Türkiye, İran Savaşı Sonrası Dubai'den Yatırım Çekmeye Çalışıyor
Türkiye, İran savaşının sona ermesi üzerine Körfez ülkelerinden gelen uluslararası sermayeyi çekmek için diplomatik çabalarını artırıyor. Ancak İstanbul, güvenlik kaygıları ve hukuksal zorluklar nedeniyle Dubai ile rekabet etmekte zorlanıyor.
Türkiye, İran savaşının sona ermesi ve ateşkes için diplomatik çabalarını sürdürürken, savaş nedeniyle Körfez ülkelerine karşı güven krizi yaşayan uluslararası sermayeyi kendine çekmeye çalışıyor. Hem AKP hükümeti hem de Türkiye iş dünyası, turizmden altın ticaretine kadar pek çok sektörde Dubai'deki yatırımların Türkiye'ye yönelmesi için harekete geçti. Ancak Dubai, vergi teşvikleri ve lojistik alt yapısıyla her yıl milyarlarca yatırım çekiyor ve nüfusunun yüzde 90'ı yabancılardan oluşuyor.
DW Türkçe'ye konuşan uzmanlara göre, İstanbul kısa vadede savaşın yarattığı güvenlik kaygıları nedeniyle bazı yatırımları çekebilir, ancak düzgün işleyen bir hukuk sistemi ve stabil bir ekonomi olmadan Dubai gibi küresel bir finans merkezi olması zor. Sagam Strateji Danışmanlık Kurucusu Murat Sağman, yatırımcı güveni için güçlü bir ekonomi ve hukuka güven gerektiğini belirterek, 'Henüz o noktada değiliz' diyor.
Ekonomi yönetimi, İstanbul Finans Merkezi (İFM) aracılığıyla Körfez sermayesini çekmek için teşvikler sunuyor, ancak özel şirketlerin ilgisi düşük seyrediyor. İFM'de özel ofislerin yüzde 60'ı boş durumda. İstanbul Kültür Üniversitesi'nden Prof. Dr. Sinan Alçın, Körfez sermayesinin büyük kısmının zaten Doğu Asya ve ABD'ye gittiğini, kalanın ise gayrimenkul olduğunu söylüyor.
Lüks gayrimenkul danışmanı Burak Güler, İstanbul'un Dubai'nin yerini alması yerine alternatif bir merkez olarak öne çıkabileceğini ifade ediyor. Mücevher sektörü temsilcileri ise İstanbul'u altın ticaretinin yeni merkezi yapma potansiyeli olduğunu belirtiyor. Ancak Prof. Alçın, Türkiye'nin hukuka güven ve basın özgürlüğü gibi konularda ilerleme kaydetmesi gerektiğini vurgulayarak, yatırım çekmenin sınırlı olduğunu dile getiriyor.