Türkiye-Ab Ortaklık Konseyi

Son Güncelleme:

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye'de gazetecilik faaliyetinden dolayı cezaevinde tek bir basın mensubu bile bulunmadığını, "gazeteci olmanın kimseye dokunulmazlık sağlamayacağını" söyledi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye'de gazetecilik faaliyetinden dolayı cezaevinde tek bir basın mensubu bile bulunmadığını, "gazeteci olmanın kimseye dokunulmazlık sağlamayacağını" söyledi.


Türkiye-AB Ortaklık Konseyi'nin 53'üncü toplantısı Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, AB Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır, AB Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu üyesi Johannes Hahn ve AB dönem başkanı Letonya'nın Dışişleri Bakanı Edgars Rinkevics'in katılımıyla yapıldı.


Türkiye ve AB arasındaki en üst düzey karar organı olan Ortaklık Konseyi'nin dün geceki yemeğine ise Çavuşoğlu, Bozkır ve Hahn ile AB Dışişleri Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini katıldı.


Mevlüt Çavuşoğlu, Ortaklık Konseyi toplantısının ardından düzenlenen basın toplantısında, kimin hangi suç isnadıyla sorgulandığı, yargılandığı ya da hapsedildiğine Adalet Bakanlığı'nın internet sitesinden bakılabileceğini, kimsenin gazetecilik faaliyeti nedeniyle tutuklanmasının söz konusu olmadığını belirtti.


Hidayet Karaca'nın tutuklanmasıyla ilgili bir soruyu cevaplandıran Çavuşoğlu, "Hükümet olarak, hükümet üyesi olarak güçler ayrılığı prensibinden dolayı yargının işlerine müdahale etme şansımız da yok ama bahsettiğiniz şahısla ilgili suçlamaya baktığımız zaman üçüncü şahıslar hakkında sahte deliller üreterek o şahısların zamanında ceza almaları ya da hapse atılmalarına sebep olmaktan ve bunu yapmak için bir çete oluşturmaktan suçlanıyorlar ve henüz haklarında verilmiş bir karar yok. Dolayısıyla ben iddianamede gazetecilik yaptıkları için bir suçlama göremedim, başka hukuk dışı faaliyetlerinden dolayı suçlandığını gördüm" dedi.


Basın ve ifade özgürlüğünün çok önemli olduğunu belirten Çavuşoğlu, şöyle devam etti:


"Ama gazetecilerin sırf gazeteci oldukları için başka suçları işlemekten muaf olduğunu ya da dokunulmazlıkları olduğunu söylüyorsanız o başka birşey. Ama bence hiç kimse mesleğinden dolayı işlediği suçtan muaf olamaz, dokunulmazlığa sahip olmamalıdır. Türkiye'de dokunulmazlığın çerçevesi bellidir. Dolayısıyla dışişleri bakanı olarak gazetecilik faaliyetinden dolayı ben bir tane bile gazetecinin içeride olmasını kabullenemem."


Çavuşoğlu, "muhalif medyanın susturulması yönünde Ankara'da bir savcının talimat verdiği iddiasıyla" ilgili ise "Bu iddiayla ilgili bir bilgim yok ama hiçbir savcı, hiçbir hakim hiçbir yargı mensubu muhalif gazetecileri genel anlamda 'susturacağız' diye bir karar da veremez, talimat da veremez. Bu hukukun üstünlüğüne de aykırıdır, ifade özgürlüğüne de aykırıdır" diye konuştu.


Çavuşoğlu, Türkiye'nin AB üyeliği hakkında da bu hedefte olduklarını, reformlara devam etme kararlılığını koruduklarını vurguladı. Çavuşoğlu, "Katılım müzakerelerinin hızı bazı üye ülkelerin çıkardığı siyasi engeller nedeniyle memnun edici olmaktan uzak. Siyasi mülahazaların bir kenara bırakılarak teknik çalışmaların daha fazla geciktirilmeden ilerletilmesinin önemini bir kez daha vurguladık" ifadesini kullandı.


Volkan Bozkır -


AB Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır da Türkiye'nin AB üyeliği konusunda şunları söyledi:


"Hükümetimiz yeni AB stratejisiyle katılım sürecine bağlılığını teyit etti. Kopenhag siyasi kriterlerine tam uyum hedefiyle siyasi reformlara kararlılıkla devam ediyoruz. Ekonomik kriterlerle ilgili Türkiye'nin işleyen pazar ekonomisinin temelleri iyi oluşturulmuş ve sağlam. Her alanda AB müktesebatına uyum için reform çabalarını sürdürüyoruz ve 2002'den bu yana yaklaşık 2 bin 200 birincil ve ikincil yasal düzenlemeler yapıldı. AB müktesebatına uyum çerçevesinde sadece geçen yıl 162 birincil ve ikincil düzenleme uygulamaya konuldu. Katılım sürecinde Türkiye üzerine düşeni yaparken ve yapmaya devam edecekken bazı üye ülkelerin siyasi engelleri nedeniyle katılım müzakerelerinin hızının umut verici olmadığını vurgulamak istiyorum."


