Umut Oran'dan Gümrük Birliği Açıklaması

Son Güncelleme:

CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan'ın Gümrük Birliği ile ilgili sözlerine, "Sayın Çağlayan'a hatırlatmak istiyorum Gümrük Birliği'ne öyle canınız isteyince girip, canınız isteyince çıkamazsınız" dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan'ın Gümrük Birliği ile ilgili sözlerine, "Sayın Çağlayan'a hatırlatmak istiyorum Gümrük Birliği'ne öyle canınız isteyince girip, canınız isteyince çıkamazsınız" dedi.


Oran yazılı bir açıklama yaparak, Ekonomi Bakanı Sayın Zafer Çağlayan'ın, "Ya Gümrük Birliği'nde kalalım, vizeyi, ürünlerimize kotayı kaldırın, 3. ülkelerle anlaşmalara bizi de ekleyin ya da Gümrük Birliği'nden çıkalım bizimle serbest ticaret anlaşması yapın..." sözleri ile ilgili olarak, "Tam üyelik süreci başlayınca bunu sadece havai fişek gösterisi ile kutlamak yetmiyor, o yükümlülükleri yerine getirmeyince işte böyle bedeller ortaya çıkıyor. Hükümetin artık görevini hatırlaması, yakınmak yerine iş yapması gerekiyor. Sayın Çağlayan'a hatırlatmak istiyorum Gümrük Birliği'ne öyle canınız isteyince girip, canınız isteyince çıkamazsınız" şeklinde konuştu.


Oran, Türkiye'nin, Avrupa Ekonomik Topluluğu'na 1959 yılında üyelik başvurusu yaptığını, tam üyelik hedefini ortaya koyan Ankara Anlaşması 1964'te yürürlüğe girdiğini hatırlatarak, "O tarihten beri bu ülkenin hedefi 'tam üyeliktir. 1973 yılında Katma Protokol ile geçiş dönemi başladı, Türkiye 1978 yılına kadar gümrük birliğine uyum için gerekenleri yerine getirdi ancak yaşanan bazı sıkıntılar nedeniyle yükümlülüklerinin 5 yıl ertelenmesi talebimiz 1979'da kabul edildi. Gümrük vergileri uyum ve indirim takvimini 1988 yılında yürürlüğe koyduk, 1/95 sayılı Ortaklık Konseyi Kararı (OKK) uyarınca 1 Ocak 1996 tarihinde de Gümrük Birliği tamamlandı" dedi.


"BU ÜLKEYE KİMSE ÜÇÜNCÜ ÜLKE GÖMLEĞİNİ GİYDİREMEZ"


Türkiye'nin 1/95 sayılı OKK uyarınca, Gümrük Birliği'nin düzgün işleyişini sağlamak ve ortak ticaret politikasını uygulamak üzere, ithalat ve ihracata ilişkin ortak kuralları, kotaların yönetimini, dampingli veya sübvansiyonlu ithalat karşı korumayı, tekstil ithalatına ilişkin otonom düzenlemeleri, dahilde ve hariçte işleme rejimlerini AB ile uyumlu hale getirdiğini belirten Oran şöyle devam etti:


Şimdi, bugün bakıyoruz, tam üyelik müzakerelerinde tamamlanması gereken fasıllardan biri de Gümrük Birliği. Yani Gümrük Birliği'nden çıkmak demek AB'ye tam üyelik hedefinden vazgeçmek demek. Bunun bir yaptırımı var. Türkiye AB'ye tam üyelik hedefini 54 yıl önce koydu, 54 yıldır bu hedefe ulaşmak için çalışıyoruz. Şimdi Zafer Çağlayan diyor ki 'tam üye olmayalım' ya ne olalım 'AB ile ilişkisi olan üçüncü bir ülke olalım.' Kimse kusura bakmasın, bu ülkeye kimse üçüncü ülke gömleğini giydiremez. Bu devlet politikasını kimse öyle canı sıkıldı diye paçavra edemez. Sayın Zafer Çağlayan bir şeyi daha açıklasın bu konuşmayı yapmadan önce ilgili bakanlarla konuşmuş mu? Sayın Ali Babacan'ın, Sn. Ahmet Davutoğlu ile Sn. Egemen Bağış'ın ve diğer ilgili bakanların fikrini almış mı yoksa "gaz - fren" polemiğinde olduğu gibi yine bakanlar kurulunda bir çatlak mı var? Yine bakanlardan biri bir şey söylüyor, öbürü başka telden mi çalıyor. Bugün Tayyip Erdoğan'ın kabinesi Bremen mızıkacıları gibi, biri bir şey söylüyor, öbürü 180 derece farklı şeyi söylüyor. Bir gün Şangay Beşlisine katılalım diyorlar, öbür gün Şangay Beşlisi AB'nin alternatifi değil diyorlar. Sabah başka, akşam başka… Kabinenin ciddiyetinin yerinde yeller esiyor."


"GEREKEN GÜCÜ GÖSTEREMEYEN HÜKÜMETTİR"


Oran, Gümrük Birliği ile ilgili sorunların birer neden değil, sonuç olduğunu belirterek, "Onların bu sonucu yaratan nedenleri ortadan kaldırması gerekiyor. Bugün bir çarpıklık olduğu doğru, burada sorunun bir parçası da bazı anlaşmaların Türkiye'ye etkisini iyi anlatamayan, gereken gücü gösteremeyen hükümettir. Dolayısıyla hükümetin yakınmaktan fazlasını yapması lazım" dedi.


Oran, AB'nin üçüncü ülkelerle serbest ticaret anlaşması yaptığını ve Türkiye'nin masada olmadığını belirterek, "O zaman bizim o masaya oturmamız lazım. O masaya oturmak için de bütün fasılları tamamlayıp, tam üye olmamız gerekiyor. Sonuç olarak 2005 yılında tam üyelik süreci başlayınca bunu sadece havai fişek gösterisi ile kutlamak yetmiyor, o yükümlülükleri yerine getirmeyince işte böyle bedeller ortaya çıkıyor. Hükümetin artık görevini hatırlaması, yakınmak yerine iş yapması gerekiyor" şeklinde konuştu.


(GK) - Ankara

Kaynak: DHA