İBB Davası’nda Ekrem İmamoğlu'nun çapraz sorgusuna geçildi: “Ekrem İmamoğlu'nun ortaya koyduğu her organizasyon şeması bilimseldir, kurumsaldır ve kurumun menfaatinedir”

İBB davasında çapraz sorgusuna geçilen Ekrem İmamoğlu, "Sayın Başkan, Ekrem İmamoğlu'nun ortaya koyduğu her organizasyon şeması bilimseldir, kurumsaldır ve kurumun menfaatinedir. Karşısı asla ve asla mümkün değildir. Büyükşehir Belediyesi içerisinde olan bütün bürokratlardan azami derecede faydalanmayı ve faydayı en üst seviyeye, verimliliği en üst seviyeye çıkartmayı hedefleyen çalışma biçimini ortaya koyma gayreti içerisinde olmuşuzdur. Bizim gizlimiz saklımız yok. Kayıtlıdır, evraklıdır. Söylediklerimin arkasındayım. Bu meselelerle ilgili burada bulunan bürokrat arkadaşlarımın, belediye başkanı arkadaşlarımın da söylediklerinin altına imza atıyorum" dedi.
Haber: Esra TOKAT - Zuhal ÇİLOĞLAN
(İSTANBUL) - İBB Davası'nda çapraz sorgusuna geçilen Ekrem İmamoğlu, "Sayın Başkan, Ekrem İmamoğlu'nun ortaya koyduğu her organizasyon şeması bilimseldir, kurumsaldır ve kurumun menfaatinedir. Karşısı asla ve asla mümkün değildir. Büyükşehir Belediyesi içerisinde olan bütün bürokratlardan azami derecede faydalanmayı ve faydayı en üst seviyeye, verimliliği en üst seviyeye çıkartmayı hedefleyen çalışma biçimini ortaya koyma gayreti içerisinde olmuşuzdur. Bizim gizlimiz, saklımız yok. Kayıtlıdır, evraklıdır. Söylediklerimin arkasındayım. Bu meselelerle ilgili burada bulunan bürokrat arkadaşlarımın, belediye başkanı arkadaşlarımın da söylediklerinin altına imza atıyorum" dedi.
Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 53'ü tutuklu 436 sanıklı İBB davasının 101'inci günü, İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi yerleşkesinde görülüyor.
İmamoğlu'nun savunmasını dördüncü günde tamamlamasının ardından çapraz sorgusuna geçildi. Mahkeme Başkanı'nın Adem Soytekin ile tanışıklığı ve arasındaki ilişkisi sorulan İmamoğlu, şu yanıtı verdi:
"2007 ya da 2008 yılındayken ben henüz siyasette değilken firmamın işlerinin taşeronluğunu yapmıştı, tanışıklığımız ordandı. O zamandan tanırız. İşini iyi yapar, pratik bir yüklenicidir, hızlı, kaliteli iş yapar. Kamu kurumlarına da iş yaptığını biliyorum. Bu işler de kurumların arşivlerinde vardır, dilerseniz oradan ulaşabilirsiniz. Aynı zamanda muhtelif bir takım sahada üretilen işleri, konusu geçen kreşler gibi ibadethaneler gibi içinde cami var cemevi var, birtakım yapıları da yaptığını da biliyorum. Tabii ki size detay verecek durumda değilim. Ama hani bütün bu işlerin detayları zaten kurumların arşivlerinde mevcuttur. İstediğinizi de alabilirsiniz. Gizlisi saklısı olmayan bir sürecin içerisinde iş yüklenen birisidir. Şu konuştuğumuz diyalog kadar bir iş için Adem Bey'le sohbetim de olmamıştır bu arada. Ama şantiye ziyaretlerimde karşılaşmışımdır. Yüklenicim iken dahi böyle bir teknik sohbetimiz olmamıştır. O zaman da firmamın yöneticileri, mühendisleriyle konuşuyordu. Ama selamlaşırız, otururuz, şaka da yaparız şantiyelerde şurada burada. İlişki gayet insanidir, iş insanı ve iş insanı kimliğiyle olan bir irtibat. Bir de kuruma yüklenici pozisyonunda olan şahsiyet olarak tanıdığım, bildiğim kişidir."
