"Annan Planı Yürürse Çok İyi Olacak"

Son Güncelleme:

Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, "6 maddelik Annan Planı yürürse çok iyi olacak" dedi.

Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, "6 maddelik Annan Planı yürürse çok iyi olacak" dedi.


Bakan Atalay, haber kanalı 24'te Ankara Temsilcisi Yaşar Taşkın Koç'un gündemdeki konulara ilişkin sorularını cevapladı.


Hatay Reyhanlı'daki kampı ziyaret ettiğini ve iki gün önce kampa yerleştirilen bir grup ile görüştüğünü anlatan Atalay, "En taze bilgiyi, sınır ötesinden nasıl geçtiler, sınır ötesindeki durum ne- Çok tüyler ürpertici şeyler anlattılar. Çok üzücü. Mesela birisinin köyünü tamamen yok etmişler. Bizim sınıra yakın bir köyü. 'Çobanları bile boğazını keserek öldürdüler. Kimse kalmasın diye' diyor. Bu vahşet bizim sınırımıza yakın bir yerde devam ediyor" dedi.


Atalay, bu bilgileri BM Suriye Özel Temsilcisi Kofi Annan'a "masa başında diplomatik ilişkiler nedeniyle bu gerçeklerin kaybolmaması için" anlattığını belirterek, Annan'ın "bir anlamda Suriye yönetimine destek veren Rusya ve İran" ile görüştüğünü söyledi. Annan'a Rusya ve İran ile görüşmesinde ortaya çıkan sonucu sorduğunu da ifade eden Atalay, Annan'ın "Ben onlara baskı yapıyorum ki Suriye rejimine baskı yapsınlar. Taahhütlerini yerine getirsin" cevabını verdiğini kaydetti.


Suriye yönetiminin verdiği sözleri yerine getirmediğini, bir yerden çekilirken diğer bir yere girdiğini söyleyen Atalay, "Şu anda elimizde olan enstrüman bu" dedi.


BM'nin müeyyide uygulaması için kararlar alması gerektiğine vurgu yapan Atalay, sürecin sonuna gelindiğini ve bugün yarın sonuçların alınacağını, Annan'ın da Rusya ve İran ile görüştüğünü söyledi. Atalay, İran Dışişleri Bakanlığının "Suriye'de bir değişiklik olacaksa Esed yönetiminde olmalı" şeklinde bir açıklama yaptığını anımsatarak, "Bunlar ya bölgeyi hiç bilmiyorlar ya da oradakilerden hiç haberdar değiller. İran şu anda tam anlamı ile zulme ve zalime destek veriyor" diye konuştu.


-"6 maddelik o Annan Planı yürürse çok iyi olacak"-


Başbakan Yardımcısı Atalay, "Suriye'deki durumla ilgili olarak uluslararası bir karar alınamazsa ve Türkiye sınırında bu tür gelişmeler yaşanmaya devam ederse Türkiye ne yapacak-" sorusuna şu karşılığı verdi:


"Türkiye sınırındaki olaylar ve ikili ilişkilere ayrı bakmak lazım. Sınır içine yönelen bir silahlı müdahale çok ileri bir olay. O konuda Başbakanımız, Türkiye haklıdır. Genel yürüyen süreçle ilgili olarak ise Türkiye'nin tutumu uluslararası camiayla birlikte hareket etmektir. 6 maddelik o Annan Planı yürürse çok iyi olacak. Ateş duracak. Halkın iradesi öne çıkacak ve normal bir sistem kurulacak. Fakat o olmazsa dünya bir daha düşünecek. Bu defa Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin de hiçbir mazereti kalmayacak. Orada bir daha veto hakkını kullanmak zor olacak. Herkes bir kere daha düşünecek. Şu anda Rusya Dışişleri Bakanı, Suriye'de. Dileğimiz Annan Planı'nın başarıya ulaşması ve o taahhütlerin gereğinin yerine getirilmesi. Suriye yönetiminin oyalamaması. Şu anda Suriye yönetimi oyalıyor. Suriye'den gelip Türkiye'ye sığınan kişi sayısı 24 bin 500 oldu. Onları aç ve açıkta bırakmayacağız. Dün o kamplara gittiğimizde o insanların samimi duygularını da görüyorsunuz."


