Türk-Fransız İş Forumu

Son Güncelleme:

Cumhurbaşkanı Gül "Şu 10 yılda Türkiye'nin büyümesine baktığımızda etrafımızdaki bütün bu krizlere rağmen Türkiye yüzde 6 büyüdü.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, "Şu 10 yılda Türkiye'nin büyümesine baktığımızda etrafımızdaki bütün bu krizlere rağmen Türkiye yüzde 6 büyüdü. Bankalarımız sapasağlam hiçbir bankamızda sallantı olmadı, sarsıntı olmadı. Master kriterlerini yerine getiren bir ülkeyiz" dedi.


Cumhurbaşkanı Gül, Four Seasons Bosphorus Otel'de "Birlikte Geleceğin İnşası" başlığıyla düzenlenen Türk-Fransız İş Forumu'nun kapanış oturumunda yaptığı konuşmada, Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande'ın olağanüstü bir ziyaret gerçekleştirdiğini, herkesin bunun farkında olduğunu söyledi.


Ziyaretin olağanüstü olmasının sebebinin, uzun bir aradan sonra gerçekleşmesi olduğuna işaret eden Gül, "Dün de uzun uzun konuştuk. Tarihte bu kadar yakın ilişkileri olan, NATO içerisinde müttefik olan, bütün Avrupa kurumlarında beraber olan bu iki ülkenin, Avrupa Birliği'nin lokomotif ülkesi Fransa'nın ve bu kadar büyük potansiyeli, tarihi derinliği, dinamik bir nüfusu olan Türkiye'nin, bu iki ülke arasında bu kadar uzun süredir böyle bir devlet ziyaretinin yapılmaması... Herkes sorguluyor tabii ki. Herkes bundan Türkiye-Fransa ilişkileri problemli algısını algılıyor. Bu halklarımızı da iş dünyamızı da farklı farklı yönlendiriyor" diye konuştu.



"Algı değişiyor"



Gül, ziyaretle bu algının değiştiğini ve yeni bir dönemin başlayacağını belirterek, "Sizin de bunun farkında olduğunuzu göstermeniz, çok taktir ettiğimiz, çok değerli bakan arkadaşlarınız, Fransız iş dünyasının çok değerli temsilcileri hep beraber geldiniz. Yani 'uzun bir süreden sonra Türkiye'ye şöyle bir uğrayalım da bu boşluğu dolduralım' niyetiyle değil. Gayet ciddi bir şekilde siz de bunun farkında olarak geldiniz, biz de ona göre hazırlandık. Bundan dolayı memnuniyet duyuyoruz. Çünkü ilişkilerimizi artık yeni seviyeye yükseltmemiz gerek" değerlendirmesinde bulundu.


İş dünyası başkanının konuşmasını, verdiği rakamları, 2000 yılına girene kadar Türk-Fransız ilişkilerini dinlediklerini aktaran Gül, şöyle devam etti:


"Şöyle gözden tekrar geçirecek olursak geçmişimizi, bunların hepsi ikili ilişkilerimizin özü ile ilgili olmayan konulardan dolayı oldu. Dolayısıyla bizim ikili ilişkilerimizin özüne dönmemiz gerekiyor. Türkiye yüzyıllardır Avrupa'dadır. Türkiye'nin 50 yıldır Avrupa Birliği ile ilişkisi vardır ama Türkiye yüzyıllardır Avrupa'dadır. Avrupa saraylarında, büyük salonlarına girdiğinizde, tavanlarındaki resimlerden, duvarlardaki resimlerden, arşivlere girdiğinizde, arşivlerdeki bütün belgelerden Türkiye'nin bir Avrupa ülkesi olduğu da gözükür. Ama farklı dinlerdeniz, bu açıdan Fransa ve Türkiye arasında farklı dinlerde, farklı kültürlerde bir ittifak anlamasını ta 1500'lü yıllarda yapmışız. Dolayısıyla Türkiye böyle bir geçmişe sahiptir. Bugün buna yakışır seviyeye getirmemiz gerekiyor."



"Türkiye'de çok köklü reformlar yapıldı"



Cumhurbaşkanı Gül, Türkiye'nin 2001'de çok büyük bir kriz geçirdiğini ve bundan dersini aldığını anlatarak, o zamandan bu yana çok köklü reformlar yapıldığını vurguladı.


