Dem Parti Sözcüsü Doğan'dan "Ara Seçim" Değerlendirmesi: "Şu Anda En Temel Gündemimiz, Ülkenin Demokratikleşmesi" - Son Dakika
Son Dakika Logo

Dem Parti Sözcüsü Doğan'dan "Ara Seçim" Değerlendirmesi: "Şu Anda En Temel Gündemimiz, Ülkenin Demokratikleşmesi"

02.04.2026 16:26  Güncelleme: 17:07

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in yaptığı “ara seçim” çağrısına ilişkin, "Bu seçim tartışmaları bizim Merkez Yürütme Kurulumuzun gündeminde değil. Şu anda partimizin en temel, en acil, en ivedi gündemlerinden biri, tıpkı CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in de 31 Mart'ın yıl dönümünde dikkati çektiği gibi demokratikleşmedir" dedi.

(ANKARA) - DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in yaptığı "ara seçim" çağrısına ilişkin, "Bu seçim tartışmaları bizim Merkez Yürütme Kurulumuzun gündeminde değil. Şu anda partimizin en temel, en acil, en ivedi gündemlerinden biri, tıpkı CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in de 31 Mart'ın yıl dönümünde dikkati çektiği gibi demokratikleşmedir" dedi.

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, parti Genel Merkezi'nde basın toplantısı düzenledi. Doğan, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in, İmralı Cezaevi'de yeni bina iddialarıyla ilgili dün yaptığı açıklamaya atıfta bulunarak, "Biz DEM Parti olarak en başından beri bu meselenin bir bina ya da konut tartışmasına sıkıştırılmasını yanlış buluyoruz. Çünkü mesele esasen oradaki koşulların değişmesi, oradaki koşulların değişmesinin yaratacağı etkiler. Bizim odaklandığımız konu aslında, Sayın Öcalan'ın da odaklandığı konu, çalışma ve yaşam koşullarının sürece uygun bir hale getirilmesi, özgür yaşam ve koşulların oluşturulabilmesi" ifadelerini kullandı.

Terör örgütü lideri Abdullah Öcalan'a diyalog ve müzakere arayışının tanınmasının böyle bir süreçte kolaylaştırıcı bir etki yaratabileceğini söyleyen Doğan, şunları kaydetti:

"Süreci tıkamaz aksine sürecin önünü açar. Bazı tartışmaların daha pozitif bir şekilde ilerlemesini sağlayabilir. Kendisine yöneltilen sorulara doğrudan yanıt vermesi, aracısız bir biçimde talep ettiği üzere kamuoyuna ulaşabilmesi son derece hızlandırıcı bir etki yaratır. Bu, aynı zamanda sürecin gerekleri açısından da yapılması en uygun yöntemle hayata geçirilmesi gereken bir konu bizim için. Dolayısıyla biz bu konuyu bir bütün olarak ele alıyoruz ve Öcalan'la kurulan hukukun tanımlanmasının, sürece ivme kazandırıcı pozitif etkileri olacağını yinelemek istiyoruz."

"Tartışmaları siyasal zemin üzerinden yürütmek daha doğru olur"

Doğan, ezberlerin tekrarlamasının faydasız olduğunu geçen yıllarda gördüklerini, direnç alanlarını görmenin ve bunları aşabilecek siyasal bir iradenin cesaretle ortaya koyulması gerektiğini söyledi.

Konunun demokratik olgunlukla tartışılması gerektiğini ifade eden Ayşegül Doğan, "Burada ilgililerin ve yetkililerinin yapması gereken, bu taleplere eski alışkanlıklarla yanıt vermek değil. Bunları, eski alışkanlıklarla karşılayıp hemen bir güvenlik tehdidi kategorisine yerleştirmek yerine yeni dönemin ve sürecin, temposuna, ritmine uygun bir şekilde karşılık vermektir. Sayın Öcalan, Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nin ana aktörü ve en temel öznelerinden biri baş müzakerecisi" değerlendirmesini yaptı.

"Seçim tartışmaları bizim Merkez Yürütme Kurulumuzun gündeminde değil"

CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in yaptığı "ara seçim" çağrısını değerlendiren Doğan, "Çağrıyı hem partimize hem Adalet ve Kalkınma Partisi'ne yaptı. Hatta bu çağrıya ilişkin çeşitli görüşmeler yapacağını da söyledi" diye konuştu.

Ayşegül Doğan, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik davanın sürdüğünü, parti heyetlerinin de davayı takip ettiğini, sonuna kadar takip edeceklerini bildirdi.