-"Sayın Annan'ı endişeli gördüm"-


Bakan Atalay, "Yarın sabah 06.00'dan sonrası için beklentileriniz ne- Esad yönetiminin ne yapmasını bekliyorsunuz" sorusunu cevaplarken, Suriye Ulusal Konseyi'nin, "Kofi Annan'ın planını destekliyoruz ve ateşkese uyuyoruz" açıklamasına dikkati çekerek, "Suriye askerlerinin vahşeti, şiddeti devam ediyor. Silah seslerini sınırımızda da duyuyoruz. Bunlar eğer devam ederse ki ben dün Sayın Annan'ın endişeli gördüm. Bu durum devam ederse Sayın Annan raporunu verecek ve Birleşmiş Milletler (BM) durumu mütaala edecektir" dedi.


Esed'e bağlı ordunun dün itibarıyla şehirlerden çekilmesi gerektiğini ancak bunun gerçekleşmediğini vurgulayan Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, "Şehirlerde askerlerini çekmek yerine tahkim ediyor. Halep Türkiye'ye çok yakın, biliyoruz. Şehrin çevresi tanklarla kuşatılmış durumda. Bu bir fırsattır. Bu sorunun bitmesini yine en çok Türkiye ister. Görünen o ki yine oyalama taktiğini sürdürüyorlar. Gazeteciler çalışamıyor. Annan Planı'nın bir maddesi de basının orada rahat hareket etmesiydi. Ama bu da olmadı" diye konuştu.


- Mısır'dan Ro-Ro seferleri-


Dün Cilvegözü sınır kapısındaki incelemeleriyle ilgili gözlemlerini de paylaşan Beşir Atalay, şöyle konuştu:


"Cilvegözü Sınır Kapısı'nda orada nakliye sektörünün temsilcileriyle de toplantı yapmış oldum. Ticari açıdan bizim en hareketli kapılarımızdan birisi olan Cilvegözü'nde yüzde 40 azalma var ticarette. Alternatifler üzerinde çalışılıyor. Özellikle Mısır tarafıyla anlaşmak üzereyiz. Ro-Ro seferleri. Yani ticari araçların tırların orası üzerinden gitmesi yönünde. Çalışmalar sürüyor. Yine de Cilvegözü, o kapı Türkiye açısından çok önemli. Hatay ve çevresi İstanbul'dan sonra tır filosunun Türkiye'de ikinci geldiği bölge. Tüm Ortadoğu'ya oradan ticari emtia gidiyor. Suriye ile vizelerin kaldırılması, ticaretimizi çok çok önemli etkilemişti. Hatay çarşısında esnafla oturduk. Suriye'deki son durum, Hatay esnafını da çok kötü etkiledi. Özellikle hafta sonu Suriye tarafından insanlar gezmeye alışverişe geliyordu. İnşallah tekrar yeni düzen, sakin, huzurlu ortam, demokratik süreç gelişir ve bütün o sorunlar biter diye ümit etmek gerekiyor."


-Haberal'ın annesinin vefatı-


Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Mehmet Haberal'ın annesinin vefatıyla ilgili bir soru üzerine ise şunları kaydetti:


"Hepimizin, Başbakanımızın AK Parti'nin insani konularda ne kadar duyarlı olduğumuzu herkes bilir. Başbakanımız, kendisine böyle bir şey geldiğinde (Mehmet Haberal'ın annesinin ağır hasta olduğu bilgisi), zamanında talimatını verdi. Zamanında Meclis'e intikal ettirildi. Ama orada bir gecikme oldu. O konu gündeme geldiği anda Başbakanımız hemen talimat verdi. 'Şu anda mümkün mü-' diye sordu.


'Hayır yasal düzenleme gerekir' denince 'o zaman yasal düzenleme yapın' dedi. Ama o düzenleme o alt komisyondan bir türlü çıkmadı ve Genel Kurul'a gelmedi. Şimdi hızlandı ama geç de kalınmış oldu. Doğrusu biz onun çıkmasını ve o taahhüdün yerine gelmesini arzu ederdik. Hasta insanın ne kadar ömrü olduğunu bilemezsiniz. Madem bu konu gündeme geldi çabuk şekilde yasalaştırılsaydı. Doğrusu bizde ondan üzüntü duyduk. Keşke zamanında yetişseydi de. Çünkü anne-babalar önemlidir. Anne-babaları hayattayken ziyaret edip veda edebilselerdi. Bütün bunların ihmal edilmemesi gerekiyor. Tabii ki suç varsa takibi onların yargılanması vesaire bütün bunlar yürürken, suçlu bile olsalar insani konularda hassasiyetleri sürdürmek lazım. Biz hükümet olarak bunu hep böyle algıladık ve uyguladık. Gözaltı sürelerini kısalttık. İnsani boyutları çok önem verdik. Gözaltındayken bile mutlaka kamera kaydı olsun insanlara haksızlık edilmesin. Gözaltında bir gün bile kalsa, isteyen duş alabilsin talimatlarını verdik."

Kaynak: AA