MAHKEME BAŞKANI: "ADEM SOYTEKİN'İN BEYANLARI SORUŞTURMA AŞAMASINDA DA AYNIYDI"
Mahkeme Başkanı, "Adem Soytekin'in beyanları soruşturma aşamasında da aynıydı, burada da beraber dinledik aynı şeyleri söyledi. 'Beni yönlendirdikleri iş insanlarından hakedişleri aldım' dedi. Bunları nasıl açıklarsınız?" şeklindeki soruya İmamaoğlu, şu yanıtı verdi:
"Çok net. Hiç öyle çok bilinmeyenli denklem değil, Sayın Başkan. Yani bu Ekrem İmamoğlu-Beylikdüzü Belediyesi ya da Ekrem İmamoğlu-Büyükşehir Belediyesi diyaloğunda gökten bir yöntem indi vesaire. Böyle bir örneklem değil bu. Yani çok üzerinde düşünülecek, sizi yoracak bir mesele de değil yani. En güzel örneğini burada Babacan İnşaat verdi. Dedi ki, hatta sizin ya da iddia makamının ısrarlı sorusuyla birlikte cevap verdiğini hatırlıyorum. Burada dedi ki, 'ben işte sanırım o gün Sait Çalık'ın açıklamalarından sonra bir spor salonu veya işte oradaki bir inşaatın tamamlanmasıyla ilgili öğrenci yurduydu Yaşar Acar Fen Lisesi'nde. O binanın yapımında Asoy İnşaat olduğunu öğrenince şüphe etmedim. Çünkü zaten AK Partili Esenyurt Belediyesi döneminde de aynı şekilde ben bir caminin yapılması için de yine Asoy'a işi vermişlerdi onlara ödeme yapmıştım. Asoy'a yapmıştım. Onun için hiç tereddüt duymadım' dedi.
Yani bakın burada iddiayla söylüyorum, ister Esenler'e bakın, ister Büyükşehir Belediyelerine bakın ya da ister ne bileyim başka belediyelere yani aklıma gelmiyor şu anda, sayarız yani Bahçelievler, şusu busu. Bütün belediye başkanlarına bakın, bu yöntem belediyelerde uygulanır. Siz de birkaç kez imalı şekilde, imalı derken kötü algılamayın, sordunuz. 'Ya bu iş böyle mi olur, niye böyle hani iş varken resmi kanal varken' vesaire. Bunun farklı sebepleri vardır. ya şahıs o işe o şekilde dahil olmak istemiyordur, yani 'birini gösterin vereyim yapsın o' veya 'işte ben bulayım, ben vereyim yapsın o' gibi farklı yöntemlerle meclise girmek oradan resmi bağış yapmak inşaat şirketlerinin de işine gelmez."
İmamoğlu, müteahhitlik geçmişini anlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Sayın Başkan ben 35 senedir iş insanıyım. Müteahhitlik yaptım. Ben 92 yılından itibaren babamla Beylikdüzü'ndeyiz. Anavatan Partili, SHP'li, MHP'li, AK Partili belediyeler dahil spor sahası yaptım. Kapalı spor salonuna destek oldum. Kültür merkezinin temel betonunu döktüm. Yani bir okulun kaba inşaatının yüzde 50'sini yaptım. Ne kadar anlatırım size biliyor musunuz yani. Sanki bir şey, bir mucit bir şey icat etmiş de Ekrem İmamoğlu'yla burada arkadaşlar bir suç işlemiş Adem de bu işin faili olmuş. Öyle bir şey yok. O kadar, o kadar basit bir olay. Sorunuzun net cevabı budur."