Seçim tartışmalarının Merkez Yürütme Kurulu gündeminde olmadığını söyleyen Ayşegül Doğan, "Merkez Yürütme Kurulumuz, önümüzdeki hafta toplanacak. Şu anda partimizin en temel, en acil, en ivedi gündemlerinden biri, tıpkı CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in de 31 Mart'ın yıl dönümünde dikkati çektiği gibi demokratikleşmedir. Türkiye'nin en temel ihtiyacı, ülkenin demokratikleşmesidir ve biz bu ülkenin demokratikleşebilmesi için Kürt sorununda çözümün eş zamanlı olarak birbirinden ayrılamaz konuları olarak görüyoruz" ifadelerini kullandı.

"Muhalefetten beklentimiz, demokratikleşme için bir çaba"

DEM Parti Sözcüsü Doğan, ülkede seçim denildiğinde başka gündemi konuşmanın mümkün olmayacağını, işsizlik, hayat pahalılığı, demokratikleşme gibi konuların ertelenen bir başlığa dönüşeceğini söyledi. Doğan, şunları kaydetti:

"Oysa bugün Kürt sorunu açısından çok önemli bir kavşaktayız. Özellikle ana muhalefet partisinin bu kavşakta çok ciddi sorumluluklar üstlenebileceğini düşünüyoruz. Demokratik muhalefet güçlendikçe mücadele ve müzakereyi birlikte yapabildikçe, bu alanı genişlettikçe Türkiye'de demokratik adımların atılması, yasal düzenlemelerin yapılması daha hızlı bir hale gelebilir. Artık silahların gölgesinde değil, masada konuların konuşulabileceği, diyalog yoluyla sonuç alınabileceği bir dönemdeyiz. Böyle bir zamanın içinden geçiyoruz. Bizim bu aşamada önceliğimiz, demokratikleşmenin yollarını zorlayan, Kürt sorununun adil ve kalıcı bir barışla çözülebilmesine hizmet edecek özellikle de bunu muhalefet tarafından destekleneceği hatta öncülüğünün yapılacağı bir süreçten bahsediyoruz. Muhalefetten beklentimiz, ülkenin güncel sorunlarına ortak yanıtlar üretebileceğimiz, birlikte ortaklıklar kurabileceğimiz, demokratikleşme için bir çaba ve gayret ama tabii ki CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in bu ara seçim, yerel seçim çağrısının sebeplerini de çok iyi anlıyoruz. Çünkü biz de benzer muamelelere maruz kaldık. Maruz kalmaya devam ediyoruz."

Yalnızca CHP'li belediyelerin değil, DEM Partili belediyelerin de hala kayyumlarla yönetildiğini belirten Doğan, halk iradesinin kendileri için de vazgeçilmez olduğunu dile getirdi.

Kamuoyunun çok yaygın olarak İBB Davası'nın nedenlerinin hukuki olduğuna inanmadığını belirten Doğan, "İnsanlar bunun, yargı eliyle, siyaseti dizayn amacıyla yapıldığını düşünüyorlar. İnsanların masumiyet karinesi gözetilmeden hapsedilmeleri, halk iradesi yok sayılarak yerlerine kayyum atanması ya da bir şekilde görevlerini yapamaz hale getirilmeleri, hatta bunun bir siyasi rekabetten kaçma olduğu da düşünülüyor. Somut delil yok, bireyselleştirme yok. Bütün bunlar hukukun Türkiye'de nasıl ayaklar altına alındığını bir kez daha gösteriyor. DEM Parti olarak bu çağrıyı tekrar etmek istiyoruz, ivedilikle yerel demokrasinin güçlendirilmesi için çalışmalar yapılmalı, yerel demokrasinin alanının daraltılması için değil. Halk iradesine saygı duyulmalı" değerlendirmesini yaptı.

"İnsanların yalnızca tekil hayatlarından çalıyorsunuz"

Doğan, önceki dönem HDP'nin eş genel başkanlarından Kocaeli Kandıra Cezaevi'nde hükümlü bulunan Figen Yüksekdağ'ın, ağabeyinin vefatı nedeniyle yarın defin için Adana'da olacağını belirterek, "Ama artık bu zulme son verilmelidir. Başta Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş olmak üzere içeride yalnızca düşüncelerini açıkladıkları için, yalnızca örgütlenme özgürlüğü için hapis tutulan herkesin de artık bir an önce hem sevdiklerine kavuşmasını hem de özgürlüklerine kavuşabilmelerini temenni ediyoruz" dedi.

