Terör Öksüzü Bebek Yaşamını Yitirdi, Adı Konmadan Anne ve Ablasının Yanında Toprağa Verildi
Batman'da, önceki gece PKK'lı teröristlerin saldırısında ölen 8 aylık hamile Mizgin Doru'nun hastanede sezaryenle alınan bebeği bir gün yaşayabildi.
Batman'da, önceki gece PKK'lı teröristlerin saldırısında ölen 8 aylık hamile Mizgin Doru'nun hastanede sezaryenle alınan bebeği bir gün yaşayabildi. Dünyaya gözlerini öksüz açan ve konulduğu kuvözde yaşam savaşı veren bebeğin durumu bu sabah kötüleşti. Doktorların tüm çabasına karşın henüz adı konmayan terör öksüzü bebek saat 08.20'de öldü. Öksüz bebek, anne ve ablasının mezarların yanında açılan mezarda göz yaşları arasında toprağa verildi. Saldırıda eşi ve iki çocuğunun öldüğünden habersiz olan yaralı baba Talat Doru'ya doktorlar acı haber verindi. Doru, acı haber üzerine gözyaşlarına boğuldu. Saldırıda ağır yaralanıp beyin ölümü gerçekleşen komiser yardımcısı Adem İlkılıç'ın ise makineye bağlı yaşatılmaya devam edildiği öğrenildi.
Batman'da önceki gece gasp ettikleri otomobille kente eylem yapmaya gelen 3 PKK'lı teröristin içinde bulunduğu otomobil Bahçelievler Mahallesi Aydın Konak Kavşağı'nda bulundu. Polisin 'teslim' çağrılarına karşılık otomobilde bulunan teröristler uzun namlulu silahlarla ateş açtı.Açılan ilk ateşte Batman Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğü'nde görevli Komiser Yardımcısı Adem İlkılıç ağır yaralandı. Polisin de karşılık vermesiyle çatışma çıktı. O sırada teröristler otomobille kaçarken, sağa sola rastgele ateş açtı. Teröristlerin açtığı ateş sırasında yoldan geçen ve içinde 35 yaşındaki Talat Doğru, 8 aylık hamile eşi 32 yaşındaki Mizgin, kızları 3 yaşındaki Sultan, 6 yaşındaki Şeyma, Nuda ve Hivda'nun bulunduğu otomobil isabet aldı.
Batman'da inşaat ve dekorasyon işleri yapan Talat Doğru, yaralı halde hızla ateş altında kalan otomobili olay yerinden uzaklaştırarak, en yakındaki Özel Dünya Hastanesi'ne götürdü. Hastanede yapılan tüm müdahaye rağmen ağır yaralı eşi Mizgin ve kızı Sultan yaşamını yitirdi. Doktorlar 8 aylık hamile Mizgin Doğru'nun karnındaki bebeği kurtarmak için yoğun bir çaba harcadı. Ameliyata alınan Doğru'nun bebeği sezaryenle alındı.
ADI KONMADAN ÖLDÜ
PKK'lı teröristlerin saldırısında ölen 8 aylık hamile Mizgin Doru'nun hastanede sezaryenle alınan bebeği bir gün yaşayabildi. Dünyaya gözlerini öksüz açan ve konulduğu kuvözde yaşam savaşı veren bebeğin durumu bu sabah kötüleşti. Doktorların tüm çabasına karşın henüz adı konmayan terör öksüzü bebek saat 08.20'de öldü.
BABAYA ACI HABER VERİLDİ
Teröris saldırıda, eşi Mizgin, kızı Sultan ve henüz adı konmamış erkek beğini kaybeden ve yaralı kızı Şeyma ile hastanede tedavisi süren baba Talat Doru'ya doktorlar bu sabah kötü haberi verdi. O ana kadar eşi ve kızının öldüğünden habersiz olan Doru'nun yanına giden doktorlar, eşinin, kızının ve bebeğinin hayatlarını kaybettiğini söyledi. Acı haberi duyan Talat Doru, büyük üzüntü yaşarak gözyaşlarına boğuldu.
