TOBB 67. Genel Kurul Toplantısı
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, "Elinde yeşil pasaportu olan zihniyet önümüze duvarlar ördü."
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, "Elinde yeşil pasaportu olan zihniyet önümüze duvarlar ördü. Kendi ayağımıza pranga vurdurmayalım, ülkemizi sadece bürokratlarımız değil, iş adamlarımızın da temsil ettiğini unutmayalım" dedi.
TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi'nde düzenlenen 'Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) 67. Genel Kurul Toplantısı'na Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Bülent Gedikli, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Nurettin Özdebir, Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Salih Bezci
ve Türkiye'nin 81 ilinden gelen odalar ve borsaların başkanları da katıldı.
Hisarcıklıoğlu, TOBB'un 67. Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, "Birliğimizin kuruluşunu sağlayan rahmetli Adnan Menderes'i ve çalışma arkadaşlarını rahmetle ve minnetle anıyorum. Türkiye'nin kalkınma hikayesi özel sektörün sahneye çıkışıyla hız kazandı. 1950'lerde toprağa atılan tohum hızla büyüdü. Bugün tüm bölge coğrafyamızı kapsayan dev bir çınar oldu" ifadelerini kullandı.
"Anadolu'nun tamamına yayılmış 1,500 delegemizle Anadolu'nun sesi, yüreği haline geldik" diyen Hisarcıklıoğlu, "Anadolu'nun duygularının, taleplerinin, beklentilerinin tercümanı olan, karar alma süreçlerinde yer alan, aktif bir TOBB var. Yurtdışına çıkınca kimsenin farkında olmadığı değil, dünya ile entegre olmuş, küresel piyasalardaki iş örgütlerinin tamamında söz sahibi, özel sektörümüzün çıkarlarını dünyada savunan, bir TOBB var. Ülkemizin her milli meselesinde etkin ve etkili lobi faaliyeti yürüten bir TOBB var. İşadamlarını dünyaya taşıyan, fikir üreten, proje yapan, yardıma muhtaçların yanında olan, ata yadigarı eserlere sahip çıkıp, bayrağımızı tüm dünya coğrafyasına taşıyan bir TOBB var" şeklinde konuştu.
"AVRUPA YERİNDE SAYARKEN, BİZ KOŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ"
Hisarcıklıoğlı, Avrupa ekonomilerinin ardı ardına krize girdiği, Ortadoğu coğrafyasında ciddi siyasi çalkantıların olduğu bir dönemde, özel sektörümüzün tüketim ve yatırımıyla, Türkiye ekonomisi yüzde 8,5 oranında büyüdüğünü söyleyerek, şunları kaydetti: "Krizdeki Avrupa'da 5 milyon kişi işsiz kalırken, 2011 yılında özel sektör olarak biz kayıtlı çalışan sayımızı, 1 milyon 62 bin kişi artırdık. Faal işyeri sayımız 109 bin artışla 1 milyon 398 bine ulaştı. Özel sektörümüzün makine ve teçhizat yatırım harcamaları reel olarak yüzde 25 büyüdü ve 158 milyar lirayı geçti. İhracat yapan üye sayımız yüzde 8 artarak 54 bine, yaptığımız ihracat yüzde 18 artarak 135 milyar dolara ulaştı. Dikkatinizi çekerim, bunların hepsi tarihi rekor seviyelerdir. Özel sektör olarak, iş ve AŞ sağlamayı, yatırım yapmayı sürdüreceğiz. Avrupa yerinde sayarken, biz koşmaya devam edeceğiz."
"MEVCUT YÖNETİM SİSTEMİ İSTİKRARSIZLIK KAYNAĞI OLMAYA ADAY"
Hisarcıklıoğlu, yeni Anayasa çalışmalarına ilişkin, "Milletin kendisi aynı masa etrafında olgunca konuşmayı ve uzlaşmayı başarıyorsa, onun vekilleri olan ve gücünü milletten alan siyasi partilerimiz de bunu başarır. Siyasetin itibarı için, siyaset kurumuna güven için, sorunların yegane çözüm yerinin meclisimiz olduğunu göstermek için buna mecburuz" dedi.
