
BASIN BÜLTENİDİR.
Türkiye’nin üç gölü ulaşım yüzünden ne yazık ki katlediliyor.
Bunlardan İkisi Antalya’da Avlan ve Keklice Gölü, diğeri de Hatay’da olan Amik Gölüdür.
Türkiye’de bu göllerimizin kaderini ulaşım değil doğa kendisi belirlemeli ve göllerimiz Ulaştırma Bakanlığına bağlı karayolları ve havayollarınca serbest bırakılmalıdır.
AVLAN GÖLÜ
Antalya Elmalı’da 1970’li yıllarda Avlan Gölü kurutulduğu için karayolları kenarından geçen Elmalı Finike yolunu karayolunu ortasına almıştır.
Yörede iklim değişmesi ve taban sularının 200 metrelere kadar inmesi sonucu bölge halkı ve çevrecilerin “Göllerimizi Geri İstiyoruz” kampanyası çerçevesinde Avlan gölü ile ilgili talebimizi bütün kurumlara iletilmiş ortasındaki yola rağmen gölün yeniden oluşturulmasına karar verilmiştir.
Ancak geçen süre içinde kışın gölde tutulan suyun “yol su altından kalmasın” diye sürekli boşaltılması sonucu Ulusal Sulak Alan Komisyonu Kararıyla yolun kaldırılmasına karar verilmiş ancak ne hikmetse karayolları ne yazık ki bu yolu hala kaldırmamıştır.
Son yıllarda ülkemizde en büyük yatırımın karayollarına yapıldığı söylenmesine rağmen bir gölün kaderini etkileyen 5 km. yolun eskiden var olan yola bakım yapılarak kaldırılmaması çok düşündürücüdür.
Türkiye bütçesinin en büyük bölümlerinden birinin bu kuruma ayrıldığı düşünülürse ülke iklim ve tarımının sigortası durumundaki göllerle ilgili kendine sorumluluk almaması anlamlı gelmemektedir ve çağın çok çok gerisinde kalan bir uygulamadır.
Bugün çağı yakalamak sadece teknikle değil, çağın düşünsel gelişimlerini de uygulamakla tamamlanmaktadır.
Bizler Avlan Gölü ortasındaki yolun bir an önce kaldırılarak gölün rahat bırakılmasını talep ediyoruz.
KEKLİCEK GÖLÜ
Karayolları Antalya’da Avlan Gölü ortasındaki yolu kaldırmayarak doğaya karşı sorumsuzluk ve doğa suçu işlerken yeni bir suç daha işlemiştir.
Antalya Korkuteli karayolunun kenarında bulunan ve daha önce buradaki göl dikkate alınarak yolu kavis yapması sağlanmışken bu kez kavis olmasın diyerek Keklicek gölü feda edilmiş ve yeni yapılan yol gölün tam ortasına yapılmıştır.
Eskiden tek yönlü yolun kıyısında bulunan ve son 10 yıldır ancak 2 kış dolabilen Keklicek Gölü yine çift yönlü yol yapıyoruz diyerek yola feda edilmiştir
Göller Yöresindeki göl ekosisteminin en küçük parçası olan, minicik, kışın dolup yazın kuruyan Keklicek Gölü yağmur sularıyla dolan ve akarsu kaynağı olmayan bir göldür.
Göller yöresinde bulunan 65’ten fazla gölden 35’inin, özellikle de en büyük göllerinin devlet eliyle kurutulmasının ardından yörede erken başlayan küresel ısınma sonucu yağmurların azalması nedeniyle Keklice Gölü son 10 yılda ancak birkaç kış dolabilmiş ve dolu olduğu aylarda da gölde kışın göçmen kuşların uğrak yeri olmayı başarmıştır.
Bölgemizde yer alan bu tür küçük göller hem genel anlamıyla iklimin, hem de bölgenin karstik alan olması nedeniyle genellikle yaz başında doğal olarak kururlar ve daha sonra bölge insanları bu alan üzerinde tarım yaparlar. Bu tür göl alanlarının kenarında yapılan tarım da son derece bereketli olur. Bu özellik Göller Yöresinin en büyük özelliklerinden birisidir. Doğa kışın kuşlara büyük hizmet verirken yazın da insanlara tarımsal olanaklar sunar.
Ancak göllere yapılan insan müdahalesiyle bu sistem çökmüş ve birçok yerde hem insanlar, hem de kuşlar büyük zararlar görmüştür.
Bu tür yanlış uygulamalardan doğan çevre suçunun ülkemizde artık yargılanması gereklidir. Bu açıdan doğaya verdiği zarar nedeniyle Karayolları Genel Müdürü ve Antalya’da bu yanlışa rağmen kurumunu doğru bilgilendirmeyen Karayolları 13. Bölge Müdürlüğünün ÇEVRE SUÇLUSU OLARAK yargılanmasının yolu açılmalıdır.
Bunca bilgiye ve göz göre göre dünyanın ısınıyor olmasına rağmen bu kurumumuzun gözünü gerçeklere kapatıyor olması affedilemez bir olgudur.