"UYGULANAN USUL BU, TÜRKİYE'NİN GERÇEĞİ BU"
Mahkeme Başkanı, "Yani yapılan işlemin hukuki gayrihukuki olduğu kısmı değil de uygulanan usul bu mu diyorsunuz zaten" diye sordu. İmamoğlu, "Uygulanan usul bu Sayın Başkan. Çok net, Türkiye'nin gerçeği bu" yanıtını verdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ruhsatsız ve kaçak binalardan bağış alındığına ilişkin sözlerini hatırlatan İmamoğlu, şöyle konuştu:
"Az önce size manşet gösterdim burada. Kimin manşeti? Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın manşeti. Daha kötüsünü yapmış. Ne diyor? 'Ruhsatsız ve kaçak binalardan bağış alıyoruz' diye kendi demeci var. Ben kimsenin ruhsatsız inşaatından ya da temelsiz inşaatından bir bağış almadım. İnsanlarla, arkadaşlarımla konuştuğumu biliyorum. Kimseyle de birebir muhatap olmadım. Ama arkadaşlarımın kamu yararına, kamu faydasına konuştuğunu adım kadar iyi biliyorum. Çünkü bunların neredeyse tamamının açılışını yaptık. Yani bunun başka türlüsünü burada üretmeye çalışan insanların nasıl 2019 öncesi örnekler gittiğinde kovuşturmaya gerek yoktur ya da dosyaya almadıklarını da gördük. O bakımdan çok net. Adem'le olan ilişki çok net."
"BUNUN ADINDA NE İRTİKAP VARDIR, NE RÜŞVET VARDIR"
İmamoğlu, Soytekin'in hem Beylikdüzü Belediyesi hem de İBB döneminde resmi işler yaptığını belirterek, bağışların nasıl gerçekleştirildiğine ilişkin şunları söyledi:
"Burada yapılan iş 2 türlüdür. Evet resmi işleri de vardır, ihaleye girmiştir, almıştır, yapmıştır hem Beylikdüzü döneminde hem Büyükşehir Belediyesi döneminde. Yani şirazesi kaymışsa 8 tane 12 tane ifade vermişse o beni ilgilendirmez. O kendi bileceği iş. Ama evet resmi işler de yapmıştır. Kurumdaki insanların görüşmeleri esnasında bu pratikliği ve bu hızlı iş yapma karakteriyle, açıkçası daha Türkçesini söyleyeyim bazen gözü kara, 'yapmamı istiyorsunuz yapayım' der ve girer yapar. Sonradan bazı şeyleri de kendisine yine bu bağış yapan insanların buluşturulmasıyla ödenmiştir. Bunun adında ne irtikap vardır, ne rüşvet vardır. Bunu söyleyen, bunu yazan kesinlikle kasıtlı ve kesinlikle siyasi bir saikle bunu buraya yazmıştır. Burada gelen insanların bile önemli bir kısmı yaptık dedi, örnek verdi."
Mahkeme Başkanı, 11. Mahalle olarak anılan eylemde Adem Soytekin'e devredilen daireleri ve Uğur Güngör'ün açıklamarını hatırlattı. İmamoğlu, "Ben 11. Mahalle ile ilgili detayları bilmiyorum. Yani onları Mehmet Bey anlattı. Yani inanın hiç hafızamda hatırlamıyorum bile" diye konuştu. Mahkeme Başkanı, Doğuş Holding tarafından Adem Soytekin'e deprem konutu adı altında gönderilen parayı da sordu. İmamoğlu, "Tabii o zaten hem o söylüyor, orada depremle ilgili bir barınma yeri yapılacaktı diye. Kaldı ki oranın açılışını ben yaptım. Açılışında ben vardım. Dönemin belediye başkanı Lütfü Savaş denen şahıs vardı. KİPTAŞ Genel Müdürü vardı. Çünkü onların da bir bölümü KİPTAŞ üzerinden koordine ettiler, sahaya müşavirlik hizmeti verdiler. Çok önemli, ciddi bir yerleşkeydi" dedi.
Mahkeme Başkanı, Doğuş Grubu'nun neden parayı doğrudan belediyeye şartlı bağış olarak göndermediğini, bunun yerine Adem Soytekin üzerinden işlem yapıldığını sordu. Dekontlarda 191 milyon lira göründüğünü belirten Mahkeme Başkanı'nın soruları üzerine İmamoğlu, "Yok, 10 milyon dolar yok orada. Hayır hayır öyle o kadar büyük bir rakam değil" dedi.
