Balta?yla Vurduk Bana Mısın Demedi! - Son Dakika
Son Dakika Logo
Spor

Balta?yla Vurduk Bana Mısın Demedi!

Balta?yla Vurduk Bana Mısın Demedi!
08.10.2011 10:15

Şimdi yine Alman maçı üzerine gazelleme yapılacak! Biri çıkıp skor yazarlığı mı spor yazarlığı mı diyecek… Bir zihn-i evvel çıkıp Hiddink maçı verdi diyecek… Bir başkası penaltı olmasaydı diyecek… Diyecek oğlu diyecek! Gerçek şudur; Biz, geri düşünce oyun disiplininden kopuyoruz.

Şimdi yine Alman maçı üzerine gazelleme yapılacak!

Biri çıkıp skor yazarlığı mı spor yazarlığı mı diyecek…

Bir zihn-i evvel çıkıp Hiddink maçı verdi diyecek…

Bir başkası penaltı olmasaydı diyecek…

Diyecek oğlu diyecek!

Gerçek şudur;

Biz, geri düşünce oyun disiplininden kopuyoruz.

Biz topa vurmasını bilmiyoruz.

Eloğlu yakaladı mı takıyor.

Biz iğneyle kuyu kazarken Alman, şablon futbolu oynuyor.

Bir tarafta yeteneğe dayalı bireysel futbol, öte yanda sistem konuşuyor.

Almanların ilk golünde kaleciden asist,

İkinci golünde gol tatbikatı gibi paslaşma ve Müller'den ip gibi bir vuruş,

Üçüncü gol Domuzavcısı'ndan…

Penaltıyı tartışmam, çünkü biz penaltı gibi golleri atamadık.

Yine de bu kez grubun puan kayıpsız lider takımı Almanya'ya karşı iyi futbol oynadık.

Son maçlardaki futbolsuzluğa renk kattık. Ne yalan söyleyeyim bu kadarını da beklemiyordum.

Almanları yenemeyeceğimizi bile bile sonuca üzüldüm.

Dev rakibe karşı iyi oynadık. Gol atamayınca hüsrana uğradık.

Son vuruşlardaki beceriksizlik gayretli ve zaman zaman da olsa baskılı oyunumuza gölge düşürmez!

Ne suçu var Hiddink'in

Maçın başında iki farklı öne geçebilir, gol yememize rağmen devreyi yine iki farklı bitirebilirdik.

Hamit'in kaçırdığı yazık kere yazık… İki adımdan!

Selçuk'un kaçırdığı; organize atağın içine etmek!

Burak'ın iki vuruşu; biri dağa öteki taşa…

Nasıl puan alır bu takım.

Ne suçu var Hiddink'in. Adam maçtan sonra şöyle diyor;

'Maç içinde hatalar için yapabileceğimiz bir şey yok. Ancak antrenmanlarda hala neler yapacağımızı değil neler yapmamamız gereğini anlatıyorum. Bize zaman lazım. Disiplin takımı olan Almanlara karşı zaman zaman da iyi oynadık. Devamlılığı ne kadar artırırsak o kadar sonuca gideriz. Biz ülke olarak yenik duruma düşünce hemen gol atmayı düşünüyor ve disiplini bozuyoruz.'

Çok doğru. Futbol sabır oyunudur. Futbol fırsatları değerlendirme oyunudur. Hele böyle maçlarda.

Selçuk'un kaçırdığı golün başlangıcında; Burak'ın ısrarlı takibi, Hamit-Arda'nın akıl dolu paslaşması ve Selçuk'a verilen ballı gol pası. Vuramazsan geçmiş olsun!

Daha devamı da var bu pozisyonların. Rakibin de Almanya. Sen Almanya'yı üç-dört kez açık düşürüyorsun 35'te gol vuruşu yapamadığın için kaleci Neuer'in asistiyle kontratak yiyip yenik duruma düşüyorsun.

Gel de yanma!

Durgun başladık, gayrete geldik, gaflete düştük!

