Yersen" Ülkesi
17 Aralık'tan beri yolsuzluk iddialarıyla çalkalanan ülkede, gündemi değiştirmek adına karar için daha güzel zamanlama seçilebilir miydi?
Bizim kültürümüzde insanlar her şeyi "kader", "kısmet", "tesadüf" diye kılıflarla süslemeyi pek sever. Başlarına gelen her olayı, her hadiseyi en ufak bir sorgu yapmadan kabul ederler. Dünya üzerinde her önüne konan şeye körü körüne inanan bir toplum daha var mı, gerçekten merak ediyorum.
Sosyal medya Yargıtay'ın kararı ile çalkalanmaya başladı yeniden. Ne "tesadüftür" ki Yargıtay, onama kararını seçimlere ramak kala ve Fenerbahçe "yeniden yargılanma" talebini yaptıktan kısa bir süre sonra açıkladı. Şahsi fikrim olarak söylüyorum, Yargıtay'ın bu kararı onaması tamamen bir seçim yatırımıdır. Gündemi değiştirmek adına daha güzel bir koz ve zamanlama seçilemezdi. 17 Aralık tarihinden beri ayakkabı kutuları, bakanlar, evlatların isimleri havada uçuşurken, iktidar bu topu da göğsünde yumuşatıp "kısmen" ağlara göndermeyi başardı.
Benim de merak ettiğim bazı şeyler var aslında bu Yargıtay kararında. Neden böyle alelacele açıklandı bu karar bir fikriniz var mı? Yoksa yeni yasal düzenlemeler mi geliyor? Yoksa o çok meşhur özel mahkemeler hakkında yeni bir tasarrufa mı gidiliyor?
Korcan'ın olmayan kız kardeşine alındığı iddia edilen ve olmayan Mini Cooper var ya, bir de Emenike'nin olmayan para sayma görüntüleri… Işte bunlardı delil olarak seçtikleri.
Fenerbahçeli yöneticiler adil bir yargılama istedi sadece. Somut delil istediler, söylenti değil. Adil bir yargılama istediler, çünkü kendilerinden emindiler. Şimdi hepinizin malumu olan kişiler, bu yeniden yargılama mevzusunu meclise taşıyacak göreceksiniz. Yine o malum kişiler, Fenerbahçeli yöneticiler yeniden yargılanıp hapisten çıkınca, seçim öncesi bunu "soğudukları" takımın taraftarına sunacaklar.
Bir tek temennim var, o da Fenerbahçe taraftarıyım diye geçinen herkesin bugünü unutmaması. Atılan olta gün gibi ortada, bile bile takılırsan senin tercihin.
Rakiplerinin düşürüldüğü bu duruma zil takıp göbek atmadıkları kalan bir kesim sözde futbolseveri de anlayabilmiş değilim. Hiçbir mevzuda adalete güvenmeyen kişiler, konu Fenerbahçe ve özellikle Aziz Yıldırım olunca adaletin önde bayrak/flama taşıyan neferleri oluveriyorlar. Günlerdir "bu ülkede yargıya güven olmaz!" diye yazanların, rakibi ceza alınca, bir anda "adalet var bu memlekette" diye çark etmeleri, cidden trajikomik! Gerçeklerin bir gün ortaya çıkma gibi kotu bir huyu vardır diyor Aykut Kocaman. O gerçek bir gün ortaya çıkacak ve bu yanar-döner elinde kalem olduğu için "ben yazarım" diye geçinen ikiyüzlü karaktersizler payına düşeni alacak. Sizin gözünüzde tüm davalar hukuksuz, bir Fenerbahçe davası hukuka uygun. Sonra utanmadan bu ülke niye bu halde diyorsunuz. Cevabı çok basit, sizin gibi riyakarlar yüzünden!
Ya olduğunuz gibi görünün, ya da göründüğünüz gibi olun. Fenerbahçe'yi de, Aziz Yıldırım'ı da sevmek zorunda değilsiniz. Inşallah yaşadığınız bu ülkede sizin de başınıza gelmez böyle bir şey. Zira masumiyetini savunmak kadar zor bir şey yok bu memlekette.
Son sözüm Sayın Aziz Yıldırım'a: Muhalifinizim, sizin yerinize daha genç ve vizyonu benimkiyle örtüşen bir başkanı tercih ederim. Fakat sizden son bir ricam var, artık "Konuşursam Türkiye'de yer yerinden oynar" lafınızı gerçeğe dönüştürmenin tam yeri ve zamanıdır. Gönül verdiğim renkleri ve kulübü, bu günlere getiren biri olarak bu açıklamayı yapmak asli göreviniz.
Konuşun... Kopsun kıyamet.