Başbakan Davutoğlu: (2)
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Sultanahmet'teki terör saldırısına ilişkin "İstanbul böyle bir cazibe merkeziyken birileri İstanbul'a dönük olarak ciddi bir imaj yıpranması sağlayacak böyle eylemler peşinde olabilir.
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Sultanahmet'teki terör saldırısına ilişkin "İstanbul böyle bir cazibe merkeziyken birileri İstanbul'a dönük olarak ciddi bir imaj yıpranması sağlayacak böyle eylemler peşinde olabilir. Buna karşı bizim İstanbulumuzu, bütün İstanbullularla ve bütün vatandaşlarla birlikte korumak, buradaki huzuru, sükunu, emniyeti sağlamak hepimiz için en asli görevdir" dedi.
Davutoğlu, İstanbul Valiliği'ndeki brifingin ardından yaptığı açıklamada, terör saldırısıyla ilgili çalışmaların etkin şekilde sürdürüleceğini söyledi.
İstanbul'un sadece Türkiye'nin değil, dünyanın göz bebeği, çevre bölgelerin yükselen yıldızı ve şehri olduğunu vurgulayan Davutoğlu, brifingde, İstanbul'un huzur ve güven şehri olması yönünde atılacak adımları tartıştıklarını anlattı.
Başbakan Davutoğlu, sadece terör tehdidi, bu tür saldırılar karşısında değil, aynı zamanda özellikle de uyuşturucuya karşı mücadelede, asayişte, kaçakçılık ve organize suçlar konularında da kenti dünyanın en güvenli şehirlerinden biri kılmanın herkesin görevi olduğunu vurgulayarak, kentin, ateş çemberinin ortasında bulunduğunu kaydetti.
Etraftaki şehirler önemlerini kaybederken, Şam'da, Bağdat'ta, Kahire'de, Beyrut'ta sıkıntılar söz konusuyken, Avrupa'nın birçok baş şehrinde ekonomik sıkıntılar varken, İstanbul'un bütün dünyanın gıpta ettiği bir gelişim içinde olduğunu aktaran Davutoğlu, geçtiğimiz günlerde üçüncü köprünün şantiyesini gezdiğini, dünyanın en büyük havalimanın da İstanbul'da açılacağını söyledi.
Davutoğlu, dünyanın finans merkezlerinden İstanbul'un, Birleşmiş Milletler'in en fazla organizasyon yaptığı şehirlerden olduğunu belirterek, şöyle devam etti:
"İstanbul böyle bir cazibe merkeziyken birileri İstanbul'a dönük olarak ciddi bir imaj yıpranması sağlayacak böyle eylemler peşinde olabilir. Buna karşı bizim İstanbulumuzu, bütün İstanbullularla ve bütün vatandaşlarla birlikte korumak, buradaki huzuru, sukunu, emniyeti sağlamak hepimiz için en asli görevdir. İstanbul'u korumak, bütün bu saldırılar karşısında muhafaza etmek hepimizin ortak görevidir. İstanbulluluk denilince eminim bütün bu çabalar, başarılı olacaktır. Hepimizin İstanbul'u huzur ve güven şehri yapmak, şu anki huzuru ve güveni hakim kılmak sorumluluğumuz var. Etraftaki ateş çemberi dolayısıyla bugün Ortadoğu, Balkan ya da Kafkas halkı için İstanbul neredeyse bir umut şehri haline dönüşmüş durumda. Kimisi huzur ve güven bulmak için, canını koruyabilmek için İstanbul'a, Türkiye'ye geliyor, kimisi yaşanılan ekonomik krizler dolayısıyla iş bulmak için İstanbul'a geliyor, Türkiye'nin yükselen ekonomisinden istifade etmek istiyor. İstanbul bu anlamda herkesin ulaşmayı özlediği bir ümit kapısı haline gelmiş durumda."
Başbakan Ahmet Davutoğlu, yılda 12 milyon turistin geldiği kentte geçici olarak Türkiye'ye sığınanlar da dahil edildiğinde büyük bir insan hareketliğinin yaşandığını dile getirerek, her türlü tedbirin alınacağını kaydetti.
Brifingde teröre karşı alınacak önlemleri, hassas noktaları ve kritik süreçlerde daha etkin müdahaleyi sağlayacak istihbaratla ilgili tedbirleri masaya yatırdıklarını vurgulayan Davutoğlu, birinci önceliklerinin kentin bu anlamda güvenliği ve teröre karşı alınacak tedbirler olduğunu anlattı.
