Bakanlar Kurulu Toplantısı

Son Güncelleme:

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Arınç: (3) "Görülüyor ki yargı bizim sözlerimize bağlı değil. Yargı kendi dosyasına bağlı, kendi vicdani kanaatiyle karar veriyor" "Beğenelim veya beğenmeyelim, bizim bir kişi hakkında veya bir grup hakkında söylediğimiz söz, yargıya gerekçe teşkil edecek sözler değildir. Yargı kendi elindeki deliller ve bu konuda kendi vicdani kanaatiyle bir mahkeme hükmü tesis etmeye çalışıyor. Beğenelim veya beğenmeyelim" "(Silivri'yi işgal et) dedikten sonra Silivri'de yapılacaklar belliydi, nitekim bunlar fazlasıyla yapıldı her türlü ihtimale karşı ve bugün pek çoğu kıpırdayamadan sadece bağırmakla kaldılar"

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, "Görülüyor ki yargı bizim sözlerimize bağlı değil. Yargı kendi dosyasına bağlı, kendi vicdani kanaatiyle karar veriyor. Beğenelim veya beğenmeyelim, bizim bir kişi hakkında veya bir grup hakkında söylediğimiz söz, yargıya gerekçe teşkil edecek sözler değildir. Yargı kendi elindeki deliller ve bu konuda kendi vicdani kanaatiyle bir mahkeme hükmü tesis etmeye çalışıyor. Beğenelim veya beğenmeyelim" dedi.


Bakanlar Kurulu toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Arınç, bir gazetecinin "Sayın Başbakan, bir röportajında 'İlker Başbuğ'a terör örgütü üyesi diyeni tarih affetmez' demişti. Bugün, hakkında müebbet kararı çıktı. Sayın Başbakanın bununla ilgili bir paylaşımı oldu mu ya da siz, bu kararla ilgili bir değerlendirmede bulunabilir misiniz?" yönündeki sorusu üzerine, şöyle konuştu:


"Bu, çok açık, Sayın Başbakanımızın 'tarih affetmez' sözünü hatırlamıyorum ama birlikte çalıştığı Genelkurmay Başkanı için ona bu suçlamaların yapılmasından üzüntü duyduğunu ifade eden konuşmasını biliyorum. Bu, çok doğaldır, şu bakımdan, ben de bilebildiğim kadarıyla Haberal, seçilmş milletvekilleri ve bazıları hakkında tutuksuz yargılanmaları gerektiğini, Meclis'in onları beklediğini ifade etmiştim. Yine bazı şahıslar hakkında 'bunlar bilim adamıdır' filan demiştim. Görülüyor ki yargı bizim sözlerimize bağlı değil. Yargı kendi dosyasına bağlı, kendi vicdani kanaatiyle karar veriyor. Beğenelim veya beğenmeyelim, bizim bir kişi hakkında veya bir grup hakkında söylediğimiz söz, yargıya gerekçe teşkil edecek sözler değildir. Yargı kendi elindeki deliller ve bu konuda kendi vicdani kaanatiyle bir mahkeme hükmü tesis etmeye çalışıyor. Beğenelim veya beğenmeyelim. Şüphesiz başkaları hakkında da başka kişiler övücü sözler söylemiş olabilir, kendi kanaatlerini ifade etmiş olabilirler veya kendi gönlünden geçenleri söylemiş olabilirler ama yargının buna ayak uydurması ve yargının bunu aynen kabul etmesi de herhalde beklenmemeli."


-Çözüm süreci-


Arınç, çözüm süreci kapsamında demokratikleşme paketi ile ilgili yapılan çalışmaya ilişkin bir soruyu yanıtlarken, konunun Bakanlar Kurulu'nda gündeme gelmediğini söyledi. Konuya ilişkin çalışmaların hazır olduğunu belirten Arınç, konunun bayramdan sonra Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a sunulacağını ifade etti.


