8. Büyükelçiler Konferansı
Norveç Dışişleri Bakanı Borge Brende, Sultanahmet'teki terör saldırısını şiddetle kınayarak, "Bu saldırı, neyle karşı karşıya olduğumuzun korkunç bir hatırlatıcısı ve teröre karşı ortak mücadelemizin öneminin göstergesidir" dedi.
Norveç Dışişleri Bakanı Borge Brende, Sultanahmet'teki terör saldırısını şiddetle kınayarak, "Bu saldırı, neyle karşı karşıya olduğumuzun korkunç bir hatırlatıcısı ve teröre karşı ortak mücadelemizin öneminin göstergesidir" dedi.
8. Büyükelçiler Konferansı'nda, Brende'nin konuşma yapacağı oturuma Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da katıldı.
Çavuşoğlu, Brende'yi takdim ederken Sultanahmet'teki terör saldırılarına da değindi. Saldırıyı kınayan Çavuşoğlu, olayda bir Norveç vatandaşının hafif şekilde yaralandığını ve sağlık durumunun iyi olduğunu kaydetti.
Çavuşoğlu'nun takdiminin ardından söz alan Brende de saldırıyı şiddetle kınadığını dile getirdi.
Saldırıyla ilgili taziyelerini dile getiren Brende, "Bu saldırı, neyle karşı karşıya olduğumuzun korkunç bir hatırlatıcısı ve teröre karşı ortak mücadelemizin öneminin göstergesidir" dedi.
Konferansa iştirak etmekten duyduğu memnuniyeti ifade eden Brende, diplomatik alandaki yüksek standartlar sayesinde Türkiye ve Norveç arasındaki ilişkilerin, ekonomiden ticarete, güvenlikten enerjiye, daha yakın şekilde devam ettiğini söyledi.
-"1945'ten beri ilk kez Avrupa'daki sınırlar, kalemle değil askeri müdahalelerle çiziliyor"
Brende, Türkiye ve Norveç'in, 63 yıldır müttefik iki ülke olarak benzer zorluklarla karşılaştığını belirterek, "Bugün maalesef, bir risk kokteyli ile karşı karşıyayız. Güvenlik ve ekonomik gelişmemize karşı tehditler, on yıllar öncesinden daha ciddi ve kompleks bir halde. 1945'ten beri ilk kez Avrupa'daki sınırlar, kalemle değil askeri müdahalelerle çiziliyor" diye konuştu.
"Avrupa'nın geçmişi, geleceği olmamalı" ifadesini kullanan Brende, Norveç'in, Türkiye'nin AB üyeliği için artan çabalarını ve varlığını desteklediğini söyleyerek, üyeliğin iki ülke ilişkilerini güçlendirip daha ileriye taşıyacağını kaydetti.
Norveç Dışişleri Bakanı Brende, Suriye, Libya ve Ukrayna'da devam eden durumun, istikrarsızlık ihraç ettiğini dile getirerek, konuşmasında "Bu durum bize bir ders verdi. O da şu ki, Avrupa, ayağa kalkmalı ve kendi güvenliği için daha çok sorumluluk üstlenmelidir" ifadesine yer verdi.
Dünyadaki değişimin giderek daha hızlı, karmaşık ve tahmin edilemez hal aldığına dikkat çeken Brende, bir dizi riskle karşı karşıya kalınsa da İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana elde edilen kazanımların unutulmaması gerektiğini vurguladı.
Brende, "Ticaret, işbirliği ve ulusal yasaya saygı bir üçlü halinde, devletlerin birbiriyle etkileşimini ve birlikte kalkınma yollarını değiştirdi. Kazan-kazan politikasını ortaya çıkaran bu üç gücün birleşimi, karar vericilerin en çok tercih ettiği paradigma oldu" diye konuştu.
Soğuk savaşın sona ermesinden bu yana son yıllarda demokrasi ve sağlık politikaları gibi konularda daha somut adımların atıldığını aktaran Brende, "1990'dan bu yana neleri başardığımızı ve geçen 25 yılda yaptıklarımızı çoğaltma konusunda pek çok bakımdan bir dönüm noktasındayız" dedi.
