Tümsiad'ın Geleneksel İftarı

Son Güncelleme:

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yeni hükümetin bir an önce kurulmasını samimiyetle dilediğini ve beklediğini, bu 3 günlük ilk tur görüşmelerden sonuç alınamazsa Ramazan Bayramı'ndan sonra sürecin devam edeceğini belirterek, "Buradan bir kez daha ifade etmek istiyorum.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yeni hükümetin bir an önce kurulmasını samimiyetle dilediğini ve beklediğini, bu 3 günlük ilk tur görüşmelerden sonuç alınamazsa Ramazan Bayramı'ndan sonra sürecin devam edeceğini belirterek, "Buradan bir kez daha ifade etmek istiyorum. Türkiye'nin önemli kararlar alabilecek ve bunları güçlü şekilde uygulayabilecek bir hükümete ihtiyacı var. Koalisyon hükümetinin bu anlayışla oluşması gerekiyor. Birbiriyle ve diğer makamlarla didişme halindeki partilerin koalisyonu, Türkiye'ye fayda değil, zarar getirir" dedi.


Erdoğan, Tüm Sanayici ve İşadamları Derneği'nin (TÜMSİAD) Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen geleneksel iftar programındaki konuşmasına, bu gece idrak edilen Kadir Gecesi'nin ve cuma günü ulaşılacak Ramazan Bayramı'nın tüm millet ve İslam alemi için hayırlara vesile olmasını dileyerek başladı.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu mübarek günlerin hatırına birliğimiz, beraberliğimiz ve kardeşliğimizin çok daha pekişmesini, güçlenmesini Allah'tan niyaz ediyorum. Dünyanın dört bir yanında acıyla kıvranan, zulüm altında yaşayan, mazlum ve mağdur durumda bulunan tüm Müslümanlar için, bu mübarek günlerin kurtuluş vesilesi olmasını diliyorum" diye konuştu.


TÜMSİAD ailesiyle çeşitli vesilelerle sık sık bir araya gelindiğini, hem hasret giderdiklerini hem de istişarede bulunduklarını aktaran Erdoğan, aynı şekilde taksiciler başta olmak üzere, her kesimden esnafla da sık sık birlikte olduklarını, hasbihal ettiklerini dile getirdi.


"Siz değerli iş adamlarımızın ve esnaflarımızın her birine, ülkemizin kalkınmasına, gelişmesine, büyümesine verdiğiniz katkılardan dolayı, şahsım ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum" diyen Erdoğan, TÜMSİAD mensuplarını ve esnafları, aynı dava uğrunda birlikte yürüdükleri yol arkadaşları olarak gördüklerini anlattı.


Erdoğan, şöyle devam etti:


"TÜMSİAD, milletimizin son yıllarda karşı karşıya kaldığı tüm kritik imtihanlarda, safını tereddütsüz ve samimi bir şekilde ortaya koydu. Esnaflarımız da bu süreçte gerçekten dik bir duruş sergilediler. Milli iradenin yanında yer aldılar. Bu zorlu mücadele dönemlerinde gösterdiğimiz dayanışma sayesinde, ülkemiz içine sokulmaya çalışıldığı girdaplardan kurtulmayı başardı. Türkiye bilhassa 2013 yılında zirveye çıkan bu saldırıların sancılarını hala çekiyor. Açıkçası ben, 7 Haziran seçimlerinde hep birlikte şahit olduğumuz ilişkileri, atmosferi de aynı çerçevede değerlendiriyorum. Seçim sonuçları her ne kadar tek parti iktidarını mümkün kılmamış olsa da milletimizin Türkiye'nin son 12 yıldaki kazanımlarını koruma konusundaki kararlılığını ortaya koymuştur. Ancak bölgemizde yaşanan hadiselerin seyri, ülkemizi hızlı karar alma ve bunları güçlü şekilde uygulama mecburiyetiyle karşı karşıya bırakıyor. Rutin dediğimiz işlerin belirli bir düzeyde kendi kendine yürüdüğü sistem, bugün karşı karşıya olduğumuz meselelerin çözümü için yeterli değildir."


