Atalay ve Bağış Basın Bayramı Etkinliğine Katıldı )

Son Güncelleme:

Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay ve Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Sultanahmet Meydanı'nda düzenlenen Basın Bayramı etkinliklerine katıldı.

Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay ve Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Sultanahmet Meydanı'nda düzenlenen Basın Bayramı etkinliklerine katıldı.


Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay :


"Hem 80 ihtilalini yargılayıp hem 82 anayasasını uygulayarak ileri demokrasiye ulaşılamaz"


"YÖK yasası değişmiş değil. Kurumsal yapı değişmiş değil. Sadece bugünkü icraatla o rahatlama. Anayasa da o maddeler oldukça ileri bir YÖK yasası yapmanız mümkün değil"


"Bir yargı paketi daha var. 4 yargı paketi. Onun hazırlıkları tamamlandı. Bu dönemde gönderemedik. Sonbaharda ilk ele alanacak konulardan birisi. Bizim hedefimiz düşünceyi sonuna kadar özgür tutmak"


"Onun içinde düşüncenin önünde hiçbir sınır olmamalıdır. Düşünceyi şiddetten kesin olarak ayırmalıyız. Bugünki mevzuatımızda düşünceyle şiddeti birlikte tutan düzenlemeler hala var. Bizim düşüncemiz onu tamamen ayırmak ve düşünceyi bu manada özgür kılmak"


Haber: Taner YENER - Kamera: Ünsal ÇAKİN/ İSTANBUL DHA Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Sultanahmet Meydanı'nda düzenlenen 24 Temmuz Basın Bayramı kapsamında yeniden canlandırılan Marmara Kıraathanesi'ndeki etkinliğe katıldı. Etkinliğe Atalay'ın yanı sıra Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Eski Bakanlardan Ali Çoşkun, Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir, Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Mehmet Atalay, Fehmi Koru, Osman Tanburacı, Nazlı Ilıcak, Umut Akyürek eşi Oktay Ertuğrul ve kızları Umur, Pakize Suda, Hasan Kaçan'ın da bulunduğu siyaset, basın ve sanat dünyasından birçok isim katıldı.


Etkinlikte bir konuşma yapan Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, hem dünyada hem de ülkemizde basın özgürlüğü alanında çok önemli gelişmeler olduğunu ifade etti. Atalay, hükümetin göreve geldiğinde mevcut basın kanununun 1950 tarihli olduğunu hatırlatarak "Çok eskimişti ve çok da şikayet vardı. İşte biz yeni hükümet olduğumuzda 58. hükümet döneminde basın yayından da sorumlu devlet bakanı olarak Şubat ayında ilk iletişim şurasını topladık. 58. hükümetin bir yandan bildiğiniz Irak ile ilgil siyasi gerginlik yaşanırken iletişim şurasını topladık. Amaç hükümetimizin partimizin önceliği olan özgürlük alanını genişletmeye burdan başlayalım diye. O büyük şuraya her kesim katıldı. Çok güzel 3 gün süren bir çalışma oldu ve peşinden de basın kanunnu birlikte yaptık. Hiçbir yerde de basın kanunuyla ilgili bir itiraz gelişmedi. Çünkü birlikte yaptık. Yani basın kuruluşları, basın konseyi, basın mensupları herkes oraya katıldı . Türkiye'nin bugüne kadar tartışılmayan bir basın kanunu. Herşey orada sınırsız, en ideal şekilde özgürlükçü...Sadece bir konuya hasassiyet gösterdik o da cevap ve düzeltme hakkı. Bunu da orada teminat altına alalım herşeyde rahat olsun ama yalan ve yanlış haber yapıyorsa bu kişi ve ya kurum.. Önemli bir hassasiyet konusu" diye konuştu.


"Düşüncenin alanını genişletmek anlamında samimi bir çaba içinde olduk ve hala da niyetimiz samimidir" diyen Atalay, "Hepimiz biliyoruz yaşanalar tartışmalar var olaylar var. Yani bunlarını bazıları yetmiyor tekrar belki çalışmak gerekiyor. Ama biz o konuya kesin bir niyet ve kararlılık içindeyiz. Yani bu yeni anayasa gerçekleşmedikçe hem 80 ihtilalini yargılayıp hem 82 anayasasını uygulayarak ileri demokrasiye ulaşılamaz. Bütün çabamız inşallah bu yeni anayasayı yapmak olmalıdır gerektiği gibi. Azami katkıyı vermeye çalışıyoruz. Hiçbir engel olsun istemiyoruz. Kamuoyunun da basının da bütün partilerin de... Çünkü bütün partiler topluma taahhütte bulundular. Bu yeni anayasayı önemli görüyorum. Birçok alanda basın mensuplarımız biliyor rahatlama varsa daha rahat ortamlar varsa mevzuattan çok uygulamadan dolayıdır icraattan dolayıdır. Anayasa engeli var. Diyelim ki YÖK'te ve akademik hayatta rahatlama var ama henüz YÖK yasası değişmiş değil. Kurumsal yapı değişmiş değil. Sadece bugünkü icraatla o rahatlama. Anayasa da o maddeler oldukça ileri bir YÖK yasası yapmanız mümkün değil. Onunu için anayasa vurgusunu yapmak istiyorum" şeklinde konuştu.


