar bir türlü atılmadı. Konuyu tekrar gündeme getirip sorduğumuz Kooperatif Başkanı Arslan genel kurul için yeterli çoğunluğu sağladıklarında isim değişikliğine gideceklerini yineledi. Bin üyenin 657'sinin isim değişikliği için karar vermesi gerektiğini belirten Arslan, üyelerin çoğunluğunun karar vermesi durumunda sanayi sitesinin ismini değiştireceklerini ifade etti.

'AKABE OLSUN'

Topçu Meydanı'nın isim değişikliği ve isminin korunması için defalarca sözlü ve yazılı açıklama yapan ve hala bu konuyla ilgilenen Şanlıurfa'daki sivil toplum kuruluşlarının darbeyi çağrıştıran Evren ismini gündeme getirmemeleri ise tartışılan bir başka konu. Konuyu daha önce Kooperatif Başkanı Mustafa Arslan'la görüştüklerini dile getiren Şanlıurfa İnsani Yardım Platformu Başkanı Osman Gerem, darbeleri çağrıştıran isimlerin değiştirilmesi gerektiğini söyledi. Gerem, "Biz buraya daha uygun olan Akabe ismi verilmesini istedik, burası Akabe mevkiinde olduğu için. Akabe hem ahiliği anlatıyor, hem esnaflığı anlatıyor hem de gerçekten güzel olur diye şahsi olarak bundan birkaç ay önce bir görüşmemiz olmuştu. Ziyaret esnasında böyle bir teklifimiz olmuştu. İsmin değiştirilmesini destekliyoruz" dedi.

EVREN İSMİ VERİLDİ

Evren Sanayi Sitesi'nin hikâyesini anlatan ve bu sanayi sitesinin adının değişmesini yıllar önce öneren Sabri Dişli, "1984 yılında Halil Çelik belediye başkanıyken şehir içindeki esnafın şimdiki yerine (Evren Sanayi Sitesi'ne) taşınmasını istemiş, taşınmayan yüzlerce dükkân mühürlenerek kapatılmıştı. O zaman kıyamet kopmuş, esnaf direnmişti. Olay darbeden sonra cumhurbaşkanı olan Kenan Evren'e kadar intikal etmiş. Şimdiki sanayinin temeli atılarak adına da Evren ismi verilmişti" dedi.

12 EYLÜL DARBESİNİN BİLANÇOSU

İşte birçok kişinin ölmesine, yaralanmasına ve mağdur edilmesine sebep olan 12 Eylül darbesi: TBMM kapatıldı, anayasa ortadan kaldırıldı, siyasi partilerin kapısına kilit vuruldu ve mallarına el konuldu. 650 bin kişi gözaltına alındı. 1 milyon 683 bin kişi fişlendi. Açılan 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı.71 bin kişi TCK'nin 141, 142 ve 163. maddelerinden yargılandı. 98 bin 404 kişi "örgüt üyesi olmak" suçundan yargılandı. 7 bin kişi için idam cezası istendi. 517 kişiye idam cezası verildi. Haklarında idam cezası verilenlerden 50'si asıldı (18 sol görüşlü, 8 sağ görüşlü, 23 adli suçlu, 1'i Asala militanı). İdamları istenen 259 kişinin dosyası meclise gönderildi. 300 kişi kuşkulu bir şekilde öldü. 171 kişinin "işkenceden öldüğü" belgelendi. Cezaevlerinde toplam 299 kişi yaşamını yitirdi. 14 kişi açlık grevinde öldü. 16 kişi "kaçarken" vuruldu. 95 kişi "çatışmada" öldü. 73 kişiye "doğal ölüm raporu" verildi. 43 kişinin "intihar ettiği" bildirildi. 388 bin kişiye pasaport verilmedi. 30 bin kişi "sakıncalı" olduğu için işten atıldı. 14 bin kişi yurttaşlıktan çıkarıldı. 30 bin kişi "siyasi mülteci" olarak yurtdışına kaçtı. 937 film "sakıncalı" bulunduğu için yasaklandı. 23 bin 677 derneğin faaliyeti durduruldu. 3 bin 854 öğretmen, üniversitede görevli 120 öğretim üyesi ve 47 hâkimin işine son verildi. 400 gazeteci için toplam 4 bin yıl hapis cezası istendi. Gazetecilere 3 bin 315 yıl 6 ay hapis cezası verildi. 31 gazeteci cezaevine girdi. 300 gazeteci saldırıya uğradı. 3 gazeteci silahla öldürüldü. Gazeteler 300 gün yayın yapamadı. 13 büyük gazete için 303 dava açıldı. 39 ton gazete ve dergi yakılarak imha edildi. 1980 yılında 15,7 milyar dolar olan dış borç darbe sonrası patlak verdi ve 1990 yılına gelindiğinde 50,4 milyar doları buldu. Türkiye'nin batısında 1984 yılında kaldırılan sıkıyönetim, Kürt illerinde 1987 yılında kaldırıldıysa da OHAL bölgelerinin ilan edilmesiyle fiili sıkıyönetim 2000 yılına kadar sürdü.
(Kaynak: Gazeteipekyol)

Kaynak: Temsilci