Brende, 1990 yılında dünya nüfusunun yüzde 40'ının, bugünse yüzde 20'sinin yoksulluk sınırı altında yaşadığına işaret ederek, devletlerin kazan-kazan politikasına daha çok önem vermesi gerektiğini bildirdi.
Dünyanın 2008'de küresel mali krizle karşı karşıya kaldığını hatırlatan Brende, ekonomik krizleri önlemenin yolunun ticaret ve işbirliğinden geçtiğini dile getirdi.
-"Suriye'de olduğu gibi çok yavaş tepki gösteriyoruz"
Küresel sistemin, karşısına çıkan aşırıcılık, yasa dışı göç, organize suçlar ve salgın hastalıklar gibi sorunlarla anında mücadele edecek yöntemler geliştirmesi gerektiğini de kaydeden Brende, "Suriye konusunda olduğu gibi, çok yavaş tepki gösteriyoruz" ifadesini kullandı.
Brende, ticaret ve küreselleşmenin dünyayı daha küçük kıldığını ve milyarlarca insana yeni fırsatlar sunduğunu belirterek, "Bunun örneğini, bugün demokratik Türkiye'de görüyoruz" dedi.
İki yıkıcı dünya savaşının yıkıntıları üzerine inşa edilen çok taraflı uluslararası yapının güçlendirilmesi, AB, BM ve NATO ve AGİT'in kriz yönetiminin iyileştirilmesi gerektiğini dile getiren Brende, anlaşmazlıkların çözümü konusunda da yeni yaklaşımların geliştirilmesi gerektiğini söyledi.
Brende, "Barış ve uzlaşma yapabileceğimiz en iyi yatırım" yorumunda bulundu.
Suriye'nin beş yıl önce milenyum büyüme hedeflerine doğru yol alan bir orta gelir ülkesi olduğunu, beş yılda yıkılan şeyleri inşa etmenin 40 yıl alacağını ifade eden Brende, "İnsani diplomasi, acil ihtiyaç içindekilere çadır ve ilaç vermekten daha fazlası olmalı" diye konuştu.
-"İnsani yardım ihtiyacı 5 kat arttı"
Brende, Türkiye'nin arabuluculuk konusundaki öncü rolünün barış ve sulhun, insani diplomasinin önemli yönü olduğunu ortaya koyduğuna işaret ederek, insani yardım konularındaki işleyiş modelinin yeniden düşünülmesi gerektiğine dikkat çekti.
İstanbul'da yapılacak İnsani Yardım Zirvesi'nin bu açıdan önemini vurgulayan Brende, Türkiye ve Norveç arasındaki işbirliğinin insani yardımın yanı sıra barış ve uzlaşma konusunda da oldukça verimli olduğunu söyledi.
"Eş Şabab örgütünü Mogadişu'dan çıkarıldığında sizler sokakları inşa ediyordunuz, bizler ise sokak lambalarını takıyorduk" diyen Brende, Güney Sudan'ın bağımsızlığının Hartum üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmak için iki ülkenin birlikte çalıştığını kaydetti.
Brende, bugün insani yardım imkanlarının yüzde 80'inin silahlı anlaşmazlıkların ortaya çıkardığı sonuçları hafifletmek için harcandığını belirterek, 2016'daki insani yardım ihtiyacının, bir önceki on yıla göre 5 kat artarak 20 milyar dolara ulaştığını bildirdi.
Brende, daha fazla insani yardımların fonlanması konusunda da alınması gereken yol olduğunu söyledi.
Bakan Brende, İran'ın nükleer programı konusunda imzaladığı anlaşma ve ABD ve Küba'nın arasındaki diplomatik ilişkilerin yeniden tesisi ile Nijerya'da seçimlerin ardından yönetimin barışçıl biçimde el değiştirmesini diplomasi konusunda önemli ve umut vaat eden gelişmeler olarak sıraladı.
Myanmar'daki durumun yanı sıra FARC gerillaları ile Kolombiya hükümeti arasında yapılan müzakerelerin daha yakından izlenmesi gerektiğini ifade eden Brende, işbirliği ve başarılı diplomasinin her zamankinden daha da önemli hale geldiğini sözlerine ekledi.