TOBB 71. Genel Kurulu

Son Güncelleme:

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Sayın Başbakan'a rica ediyorum; Uygar dünyada, uygar demokrasilerde liderler bir araya gelir ve tartışırlar.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Sayın Başbakan'a rica ediyorum; Uygar dünyada, uygar demokrasilerde liderler bir araya gelir ve tartışırlar. Bizim projelerimizle ilgili kaygın varsa seninle oturalım, herhangi bir televizyon kanalında, sen bana soru sor, ben de sana soru sorayım. Vatandaş seyretsin. Kimin projeleri daha doğru, kimin daha yanlış" dedi.


Kılıçdaroğlu, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) 71. Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, 4 ayaklı bir strateji izlenmesi gerektiğini belirterek, "Bir; Birinci sınıf demokrasinin olmadığı hiçbir ülke büyüyemez ve gelişemez. Önce bunu kabul edeceğiz. Birinci sınıf demokrasiyi bu ülkeye getireceğiz. Katılımcı demokrasi olacak. Devletin saydamlığı esas olacak ve devlet hesap vermesini, yani hükümet hesap vermesini öğrenecek" değerlendirmesinde bulundu.


TBMM'ye, bütçenin gelmesine karşın, Sayıştay'ın mali denetim raporunun gelmediğini anımsatan Kemal Kılıçdaroğlu, "Cumhuriyet tarihinde ilk bu hükümet döneminde oldu. Hesabını veremeyen bir hükümet, kimden hesap soracak? Sağlıklı işleyen bir devlet mekanizması, tutarlı bir siyaset, halka hesap vermeyi 'namuslu görev' kabul eden siyasettir. Bunu yaptığımız zaman Türkiye'yi yüceltiriz, bütün dünyada saygın bir ülke konumuna getiririz" ifadelerini kullandı.


12 Eylül darbe hukukunun değiştirilmesi, yeni ve modern bir anayasa yapılması gerektiğini dile getiren Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:


"12 Eylül darbe anayasasının, basın özgürlüğüyle ilgili düzenlemesi var. Ne diyor? 'Basın hürdür, sansür edilemez.' Şimdi ben değerli dostlarımdan rica ediyorum. Bu salonda 'Türkiye'de basın hürdür' diyenler bir el kaldırabilir mi? Ben bir görmek istiyorum. Hiçbir el yok. Evet, basın hür değil. Peki, amaç ne o zaman? Anayasada bir hüküm var. 'Basın hürdür, sansür edilemez.' Ama Anayasanın o hükmüne rağmen Türkiye'de basın özgürlüğü yok. Demek ki olay Anayasayı değiştirmekte değil. Önce zihniyeti değiştirmeniz lazım. Önce kafamızı değiştirmemiz lazım. Önce demokrasiye inanmamız lazım. Önce milli iradeye inanmamız lazım. Önce 'Uygar devlet olacağız' diye buna inanmamız lazım. Bunu yaparsanız demokrasi olur."


CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, "Türkiye'nin en temel sorunu, siyasetin kirlenmiş olmasıdır. O nedenle sözüm söz, CHP iktidarında, ilk 4 ayda çıkaracağımız bir numaralı kanunun adı 'Siyasi Ahlak Yasası' olacak. Siyaseti kirlilikten kesinlikle temizleyeceğiz. Demokrasiyi yücelteceğiz" diye konuştu.


-"Üniversitelerin bilgi üretmesi gerekiyor"


İkinci ayağın ise üreten Türkiye olduğunu belirten Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin ürettiği zaman güçlü olacağını, uluslararası arenada sözünün dinleneceğini söyledi.


Katma değeri yüksek ürün üreteceklerini, bunun için de üniversitelerin bilgi üretmesi gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, katma değeri yüksek ürünler üreten bir Türkiye'nin uluslararası alanda rekabet edebileceğini dile getirdi.


Kılıçdaroğlu, "Eğer siz 12 Eylül darbe hukukunu değiştirmezseniz, eğer siz 'YÖK' denen bir belayı kaldırmazsanız, eğer siz düşünen, bilgi üreten adamı cezalandırırsanız, bu üniversiteler bilgi üretmez" şeklinde konuştu.


YÖK'ü kaldıracaklarını, üniversiteleri idari, mali ve bilimsel açıdan özerk kılacaklarını vurgulayan Kılıçdaroğlu, üniversitelerin tek görevinin, her türlü düşüncenin özgürce tartışılarak, bilgi üretmesi olacağını kaydetti.