"Kamuoyunun duymadığı terör saldırıları engellendi"
Davutoğlu, çoğu zaman kamuoyunun duymadığı ama çok sayıda terör saldırısını engelleyebilen etkin bir müdahale gücüne sahip olunduğunu belirterek, bunu daha da etkin kılmaya kararlı olduklarını vurguladı.
Özellikle uyuşturucuya karşı mücadele konusunda yoğun bir çaba içine girilmesini rica ettiğini anlatan Davutoğlu, "Çünkü terör, uyuşturucu ve kaçakçılık birbiriyle irtibatlı suç unsurlarıdır. Kaçakçılık, uyuşturucu, terör, asayiş suçları konusunda da İstanbul'da alınacak ek tedbirleri arkadaşlarımızla hem dinledim hem onlarla bu çerçevede atılacak adımları istişare ettim hem de gerekli talimatları verdik. İstanbul son 15 yılda çok önemli mesafeler almış bir küresel şehirdir. İstanbul'a dönük yapılacak her türlü eyleme anında mukabelede bulunmak, bu eylemi engellemek konusunda etkin bir müdahale kapasitemiz var ve bunu sürdüreceğiz. Kimse İstanbul'un güvensiz bir şehir olduğu intibanı yaymaya çabalamamalıdır" diye konuştu.
Başbakan Ahmet Davutoğlu, başka şehirlerde ve Paris'te olduğu gibi terör görüntülerinin yayınlanmaması konusunda hassasiyet gösteren bazı uluslararası basın yayın organlarının, İstanbul ve Türkiye için de aynı hassasiyeti göstermelerini beklemenin hakları olduğunu kaydetti.
"Türkiye güvenli bir limandır, İstanbul güvenli bir şehirdir, güvenli bir limandır. Gerek tarihi ve kültürel zenginliğini gerek İstanbul'da Türklerin misafirperverliğini görmek isteyenler açısından İstanbul'u her zaman güvenli ve huzurlu bir şehir olarak tutma konusunda gerekli araçlara ve güce sahibiz" diyen Davutoğlu, bu çerçevede gece gündüz çalışanlara teşekkür etti.
Rehber Şatıroğlu'na teşekkür
Davutoğlu, saldırıda basiretli tutumla sadece bir rehber olarak değil, Türklerin misafirperverliğini, rehberlik ettiği turistlere gösteren Sibel Şatıroğlu ile görüştüğünü belirterek, Şatıroğlu ile aynı dönemlerde aynı lisede okumaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi.
Şatıroğlu'na, turistlere gösterdiği dirayetli ev sahipliğiyle en zor şartlarda hiç bir travma yaşamadan emniyet birimleri ve ambulanslar ulaşana kadar turistleri bir arada tutma ve daha etkin bir şekilde hastanelere ulaşabilmelerini temin konusunda gösterdiği gayret dolayısıyla teşekkür eden Davutoğlu, bu çabanın o kritik saniyelerde, dakikalarda ve saatlerde çok önemli olduğunu kaydetti.
Başbakan Davutoğlu, Avrupa Birliği Konsey Başkanı Donald Tusk ile görüştüğünü, biraz sonra da BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun ile görüşeceğini belirterek, taziyelerini sunan uluslararası toplumun liderlerine de teşekkürü bir borç bildiğini ifade etti.
Davutoğlu, şunları kaydetti:
"Bu hepimizin ortak meselesidir. Hiçbir etnik mezhebi, dini referansı olmaksızın terörün her türlüsüne karşı hep beraber, bütün insanlık olarak omuz omuza durma sorumluluğumuz var. Türkiye'de gösterilen dayanışmaya teşekkür ediyorum. Sayın Merkel ile dün yaptığımız görüşmede ifade ettiğim gibi, hem Türkiye'de bulunan bütün misafirler özellikle de Alman misafirlerimiz Türkiye'nin her zaman en yakın dostları olmuşlardır. Bugün Almanya İçişleri Bakanı Maiziere'nin de vurguladığı gibi, biz bütün Alman dostlarımızı, Avrupalı dostlarımızı, bütün insanlığı insanlık tarihinin birikiminin özeti, hülasası olan İstanbul'a gelmeye davet ediyoruz. Alman İçişleri Bakanı'na bu açıklamaları dolayısıyla teşekkür ettim. Türkiye güvenlidir, İstanbul güvenlidir. İnşallah önümüzdeki aylar ve yıllarda da milyonlarca ve milyarlarca misafiri burada ağırlamaya devam edeceğiz."
(Sürecek)