Milletin aynı duygular etrafında kenetlenmiş durumda olduğunu belirten Hisarcıklıoğlu, sözlerine şöyle devam etti: "Yeni Anayasa'dan bir diğer beklentimiz de yönetimde istikrardır. Türkiye'nin buna ihtiyacı var. Ancak mevcut yönetim sistemi istikrarsızlık kaynağı olmaya aday. Biliyorsunuz, Cumhurbaşkanımız artık halk tarafından seçilecek.
Anayasa vatandaş toplantılarında gördük ki, halkımız bu demokratik kazanımdan son derece memnun. Ancak, hem Cumhurbaşkanı hem de Başbakan halkın oyuna dayanacağı için, birlikte çalışmalarında sıkıntı yaşanabilir. İstikrarı güçlendirmek için, halkoyuyla seçilmiş Cumhurbaşkanının ve Başbakanın yetkileri yeniden düzenlenmeli. Bunun nasıl yapılacağı, bu süreçte tartışılmalı. Bu konudaki düzenlemelerin yeni Anayasayla yapılması, Türkiye'nin geleceği için hayati önem taşıyor."
"GÖNÜL RAHATLIĞIYLA SIĞINACAĞIMIZ BİR YARGI SİSTEMİ İSTİYORUZ"
Son yıllarda yargı sistemin birçok reform yapıldığını dile getiren Hisarcıklıoğlu, "Biz artık, işadamı da olsa, siyasetçi de olsa, sivil de olsa, bürokrat da olsa, yapanın yanına kar kalmadığı bir adalet sistemi istiyoruz. Biz artık, mazlumu ve güçsüzü koruyan, herkesin adaletinden emin olduğu, Allah'tan sonra gönül rahatlığıyla sığınacağımız bir yargı sistemi istiyoruz" diye konuştu.
"MEVZUAT BASİT VE NET OLSUN Kİ, BÜROKRATLARIN KEYFİ YORUMUNA MUHTAÇ KALMAYALIM"
TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, ekonomide kayıtdışılığın hem şirketlerin küçük kalmasına, hem de iş ahlakının bozulmasına yol açtığını ifade ederek, "Biz, kayıtdışılık yüzünden hesabını veremeyen, hesap veremediği için de hesap soramayan, defolu bir toplum olmak istemiyoruz" dedi.
Hükümetin vergi ve istihdam yüklerini azaltmasının, çok olumlu sonuçlar verdiğine dikkat çeken Hisarcıklıoğlu, şöyle konuştu: "İş dünyamız adına teşekkür ediyoruz. Bunlara devam edelim. İstihdam maliyetleri düştükçe, kayıtlı çalışan sayısı artıyor. Vergi ve sigorta primini aksatmamış olanları ödüllendirecek bir sistemi de, artık hayata geçirelim. İşgücü piyasamıza esneklik kazandıralım, vergi sistemini yenileyelim. Mevzuat basit ve net olsun ki, bürokratların keyfi yorumuna muhtaç kalmayalım. Gelin, üreten, alın teri döken müteşebbisleri, bürokrasinin insafına bırakmayalım."
"YATIRIM TEŞVİK SİSTEMİNİN YENİLENMESİ, YAPISAL REFORMLARIN YERİNİ TUTMAZ"
Hisarcıklıoğlu, yeni yatırım teşvik sistemi ile sanayinin teknolojik dönüşümüne ve bölgeler arasındaki gelişmişlik farklarının azaltılacağını dile getirerek, "Ancak yatırım teşvik sisteminin yenilenmesi, yapısal reformların yerini tutmaz. Yapılan iyileştirmelere rağmen, iş ve yatırım ortamımız hala rakip ülkelerin gerisinde. İş yapma kolaylığı endeksinde 183 ülke arasında 71. sıradayız. 10 yıl sonra dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olma hedefine inanıyorsak, içerdeki üretim maliyetlerini düşürmeli, iş ve yatırım ortamını geliştirmeliyiz" dedi.