Eğitim sisteminin allak bullak edildiğini savunan Kemal Kılıçdaroğlu, iktidara geldiklerinde, bir yılı okul öncesinde olmak üzere zorunlu eğitimin 13 yıla çıkarılacağını anlattı.


-"Yasakçı zihniyetten artık Türkiye'nin kurtulması lazım"


"(Buzdolabı üretiyoruz) diye övünen bir başbakan olmaz. Buzdolabı 18. yüzyılın ürünü. Hala bunu öğrenemedi" ifadesini kullanan Kılıçdaroğlu, eğitimin olmadığı hiçbir toplumun büyüme ve gelişme şansı bulunmadığını belirtti.


İnsani gelişmişlik endeksinde ilk 20'ye girildiği takdirde, ekonomik gelişmişlikte de ilk 10'a girileceğini savunan Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin insani gelişmişlik endeksinde 69'uncu sırada yer aldığını anımsattı.


Türkiye'de işgücünün ortalama eğitim süresinin 7 yıl 6 ay olduğunu ve bu alanda ülkenin 187 ülke arasında 110'uncu sırada yer aldığını belirten Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Eğitime bunun için önem veriyoruz. Matematiğe, fiziğe, kimyaya bunun için önem veriyoruz. Biz bunu söylediğimiz zaman 'koro' halinde 'Vay efendim siz geleceksiniz, imam hatip okullarını kapatacaksınız. Diyanet İşleri Başkanlığını kapatacaksınız.' Ya, kimsenin inancıyla uğraşmıyoruz. Siyasetin alanı farklı. Kim dinini öğrenmek istiyorsa, inancını öğrenmek istiyorsa elbette ki sonuna kadar kapıları açacağız. Niye yasak getirelim? Yasakçı zihniyetten artık bu Türkiye'nin kurtulması lazım. Bunu da herkese söylüyorum."


Her yıl 15 bin üniversite öğrencisini yurtdışına doktora için göndermeyi hedeflediklerini dile getiren Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin böylece 10 yılda müthiş bir sıçrama yapacağını savundu.


-"Benim en büyük tanığım Sayın Bülent Arınç"


Bütün organize sanayi bölgelerinde yatılı meslek liseleri kuracaklarını, yönetimini de Milli Eğitim Bakanlığının denetiminde, organize sanayi bölgesi yönetimine vereceklerini aktaran Kemal Kılıçdaroğlu, sanayicilerin ve KOBİ'lerin sıkıntı çektiği ara eleman ihtiyacının karşılanacağını kaydetti.


Mevcut teşvik sistemi ile Türkiye'nin katma değeri yüksek ürünler üreten bir ülke olamayacağını vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Bir iş adamı çıktı ve dedi ki 'Ben Türkiye'de çip üretmek istiyorum. Ama bunun için 1 milyar dolara ihtiyacım var.' Bakın, bütün inancımla söylüyorum, ben Başbakan olsaydım, o iş adamı çip üretecekse, 1 milyar doları 'gözü kapalı' ona verirdim. Yeter ki bu ülkede çip üretilebilsin" dedi.


CHP iktidarında, vergi ve sigorta olmayan bütün KOBİ'lerin, ne kadar vergi ve prim ödemişlerse, o kadar 'sıfır faizli' krediyi bir yıl süreyle kullanacaklarını belirten Kılıçdaroğlu, "Sayın Başbakan'a rica ediyorum. Uygar dünyada, uygar demokrasilerde liderler bir araya gelir ve tartışırlar. Bizim projelerimizle ilgili kaygın varsa seninle oturalım, herhangi bir televizyon kanalında, sen bana soru sor, ben de sana soru sorayım. Vatandaş seyretsin. Kimin projeleri daha doğru, kimin daha yanlış" diye konuştu.


Her kuruşun hesabını yaptıklarını belirten Kemal Kılıçdaroğlu, istikrarın ve bütçe disiplinin çok önemli olduğunu dile getirdi.


Kılıçdaroğlu, "Savurganca kaynak. Mümkün değil bunu yapamazsınız. Benim en büyük tanığım kim? Sayın Bülent Arınç. Dedi ya; 'Bu kadar büyük israf olmasaydı, belki vergi bile toplamaya gerek kalmazdı.' En büyük tanığım o" değerlendirmesinde bulundu.