Reformların, finans dünyasında yapıldığını, bankacılığın yeniden yapılandırdığını, iktisat ve ekonomi ile ilgili bütün hukukun gözden geçirdiğini belirten Gül, hukuki, demokratik ve siyasi reformların bugüne kadar el ele geldiğini ve bunların bundan sonra da devam edeceğini kaydetti.


Bu reformların yapılmasında Avrupa Birliği'nin çok büyük desteğinin oldu söyleyen Gül, bu reformların Türkiye'yi güçlü hale getirdiğini ifade etti.


Cumhurbaşkanı Gül, konuşmasını şöyle sürdürdü:


"Şu 10 yılda Türkiye'nin büyümesine baktığımızda etrafımızdaki bütün bu krizlere rağmen Türkiye yüzde 6 büyüdü. Bankalarımız sapasağlam hiçbir bankamızda sallantı olmadı, sarsıntı olmadı. Master kriterlerini yerine getiren bir ülkeyiz. Borç yükümüz yüzde 35 Gayri Safi Milli Hasıla karşısında. Sıkı bir mali disiplin uyguluyoruz. Hiçbir popülizme dalmadan, yüzde 1,5 bütçe açığımız... Cari açığımız bizim biraz yumuşak karnımız. Bunu gidermenin yolu da Türkiye'de daha çok üretim, daha çok yatırımdan geçiyor, daha çok teknoloji transferinden geçiyor. Bütün bu öncelik verdiğimiz alanda işbirliği yapacağımız ülkelerin başında Fransa geliyor. Teknolojisiyle bilgisiyle güçlü sanayisiyle Türk ve Fransız sanayicilerin burada, başka yerde yatırım yapmaları, dahası iş yapmaları, bunun önünde hiçbir sınır görmüyorum. Bunun önündeki tek sınır, demin söylediğim ortaya çıkan gereksiz algılamalardır. Bu ziyarette bunun yıkıldığı kanaatindeyim."


Salonda çok iyi ortakların olduğunu, Türkiye'de iş yapan Fransız iş adamlarını da tanıdığını dile getiren Gül, zamana zaman iş adamlarıyla yaptığı toplantılarda da bu konuları konuştuğunu ifade etti.


Gül, sadece Türkiye'de değil, Balkanlar'da, Irak'ta, Orta Doğu'da, Orta Asya'da Türk ve Fransız şirketlerinin nasıl büyük yatırımları gerçekleştirdiğini bildiğini belirterek, "Ama bunların hepsi potansiyelin çok gerisinde. Onun için bizlerin teşvikiyle sizlerin önü açıktır. İş adamlarına sesleniyorum; her alanda enerji başta olmak üzere, nükleer enerji bunun en tepesidir... Türk-Japon-Fransız işbirliği Sinop'ta, bu çok büyük bir işarettir. Bunu başarılı bir şekilde başkaları takip edecektir. Enerji konusunda yeni yeni mutabakatlar sağlandı. Dolayısıyla önünüz açıktır. Termik santraller konusunda alternatif enerji konusunda her konuda işbirliğine hazırız" diye konuştu.


Türkiye'nin enerji konusunda bağımlı bir ülke olduğunu dile getiren Gül, şöyle devam etti:


"Dolayısıyla enerjimizi üretmemiz gerekiyor. Bunun için Fransa bizim için en güzel ortak olabilir. Savunma sanayi konusunda diğer alanlarda sanayinin bütün alanlarında, uçak, otomotiv alanlarında işbirliğimiz çok sınırsızdır. Turizm alanında, kültür alanında eğitim alanında... Türkiye'deki Fransızca okullarında 900 bine yakın öğrencinin olduğunu düşünürseniz yüklü bir Fransız ekolünün de var olduğunu göreceksiniz. Ticaret 15 milyar dolar dedik. Şimdi artık avro olarak hedefimizi koyduk. 20 milyar avro olarak. Bunlar çok kolay ulaşılacak hedeflerdir. Çünkü gerçek hedefin gerisinde kalması için adeta gemlendi ticaret, engellendi açıkçası. Karşılıklı olarak. Çünkü siz daha iyi siyasi ilişkiler içerisinde olduğunuz, daha ön yargısız ülke alternatifi varken, ön yargıların olduğu bir ülkeyle mi ticareti tercih edersiniz... Bu sizin açınızdan da geçerli, bizim açımızdan da geçerli. Bunların hepsi lüzümsüzdu, bunları bir kenara koymamız lazım."


- İstanbul

Kaynak: AA