"KARŞILIKSIZ ÇIKAN ÇEKLERDE HAPİS CEZASININ KALDIRILMASINI DESTEKLEDİK"
Son günlerde iç piyasada önemli bir sıkıntı yaşandığını anlatan Hisarcıklıoğlu, karşılıksız çıkan çeklerde hapis cezasının kaldırılmasını desteklediklerini ancak yeni bir kontrol mekanizması kurulmasına ihtiyaç olduğunu da vurguladıklarını kaydetti.
Hisarcıklıoğlu, konuya ilişkin, "Ne yazık ki böyle bir sistem kurulmadan bu düzenleme başlatıldı. İlk 4 ayda karşılıksız çıkan çek sayısı yüzde 44 arttı. Biz bununla ilgili bir çalışma hazırladık. Hem çek alanı, hem de çek verenin mahremiyetini koruyan bir sistem önerdik. İş hayatında daha fazla mağduriyete yol açmamak için, böyle bir sistemi kamu idaresiyle birlikte biran önce hayata geçirmeliyiz" değerlendirmesinde bulundu.
"ELİNDE YEŞİL PASAPORTU OLAN ZİHNİYET ÖNÜMÜZE DUVARLAR ÖRDÜ"
"Müteşebbisimiz sınır ve mekan tanımıyor. Dünyaya açılıyor" diye konuşan Hisarcıklıoğlu, "Başbakanımız talimat vermişti. Oda ve Borsa Başkanlarımız ile başarılı işadamlarımıza yeşil pasaport verecek çalışmalar yapıldı. Ancak bunları hayata geçiremedik. Elinde yeşil pasaportu olan zihniyet önümüze duvarlar ördü. Kendi ayağımıza pranga vurdurmayalım. Ülkemizi sadece bürokratlarımız değil, iş adamlarımızın da temsil ettiğini unutmayalım" dedi.
"İSTEYEN ÇOCUĞUNA DİNİ EĞİTİM VERİR, İSTEYEN VERMEZ"
Başbakan Erdoğan'a seslenen Hisarcıklıoğlu, eğitim alanında önemli bir mesafe kat edildiğini ancak, matematikte, fen'de, yabancı dilde Türkiye'nin OECD ülkeleri içinde son sıralarda olduğunu işaret etti.
"Her yıl sistem değiştirmekten içeriği düzeltmeye zaman bulamazsak, korkarım ki cari açığın yanına bir de beşeri sermaye açığını eklemiş olacağız" diyen Hisarcıklıoğlu, "İşte bu nedenle eğitim alanında sıkça yapılan değişikliklere değil, kalıcı reformlara ihtiyaç var. Eğitim özgürlüğü de bu reformların önemli bir parçası. Bu çerçevede, dini eğitimle ilgili kısıtlamaların kaldırılmasını doğru buluyor ve teşekkür ediyorum. Çok açık ifade ediyorum: Aileler çocuklarına dini eğitim vermek istiyorlarsa bunun önü açık olmalı. İsteyen çocuğuna dini eğitim verir, isteyen vermez. Zira ana-babanın çocuk üzerinde hakkı var" ifadelerini kullandı.
"TÜM YÜREĞİMLE İNANIYORUM Kİ, YARIN TÜRKİYE DAHA ZENGİN OLACAK"
"Tüm yüreğimle inanıyorum ki, yarın Türkiye daha zengin olacak" diye konuşan Hisarcıklıoğlu, "Daha gelişmiş olacak. Daha hakça bölüşecek. Türkiye yarın, bugünden daha özgür, daha demokratik olacak. Çocuklarımız bizden daha mutlu olacak. Çünkü Allah zenginliğimizi yerin altından çıkarılacak kaynaklara değil, alın terimize, teşebbüs gücümüze bağlamış. Dünyanın bu zor coğrafyasında sadece biz bin yıldır ayakta duruyoruz" dedi.
Hedeflerinin dünyanın 10 büyük ekonomisinden biri olmak olduğunu söyleyen Hisarcıklıoğlu, konuşmalarını şu sözlerle noktaladı: "Hedefimiz güçlü ekonomisi ve kaliteli demokrasisi ile dünyanın hayranlıkla izlediği lider ülke olmak. 365 Oda ve Borsasıyla, 1 milyon 420 bin üyesiyle TOBB camiası, bu hedeflerin etrafında kenetlendi." - ANKARA