ANNE VE ABLASININ YANINA GÖMÜLDÜ
Adı konmadan terör mağduru olan bebeğin cenazesi öğle saatlerinde yakınları tarafından alınarak özel bir araçla anne ve ablasının dün toprağa verildiği Beşiri İlçesi'ne bağlı Örmegözü Köyü'ne götürüldü. Köyde Mizgin ve Sultan'ın yasını tutan köylüler, minik bebeğin cansız bedenini görünce daha da büyük üzüntü yaşadı.
Minik bebeğin battaniyeye sarılı cansız bedeni köylüler tarafından elleri üzerinde taşınarak anne ve ablasının bulunduğu mezarların yanına getirildi. Bu sırada köylüler büyük üzüntü yaşarken gözyaşları döktü. Dini vecibelerin yerine getirilmesinin ardından minik bebek, annesi ve ablasının yanında açılan mezarda toprağa verildi.
KÖYLÜLER BÜYÜK ÜZÜNTÜ YAŞIYOR
PKK'lıların saldırısında ölen Mizgin Doğru ile kızı Sultan'ı dün toprağa veren Örmegözü köylüleri, adı kanmamış bebeğin ölümüyle ikinci büyük acıyı yaşadıklarını dile getirdi. Ailenin erkek bebek bekelemelerinin heyecanı içinde olduklarını belirten köylüler, "Anne ve kızını kaybettikten sonra erkek bebeğin yaşadığını öğrenince sevindik. Ancak onun ölümü bizi ikinci kez yıktı, acımız ikiye katlandı" dedi.
BAKAN ŞAHİN, 'HİÇ KİMSENİN BU ACILARI YAŞATMAYA HAKKI YOK'
Aile ve Sosyal Politakalar Bakanı Fatma Şahin, Batman'a gelerek Vali Ahmet Turan ile birlikte hastanede tedavileri süren baba Talat Doru ile kızı Şeyma'yı ziyaret edip, geçmiş olsun dileklerinde bulundu. Şahin, beyin ölümü gercekleşen Komiser Yardımcısı Adem İlkılıç'ın durumu hakkında da doktorlardan bilgi aldı.
Bakan Şahin, daha sonra anne Mizgin Doğru ile kızı Sultan için taziyelerin kurulduğu Örmegözü Köyü'ne gitti. Adı konmamış bebeğin toprağa verilmesinden önce köye giden Şahin, kadınlar ve erkekler için ayrı ayrı kurulan taziye çadırlarında ölenlerin yakınlarına başsağlığı dileğinde bulundu. Şahin, "Tarif edemediğim acılar içindeyim. Hiç kimsenin bu topluma bu acıları yaşatmaya hakk yok. Gözyaşının dini ve rengi yoktur. Burada vatandaşlarımızın nasıl hakkını koruyacaklarının şahidiyim bugün. Kadınların genetiğinde şefkat, merhabet, sağduyu ve feraset var. Aklımızın ve vicdanımızın sesini duyduğumuzda bu şiddet bitecek. Burada çözüm noktasında da biz kadınlara büyük görevler düşüyor" dedi.
BakanŞahin daha sonra ölen Mizgin Doru'nun annesi Maşallah Doru ile Talat Doru'nun annesi Ayşe Doru'ya sarıldı. Şahin, Vali Ahmet Turhan'a talimat vererek, ailelerin tüm sorunlarıyla ilgilenilmesini istedi.
BEYİN ÖLÜMÜ GERÇEKLEŞEN POLİSİN DURUMU KRİTİK
PKK'lıların açtığı ateşte başından ağır yaralanan ve beyin ölümü gerçekleştiği belirtilen Batman Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğü'nde görevli Komiser Yardımcısı Adem İlkılıç'ın durumu ciddiyetini koruyor, İlkılıç'ın su sabah saatlerinde şehit olduğu bildirildi. Ancak fişi çekildiği belirtilen İlkılıç'ın yaşam fonksiyonlarının devam etmesi üzerine yeniden yaşam ünitesindeki tedavisine devam edildiği açıklandı.
