Aşırı Terlemeye Tayvan Yöntemiyle Son
Muğla'nın Marmaris İlçesinde Özel Bir Hastanede Görevli Genel Cerrah Ünsal Aybek, Aşırı Terlemenin Endoskopik Yolla Sinirleri Kesmeden Klipsleme Yöntemiyle Engellenebildiğini Söyledi.
Muğla'nın Marmaris ilçesinde özel bir hastanede görevli Genel Cerrah Ünsal Aybek, aşırı terlemenin endoskopik yolla sinirleri kesmeden klipsleme yöntemiyle engellenebildiğini söyledi.
Terlemenin sıcak ortamlarda ve efor esnasında vücudun ısısını düzenlemek için oluşturduğu normal, fizyolojik bir olay olduğunu belirten Genel Cerrah Ünsal Aybek, aşırı terleme bozukluğunun ise durup dururken ellerde, koltukaltında, ayaklarda ve bazen yüz ile baş bölgesinde sürekli, serin bir odada otururken bile oluşan terleme olduğunu kaydetti. Bu hastalığın en etkili tedavisinin cerrahi müdahale olduğunu söyleyen Aybek, 2004 yılında Türkiye'de uygulamaya başlanan klipsleme yöntemiyle sinirleri sıkıştırarak aşırı terlemenin önlendiğini ifade etti. Aşırı terleme hastalığı olan insanlarda fiziksel ve ruhsal rahatsızlıkların meydana geldiğini, günlük aktivitelerini ve iş hayatını olumsuz etkilediğini dile getiren Aybek, "Devamlı terli ayak ve ellerle gezmek, ıslak koltukaltlarıyla dolaşmak insanları çok rahatsız eder. Ama bu hastalığın en önemli etkisi psikolojik olanlardır. Hastalar koltukaltı terinden dolayı bazen birkaç kere elbise değiştirmek zorunda kalıyorlar, kendilerine güvenleri azalıyor, günlük aktivitelerden kaçınırlar. Hastaların elleri sürekli terlediğinden el sıkışmaktan kaçınırlar. Bu durumlardan sürekli endişeli oldukları için depresyona girerler. Yazı yazmak, müzik aleti kullanmak, bilgisayar kullanmak, vb. işleri yaparken başarısız olurlar" dedi.
Klipsleme yönteminin 1996 yılında Tayvan'da Dr. Lin tarafından bulunduğunu anlatan Aybek, "Bu yeni yöntemde, ameliyatta koltuk altlarından yarım santimlik iki adet kesikle girilerek endoskopik yöntemle sinirler görülerek aşırı terlemeye yol açan sinirlere klips takılıyor. Sinirleri kesmeden klipsleme yöntemiyle sinirleri sıkıştırarak terlemeyi önlüyoruz ve ameliyattan kısa bir süre sonra elleri kuru oluyor. Bu yöntem 1996 yılında Tayvan'da Dr. Lin tarafından bulundu. Türkiye'de 2004 yılının Ocak ayında ilk defa benim tarafımdan uygulanmaya başlandı. Bu hastalıkla ilgili binin üzerinde hastayı sağlığına kavuşturdum. Bu yeni yöntemde el terlemesi tamamen geçiyor, ayak terlemesi ise yarı yarıya azalıyor. Yan etki olarak bazen vücutta göbek çevresi, sırt ve diz arkasında aşırı terleme oluşuyor. Bu duruma refleks terleme deniyor. Bunun olma olasılığı da yüzde 1 ile 5 arasında. Yani yüz kişiden 5 kişide oluşabiliyor. Bu yöntemin avantajlarından biride geriye dönüşüm olabilmesi, yani taktığımız klipsleri çıkarırsak hasta eski haline dönebiliyor. Ancak benim bu güne kadar yaptığım ameliyatlarda bin kişide 2 kişiyi geçmez. Ameliyat genel anesteziyle yapılıyor ve yarım saat sürüyor. Hasta bir gün hastanede yatıp, ertesi gün taburcu oluyor" diye konuştu.
Antalya'da özel bir asansör şirketinde satış pazarlamasında çalışan ve hastalığın tedavisi için Marmaris'teki özel hastaneye başvuran 24 yaşındaki İbrahim Kırdök ise, "Ellerim, ayaklarım doğuştan beri terliyor. Bu olumsuz hastalık hayatıma bir engel. Terlemeden dolayı kız arkadaşımın elini tutamıyorum, ayakkabı giymem büyük problem, 3 ayda bir ayakkabı değiştiriyorum. Bir ortama girdiğim zaman bir şeye dokunamıyorum. Mesela tokalaşmak benim için çok zor, sürekli elimi sildikten sonra tokalaşabiliyorum.
Bu durum psikolojimi ve hayatımı etkiliyor" dedi.
Genel Cerrah Ünsal Aybek'in gerçekleştirdiği ameliyat sonrası kendine gelen İbrahim Kırdök, ameliyat esnasında hiçbir şey hissetmediğini belirterek, "Ameliyat sonrası hiçbir şey hatırlamıyorum, ancak şimdi ellerim terlemediği için kendimi yeniden doğmuş hissediyorum" diyerek mutluluğunu ifade etti.
(CG-HE-CC-Y)