"Yeni ve çok daha büyük mücadelelere hep birlikte hazır olmalıyız"


Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin kendisiyle birlikte yakın çevresi ve tüm dünyayı derinden etkileyecek kararları alma durumunda olduğuna işaret ederek, "Bunun için de her şeyden önce millet olarak birliğimizi, beraberliğimizi, ortak değerler, ortak gelecek planları üzerinde ve mümkün olan en geniş mutabakatla tesis etmemiz gerekiyor" dedi.


TÜMSİAD başta olmak üzere, üyeleri arasındaki dayanışma işlevi yanında, çok geniş sosyal tabana da hitap edebilen sivil toplum kuruluşlarına bu bakımdan önemli görevler düştüğünü dile getiren Erdoğan, "Yeni ve çok daha büyük mücadelelere hep birlikte hazır olmalıyız. Dünyada ve bölgemizde tüm acımasızlığıyla, tüm pervasızlığıyla hüküm süren zulüm düzeni karşısında millet olarak varlığımızı ancak bu şekilde koruyabiliriz. İlahi emir, 'İnanıyorsanız muhakkak üstünsünüz' buyuruyor. Hamdolsun inanan insanlar olarak, önümüzdeki meselelerin üstesinden geleceğimizden şüphe duymuyorum. Bizim inancımıza göre umutsuzluk küfre eş değirdir. Umutlu olacağız, çalışacağız, mücadele edeceğiz ve ilahi müjdenin tahakkukunu bekleyeceğiz" değerlendirmesinde bulundu.


"Türkiye'nin önemli kararlar alabilecek, uygulayabilecek bir hükümete ihtiyacı var"


Erdoğan, Türkiye'nin yeni bir hükümet kurma sürecinde olduğunu hatırlatarak, Cumhurbaşkanı olarak anayasada, tarafına verilen yetkilere uygun olarak, yine anayasada belirtilen yöntem çerçevesinde bu süreci kolaylaştırmak için elinden geleni yaptığını ve bunu sürdüreceğini söyledi.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, 7 Haziran seçimlerinde en çok oy alan ve Meclis'te en çok milletvekiline sahip bulunan partinin genel başkanına hükümet kurma görevini verdiğini kaydederek, konuşmasını şöyle sürdürdü:


"Yeni hükümetin bir an önce kurulmasını samimiyetle diliyor ve bekliyorum. Şayet bu 3 günlük ilk tur görüşmelerden sonuç alınamazsa, Ramazan Bayramı'ndan sonra süreç devam edecektir. Buradan bir kez daha ifade etmek istiyorum, Türkiye'nin önemli kararlar alabilecek ve bunları güçlü şekilde uygulayabilecek bir hükümete ihtiyacı var. Koalisyon hükümetinin bu anlayışla oluşması gerekiyor. Birbiriyle ve diğer makamlarla didişme halindeki partilerin koalisyonu, Türkiye'ye fayda değil, zarar getirir. Böyle bir zaman ve enerji kaybına milletimiz rıza gösteremez. Koalisyon görüşmelerini daha başlamadan sulandırmaya, kendi sorumluluğunu bırakıp başka partilere akıl vermeye kimsenin hakkı yoktur. Hele hele Cumhurbaşkanlığı makamı ve Cumhurbaşkanlığı Külliyesi üzerinden bu meseleyi tartışmak sorumluluktan kaçmanın en sakil şeklidir."


"Artık Cumhurbaşkanı millete karşı da doğrudan sorumludur"


Erdoğan, Cumhurbaşkanı olarak şahsının anayasaya aykırı tek bir işleminin, eyleminin olmadığını belirterek, "Cumhurbaşkanını halkın seçmesiyle birlikte yine anayasa sınırları içerisinde kalmak kaydıyla yeni bir dönemin başladığını hep söyledik, söylemeye devam ediyoruz. Kampanyada söylemiştim, 'Alışılmış bir Cumhurbaşkanı olmayacağım, anayasanın, yasaların verdiği yetkiyi de sonuna kadar kullanacağım' demiştim. Yaptığım iş budur. Artık cumhurbaşkanı diğer görevlerinin yanı sıra millete karşı da doğrudan sorumludur. Bu gerçeği görmek, anlamak istemeyenler, en başta milletin iradesine karşı saygısızlık ettiklerini bilmelidirler" şeklinde konuştu.


(Sürecek)

Kaynak: AA