Uludağ Ekonomi Zirvesi

Son Güncelleme:

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, bütçe disiplininin olmazsa olmaz bir şart olduğunu, bundan asla taviz olmayacağını belirterek, "Bütçe disiplini devam edecek önümüzdeki dönemde."

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, bütçe disiplininin olmazsa olmaz bir şart olduğunu, bundan asla taviz olmayacağını belirterek, "Bütçe disiplini devam edecek önümüzdeki dönemde. Bankacılıkla ilgili politikalarımız günün gereğine göre genişleme ya da genişletme, sıklaştırma ya da gevşetme yönünde olabilecek" dedi.


Babacan, Capital ve Ekonomist dergilerinin Bursa Valiliği işbirliğiyle Uludağ'daki Grand Yazıcı Otel'de düzenlediği Uludağ Ekonomi Zirvesi'nin açılış oturumunda, şu ana kadar yaptıklarının kuşkusuz önemli olduğunu, ancak Türkiye'nin bundan sonraki dönemde izleyeceği çizgi, uygulayacağı politikaların da bir o kadar önem arzettiğini söyledi.


Global ekonomide bugün aynı 12., 13. yüzyılın bilinmeyen suları, kıtaları gibi, karşımıza ne gün neyin çıkacağının belli olmadığı bir ortamın olduğunu ifade eden Babacan, şunları kaydetti:


"Şu anda içinde bulunduğumuz küresel ekonomik konjonktürü, geçmişin hiçbir dönemiyle karşılaştıramıyoruz. Maliyeti zaten 2. Dünya Savaşı'ndan daha büyük bir maliyet dünyaya bu son krizin. 1929 Ekonomik Buhranı ile karşılaştırılıyor, fakat 1929'un dünyasıyla bugünün dünyası çok ayrı dünyalar, şu anda çok daha birbirine kenetlenmiş daha entegre bir dünya var... Belirli bir bankadaki bir sorun, dünyanın bir ucundaki kaç tane bankayı etkilemeyecek potansiyele sahip, dolayısıyla böylesine birbirine kenetlenmiş, birbiriyle bağı güçlenmiş bir finans dünyasında son derece dikkatli gitmek gerekiyor. Hiçbir zaman da 'bana bir şey olmaz' dememek gerekiyor."


-Her türlü senaryoya hazırlıklı olabilecek senaryo-


Babacan, her an her senaryoya hazır olmak gerektiğini vurgulayarak, şöyle devam etti:


"İşte böyle bir ortamda biz ne yapıyoruz Türkiye olarak- Karşımıza çıkacak her türlü senaryoya hazırlıklı olabilecek bir senaryo izliyoruz. Yani karşımıza bir şey çıktığında, 'biz bunu hesaba katmamıştık, bu da nereden çıktı' demememiz gerekiyor. En kötü senaryolarda dahi Türkiye ekonomisine olan etkileri minimumda tutabilecek bir politika seti içinde devam ediyoruz. Böyle belirsizliklerin, sisin çok, öngörülebilirliğin az olduğu dönemde hızı düşürmek gerekiyor. Aslında bizim de yaptığımız fiilen bu. "


-"Asla taviz yok"-


Dün akşam Uludağ'a çıkarken yoldaki yoğun sis nedeniyle içinde bulunduğu konvoyun hızını hemen düşürdüklerini belirten Babacan, "Çünkü göremiyorsunuz, önünüze ne çıkacağı belli değil. İşte, 2012'de de aslında yaptığımız bu. Belki yüzde 8-9 değil, ama yüzde 4 gibi bir büyüme oranı, ama emniyetli, kendimizden emin, önümüze çıkacak olaylarda da kolay yön değiştirebileceğimiz, manevra kabiliyetinizi koruyabileceğiniz bir hız. Bunun için bütçe disiplini olmazsa olmaz bir şart. Asla taviz yok" dedi.


Bakan Babacan, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Bakın geçen sene bizim bütçe açığımız yüzde 1,4'tü sadece. Amerika'da yüzde 10, Avrupa'nın bazı ülkelerinde yüzde 10'un üzerinde, yüzde 7-8-9 gibi rakamlar çok yaygın. Bütçe disiplini devam edecek önümüzdeki dönemde. Bankacılıkla ilgili politikalarımız günün gereğine göre genişleme ya da genişletme, sıklaştırma ya da gevşetme yönünde olabilecek. Duruma göre. Baktık ki Avrupa'da şu anda bir resesyon başladı, ama hafif bir resesyon, onun etkilerine bakacağız. O daha kalıcı olur ya da daha derinleşirse ona göre burada bankacılık politikaları uygulayacağız. Ama baktık ki toparlanma var, finansal akımlar Türkiye'ye nasıl-... Bunları değerlendireceğiz, ona göre bankacılıkla ilgili politikalarımızı belirleyeceğiz. Sıkılaştırma ya da gevşetme yönünde. Yine Merkez Bankasının politikaları da yine sıkılaştırma ya da gevşetme yönünde değişebilecek, enflasyona, bir de finansal istikrara bakarak. Merkez Bankamızın asli görevi fiyat istikrarı... Ama finansal istikrarı da yine kanunla Merkez Bankamıza verilmiş."


-Yapısal reformlar ve yatırım ortamının iyileştirilmesi-


Ali Babacan, yapısal reformların önemine de değinerek, "Ne olursa olsun her senaryoda da yapısal reformlarımıza hızla devam etmemiz gerekiyor ve bu konuda kaybedilecek zamanımız yok. Yapısal reformlar bizim zaten ihtiyacımız. İşler iyi de gitse orta halli de gitse bizim yapısal reformlara acil ihtiyacımız var" değerlendirmesinde bulundu.


Türkiye'nin öncelikle yatırım ortamının daha da iyileştirilmesi gerektiğini, bunun temel bir öncelik olduğunu ifade eden Babacan, yatırım işlemlerinin kolaylaştırılması gerektiğini ifade etti.


"Devletin verdiği izinlerin kesinlikle nihai olması gerekiyor" diyen Babacan, aksi halde kendi yatırımcımıza eziyet ederken, küresel yatırımcıların Türkiye'yi tercih etmesinin bir hayal olacağını dile getirdi.


Babacan, bütün uğraşlara rağmen, ülkeye geçen yıl doğrudan sermaye girişinin sadece 15 milyar dolar olduğunu belirterek, dünyada ise 1,6 trilyon dolar doğrudan sermaye akışının bulunduğunu, Türkiye'ye düşenin 15 milyar dolar olduğunu belirtti.


- BURSA

Kaynak: AA