"Türkler AB'yi İstemeyecek"

Son Güncelleme:

OECD Genel Sekreteri Angel Gurria, Haber Revizyon dergisine verdiği röportajda "Türkler AB'yi istemeyecek" dedi.

Almanya'nın Leipzig kentinde gerçekleştirilen ve OECD tarafından düzenlenen Uluslar arası Taşımacılık Forumunda Haber Revizyon'un sorularını cevaplayan Gurria, Türkiye'nin yatırım notunun yükselmesiyle ilgili görüşleri sorulduğunda;


"Hükümet yatırım notundan dolayı ya tek başına, ya ortak ya da kamu-özel sektör işbirliği veya belki de garantör olarak yer aldığından yatırımları teşvik edeceğini ama aynı zamanda da finans paketlerini bir araya getirmeyi kolaylaştıracağını düşünüyorum. Bu gerçekleşirse aynı zamanda da faiz oranı demek olan ödeyeceğiniz paranın değeri düşecek ve vade süreleri uzayacak. Dolayısıyla arz ve maliyet açısından daha çok elverişli kaynak bulacağınızı düşünüyorum. Bu iyi haberdir. Başarıyla hak edildi… Türkiye kesinlikle Avrupa Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü'nün çok önemli bir üyesi ve biz de bunun gerçekleşmesinden çok mutlu ve gururluyuz." dedi.


"Türk yetkililerin ekonomik krizin Türk ekonomisini etkilemediği yönündeki tüm resmi açıklamalarına rağmen, Türkiye'nin alt ve üst gelir grubu dağılımı arasındaki fark bakımından en büyük farkın olduğu ülkeler arasında olduğu söyleniyor. Sizce bunun sebepleri neler?" sorusuna ise;


"Ne yazık ki benim kendi ülkem ve Şili, Gini katsayısı olarak en yüksek gelir dağılımı farkıyla altın madalyaya sahipler. Ve biz ölçüyoruz; en düşük yüzde on, en yüksek yüzde onun neresinde diye. OECD'nin ortalaması 9 katı. Birleşik Devletler, 14 katı. Şili, Meksika, 24-26 katı. Ve bu ülkeler gelişmekte olanlar. Brezilya, Meksika ve Şili gelişiyor ama fark hala çok yüksek. Türkiye Avrupa'nın ortasında veya Avrupa ile Asya'nın ortasında yer alan orta ölçekli, açık bir ekonomidir. Dünya çapındaki bir gerilemenin veya en azından yavaşlamanın etkilerinden nasıl uzak kalabilir? Çünkü bu Avrupa'da çok belirgin bir gerileme; Birleşik Devletlerde ve yakın zamanda da Japonya'da yavaşlamaya neden oldu. Almanya, düzlükten negatife düştü. Peki, ne oluyor dersiniz? Daha az satın alıyorlar. Siz onlara satış yapma, onlarla onlara gidecek araç üretme işindeyseniz… Biliyorsunuz ki sonunda onların ürününe dahil olacak araç parçaları üretmek küresel değer zincirinde sayılmaz. Türkiye dünyadaki ihracat değer zincirlerinin bir kısmı ama küresel değer değişirse, üretim düştüğünde bunun Türkiye'ye ve diğer herkese etkisi olacaktır. Bu kaçınılmaz diyorum ve aynı zamanda da krizin en azından bir bölümünden kaçınabildikleri için iyi iş çıkardıklarını söylüyorum. Ama bu kaçınılmaz. Mantıksal olarak bu beklenemez… Dünyanın bir parçası… Bağlantılı… Ticaret sisteminin bir parçası… İstisnai olması mümkün değildir."


"BİR GÜN BELKİ DE TÜRKİYE'YLE BİRLEŞEN AB'Yİ SİZ İSTEMEYEBİLİRSİNİZ"


"Uzun yıllardır Türkiye'nin AB'nin bir üyesi olması gerektiğini söylüyorum. Zaten ortak Pazar ve serbest ticaret anlaşmaları var. Bu nedenle Türkiye'yi ortak olarak almak kaçınılmaz oldu ve sizler yüzde 8 büyüme hızına sahipsiniz. Şimdi, dünyayla birlikte daha düşük bir büyüme hızına geçtiniz, biraz düştünüz ama bence şunu söylemek bence oldukça doğal ve bunu hep söylüyorum… Belki de bir gün Türkiye'yle birleşen Avrupa'yı siz istemeyebilirsiniz."

Kaynak: Bültenler