Son dakika haber! Festus Okey'in gözaltında ölümü davasında mütalaa
Edinilen son dakika gelişmesine göre Nijeryalı Festus Okey'in 13 yıl önce Beyoğlu Polis Merkezi'nde vurularak öldürülmesine ilişkin davanın, Yargıtay 1. Ceza Dairesi tarafından ikinci kez bozulmasının ardından yeniden görülmesine devam edildi.
Nijeryalı Festus Okey'in 13 yıl önce Beyoğlu Polis Merkezi'nde vurularak öldürülmesine ilişkin davanın, Yargıtay 1. Ceza Dairesi tarafından ikinci kez bozulmasının ardından yeniden görülmesine devam edildi.
İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuksuz sanık Cengiz Yıldız'ın avukatı Vehbi Kahveci ile Festus Okey'in annesi Love Odachımere Ogu ve kardeşi Tochukwu Gameliah Ogu'nun avukatları katıldı.
Duruşmada söz alan müdahil avukatları, maktulün omzuna 90 derece açıyla kurşun isabet etmesi ve el swaplarında atış artığının bulunmaması hususlarının dikkate alınmasını talep ederek, "olası kastla öldürme" suçundan hüküm kurulmasını istedi.
Sanık avukatı ise yargılama aşamasında, polis merkezinin o günkü durumunun tespitine yönelik taleplerinin karşılanmadığını belirterek, bu hususun araştırılmasını talep etti.
Duruşmada esasa ilişkin görüşünü açıklayan cumhuriyet savcısı, 6136 sayılı yasa ve yakalama, gözaltına alma ve ifade alma yönetmeliğinde, kolluğun nezarethaneye silahla girip girmemesine ilişkin herhangi bir düzenleme olmadığını belirtti.
Yine polis memurlarının şahıslarla birlikte nezarethaneye silahla girmelerini önleyen, silahların namluya mermi sürülmüş, emniyetli veya emniyetsiz olarak taşınacağı yolunda çıkartılmış bir genelge, talimat veya emir yazısı bulunmadığı ifade edilen mütalaada, sanık Yıldız'ın, üzerinde uyuşturucu madde bulunduran maktul Okey'i, olay günü Asayiş Büro Amirliğine getirdiği anlatıldı.
Mütalaada, sanığın, maktulün üzerini ararken mermisi namluya sürülü zimmetindeki tabancayı üzerinde bulundurduğu aktarılarak, Okey'in çamaşırının içinde uyuşturucu madde bulunduğu, üst aramasının bitmesine müteakiben sanığın yanındaki polis memurunu odadan çıkardığı kaydedildi.
Sanık Yıldız'ın ayrıca maktulün giyinme işlemi sonuçlanmadığı halde giyindiğini düşünerek diğer polis memurunu çağırmak için kapıya yöneldiği, sanığın bu davranışından faydalanan ve yalnız kalmasından cesaret alan Festus Okey'in silahı almaya kalkıştığı belirtilen mütalaada, Yıldız'ın silahı kabza, maktulün ise namlu tarafından çekiştirdiği vurgulandı.
Mütalaada, emniyeti açık olan ve namlusunda mermi bulunan silahın sanık ile maktul arasında gidip geldiği anlatılarak, "Silahın bırakılması için maktulün dizlerinin üzerinde yerde, sanığın ise ayaktayken tabancayı kuvvetle geri çekmesi sonucu tabanca ateş almıştır. Maktul sol köprücük kemiği yanından ateşli mermiyle yaralanmış, hastanede ameliyat sırasında vefat ettiği anlaşılmıştır." denildi.
Sanığın eyleminde kast, olası kast veya bilinçli taksirle hareket ettiğine ilişkin cezalandırılmasına yeter delil bulunmadığı belirtilen mütalaada, ancak polis memuru olan sanığın mesleğinin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ettiği kaydedildi.
Mütalaada, Yıldız'ın, maktulün ölümüne sebebiyet vermek suretiyle "taksirle öldürme" suçunu işlediğinden 2 yıldan 6 yıla kadar hapisle cezalandırılması, olayda kullanılan tabancanın ilgili kuruma teslimine karar verilmesi istendi.
Mütalaaya karşı savunması sorulan sanık avukatının süre talebini kabul eden heyet, duruşmayı erteledi.
Davanın geçmişi
Kapatılan Beyoğlu Cumhuriyet Savcılığınca hazırlanan iddianamede, Nijeryalı Festus Okey'in, 20 Ağustos 2007'de gözaltında iken ölümüne neden olmakla suçlanan polis memuru Cengiz Yıldız hakkında, "taksirle ölüme neden olmak" suçundan 3 ila 6 yıl arasında hapis cezası istenmişti.
Davanın görüldüğü İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesi, 13 Aralık 2011'de verdiği kararda, polis memurunu "taksirle öldürmek" suçundan 4 yıl 2 ay hapisle cezalandırmıştı.
Temyiz istemini görüşen Yargıtay 1. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin kararını usulden bozmuştu. Daire, Festus Okey'in ailesinin avukatlarının müdahillik talebinin reddedilmesini usule aykırı bularak, yeniden yargılama yapılması için dosyayı mahkemeye göndermişti. Yerel mahkeme, 5 Haziran 2014'de yapılan duruşmada, sanık Cengiz Yıldız'a 13 Aralık 2011'de "taksirle ölüme sebebiyet vermek" suçundan verilen 4 yıl 2 ay hapis cezası kararında direndiğini açıklamıştı.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin kararını yeniden inceleyerek, bozulmasına hükmetmişti. Kararda, "Nijerya uyruklu maktulün açık kimlik bilgilerinin tespitiyle nüfus kayıt örneğinin getirilmesi ve katılma talep eden ile maktul arasında akrabalık bağının bulunup bulunmadığının araştırılması sonucuna göre katılma istemi konusunda karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle hüküm kurulması isabetsizliklerinden diğer yönleri incelenmeksizin bozulmasına" ifadeleri kullanılmıştı.