"Sermaye Hareketlerine Herhangi Bir Kısıtlama Gelmeyecek"

Son Güncelleme:

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sermaye hareketlerine herhangi bir kısıtlamaya gelmeyeceğini, böyle bir çalışmanın gündemlerinde olmadığını söyledi.

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek,sermaye hareketlerine herhangi bir kısıtlamaya gelmeyeceğini, böyle bir çalışmanın gündemlerinde olmadığını söyledi. Reform yapmaya devam edeceklerini belirten Şimşek, aslında A, B, C ve D planında reformların esas olduğunu belirten Şimşek, reform çalışmalarına devam edeceklerini bildirdi.


Bakan Şimşek, SETA tarafından yayımlanan "Geçmişten Günümüze Kamu Maliyesi" analizinin tanıtım panelinde konuştu. Basın mensuplarının sorularını yanıtladı.


Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Eğer faizler artmaya devam ederse hükümetin bir B, C ve D planı olduğu söylendi bununla ilgili bir ipucu verebilir misiniz? Faizin nerede duracağını düşünüyorsunuz, bir tahmininiz var mı?" şeklindeki sorulara yanıt verdi. Sermaye hareketlerine herhangi bir kısıtlama gelmeyeceğini söyleyen Maliye Bakanı Şimşek, Başbakanın dünkü açıklamasından sonra görebildiğim kadarıyla belirli çevreler birtakım spekülasyonlar içerisinde. Daha önce Başbakan Yardımcımız Ali Babacan da çok açık ve net bir şekilde vurguladı. Sermaye hareketlerine yönelik herhangi bir kısıtlama gündemimizde değil. Sadece onun altını çizmek istiyorum. Merkez Banka'mızın kredibilitesi çok önemli. Dünde bunun altını çizdim. Merkez Bankası bağımsızlığına ve kredibilitesine önem verdiğimiz için genelde ben Merkez Banka'mızın kararlarıyla ilgili yorum yapmam. Dolayısıyla faiz nerede durur, süre ne kadar olur, o konularda benim değerlendirme yapmam doğru olmaz. Ama şunu açık ve net olarak söyleyeyim. Biz reform yapmaya devam edeceğiz. Türkiye büyük bir kredibilite kazanmış durumda. Türkiye önemli kazanımlar elde etmiştir. Bu kazanımları korumak için bugüne kadar istikrar ve güvene çok önem verdik. Bunun sayesinde ülkemiz kazandı. Yine bizim sihirli sözcüklerimiz istikrar ve güven olmaya devam edecektir. Yatırım ortamını iyileştireceğiz. Reformlara devam edeceğiz. Bu demokratikleşmeden tutun vergi reformuna kadar. Bu konuda da çok ciddi çalışmalar yapılıyor. Son gelişmeleri bir fırsata dönüştürmek durumundayız. Bu fırsatı heba edemeyiz. Mutlaka daha çok reform yapıyoruz ve yapmaya da devam edeceğiz. Aslında A-B-C ve D planı reformlar esastır. Çalışmalarımıza mahalli seçimler sonrasında da devam edeceğiz."


-"SİYASİ İSTİKRARIN GÜÇLÜ BİR ŞEKİLDE DEVAM EDECEĞİNE MART SONUNA TANIKLIK EDECEĞİZ"-


"Büyümeyi desteklemek yönünde özellikle belli sektörlere yönelik yeni adımlar atmayı düşünüyor musunuz, bununla ilgili bir çalışma başlattınız mı?" sorusu üzerine ise Bakan Şimşek, henüz bir çalışma başlatılmadığını vurguladı. Henüz erken olduğunu ifade eden Şimşek, "Bir belirsizlik yaşandı. Bunun belki büyümeye yansıması olur. Siyasi istikrarın çok güçlü bir şekilde devam edeceğine inanıyorum. Mart sonunda buna hepimiz tanıklık edeceğiz. Bununla birlikte son dönemdeki belirsizliğin yerini tekrar yatırımların arttığı bir döneme gireceğiz" dedi.