-"İşsizlik bütün kötülüklerin anasıdır"


Projelerinin tamamının iç tutarlılığı bulunduğunu belirten Kılıçdaroğlu, refahın tabana yayılması gerektiğini dile getirdi.


Türkiye'de işsiz sayısının, çalışan sayısını geçtiğine dikkati çeken Kemal Kılıçdaroğlu, "İşsizliğin olduğu bir yerde her türlü kötülükle karşılaşabiliriz. İşsizlik bütün kötülüklerin anasıdır" ifadesini kullandı.


İstidam yaratmanın önemine de değinen Kılıçdaroğlu, bu yapılmadığı takdirde, işsizlik sorununun çözülemeyeceğini söyledi.


"Büyüme var mı? Var. Ama vicdansız büyüme" değerlendirmesinde bulunan Kılıçdaroğlu, 13 yılda ortaya çıkan yoksul sayısının 17 milyon olduğuna dikkati çekti.


Aile sigortasını getireceklerini söyleyen Kılıçdaroğlu, "Bu ülkede kimse açlıktan ölmeyecek. Hiçbir çocuk açlıktan ölmeyecek" şeklinde konuştu.


"Ekonomik suça", "ekonomik ceza" uygulamasını getireceklerini kaydeden Kılıçdaroğlu, bu konuda hapis cezası uygulanmayacağını aktardı.


Türkiye'nin en büyük şirketlerinden birinde aramalı inceleme yapıldığını anımsatan Kemal Kılıçdaroğlu, iktidara geldiklerinde Gelir İdaresi Başkanlığını yeniden yapılandıracaklarını ifade etti.


Bürokratların, talimatı siyasi otoriteden aldıklarını belirten Kılıçdaroğlu, "hesap veren" devletin önemli bir kavram olduğunu dile getirdi.


-"Siyasetçi hesap vermeyi, namuslu görev kabul etmeli"


Ekonomik ve Sosyal Konsey'in, 2009 yılından bu yana toplanmadığını belirten Kılıçdaroğlu, "Siyasetçi, samimi olmalı. Siyasetçi, dürüst olmalı ve en önemlisi siyasetçi, temiz olmalı. Siyasetçi, ahlaklı olmalı. Siyasetçi, hesap vermeyi 'namuslu görev' kabul etmeli. Siyasetçi, toplumu düşünmeli. Siyasetçi, cebini değil, halkını, iş adamını, sanayiciyi, çiftçiyi, emekliyi düşünmeli" ifadelerini kullandı.


Asgari ücretin bin 500 lira olacağını ve bunun üzerinden gelir vergisini kaldıracaklarını anımsatan Kılıçdaroğlu, asgari ücretin işverene yük olmaması için de her türlü önlemi alacaklarını anlattı.


Yeni bir başlangıç yapmaya Türkiye'nin ihtiyacı olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:


"Bizim sizin oylarınıza ihtiyacımız var. Türkiye'yi büyütmek istiyorsak, onurlu bir ülke haline getirmek istiyorsak, Ortadoğu'da sorunları çözmek istiyorsak, sadece Irak'ta 500 milyar dolarlık son 10 yılda yatırımı kucaklamak istiyorsak, Suriye sorununu çözmek istiyorsak, Libya'yı, Mısır'ı kazanmak istiyorsak bizim sizlerin oylarına ihtiyacımız var. Oy vereceksiniz. Oy vereceksiniz ki Türkiye'yi çağdaş uygarlığa taşıyalım. O vereceksiniz ki bu ülkede temiz siyaseti getirelim. Oy vereceksiniz ki biz size hesap vermeyi 'namuslu görev' kabul edelim. Oy vereceksiniz ki ödediğiniz her kuruş verginin hesabını size verelim. Yeni bir kültürü, anlayışı başlatacağız Türkiye'de. Hesap veren anlayış. Hesap vermekten korkmayan bir anlayış."


İç Tüzüğü değiştireceklerini ve TBMM'de Kesin Hesap Komisyonu kuracaklarını dile getiren Kılıçdaroğlu, bunun başkanının anamuhalefet partisinden olacağını, iktidarın anamuhalefete hesap vereceğini söyledi.


Kemal Kılıçdaroğlu, "Biz kuvayımilliye geleneğinden geliyoruz. Ülkemizi, insanımızı seviyoruz. Size hizmet etmek istiyoruz. Hiçbir şey beklemeden size hizmet etmek istiyoruz" diye konuştu.


(Bitti)

Kaynak: AA