"MESELE RIZALIK MESELESİDİR, RIZALIK ALINMIŞTIR"
Söz konusu yapıların deprem konutu değil, geçici barınma evleri olduğunu belirten İmamoğlu, şöyle konuştu:
"Evet yani geçici barınma evleriydi. Hala kullanıldığını biliyorum. Orası o şekilde tasarlanmıştı. Hatta oranın yapımında şöyle de bir bağış var, örnek veriyorum. Yani tek başına Doğuş'un bağışı da o işe yetmedi. Orada örneğin o dönemin CHP milletvekillerinin de birer maaş desteği vardır. İşte bir maaş ödeyenlerden biri burada; Aykut Erdoğdu da mesela oraya bir maaş ödedi. Pratik bir işti. Yanılmıyorsam o dönemde CHP grubu parayı KİPTAŞ'a gönderdi. KİPTAŞ da yine bu şekilde müteahhidin o yapımına karşılık yaptı. Bunlar usulsüz, kanunsuz, hukuksuz işler değil. Yerin tahsisi var. Evet, belediyeyle bazen direkt ilişkilendirilmesi gereken işler de olmuştur. Tabii ki bunun hukuki gerekçeleri, dönemsel ihtiyaçlar, bir işin hızı...
Mesele, bu işin kamu yararına dönüşüp dönüşmediği meselesidir. Mesele rızalık meselesidir. Rızalık alınmıştır, rızalık karşılıklı yürütülmüştür. Herkes yapılan işten memnun olmuştur. En azından ben, dediğim gibi sürecin detaylarına hakim olmamakla birlikte, en azından ben başlangıcında da sonunda da o insanlarla karşılaştığımda herkes memnuniyetini belirtmiştir."
"KAMU YARARINA DÖNÜŞMESİYLE İLGİLİ BİR KUSUR OLDUĞUNU DÜŞÜNMÜYORUM"
İmamoğlu, kreş yapımı için iş insanlarına yönelik bir tanıtım toplantısı düzenlediğini belirterek, bu toplantıda yaptığı çağrıyı da aktardı:
"Bakın Sayın Başkan, kreşlerle ilgili 'Gelin, birlikte kreş yapalım. İster kendiniz yapın, ister resmi bağış yapın, ister bir yapımcıya ödemesini yapın o yapsın; İstanbul'u kreşlerle donatalım' diye Taksim'de bir otelde ben lansman yaptım. Yüzlerce insan oraya geldi; iş adamı var, hali vakti yerinde olan insanlar var. Bakın, şu anda AK Parti kabinesinde bakanlık yapan birinin kardeşi bile var. Şimdi diyorsunuz ya 'Niye öyle bir yol tercih etti?' Vatandaş arka kapıda dedi ki: 'Ben ismimin görülmesini hiç istemiyorum ama annemin adına böyle bir ruhen kendimce bir şeyim var, yardımcı olmak istiyorum' demiş mesela. O da öyle bir ödeme yapmış. Yani bunun o süreçteki kamu yararına dönüşmesiyle ilgili bir kusur olduğunu ben düşünmüyorum. Bunun, yapılan işe göre, yapıldığı yere göre, insanlara ve kamuya dönen faydaya göre yürütülüş biçimi budur."
ERTAN YILDIZ'IN DOĞUŞ GRUBU İDDİASINA YANIT: "SİZ BUNU GERÇEK OLARAK MI KABUL EDİYORSUNUZ YOKSA BEYAN MI?"
Mahkeme Başkanı, Ertan Yıldız'ın 2023 yılının ikinci yarısında Saraçhane'de yapılan bir toplantıya ilişkin beyanını aktardı. Mahkeme Başkanı, "Yıldız'ın anlatımına göre toplantıda siz, Can Akın Çağlar ve birkaç kişi daha bulunuyordu. Yıldız, sizin Çağlar'a Doğuş Grubu'yla ilgili 10 milyon doların tahsili konusunda ne yapıldığını sorduğunu, Çağlar'ın da şirketin CEO'su Hüsnü Bey ile görüştüklerini söylediğini' anlattı. Yıldız, sizin, 'Paranın tamamını resmi vermelerine gerek yok, büyük bir kısmını gayriresmi alalım. Seçimler yaklaşıyor, paraya ihtiyaç olacak' dediğinizi iddia etti" dedi. İmamoğlu, Mahkeme Başkanı'na, "Siz bunu gerçek olarak mı kabul ediyorsunuz Sayın Başkan, yoksa beyan olarak mı?" diye sordu.