-"YOLSUZLUKLA İLGİLİ YAPILAN ÇALIŞMALARI BAŞBAKAN YARDIMCIMIZ AÇIKLAYACAK"-


Yolsuzluklar ilgili ne gibi adımlar atmayı planladıklarına yönelik bir soru üzerine Bakan Şimşek şu yanıtı verdi:


"Bu konuda bir koordinasyon kurulu var. Başbakan Yardımcımız Beşir Atalay'ın başkanlığında. Bu yönde yakın zamanda birtakım çalışmalar yapıldı. Ama o çalışmaları bir noktaya gelince başbakan yardımcımız açıklayacaktır. Türkiye yolsuzlukla mücadele etmiştir. Şeffaflığı, hesap verilebilirliği artıracak ülkemizin öngörülebilirliğini daha da artıracak yatırım açısında daha güvenli bir hale getirecek adımlar atmak zaten hükümetimizin görevidir."


-"HERHANGİ BİR ŞOKA KARŞI MALİYE POLİTİKASINDA MANEVRA ALANIMIZ VAR"-


Bir soru üzerine maliye politikasında bir miktar manevra alanlarının olduğunu vurgulayan Bakan Şimşek, şunları kaydetti:


"Geçen sene bütçe açığı OECD ortalamasının neredeyse beşte biriydi. Bu sene bütçe açığı neredeyse dörtte biri. Borcun milli gelire oranı brüt olarak yüzde 35 civarında. OECD ülkelerinde ise yüzde 10'un üzerinde. Avrupa Birliği'nde yüzde 90'un üzerinde. Bizim bir şoka karşı maliye politikasında manevra alanımız var. Bu anlamda bir mali imkanımız var. Biz henüz bunun kullanılmasının erken olduğu kanısındayız. Siyasi istikrar tehlikede değildir. Mart siyasi manzarayı ilişkin çok net bir görünüm katacaktır. Siyasi istikrara ilişkin tedirginliğin azalması halinde Türkiye'nin temeli hala sağlamdır. Biz bütçemizi de o çerçevede yaptık. Biz bütçeyi hazırlarken 17 Aralık sürecini öngöremezdik. Ama biz FED kararını dikkate aldık. İstihdam ve sosyal yardımlarda önemli. Bunlara yönelikte çalışmalarımız da var. Biz farkındayız. Son birkaç yıldır Türkiye daha mütevazi ve sürdürülebilir olsun, büyüsün istiyoruz. Avrupa Birliği'nde bir toparlanma var. Genel anlamda bölgenin istikrarı iyi yansıyor. İran'la ilgili gelişmeler çok ümit verici. Bunlar bizim için çok önemli. Cari açıkta çok ciddi bir yavaşlamanın yaşandığı bir yıldayız şuanda. Şuanda bir yavaşlama olsa da seçim sonrasında siyasi belirsizliğin azalarak siyasi istikrarın devamıyla Türkiye sürdürebilirlik yoluna devam edecek."


-"YENİ GELİR VERGİSİ TASARISIYLA ASLINDA BİZ ÇOK ÖNEMLİ ADIMLAR ATIYORUZ"-


Bakan Şimşek, yeni gelir vergisi tasarısıyla ilgili çok önemli adımlar attıklarına dikkat çekerek, "Biz özellikle kırsal kesime herhangi bir ilave vergi yükü yükleyecek bir aşama içerisine girmedik. Ölçek büyütmeye yönelik çok ciddi bir vergi teşviki var. Büyükşehir uygulamasıyla kırsala ilave bir vergi olmaması noktasında biz o hassasiyeti gösterdik. O anlamda biz hazırız ama ülke hazır değil" ifadelerini kullandı.


-"DEĞİŞİM SÜRECİNİN ORTASINDAYIZ"-


Türkiye'nin büyük değişim ve dönüşümden geçtiğini belirten Bakan Şimşek, bu sürecin ortasında olduklarını, daha yapılacak çok şey olduğunu bildirdi. Birçok alanda reforma ihtiyaç olduğunu ifade eden Şimşek, işgücü piyasası reformunun mesafe kat edemedikleri alanlardan biri olduğunu kaydetti. 1990'lı yılların Türkiye'nin kaçırıldığını vurgulayan Şimşek şunları söyledi:


"Biz ise daha çok finans sektörüne, gayrimenkul sektörüne, fazla ticarete konu olmayan alanlara yöneldik. Gelen sermayenin niteliği ve miktarı noktasında istenilen noktasında değiliz. Biz bir hızlı reform dönemine girdik ama başka ülkelerde reform yapıyor. Herkes sermaye çekmeye çalışıyor. Herkes biz de yatırım yapın çağrısında. Bizim çok kat etmemiz gereken mesafe var. Diğer gelişmekte olan ülkelerle rekabet açısından yapmamız gereken iş var. İstihdam noktasında bizim yılda belki ortalama 800 binin altına inmememiz gerekiyor istihdam anlamında. Çalışmakta olan nüfus hızlı artıyor. Eğitimle kadınlar arasında işgücüne katılım oranı artıyor. Bir süre sonra normal eğitim sürecinden geçen hemen hemen herkes üniversite okuyacak. Bu iyi bir şey. Türkiye'nin geleceği neden parlak denilirse, Türkiye eskiden kırsal bir toplumdu. Tarım ağırlığı vardı. Mesleki eğitim yoktu. Onlar şehre gelince, çalışmak pahalıdır. O nedenle çalışma işgücüne katılım oranı kadınlar arasında sınırlı. Şimdi Yüzde 24'lerden yüzde 31-32'lere çıktı. Muazzam bir başarıdır ama yetmez. Bunu bizim yüzde 50-60'lara çıkarmamız lazım. Bunu başarabiliriz. Bu eğitim sistemiyle oraya doğru gideceğiz. Bir yandan çalışma çağındaki nüfus artıyor. Bir yandan işgücüne katılım oranı artıyor. Bunlar muazzam şeyler. Biliyorsunuz kişi başını milli geliri belirleyen iki faktör olduğunu söyleyen Şimşek, "Bunlardan ilki verimliliktir. Biri de işgücü kullanımıdır."


-"SİYASETEN SORUNLU REFORMLAR SEÇİMDEN SONRA YAPILACAK"-


Türkiye'nin çözmesi gereken bir çok konu olduğunu belirten Bakan Şimşek, reformların bu dönemde altyapısını hazırlamaya devam edeceklerini söyledi. Bazı siyaseten sorunlu reformların ise 2015 yılında, seçimden sonra yapılacağını vurgulayan Şimşek, "İşgücü piyasası reformundan tutun, birçok alana kadar devam edeceğiz. Keşke o günü beklemek zorunda olmasak. Yine yapacağız reformları ama en zor reformları bile 2015 Temmuz'undan itibaren yapılabileceğine inanıyorum. Reform hazır. Kanunlar hazır. Her şey hazır. Ben ümitliyim" dedi.


-"ÇOK CİDDİ MEYDAN OKUMALARLA KARŞI KARŞIYAYIZ"-


Bakan Şimşek, çok ciddi meydan okumalarla karşı karşıya olduklarını belirterek, "Zor bir dönem küresel ekonomi açısından. Şunu göz önüne almamız lazım. Türkiye'ye gelen yatırımların yüzde 75-80'i Avrupa'dan geliyor. Avrup son 4-5 yıldır krizde. Türkiye'nin bu performansının sınırlı olması, Avrupa'yla biraz ilişkisi var. Avrupa'da kriz varken, atıl bir kapasite var" diye konuştu.


-"BORCUN VADE YAPISI, FAİZ ARTIŞININ KALICI OLUP-


Faiz artışlarının etkisinin sorulması üzerine Bakan Şimşek, borcun vade yapısının, faiz artışının kalıcı olup olmadığının ve bir de reel faizin düzeyinin önemli olduğnuu söyledi. Hiçbir kesimi faiz lobisi diye suçlamadıklarını dile getiren Şimşek, şunları kaydetti:


"Faiz lobisinden kasıt, Türkiye'de bir istikrarsızlık olursa, ülkelerin kaynakları daha çok faize gider şeklindeki bir kaygıdan kaynaklanan bir söylem var. Yoksa biz bütün yatırımlara açığız. Özellikle yatırım ortamını iyileştirmeye çalışıyoruz. Faiz kalıcı olarak artarsa, bunun faiz yüküne yansıması olur. Burada reel faiz önemlidir. Şu anda 2002 yılında iç borcun ortalama vadesi 9 aydı. Dolayısıyla 9 ayda iç borç yeniliyordu. Faiz şoku yansıyordu. Şu anda 3.5-4 yıla kadar çıkmış durumda. Her ne kadar borcun, hala borcun önemli bir kısmı değişken faizli bonolarla. Ama sonuç itibarıyla bir şokun kalıcı olması lazım. Reel faiz boyutu tabii ki önemli."

Kaynak: ANKA