VALİ TURHAN, OTOMOBİLE PKK'LILAR ATEŞ AÇTI
Batman Valisi Ahmet Turhan, saldırıya uğrayan otomobile bazı çevrlerin polis tarafından ateş açıldığı iddialarını kesin bir dille yalanladı. Turan, "Bazı çevreler polisin kurşunuyla anne ve bebeğin öldüğünü iddia ediyor. Bu tamamen asılsız bir iddia. Kurşunların balistikleri ciddi bir şekilde yapıldı. Bunlar kesinlikle güvenliğin mermileri değil" dedi. Turhan, şöyle dedi:
"Çatışmada her şey olabilir ama kurşunların balistik incelemesinde her şey ortada. Bu tür iddialar çirkindir. Çatışmadır her şey olabilir. Fakat olsa oldu deriz. Adli soruşturma sürüyor. Çatışmada en yakın arkadaşım olan Kayseri Yahyalı'dan Başkomiser Yardımcısı Adem İlkılıç'ın beyin ölümü gerçekleşti. Yaşamı mucizeye bağlı. Yine de Allah'tan umut kesilmez diye makineye bağlı durumda" dedi.
Öte yandan Malatya Adli Tıp Kurumu'na gönderilen çatışmada öldürülen PKK'lının erkek PKK'lının kimlik tespitlerinin sürdüğü belirtildi. Vali Turhan, "Batman'da böyle bir olayın yaşanacağını bekliyorduk. Vatandaşın bize yardımı oldu. Aksi taktirde çok vahim bir olay yaşanabilirdi" dedi.
Bu arada Batman Emniyet Müdürlüğü ekipleri, çatışmaların yaşandığı bölgede bulunan Mobese ve işyerlerine ait güvenlik kamerası görüntülerine el koyup, incelemeye aldı.
'ÇÖZÜM Ankara'DA AMED'TEDİR'
Batman'da 46 sivil toplum örgütünden oluyan Batman Demokrasi Platformu, saldırının ardından bugün Gülistan Caddesi üzerinde basın açıklaması yaptı. Açıklamayı okuyan dönem sözcüsü olan Türkiye Makine Mühendisleri Odası Batman Şube Başkanı Süleyman Noyan, sorunun çözümünün Ankara ve Amad (Diyarbakır) olduğunu söyledi. Yaptıkları açıklamada hep barıştan, özgürlükten, emekten yana olduklarını dile getiren Noyan, şunları söyledi:
"Her şeyden önce sorunlarımızın çözüm yollarını tartışırken sonuçlar üzerinden değil sebepler üzerinden tartışmayı daha yararlı buluyoruz. Son iki yıldır süren ve daha dün Şanlıurfa'da 31 Eğitim-Sen ve İHD üyesinin gözaltına alınması ile devam eden ve sayısı üç bine ulaşan gözaltı tutuklama furyası ve PKK lideri Abdullah Öcalan'ın 63 gündür ailesi ve avukatlarının görüştürülmemesi bölgedeki ve ülkedeki gerginliği artıran ve çatışmaları körükleyen en önemli etkenlerdir. PKK-devlet arasındaki görüşmelerin içeri de göze alındığında aslında ülkemizde Kürt sorununu çözme ve bu konuda irade koyma anlamındaki bir kararlılığın olduğu açığa çıkmaktadır. Bu bağlamda aksayan görüşmelerin yeniden başlaması için tüm tarafların sorumluluk bilinciyle hareket etmesi gerekmektedir. Çözüm ne ABD'de, ne İran'da ne da başka bir ülkededir. Çözüm Ankara'da, Amed'tedir(Diyarbakır) ve ölen her bir insan bu ülkenin bir değeridir. Bu gerçekler orta yerde dururken çözüm üretme sorumluluğuna sahip siyasi otoritenin bırakın çözüm üretmeyi şiddeti esas alan dili ile eylemleri şehirlere taşırmış ve en son Batman'da da 7 insanımızın ölümü ile sonuçlanan olay yaşanmıştır. Şüphesiz ki bu ve buna benzer olaylar Kürt sorununun çözümünde demokratik yol ve yöntemlerle çözüm isteyen bir siyasi otoriteye ülkece ne kadar ihtiyaç duyulduğunun en açık göstergesidir. Bu savaşın bir an önce son bulması için daha önce yaptığımız sağduyu çağrısını yeniden yapmayı tarihi bir sorumluluk olarak kabul ediyoruz. Bu nedenle siyasi bir soykırıma dönüşen gözaltı tutuklamaların bir an önce son bulması, PKK lideri Abdullah Öcalan'a uygulanan tecride derhal son verilmesi, Askeri operasyonların ve PKK eylemlerinin derhal sonlanmasına gerektiğine inanıyoruz"