Mahkeme Başkanı, "Ben şu an kabul etmiyorum. Siz muhatap olduğunuz için soruyorum. Hani şimdi böyle bir iddiada bulunduğu için" yanıtını verdi.
İmamoğlu ise Yıldız'ın beyanına karşılık Doğuş Grubu'nun ve Can Akın Çağlar'ın açıklamalarını hatırlatarak, şöyle konuştu:
"Tamam. Niye sordum? Şunun için sordum: Çünkü aynı beyana karşılık Doğuş, 'Ben böyle söylemedim' dedi. 'Böyle bir... Böyle bir muhataplıkla karşı karşıya kalmadım' dedi. Can Bey de 'Benim yanımda böyle bir konuşma geçmedi' dedi. Dolayısıyla Ertan gibi artık her yönüyle ne yazık ki beni de şaşırtan, kurum içindeki birçok tespitli yapmaması gereken birtakım işleri yapmış birisi olarak benim için muteber bir söz değildir. Sizin önünüzde şu anda onun aleyhine üç tane daha bana göre muteber beyan var, onları dikkate almanızı öneririm."
"KENDİLERİNİ KURTARMAK VE ÖZGÜRLÜKLERİNE KAVUŞMAK İÇİN..."
Mahkeme Başkanı, Ertan Yıldız ve Adem Soytekin'in ifadelerinde İBB bünyesinde bulunduğu ileri sürülen yapılanmaya ilişkin anlatımları sordu. Cebeci hafriyat bölgesi, Boğaziçi, Medya A.Ş., Kültür A.Ş. ve KİPTAŞ üzerinden çeşitli isimlerin yer aldığı beyanları hatırlatan Mahkeme Başkanı, belediye içerisinde ayrı bir yapılanma olup olmadığını sordu. İddiaları reddeden İmamoğlu, "Hukuksuz yöntemler yürüten ve insanları düşürdükleri bu durumlardan dolayı az önce bahsettiğiniz kişilerin defalarca vermiş olduğu tamamen mesnetsiz, kendilerini kurtarmak ve özgürlüklerine kavuşmak için verdikleri süslü kelimeler, süslü beyanlar. Bir bölümünü zaten verenler sonradan 'Ben böyle demedim' ya da işte 'şablondur' diye de ifade etti" diye konuştu.
"SÖYLEDİKLERİMİN ARKASINDAYIM"
İmamoğlu, belediyedeki organizasyon şemalarının kurumsal olduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Sayın Başkan, Ekrem İmamoğlu'nun ortaya koyduğu her organizasyon şeması bilimseldir, kurumsaldır ve kurumun menfaatinedir. Karşısı asla ve asla mümkün değildir. Büyükşehir Belediyesi içerisinde olan bütün bürokratlardan azami derecede faydalanmayı ve faydayı en üst seviyeye, verimliliği en üst seviyeye çıkartmayı hedefleyen çalışma biçimini ortaya koyma gayreti içerisinde olmuşuzdur. Aynı zamanda İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin birtakım siyasi kimliklerinden, meclis üyelerinden farklı alanlarda faydalanmaya gayret etmişizdir. Bizim gizlimiz saklımız yok. Kayıtlıdır, evraklıdır. Cebeci ile ilgili belki de dinlediğiniz en uzun anlatımı ben burada size yaptım. Her biri evraklıdır, kayıtlıdır. Safsataya hiçbir şekilde içinde yer yoktur, gayet tutarlıdır. Söylediklerimin arkasındayım. Bu meselelerle ilgili burada bulunan bürokrat arkadaşlarımın, belediye başkanı arkadaşlarımın da söylediklerinin altına imza atıyorum."
(Sürecek)
Sizin düşünceleriniz neler ?