"DÜŞÜNCEYİ ŞİDDETTEN KESİN OLARAK AYIRMALIYIZ"


Konuşmasında 3 yargı paketine de değinen Atalay, basın mensuplarının aldıkları cezaların bu yargı paketiyle ertelendiğini de hatırlattı. Atalay "5 yıla kadar olan davalar açıldıysa basın mensuplarımızla ilgili düşünce ifadesinden dolayı yazısından dolayı açıklamasından dolayı bunların ertelenmesi söz konusu. 3 yıl ertelenmiş oluyor. 3 yıl içinde yeni bir dava olmazsa dava kalkmış oluyor. Basın mensuplarımız için getirilmiş önemli bir husus. Adalet bakanımıza sordum tam dava sayısı o da kesin sayısı veremedi ama binlerle ifade edilen bir dava söz konusu. ve bütün davalar düşmüş oluyor. Basın bayramında onu da ifade etmek isterim ama bir yargı paketi daha var. 4 yargı paketi. Onun hazırlıkları tamamlandı. Bu dönemde gönderemedik. Sonbaharda ilk ele alanacak konulardan birisi. Bizim hedefimiz düşünceyi sonuna kadar özgür tutmak. Düşünce azizdir. Aziz olan insanın en önemli eylemidir düşünce. Onun içinde düşüncenin önünde hiçbir sınır olmamalıdır. Düşünceyi şiddetten kesin olarak ayırmalıyız. Bugünki mevzuatımızda düşünceyle şiddeti birlikte tutan düzenlemeler hala var. Bizim düşüncemiz onu tamamen ayırmak ve düşünceyi bu manada özgür kılmak. O özgür ortamı en iyi şekilde sağlayacağımıza inanıyorum onu düşünüyorum.Türiye gerçekten hangi zamanlardan hangi ortamlardan bugüne geldi Daima onu hatırlamak gerekiyor. Ben o zamanların meşakkatlarını çekerek gelenlerdenim. Büyük bir değişim oldu. Yargıyla ilgili 3 pakette bir 250. madde değişimi oldu. Özel yetkili mahkemelrle ilgili neticede yasalar daima değişebilir. Olumsuzluklr olursa onuda değiştirirsiniz. Onunda kendine has sebepleri var" şeklinde konuştu.


FEHMİ KORU'YA DOĞUM GÜNÜ SÜPRİZİ


BaşbakanYardımcısı Beşir Atalay, konuşmasının ardından fasıl heyetinin sunduğu müzikleri keyifle dinledi. Atalay daha sonra sürpriz bir şekilde sahneye getirilen 52'inci yaş gününü kutlayan yazar Fehri Koru için yaptırılan üzerinde Koru'nun resminin bulunduğu 'Nice Mutlu Yıllara' yazılı ekran ve üzerinde masa başında programın yansıtıldığı figürlerin bulunduğu pastayı kesti. Atalay etkinliğe gecikmeli katılan Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış ile kısa bir süre de sohbet etti. İskender Pala'nın eski Ramazan fıkraları anlattığı, Fehmi Koru ve fasıl heyetinin şarkılar seslendirdiği etkinlikte, 10 etnik dilde şarkı söyleyen Züleyha sahne alırken, tiyatro sanatçısı Hasan Kaçan'da hikayeler anlattı. Başbakan Yardımcısı Atalay ile Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış da katılımcılarla birlikte şarkılara eşlik etti. Gecede, Ramazan tatlısı olarak bilinen güllaç, çerez, limonata ve dondurma ikram edildi. Çeşitli sanatçılar tarafından seslendirilen müzik dinletilerinin ardından etkinlik sahur programıyla devam etti.


"TÜRKİYE'Yİ HİÇ BİR GÜÇ TUTAMAYACAK"


Maramara Kıraathanesi'ndedüzenlene etkinlik sonrası gazetecilere kısa bir açıklama yapan Egemen Bağış şunları kaydetti:


"Fehmi Bey'in 1 yaş daha gençleşmesini kutladık. O her geçen sene enerjisi ve dinamizmiyle bize katkı veriyor. Böyle bir gecede Türkiye'nin bütün kültürel zenginliklerini bir arada yaşamak, Ramazanın güzelliklerini yaşamak ve manevi hazzı yaşama ve birlik bereberliği güçlendirmek ayrı bir tat verdi. Hülya kardeşimizde Türkiye'de 10 etnik dilde şarkı söyleyen bir kardeşimiz. Bu ülkede hepimizin farklılıkları olabilir ama bu ülkede ortak paydaların olduğunun, birlik ve beraberliğin çok daha önemli olduğunun farkındayız. İnşallah şu terör belasınada hep beraber son verirsek, Türkiye'yi hiç bir güç tutamayacak. Bu konuda biraz daha ter dökmemiz lazım. Çünkü şehit haberleri geldiğinde bütün anneler aynı ağlıyor. Ağıtın dili yok. Kürtçe ağlama sesi ile Türkçe ağlama sesi arasında bir fark olmadığı gibi Lazca ağlama sesi ile Ermenice ağlama sesi arasında da bir fark yok. Onun için bu ülkede hiçbir kimsenin ağlamaması için herkesin üzerine düşeni yapması gerekir. İnşallah elele vereceğiz ve terörden rant elde edenlerin oyunlarını bozacağız." Sanatçı Züleyha ise "Benim komşum Ermeni, ama bu zamana kadar hiçbir sorun yaşamadık ve bir arada yaşayıp ekmeğimizi paylaşabiliyoruz. İstenildiği vakit birşeyler yapılabiliyor. Bunun için el birliği ile birşeyler yapmamız gerekiyor, elele vermemiz gerekiyor" dedi.

Kaynak: DHA