Başbakan Erdoğan(1): Polisimiz Demokrasi Sınavından Başarıyla Geçmiştir
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Gezi Parkı olaylarının daha en başından itibaren polisin çevreci gösterilere, demokratik hakkını kullanan masum insanlara karşı şiddet uygulaması gibi sunulduğunu belirterek, "Bu tamamen yanlıştır Başbakan Recep"...
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Gezi Parkı olaylarının daha en başından itibaren polisin çevreci gösterilere, demokratik hakkını kullanan masum insanlara karşı şiddet uygulaması gibi sunulduğunu belirterek, "Bu tamamen yanlıştır Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Gezi Parkı olaylarının daha en başından itibaren polisin çevreci gösterilere, demokratik hakkını kullanan masum insanlara karşı şiddet uygulaması gibi sunulduğunu belirterek, "Bu tamamen yanlıştır. Güvenlik güçlerimiz demokrasi ve hukuk sınırları içinde son derece sabırlı son derece sağduyulu şekilde çok büyük şiddet eylemlerine karşı başarıyla mücadele vermişlerdir. Hatta polisimiz çok kapsamlı ve sistemli bir şiddet hareketi karşısında tarihinde hiç olmadığı derecede demokratik bir tavır sergilemiş, demokrasi sınavından başarıyla geçmiştir" dedi.
Başbakan Erdoğan, partisinin grup konuşmasında hafta sonu Ankara Sincan ve İstanbul Kazlıçeşme'de gerçekleştirdikleri mitinglerine değindi. Sincan'da yüz binlerce, Kazlıçeşme'de bir milyonu aşkın insanın toplanmasıyla milletin Gezi Parkı olaylarına karşı tepkisini ortaya koyduğunu savunan Erdoğan, mitinglerde farklı partilere gönül vermiş kişilerin bulunmasının da anlamı daha da pekiştirdiğini ifade etti. Erdoğan, "MHP'den, Saadet Partisi'nden, BBP'den, ben inanıyorum ki CHP'den, BDP'den, diğer tüm partilerden insanlar tepkilerini ortaya koymak, büyük Türkiye'ye sahip çıkmak, teröre, çatışmaya, yakıp yıkmaya karşı çıkmak için orada bulunuyordu. Nitekim Kazlıçeşme'de toplanan bir milyonu aşkın insan demokratik tepkisini coşkuyla ortaya koyduktan sonra hiçbir şeye ve hiçbir kimseye zarar vermeden, kimseyi rahatsız etmeden dağılmıştır. İşte demokrasi budur, demokratik hak kullanılması budur.
Bize sürekli " Taksim'deki toplanan insanların mesajını aldınız mı' diye soranlar, acaba Sincan'daki yüz binlerin, Kazlıçeşme'deki bir milyonu aşkın insanın mesajını alabildiler mi? Anlıyorum ki televizyonlarda bazıları çıkıp yorumlar yapıyor, hala bu mesajı alamayanlar var" diye konuştu.
-"HER ŞEY ÇOK PROFESYONELCE HAZIRLANMIŞTI"
Gezi Parkı protestolarının arkasında bir "tertip" olduğunu savunan Erdoğan şöyle devam etti:
"Ülkemizdeki medya kuruluşları bu tertip için hazırlıklıydı, uluslararası medya hazırlıklıydı. Sosyal medya bu iş için donanımlı hale getirilmişti ve ülkemizin güçlü reklam şirketleri, belli sermaye grupları, faiz lobisi, içerde dışarıda belli örgütler, belli mihraklar bu iş için hazırlıklıydı. Dikkat edin Taksim'de, diğer illerde polise karşı, kamu binalarına, özel mülke, sivillere karşı çok ağır şiddet uygulanırken, bu şiddet, bu vandallık, bu barbarlık belli süzgeçlerden geçirilip çarpıtılarak masum, demokratik bir çevre eylemi gibi lanse edildi. Her şey çok profesyonelce hazırlanmıştı. Taktikler, mesajlar, tweetler kullanılacak ve bütün bunların yanında hazırlanmış, filmler, fotoğraflar, yapılacak dezenformasyon adım adım hesaplanmıştı. Uluslararası medya, bazı uluslararası çevreler bu tertibin içindeyken olmayanları kandıracak, yalan haberlerle onları da bu tertibin içine çekecek hazırlıklar önceden yapılmıştı."
