Yeni Anayasa Çalışmaları
MHP'li Bal."Başbakan süre koyamaz."
TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu üyesi, MHP Konya Milletvekili Faruk Bal, Başbakan Erdoğan'ın komisyon çalışmalarına dönük süre koyamayacağını belirterek, "Bu komisyon kendi çalışma usullerini kendi tayin etmiştir. Başbakan bu çalışma usullerini değiştirmeye yetkili değildir" dedi.
Bal, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nun çalışmalarına ilişkin sözlerini eleştirdi.
"Başbakan olarak süre koyamaz, AK Parti Genel Başkanı olarak süre koyamaz. AKP'nin Genel Başkanı bu komisyonun başı değildir. Başbakan da bu komisyonun başı değildir. Bu komisyon kendi çalışma usullerini kendi tayin etmiştir. Başbakan bu çalışma usullerini değiştirmeye yetkili değildir" diyen Bal, başkanlık sistemiyle ilgili talepler nedeniyle komisyonun çalışmalarının tıkandığını söyledi. Bal, "AK Parti başkanlık sistemi ile 41 maddede komisyonun önünü tıkamıştır. Başkanlık sistemi dayatmasıyla görüşülen 174 maddeden 41 tanesinde AKP'nin bu dayatması nedeniyle bir adım atılamamaktadır" dedi.
Bal, AK Parti'nin komisyondan çekilme dışında hiçbir inisiyatifi bulunmadığını ifade etti.
Başbakan'ın "geri kalmış ülkelerde 6 ayda anayasa yapılabiliyor, biz 1.5 yıldır uğraşıyoruz daha 45. maddedeyiz" ifadesini de eleştiren Bal, geri kalmış ülkelerde 6 ay değil, daha az sürede de anayasa yapılabildiğini söyledi.
Irak ve Mısır anayasasını buna örnek gösteren Bal, "Sayın Başbakan ve partisi dürüst ise Taksim ayaklanmasıyla farkına vardığı parlamenter demokrasinin Türkiye'de oturduğuna ilişkin demokrasi anlayışını burada ortaya koymasıdır. Anayasanın önünde takoz olan başkanlık sistemi önerisinden vazgeçmelidir" diye konuştu.
BDP'nin teklif ve önerilerine değinen Bal, BDP'nin "savaş zararlarının tespiti ve tanzimi" ile ilgili önerisine ilişkin şunları söyledi:
"Türkiye kiminle savaşmıştır, Türkiye kime karşı savaş kaybetmiştir? Türkiye bir ülkeyle, bir devletle savaşmamıştır. Türkiye bir savaş kaybetmemiştir ama madde önerisi metninden anlaşılıyor ki PKK savaş kazanmıştır ve Türkiye de savaşın mağlubu olarak yapılacak olan anayasaya bu alçak maddeyi koymaya mecbur ve mahkum edilmek istenmektedir. Türkiye Cumhuriyeti devleti geçmişte bu kadar badireler atlatmış, bunca önemli başarılar kazanmış bir devlet olarak bugüne kadar hiçbir zaman bu kadar alçak bir talep ve teklifle karşı karşıya kalmamıştır. Osmanlı İmparatorluğu'nun son günlerinde ortaya çıkan Duyunu Umumiye, Mondros Mütarekesi ve Sevr Anlaşması'nda bile bu kadar aşağılık taleplerle karşılaşmamıştır. İşte komisyonun önündeki başkanlık sistemi dışında BDP'nin etnik bölücülük taleplerini içeren 38 tane maddesi vardır."
Bal, bir gazetecinin, "CHP'nin, Cumhurbaşkanı'nın liderler zirvesi toplama çağrısını nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusuna şu yanıtı verdi:
"CHP'nin gelişen olaylar içerisinde almış olduğu yol, geriye dönüp baktığımızda S harfiyle özdeştir. Yani sağa sola yalpalayarak giden bir hali bulunmaktadır. Taksim'de başlayan ve öfke patlaması olarak ortaya çıkan olaylarda ülkenin sosyal çatışmalar içerisine itilmemesi noktasında sorumluluğu bulunan CHP, bu sorumluluğunun gereğini yerine getirememekte, bazı alanlarda tahrik edici bir pozisyon da takınmaktadır. CHP'nin sayın Cumhurbaşkanı'nın liderleri toplaması şeklindeki görüşü netice itibariyle AKP'nin bu olaylar nedeniyle üzerinde bulunan sorumluluğu Cumhurbaşkanı'nın üzerine yıkmak şeklinde de anlaşılabilir." -