Ayrıca bu ihmal ve suça karşı kurumsal görevini yerine getirmeyen Çevre ve Orman Bakanlığının da ihmali ve suçu büyüktür. Bakanlığın bu kurumları konu ile ilgili özel olarak bilgilendirmesi ve bundan böyle bu tür suç oluşmasına engel olması gerekmektedir.
Karayolları 13. Bölge Müdürlüğü bu yolu planlarken devletin bütün kurumlarından bilgi aldığını belirtmektedir.
İlimizde Antalya Çevre İl Müdürlüğünün bu konuyu gündeme alması ve bu tür tahribatlara izin vermemesi gerekirdi.
Karayolları Keklicek Gölü ortasına yol yaparken yolu oldukça yükseltmiş ve de 3 ayrı menfez koymuştur. Kışın gölde oluşacak su hareketlerine karşı önlem olarak menfezleri koyduğu ortadadır. Ancak eski yol da olduğu gibi yolu gölün kıyısından geçirmek mümkündü ve gölün koruması başarabilirdi.
Ancak Avlan Gölünün ortasındaki yolda olduğu gibi gölün kış aylarında dolması sonucu oluşan su hareketleri yolu yıpratmakta ve zamanla tahribat sonucu bakıma ihtiyaç duyulmaktadır.
Devlet bütçesini bu tür yanlış kullanımlara harcayan kurum müdürlerinden bu tur kaynaklar tahsil edilmeli ve kurumu zarara uğratmasını ve ülke kaynaklarını yanlış kullanılması engellenmelidir.
AMİK GÖLÜ
Türkiye’nin en büyük Akdeniz göllerinden bir olan Amik Gölü, ne yazık ki 1940’larda başlayan kurutma çalışmalarının ardından en büyük darbeyi 1966’da hazırlanan raporla alıp kurutulmuştur.
Hatay Ovasının en büyük su deposu durumunda olan göl bugün çöl olması için kaderine terk edilmiştir.
Farsça “derin göl” anlamına gelen Amik Gölünün kurutulması doğa adına çok hazin bir hikayedir ve bu hikayede zararı Türkiye’nin iklimi, doğası, tarımı ve dolayısıyla insanlar ve de kuşlar görmüştür.
Toplam alan 320 bin dönüm olan gölde, son iki kış yağmurların bol olması nedeniyle dolmuş, ancak göl kurutma tahliye kanallarının hala çalışıyor olması nedeniyle de Amik gölü yine yaz başında kurumuştur.
Amik gölünün kurutulmasıyla birlikte bugün gelen göçmen kuşlar içecek bir damla suyu dahi bulamamaktadır. Doğada kullanılabilecek sular gölde şu anda 4 drenaj kanalından ne yazık ki akıp gitmektedir.
Gölalanı içinde kalan topraklar bugün önemli bir tuzlanma sorunu yaşamaktadır. Geçen zaman içinde yağış düzeni bozulmuş, yağış sisteminin bozulması nedeniyle de büyük seller oluşmaya başlamıştır. Özellikle en büyük sorun da yer altı sularında yaşanmaktadır.
Ne yazık ki kurutulan gölün balıkları ve diğer canlılar da bir bir yok olmuştur.
Gölün yeniden oluşması için ise ortasında bulunan hava alanı engel olarak gösterilmektedir.
İnsan eliyle yapılan HAVAALIN GİBİ YAPILAR doğanın oluşturduğu sistem için engel olarak görülmemelidir. Doğada milyonlarca yılda oluşan göl ekossistemleri çok özel sistemlerdir. Gerek zemin, gerek çevre ekolojisi, gerekse biyolojik çeşitlilik bu tür alanlarda milyonlarca yılda oluşmaktadırlar. Bu yüzden hava alanı ve karayolu gibi engeller göller için ortaya koyulmamalı ve İNSANLIĞIN GELECEĞİ ÖN PLANA ALINMALIDIR.
DOĞADA HER BOZULAN YAPI İNSANLIĞIN GELECEĞİNİ TEHDİT ETMEKTEDİR.
Gölün ortasındaki havaalanı kenara alınmalı ya da setlerle çevrilerek göle engel olması engellenmelidir.
Şu anda ülkemizde toplam 1 milyon 400 bin hektar sulak alan yok olmuştur. Geriye kalan 1 milyon 150 bin hektarlık sulak alanda da su kaybı hızla devam etmektedir.
Bizler Türkiye Tabiatını Koruma Derneği Antalya Şubesi ve Hatay Şubesi olarak Akdeniz’in göllerinin karayolu ve havaalanı gibi nedenlerler kurutulmasının son bulmasını ve bu yapıların göllerin ortasından kaldırılmasını ve de göllerimizin yeniden suya kavuşmasını TALEP EDİYORUZ.
TÜRKİYE TABİATINI KORUMA DERNEĞİ HATAY VE ANTALYA ŞUBESİ
Son Dakika › Basın Bültenleri › Türkiye'nin Üç Gölü Avlan, Amik ve Keklicek Gölü Ulaşım Adına Yok Edildi-ediliyor - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.