'Alo Aids' Gizli Aids'lileri Ortaya Çıkaracak
Sağlık Bakanlığı, 'Alo Aıds' Hattı Kuruyor. 2 Bin 711 Olarak Bilinen Ancak Daha Fazla Olduğu Tahmin Edilen Hastalar Bu Hatla Büyük Bir Gizlilik İçerisinde Tedavi Merkezlerine Yönlendirilecek.
Sağlık Bakanlığı, 'asrın vebası' olarak bilinen ve çoğu kendisini gizleyen AIDS hastaları için çok özel 'Alo AIDS' hattı kuruyor. Resmi kayıtlara göre 2 bin 711 olarak bilinen ancak daha fazla olduğu tahmin edilen HİV virüsü taşıyanlara 'Alo AIDS' aracılığıyla danışmanlık hizmetleri verilerek, hastalar büyük bir gizlilik içerisinde tedavi merkezlerine yönlendirilecek.
Sağlık Bakanlığı verilerine göre, Türkiye'de geçen yılın ilk 6 ayında 15'i vaka, 152'si taşıyıcı olmak üzere toplam 167 AIDS'li kişi tespit edildi. 2007'nin ikinci yarısında da aynı oranda artışla 300 yeni vakanın topluma karışacağı öngörülürken, bakanlık AIDS vakalarını kontrol altına almak için kolları sıvadı. İfşa olmaktan korkan ve HIV virüsü taşıyanların gizli gizli test yaptırdığının tespit edilmesi üzerine şifreleme yöntemi geliştirildi. Damgalanma korkusu nedeniyle tedavi olmaktan kaçan hastalara
'elma', 'ceket', 'güzel hava' gibi çeşitli kodlar verilecek. HIV enfeksiyonu görülenler mezara kadar hastane kayıtlarında söz konusu şifrelerle tanınacak. Hastanın adını doktorları dahi bilmeyecek. Şifreli hastalar, bakanlığın Türkiye genelinde eğitimden geçirdiği 383 kişi tarafından adım adım izlenerek hastalığın bulaşması engellenecek. Ayrıca kurulacak 'Alo AIDS' hattı hastalık şüphesi taşıyanlara danışmanlık hizmeti sunacak. Yine gizlilik esaslarına uyarak arayanlar, gönüllü danışmanlık ve tedavi
merkezlerine yönlendirilecek. Bu çalışmalar ışığında 2 bin 711 olarak bilinen ancak gerçekte daha fazla olduğu tahmin edilen vakalar kesin olarak belirlenecek.
Tedavi Hizmetleri Genel Müdürü Seraceddin Çom, AIDS şüphesi taşıyanların test yaptırmaktan çekindiğini belirterek, yeni sistemle hastalık taşıyan vatandaşın ismini sağlık personelinin dahi bilmeyeceğini söyledi. Çom, ifşa olmaktan çekinenlerin hem kendilerinin hem de çevrelerinin yaşamını tehlikeye attığını ifade ederek, bu duruma kodlamayla son vereceklerini belirtti. AIDS'e karşı farkındalık oluşturmak için reklam filmi hazırladıklarını ifade eden Çom, 'Acaba HIV taşıyor muyum?' şüphesiyle
psikolojisini bozanlara yol göstereceklerini dile getirdi. Dünyada her gün 7 bin kişinin AIDS'e yakalandığı bilgisini veren Çom, bu virüsün Türkiye'de görülme sıklığının düşük düzeylerde kalması için tek eşliliğe dikkat edilmesi çağrısında bulundu.
HIV ENFEKSİYONU KAPAN KADIN SAYISI ARTIYOR
Ayrıca kurulacak 'Alo AIDS' hattı yüz yüze bilgi almaktan çekinenlerin imdadına yetişecek. Numaranın son dört hanesi özellikle AIDS olarak kodlandı. Bu harflerin karşılığı olan (0 212 444 2437) numarasını tuşlayanlar, sağlık personelinden tehlikeli hastalık hakkında bilgi alacaklar. Sosyal hizmet uzmanlarının ikna etmesiyle gönüllü danışmanlık ve test merkezlerine yönlendirilen AIDS'liler, çevreleri için tehdit olmaktan da çıkmış olacak. Söz konusu hat bir ay içinde devreye girecek.
Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü verilerine göre enfekte olanlardan yüzde 52'si, hastalığa korunmasız cinsel ilişki yoluyla ve heteroseksüel ilişkiden yakalandı. Vakaların yüzde 69'unu erkekler oluştururken, kadınlar arasında hastalık artış seyri izliyor. Son yıllarda Ukrayna, Rusya ve Moldova uyruklu yabancı vaka sayısında da yükselme yaşanıyor.
Sağlık Bakanlığı, AIDS'in aileleri ve toplumu parçalamasına izin verilmemesi, hasta bir kişinin kan bağışında bulunmaması ve durumun cinsel partnere açıklanması gerektiğini bildirdi. Bakanlık, şu uyarılarda bulundu:
- Tek eşliliği ve sadakati önemsemeliyiz. Birden farklı kişiyle ilişki geriye dönüşümsüz sonuçlar doğurabilir.
- Kondom kullanımını teşvik etmeliyiz. Özellikle para karşılığı seks yapanların yüksek oranda risk taşıdığını bilmeli ve kendimizi korumalıyız.
- Gerekli önlemleri almak konusunda erkeklere daha büyük sorumluluklar düşüyor.
- AIDS'lilere ve ailelerine yardımcı olmalıyız.
- Çocuklarımızı ve gençleri hayatın bir gerçeği olan cinsellik konusunda aydınlatmalı ve korunma yollarını anlatmalıyız.
- HIV/AIDS taşıdığını öğrendiğimiz kişileri suçlamamalı, yargılamamalı ve dışlamamalıyız.
- HIV/AIDS günlük yaşamdaki sosyal ilişkilerle, yanaktan yanağa öpüşmekle, aynı tabaktan yemek yemekle ve aynı tuvalet ve banyoyu kullanmakla bulaşmaz. Bu nedenle HIV'e yakalananları dışlamamalı, onlara destek olmalı, onların da bizlerle aynı haklara sahip olduğunu unutmamalıyız.
- Damar yoluyla uyuşturucu kullanımı, yüksek HIV bulaşma riski taşır. Bu nedenle çocuklarımızı ve gençlerimizi uyuşturucu maddelerden korumalı, arkadaşlarını tanımaya çalışmalı, çocuklarımızla iyi bir iletişim kurmalıyız.
(YZE-CC-CC-Y)