Tüsiad Dış Politika Forumu
Almanya Birlik Yeşiller Eş Başkanı Cem Özdemir, Avrupa Birliği (AB) ve Türkiye'nin karşılıklı olarak birbirlerine ihtiyaç duyduğunu belirterek, "Türkiye AB'nin bir parçası."
Almanya Birlik Yeşiller Eş Başkanı Cem Özdemir,
Avrupa Birliği (AB) ve Türkiye'nin karşılıklı olarak birbirlerine ihtiyaç
duyduğunu belirterek, "Türkiye AB'nin bir parçası. AB bunu 80'li yılların
başında zaten söylemiş Türkiye'ye. Dolayısıyla bu yönde hareket etmeyi herkese
öneriyorum. Soğukkanlı kalmak gerekiyor. Bu inişli çıkışlı bir yol" dedi.
TÜSİAD Dış Politika Forumu ve Boğaziçi Üniversitesi "Euro Krizi Sonrasında
Avrupa'nın Yeni Mimarisi ve Almanya'nın Rolü" konulu konferans düzenledi.
Konferansta konuşan Özdemir, Türkiye ve Avrupa Birliği'nin birbirine
ihtiyacı olduğunu belirterek, Türkiye'deki demokratikleşme sürecinin kök salması
isteniyorsa bunun ancak AB ile olacağına inandığını söyledi.
Özdemir, sert söylemlerden vazgeçip iki tarafın da aklı selim bir şekilde
olmaya davet ettiğini ifade ederek, "AB'de ve Türkiye'de sürece baştan bu yana
inanmayan güçler mevcut. Çünkü AB demek bütün ülkelerin ortak bir pazarda ortak
bir bir çatı altında ortak değerleri paylaşması... Bunu isteyenler ve
istemeyenler var, işte bu kadar basit" diye konuştu.
Türkiye'nin Suriye politikasına da değinen Özdemir, şunları kaydetti:
"Genel olarak Türkiye'nin dış politikasına bakıldığında aslında çok önemli
başarılar elde edildi. Belki ilk defa dış politikadan söz etmek mümkün. Sonuçlara
baktığımızda ise bir soru işareti var. Çünkü komşu ülkelere tek tek baktığımızda
hiç birinde sorunlar çözülmedi. Tam tersi sorunlar olduğu gibi ortada bulunmakta.
Dolayısıyla bu aslında çok iyi bir örnek. Türkiye'nin AB ile birlikte hareket
etmesi Türkiye'ye çok şey kazandırır. Aynı şekilde AB'ye kazandırır. İnsan
komşusunu seçemediği gibi bölgesini de seçemiyor. Türkiye AB'nin bir parçası. AB
bunu 80'li yılların başında zaten söylemiş Türkiye'ye. Dolayısıyla bu yönde
hareket etmeyi herkese öneriyorum. Soğukkanlı kalmak gerekiyor. Bu inişli çıkışlı
bir yol. Hatırlanacağı gibi bir kaç yıl önce Schröder-Fischer hükümeti başta iken
canla başla sarılan bir hükümet vardı AB'ye. Böyle bir hükümet yine gelebilir.
Önümüzdeki dönemde seçimler var Almanya'da. Sosyal demokratlar Yeşiller ile
iktidar ortağı olursa, gene canla başla Türkiye'nin AB'ye girmesine inanan bir
hükmet başa gelebilir. Soru, 'Türkiye'de buna hazır mı?' Cevap, bilmiyorum."
Özdemir, Türkiye'de herkesin AB'ye girmek istediğini söylediğini
vurgulayarak, "Eğer AB 'Biz ciddiyiz, istiyoruz Türkiye'yi ama Türkiye'de hazır
mı?' diye sorduğunda acaba Ankara ne diyecek?" dedi.
Türkiye'nin önemli ve büyük bir ülke olduğuna dikkati çeken Özdemir, "
Özellike bölgesinde önemli bir rol oynayan bir ülke. Ancak şunu görüyoruz;
Türkiye tek başına hareket etmeye çalıştığında yük biraz da büyük geliyor
Türkiye'ye. Ne Ermenistan sorunu ne Kıbrıs sorunu çözüldü. Suriye ise ortada.
Türkiye'nin dış politikasında AB ile birlikte hareket etmesi iki tarafa da çok
şey kazandırır" şeklinde konuştu.
Özdemir, Avro Bölgesi'nde yaşanan ekonomik krize değinerek, "Kriz
Yunanistan'da patlak verdi. Bugün kriz büyüyerek devam ediyor. Bugün
Yunanistan'ı, Portekiz'i, İspanya'yı konuşabiliriz. Yüzde 50'den fazla genç insan
çok iyi eğitim almalarına rağmen şu an işsiz. Hayal edebiliyor musunuz? Genç
eğitimli insanlar işsiz. Eğer AB'den konuşacaksak, ulusal problemlerden değil,
Yunanistan ve İspanya'daki genç insanların işsizliğinden konuşalım. Bence Avro
Bölgesi ülkelerinin bu problemin tamamını paylaşmaları gerekir" görüşlerini
paylaştı.
Muhabir: Semra Orkan
Yayıncı: Hülya Ertan - ISTANBUL