Ölüm tehlikesine, bebeğini ölü doğurma riskine karşın doktorlarını dinlemeyip hamile kalan, 12 yıldan bu yana diyalize bağlı yaşam süren 29 yaşındaki Tülay Boyacı, bebeğini dünyaya getirdi, bir mucizenin kahramanı oldu. Minik oğlu İsa Can'ı bağrına basan anne Boyacı, en büyük dileğine kavuşurken, uzman Dr. Erdal Karaca, "Hastamız ölümü göze alarak anne oldu. Tüm risklere karşın vazgeçmeyince bize ona destek olmak kaldı. Hastamızın mutluluğu bizim de mutluluğumuz" dedi.
Tülay Boyacı, 1198 yılında böbrek yetmezliği nedeniyle makineli yaşama mahkum oldu. Tülay Boyacı, genç kızlığa adım attığı günlerde 6 yıl haftanın üç günü diyalize girerken annesi Perihan Boyacı'nın verdiği böbrekle makineden kurtuldu. Ancak, bu sevinci 3 yıl sürdü. Vücudu anne böbreğini reddedince yine diyalize mahkum oldu.
Resmi nikahsız olarak Gürhan Karataş ile birlikte yaşarken Tülay Boyacı, hastalığı nedeniyle anne olmasının mümkün olamayacağını duyarken içindeki annelik ateşini söndüremedi. Evli olan 5 kardeşinin de çocuklarının olması, çevresinden duyduğu "Hasta o, anne olamaz" sözleri genç kadını evlat sahibi olma konusunda hırslandırdı. Boyacı, çok riskli olmasına karşın 3.5 yıldan bu yana birlikte olduğu arkadaşından hamile kaldı. Hamileliği süresince haftada 3 yerine 6 kez 4'er saat diyalize bağlanmak zorunda kalan Boyacı, uğruna ölümü göze aldığı bebeğini geçen 21 Haziran'da dünyaya getirdi. Boyacı'ya, riskli hamileliği, bebeğin anne karnında ölme tehlikesi yüzünden 7 aylıkken sezaryen yapıldı. 1 kilo 600 gram ağırlığında dünyaya getirdiği, adını İsa Can koyduğu oğlunun 2 hafta kuvözde kaldığını, ondan sonra doya doya bağrına bastığını belirten anne Boyacı, şöyle konuştu:
"10 kardeşiz, 5'i evli. Hepsinin çocuğu var. Ben de anne olmak istiyordum. Onlara imreniyordum. Çevreden 'böbrek hastasıyım' diye, çocuğum olmayacağı söyleyenler oluyor, çok üzülüyordum. Doktorlarım 'Sen de ölürsün, bebeğin de' dediler. Ben illa anne olacaktım, benim bu ısrarım karşısında doktorlara yapacak bir şey kalmadı. Benim tedavimi yeniden düzenleyip sürekli kontrol altında tuttular, minik de olsa bebeğimi doğurdum. O benim de mucizem. Çok mutluyum. Babasıyla henüz nikahlanmadık ama İsa Can, benim canım, herşeyim. Artık ben bir anneyim."
Öte yandan diyaliz tedavisi gördüğü Nevvar Salih işgören Alsancak Devlet Hastanesi Diyaliz Sorumlusu uzm. Dr. Erdal Karaca, Tülay Boyacı'yı çok büyük risklere rağmen anne olma isteğinden vazgeçiremediklerini söyledi. Diyaliz hastalarının hamile kalma oranlarının yüzde 1'den bile düşük olduğunu, hamile kalanların da bebeklerini dünyaya ölü geldiğini belirten Karaca şunları söyledi:
"Hastamız böbrek yetmezliği çektiği gibi çok inatçı bir yüksek tansiyonu vardı. Böbrek yetmezliğinden kaynaklanan kandaki toksik maddeler, ilaçlar tansiyon, kalp üzerine olumsuz etki yapıyor. Zorlu bir hamilelik geçirdi. Çünkü normal zamanda haftada üç kez 4'er saat diyalize bağlanıyordu. Hamileliği süresince haftanın 6 günü makineye bağlandı. Tansiyonu dengelemek için çok çaba sarf ettik. Bizim hastalarımız kalp yetmezliğine açık hastalar. Hamilelik döneminde bebeği besleyen kan dolaşım sistemi doğum sonrası anneye yük oluyor. Yani diyaliz hastalarının hamileliği çok riskli. Hamile kalınsa bile hamilelik ölü doğumla sonuçlanıyor. Ciddi bir riske, zorluğa katlandı. Bu bizim diyaliz hastalarımız arasında ilk doğum yapan hastamız oldu. 1980 yılından beri böbrek hastalıklarıyla ilgileniyorum, hamile kalan çok oldu, hamileliğin 4-5'inci ayında ölümle sonuçlandı. Bu hastamızın takibi düzenli yapıldı, o da arzusuna kavuştu."
Son Dakika › Güncel › Ölümüne Anne Oldu - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.