ABD'nin İnsan Hakları Raporu'nda Türkiye
Amerikan Dışişleri Bakanlığı'nın 2008 İnsan Hakları Raporu, ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton Tarafından Açıklandı. Raporda Türkiye'nin İnsan Haklarına Genelde Saygılı Olduğu Ancak Bazı Alanlarda Sorunların Hala Devam Ettiği Vurgulandı, İşkencede Özellikle Artış Olduğu Vurgulandı.
Amerikan Dışişleri Bakanlığı’nın 2008 İnsan Hakları Raporu, ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton tarafından açıklandı. Raporda Türkiye'nin insan haklarına genelde saygılı olduğu ancak bazı alanlarda sorunların hala devam ettiği vurgulandı, işkencede özellikle artış olduğu vurgulandı.
ABD 2008 İnsan Hakları raporunda, Telekulak, Ergenekon davası, Deniz Feneri yolsuzluğu da yer aldı. Basın özgürlüğünün Türkiye'de "bulunmadığı" savunulan raporda, aralarında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın da bulunduğu bazı hükümet yetkililerinin, iktidar partisi AKP ile Almanya bağlantılı bir yolsuzluğa adının karışmasını yayınlayan gazete ve basın kuruluşlarını sert bir şekilde eleştirdiği vurgulandı.
İŞKENCEDE ARTIŞ VAR
Raporda, 2003 ile 2008 arasında, işkence suçlamalarıyla ilgili hakkında soruşturma açılan güvenlik görevlilerinden 2 bin 140 kişinin sadece yüzde 2'sinin disiplin cezası aldığı belirtildi. Türk polisinde 14 işkence iddiasıyla açılan davada 60 memur hakkında soruşturma açıldığı, bunların hiçbirinde memurların hüküm giyme veya kovulma cezasıyla karşılaşmadığı, sadece dört davada maaştan kesinti yapıldığı belirtildi.
Başbakanlığa bağlı İnsan Hakları Başkanlığı'nın, yılın ilk 9 ayında 238 işkence vakası tespit ettiği, bu vakalarda 178 kurban ve 263'ü polis, 15 jandarma ve 20 diğer güvenlik güçleri yetkilileri olmak üzere toplam 298 şüpheli bulunduğu kaydedildi.
ABD raporunda, geçen yıl içinde 37 kişinin, güvenlik güçlerinin dur ihtarına uymadığı için öldürüldüğü de belirtildi. Raporda, çeşitli olaylardan örnekler verilirken, 2007 yılında bir parkta arkadaşıyla içki içerken polisin göğsünü tekmelemesi sonucu kalp krizi geçirerek ölen 26 yaşındaki Feyzullah Ete'nin Kasım ayında İstanbul'daki duruşmasında, polis memuru Ali Mutlu'nun kefaletle serbest bırakıldığı anlatıldı.
KAYITLARA İNTİHAR OLARAK GEÇEN ŞÜPHELİ ÖLÜMLER
Raporda, İnsan Hakları Vakfı'na göre 2008 yılında hapishanelerde 32 suçlunun şüpheli şekilde öldüğü ve bunların 17'sinin intihar olarak kayıtlara geçirildiği belirtildi.
Hapishane koşullarının geçen yıl içinde kısmen iyileşmesine karşın yetersiz olduğu, çalışanların yeterli eğitimden geçirilmediği ve hapishanelerin genel olarak çok kalabalık olduğu, tutuklulara anında avukat hakkının her zaman sağlanmadığı da raporda yer aldı.
Hükümet kayıtlarına göre terör örgütü PKK ile mücadele sırasında 49 sivilin öldüğü ve 252'sinin yaralandığı, güvenlik güçlerinden 143 can kaybı, 256 yaralı bulunduğu ve 657 teröristin öldürüldüğü de raporda yer aldı. Raporda, ölen ve yaralanan sivillerin sayısının 2007'ye oranla ciddi biçimde arttığı da vurgulandı. Güneydoğu'da sayısı 63 bini bulan köy korucularının zaman zaman uyuşturucu kaçakçılığı, yolsuzluk, hırsızlık, tecavüz olaylarına adının karıştığı, köy korucularının denetlenmediği, jandarmanın, köy korucularını koruduğu iddialarının görüldüğü savunuldu.