Ayşegül Doğan, sürece ilişkin yasal düzenlemeler için bir takvime ihtiyaç bulunduğunu, bunun geciktirilmemesi gerektiğini söyledi. İnfaz kanununda eşitlik ve benzeri düzenlemelerde neler olacağı sorusunun kendilerin çok sık sorulduğunu aktaran Doğan, şöyle devam etti:

"Başta iktidar bloku olmak üzere barış ve çözüm için uygulanabilir, en gerçekçi, şartları en reel biçimde değerlendiren, kapsayıcı, bütünlüklü ve bu dönemin ruhuna uygun bir yasal düzenlemeye ihtiyacımız var. Somut olmayan kimi taslak iddiaları var. Bunlar üzerinden tartışmayı ya da bunlara yanıt vermeyi doğru bulmuyoruz. Evet, kimi iddialar var. Çeşitli taslakların hazırlandığı söyleniyor. Bu iddialara göre bazı taslaklar kategorik yaklaşımlar içeriyor ya da başka yaklaşımlardan da bahseden iddialar buna benzer haberler görüyoruz. Nihayetinde biz siyasetin şiddetten arındırılması gerektiğini düşünüyoruz. Sorunların diyalogla, müzakereyle çözülmesi gerektiğini düşünüyoruz ve herkesin de sürecin ruhuna uygun hazırlıklar yapması beklentimiz."

Dün yine Adalet ve Kalkınma Partisi sözcüsü Ömer Çelik yaptığı açıklamada MYK sonrası yaptıkları toplantıda bu konuya dair de bazı açıklamalar yaptı genel olarak sürece dair ama görüyoruz ki hala yeni bir dil oluşturulamıyor. Neler olmadığını biliyoruz zaten kamuoyu da biliyor ama olması gerekenlere ilişkin hepimizin yapması gereken tüm siyasi partilerin yapması gereken açık daha şeffaf bir şekilde kamuoyuyla sürece ilişkin bilgileri paylaşmak bundan sonrasına ilişkin yol haritasını paylaşmak, yapılması gerekenleri, talepleri, beklentileri duymak, bunları duymamak, ertelemek, ötelemek sorunlara çare olmuyor. Aksine bunları gündeme almak ve bir an önce çözüme kavuşturmak gerekiyor."

"İmralı Ada Hapishanesindeki idari yerleşke içerisinde ne öngörüldüğünü, bunların detaylarını Adalet Bakanı yanıtlamalıdır"

Doğan, basın açıklamasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

"Dün Adalet Bakanı'nın İmralı Adası'nda bir idari yerleşkeden söz ettiğini ve gerek duyduğunda bazı binaların yapılabileceğini ifade ettiğini söyledi. Bu yapı Öcalan için mi yapılıyor?" sorusuna Doğan, şu yanıtı verdi:"

"Buna doğrudan gerçekten Adalet Bakanı'nın yanıt vermesi gerekiyor. Ben bizim tavrımızı tekrar etmek istiyorum. Nitekim Sayın Öcalan'ın mesajı da bu yönde. Biz Öcalan'ın özgür bir şekilde çalışabileceği, yaşayabileceği doğrudan temas kurabileceği, iletişim koşullarının oluşturulması gerektiğini düşünüyoruz ve bunu en başından beri söylüyoruz. Bunu böyle bir konut yapı tartışmasına sıkıştırmanın da eksik, yanlış hatta bir değerlendirme olduğunu düşünüyoruz. Bugüne kadar İmralı Ada Hapishanesi'ne yaklaşım, Kürt meselesine yaklaşımın bir göstergesi haline döndü. Bir aynası haline döndü. O yüzden İmralı Ada Hapishanesi'ne yaklaşımı ve dolayısıyla Sayın Öcalan'a yaklaşımı önemsiyoruz. Kendisiyle kurulan hukukun adının konulması gerektiğini düşünüyoruz. Dolayısıyla yapının nasıl bir yapı olduğunu, yapılıp yapılmadığını, idari yerleşke içerisinde ne öngörüldüğünü, bunların detaylarını Adalet Bakanı yanıtlamalıdır. Adalet Bakanı bu taleplere ilişkin siyasi ve idari engellerin kaldırılması gibi konularda çalışmalar yürütmelidir."

Kaynak: ANKA

Son Dakika Güncel Dem Parti Sözcüsü Doğan'dan 'Ara Seçim' Değerlendirmesi: 'Şu Anda En Temel Gündemimiz, Ülkenin Demokratikleşmesi' - Son Dakika

Sizin düşünceleriniz neler ?

    SonDakika.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve sondakika.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

Advertisement