Arınç, "Sayın Atalay, Sayın Adalet Bakanımız, Sayın Bozdağ birlikte yaptığımız çalışmada sona geldimizi biliyoruz ama buna siyasi bir çerçeve çizmek herhalde sayın Başbakanımızın talimatı ve görüşü ile olacak" dedi.


-"Güvenlik güçlerimiz, istihbarat örgütlerimiz, fevkalede gelişmelere karşı her an teyakkuz durumunda"-


Bir gazetecinin eylül ayında gerçekleşmesi beklenen toplumsal hareketlerle ilgili istihbarat bilgilerinin Bakanlar Kurulu'na gelip gelmediğiyle ilgili bir sorusu üzerine Arınç, "Hayır, gelmedi" yanıtını verdi.


İlgili kurum ve kuruluşların kendilerine düşen  görevleri  yaptığını dile getiren Arınç, şöyle konuştu:


"Bağıra bağıra gelen şey zaten istihbarat ve özel bilgi sayılmaz. Düşünün ki 'Silivri'yi işgal et' mesajları, arkasından gelecek olan açıktır veya 'taarruz zamanı', 'taarruz vakti' diye gazetelere başlıklar atılması, Silivri'de taarruzun emredilmesi, bunlar bağıra bağıra gelen şeylerdir. Bunlar için özel bir ihtimama bile gerek yok. Ama güvenlik güçlerimiz olsun, istihbarat örgütlerimiz olsun, bunun dışında fevkalede gelişmelere karşı her an teyakkuz durumundadırlar. Son günlerde DHKP-C örgütünün liderlerinin yakalanmış olması, patlayıcılarla birlikte ele geçirilmiş olması bence bizim güvenlik güçlerimizin muhteşem bir başarısıdır. Bununla Allah saklasın büyük suikastlerin önlenmesi ve Türkiye'de ses getirecek bazı eylemlerin yapılması önlenmiştir. Buna benzer pek çok şeyler başarılıyor bunların bir kısmı belki medyada yer almayabilir ama her zaman teyakkuz halinde olmak, ülkeyi yönetenlerin birinci görevidir. Bu konularda asıl düşünmek istediğimiz şey bütün bu olaylar karşısında ne yapılacağıdır."


Kanunsuz gösterilere, yasadışı örgütlerin ortalığı yakıp yıkmasına hiçbir zaman izin verilmeyeceğine dikkati çeken Arınç, şunları kaydetti:


"Biz, bu örgütlerle nasıl olsa baş ederiz, gücümüz bunlara fazlasıyla yetiyor. Yeter ki masum insanlar veya farklı duyarlılıklarla ortaya çıkan insanlar ve gruplar bu örgütlerin ekmeğine yağ sürmesin, bunların oyununa gelmesin. Yeter ki siyasetçiler bu örgütlerin önünde ve arkasında bulunmasın, onlar demokrasiyi öncelesinler. Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu sonuna kadar bütün topluluklara toplantı, gösteri, protesto yapmak haklarını veriyor. Bunları yerince kullanmak varken tahribata yönelmek, ölümlere, yaralanmalara yol açmak, kamu malına zarar vermek ve ülkeyi adeta bir huzursuzluk ülkesi haline getirmeye çabalamak, elbette karşı olduğumuz budur. Bunların ne yapacakları konusu şimdi konuşulanlar değil, daha farklı biçimlerde elbette takip edilecektir. Yapılacak şey bunlara izin vermemektir, bu yasa dışılıklara hiçbir zaman müsamaha ile yaklaşmamaktır. Bunu herkes böyle bilsin. (Silivri'yi işgal et) dedikten sonra Silivri'de yapılacaklar belliydi, nitekim bunlar fazlasıyla yapıldı her türlü ihtimale karşı. ve bugün pek çoğu kıpırdayamadan sadece bağırmakla kaldılar. Bütün güvenlik güçleri kendilerine düşen görevi layıkıyla yerine getirecek bilgi ve donanımda. Biz 'şu yapılacak, bu yapılacak' diye endişe içinde değiliz yeter ki masum insanlar ve ülkemiz zarar görmesin."


- Ankara

Kaynak: AA