TELEKULAK
Türkiye'nin gündeminden hiç düşmeyen “kanunsuz dinlemeler”, “Anayasal İletişim Hakkı İhlalleri” başlığıyla ABD'nin 2008 Yılı İnsan Hakları Raporu’nda yer aldı. Raporda bazı üst düzey yüksek mahkeme ve politikacılarının yasadışı dinlendikleri vurgulanarak Haziran ayında alınan bir mahkeme kararıyla dinleme yetkisinin sadece mahkeme kararıyla yapılabileceğinin yeniden vurgulandığı, bu konuda şikayetlerin oldukça fazla olduğu belirtildi.
ERGENEKON
Raporda, Temmuz ayında başlatılan Ergenekon terör örgütü davasında düzenlenen çeşitli operasyonlarla, İstanbul'da savcıların bazı önemli işadamı, asker ve gazetecilerin de aralarında bulunduğu 90 kişinin, hükümeti devirmek amacıyla örgüt kurmak suçlamasıyla gözaltına alındığını, tutuklanan kişilerin haklarındaki suçlama belli olmadan uzun süre tutuklu kaldıkları, bazı gazeteci ve muhaliflerin hükümet karşıtlarının yargılamalarını “siyasi” olarak adlandırdıkları belirtildi.
“TÜRKİYE’DE BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ BULUNMUYOR”
2008 Yılı İnsan Hakları Raporu’nda, Türkiye'de basın özgürlüğü olmadığı vurgulandı. Raporda, aralarında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın da bulunduğu bazı hükümet yetkililerinin, iktidar partisi AKP ile Almanya bağlantılı bir yolsuzluğa adının karışmasını yayınlayan gazete ve basın kuruluşlarını sert bir şekilde eleştirdiği vurgulandı. Raporda, medya haber ajansı sahibi birkaç büyük holding bünyesinde çalışan muhabirlerin; hükümeti eleştiren yazılar yazması halinde işlerini kaybetme endişesi taşıdığı belirtildi. Kasım ayında 6 Başbakanlık muhabirinin de akreditasyonlarının iptal edildiğinin vurgulandığı raporda, Başbakanlığın, muhabirlerin yanlış haber yazması gerekçesiyle akreditasyon iptallerini savunduğu belirtildi. Raporda ayrıca, 2008 yılında birçok gazetecinin hapis yattığı vurgulandı. Bazı internet sitelerine erişimin engellendiğine de işaret edilen raporda, Başbakan Erdoğan'ın bazı gazetecileri ve karikatüristleri mahkemeye verdiği örnekleriyle raporda vurgulandı.
“HÜKÜMET YARGI BAĞIMSIZLIĞINA MÜDAHALE ETTİ”
Raporda, Türkiye’de 2008 yılında işkence, dayak ve kötü muamele olaylarında artış olduğu güvenlik güçlerinin yasadışı olarak adam öldürdüğü, cezaevlerindeki şartların kötü olduğu ve tutukluların avukatlarıyla görüşmesinin zaman zaman engellendiği belirtildi. Hükümetin ise yargının bağımsızlığına müdahale ettiği yönünde şikayetler olduğu vurgulandı. Bazı hükümet yetkilileri ve devlet bürokrasisinin yargının bağımsızlığına zarar verecek bazı teşebbüsleri olduğu belirtilerek, yargı mensubu olan hakimlerle savcılar arasında aşırı yakın ilişkilerin adil yargı sürecini zedelediği vurgulandı. Raporda, Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin'in, yazar Temel Demirer'in 301'inci maddeden yargılanmasından önce, yargıyı etkileyecek sözler söylediği de anımsatıldı.