Tekrar ediyorum ilk kez futbola yakın oynadık. Oyunun başında bocaladık. Servet yine top çıkamadı, pasları rakibe attı. Sonrasında dengeyi kurduk, pozisyon da ürettik. Orta sahayı dörtledik. Sabri, Hamit, Aurelio, Selçuk'la hem savunmayı düşündük hem atağa kalktık. Burak'ın çok ofsayta düşmesinde iki sebep vardı;

1-Burak kontrolsuz sarkıyor,

2-Biz topu ayağımızdan geç çıkartıyoruz.

Bunları aşmalıyız.

Kanatları pek kullanmadık. Solda Arda tamam da, sağ kanatta Sabri mi vardı, Hamit mi? Gökhan da oraya sarktı.

Hamit'le Arda da oyunun içine kayınca Alman Boateng ve Lahm rahat oynadılar.

Orta alanda Schweinsteiger ve Khedira dinamo gibi çalışırken kontra uzun toplarla da savunmamızın dengesini bozdular. Gaflet anı 35'te yediğimiz gole kadar kalemize pek sokulamadılar. Arkamıza da top atamadılar. Kalabalık savunmayla hatasız oynadık. Rakibin hatalarını değerlendiremedik.

İlk golle sersemledik, 66'da ikinciyi yiyince kontrolden çıktık. Bu dakikadan sonra Almanlar istediği ortamı buldu. Her atağa kalkışımızda savunmayı ihmal ettik. Kaç kez ikiye üç yakaladılar, atamadılar. Fark çoğalırdı kendilerini fazla sıkmadılar.

79'da Balta'yla çok güzel bir gol attık. Sert vurduk yıkmadık. Riskli baskımızı sürdürdük, Kazım'la beraberliğe bile yaklaştık yine beceremedik.

Almanya gibi bir takımla iyi mücadele ettik. Sırıtmadık.

Ne zaman ki penaltıdan üçüncüyü yedik film koptu!

Gökhan Töre girdi oyun hızlandı

Geri düşen Hiddink ikinci yarı Selçuk'un yerine Gökhan Töre'yi aldı, daha çabuk atağa çıkar olduk. Gökhan'a dikkat!... Bu çocuk daha da iyi olacak. Kumaşı güzel. Hızlı, çabuk ve zeki. Sağ kanatta oyunun rengini değiştirdi.

70'de Kazım girdi 79'da gol geldi.

Arda'nın yerine oyuna giren Kazım bir de gol kaçırdı ki aman aman…

Hiddink'in Aurelio'yu tercihini yadırgadım. Daha doğrusu Hiddink'ten beklenen ileri dönük düşünceydi. Mehmet Topal, Mehmet Ekici dururken Aurelio ile oynaması garip!

Demek Hiddink tecrübe dedi.

Neyin tecrübesi anlamadım.

Maç öncesi yazımda Emre'nin sakatlığı varsa riske girmemenin, orta alanda çabuk ve savunmacı isimlerle topa sahip olarak oynamanın daha yararlı olacağını yazmıştım. Nitekim Selçuk çıktı, Gökhan girince oyun hızlandı ama giden 3 puan geri gelmedi.

Mesut Özil ve Klose tribünde!

İkisi de sakat. Mesut'un oynatılmaması belki de moral taktikti! Yerine oynayanlar onu aratmadı.

Şimdi geldik yolun sonuna;

Almanya 9'da 9 yaptı.

Joachim Löw 10'da 10 yapsın bakalım. Sırada Belçika var.

Almanya'nın Belçika'yı yenmesi artık önemini yitirdi şimdi Türkiye en azından Azerbaycan'dan bir puan almalı.

Ya bir de Belçika Almanları yenerse işte o zaman yandı gülüm keten helva.

Ama olmaz!

Olursa,

Türkiye 2012 yazında Avrupa'da olmaz!

İşte o zaman Almanya karşısındaki oyuna yanarım!

Ne demiş atalarımız;

Kaçan goller büyük olur!

Kaynak: Sporx.com

Son Dakika Spor Balta?yla Vurduk Bana Mısın Demedi! - Son Dakika


Advertisement