Bu aşamada 17'nci fasıl olan "ekonomik ve parasal politika"nın açılışına odaklandıklarını belirten Bozkır, bu alanda Türkiye'nin AB'ye büyük ölçüde uyum sağlamış olması dikkate alınarak "mümkün olan en kısa sürede bu faslın müzakerelere açılması" çağrısını yaptı.


AB ile enerji alanında bakanlar düzeyinde yeni bir diyalog başlatıldığını ve ekonomik diyalog başlatılmasına karar verildiği hatırlatan Bozkır, bu tür diyalog mekanizmalarının katılım sürecinin ikamesi değil destekleyici ve tamamlayıcı unsurları olduğunu kaydetti.


Bozkır, ayrıca Gümrük Birliği'nin güncelleştirilmesinin bir sorunluluk olduğunu da ifade ederek, bu konuda geçen hafta Brüksel'de  Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi ve AB Komisyonu'nun ticaretten sorumlu üyesi Cecilia Malmström arasında mutabakat sağlanmasının memnuniyet verici olduğunu bildirdi.


Bozkır, "Ortaklık Konseyi'nin 53'üncü toplantısını yaptık. Bu Ankara Anlaşması'nın imzalanmasından bu yana 53 yılın geride kaldığı anlamına geliyor ve Türkiye'nin bu ilişkide ne kadar sabırlı, inatçı, hoşgörülü ve aynı zamanda kararlı olduğunu gösteriyor" dedi.


Volkan Bozkır,  tarafların ortak menfaatinin stratejik önemi dolayısıyla bu ilişkiyi canlı tutmayı gerektirdiğini vurguladı.


Türkiye'ye desteğe devam -


Letonya Dışişleri Bakanı Rinkevics ise AB'nin aday ülke ve önemli bir ortak olan Türkiye ile ilişkilere büyük önem atfettiğini, bölgesinde önemli bir oyuncu olan ve daha geniş bir coğrafyadaki aktif ilgisi nedeniyle AB'nin Türkiye ile dış politika diyaloğunu güçlendirmeye önem verdiğini söyledi.


Özellikle Suriye ve Irak'taki ciddi durumun Türkiye ve AB arasındaki dış politika diyaloğunu elzem hale getirdiğini kaydeden, Rinkevics artan sığınmacı akınıyla etkin şekilde başa çıkabilmesi için Türkiye'yi desteklemeye devam edeceklerini dile getirdi. Rinkevics, terörle mücadelede ve yasa dışı yollardan göçün engellenmesinde Türkiye ile işbirliğini artırmaya kararlı olduklarını belirtti.


Yeni fasıl yakında -


AB Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu Üyesi Hahn, Türk hükümetinin AB katılım sürecine bağlılığını teyidini memnuniyetle karşıladığını ve AB'nin Türkiye'deki reform sürecinin çıpası olmaya devam etmesi gerektiğini vurguladı.


Hahn, Türkiye ve AB arasındaki sağlam ekonomik bağların, hazırlıklarında ilerleme kaydedilen ekonomik ve parasal politika faslının müzakerelere açılmasıyla daha da güçlenebileceğini söyledi.


Johannes Hahn, ekonomik ve parasal politika faslının "çok kısa süre içinde müzakerelere açılabileceğini" belirterek, "İç çalışmamızı sonuçlandırdık ve raporumuzu mayıs içinde ya da haziran başında üye ülkelere göndereceğiz. Çok kısa sürede onaylanmasını bekliyoruz ki bu faslı açabilelim" dedi.


Hahn, Türkiye'den temel haklara riayet ve yolsuzlukla mücadelede yeni çabalar beklediklerini dile getirdi.


Johannes Hahn, Kıbrıs'ta BM gözetimindeki kapsamlı çözüm müzakerelerinin yeniden başlamasının gayet memnuniyet verici olduğunu ve sürecin yapıcı şekilde ilerlemesi gerektiğini vurguladı.


Hahn, Hidayet Karaca'nın tutukluluğuyla ilgili yorum yapmayacağını ifade etti.

Kaynak: AA