-"ÖRDEK AVINDA TEKNEDEN DÜŞEN BİRİ PANZER ALTINDA KALDI GİBİ GÖSTERİLDİ"
Olaylarla ilgili pek çok gerçekdışı fotoğraf, bilgi ve belgenin sistemli şekilde dolaşıma sokulduğunu ifade eden Erdoğan, "Yurtdışında ördek avında tekneden düşerek yaralanan bir şahsın fotoğrafı günlerce panzer altında kalan yaralı diye lanse edildi. Suriye'de yaralanmış bir şahsın fotoğrafı bizzat CHP'nin provokatör milletvekili tarafından Taksim'de çatışmalarda yaralandı, diye servis edildi. Bir trafik kazasında yaralanan yavrumuz Gezi Parkı'nda polis tarafından yaralanmış gibi servis edildi. 7 gasp suçundan mahkum olan, üzerinde beyaz önlük olan zanlı, "doktorlar gözaltına alınıyor' haberine malzeme edildi" diye konuştu. Erdoğan bu tertibin içinde olmadığı halde, Türkiye'deki bu olaylar hakkında uluslararası platformlarda değerlendirme yapan herkesi, sorumluluk mevkiindeki her kurum ve her şahsı daha dikkatli olmaya, olayları iyice analiz edip bir karar vermeye davet etti.
-"POLİS KALKIP DA KURŞUN ATTI MI SİLAH KULLANDI MI? YOK"-
Başbakan Erdoğan, bu olayların daha en başından itibaren polisin çevreci gösterilere, demokratik hakkını kullanan masum insanlara şiddet uygulaması gibi sunulduğunu belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu tamamen yanlıştır. Güvenlik güçlerimiz demokrasi ve hukuk sınırları içinde son derece sabırlı son derece sağduyulu şekilde çok büyük şiddet eylemlerine karşı başarıyla mücadele vermişlerdir. Hatta polisimiz çok kapsamlı ve sistemli bir şiddet hareketi karşısında tarihinde hiç olmadığı derecede demokratik bir tavır sergilemiş, demokrasi sınavından başarıyla geçmiştir.
Gelenler oldu, kendilerini dinledim. Hepsinin söylediği; "Polis şöyle şiddet uyguladı, şunu yaptı, bunu yaptı' Şiddet uyguladı da ne yaptı dedim? "İşte biber gazı sıktı.' En doğal hakkıdır, sıkar. Açın AB müktesebatını orada göreceksiniz. Laf dinlenmediği zaman polis bu yetkisini kullanır. Kalkıp da kurşun attı mı, silah kullandı mı? Yok. Bakın iş 16'ıncı 17'ini güne gelince, işte Adana'da yaşanan olay ama daha ileriye gitti Mecidiyeköy'de bir komiserimiz bir mermi neticesinde midesinden yaralandı. Bir diğer kardeşimiz ayağından yaralandı. Rabbim onları milletimize sağlığıyla lütfetti. Biz yine şifa diliyoruz.
Ama buna benzer olayı bizim polisimiz uygulamadı. Böyle davranan bir polise biber gazı kullandı diye yapılmayan kalmadı. Tek bir ağızdan hepsi aynı şeyi söylediler ve dünyaya bu yönüyle takdim ettiler; "şiddet uyguluyor.' Şiddet uygulayan kim? Bütün o terörist, anarşist, isyancılar şiddet uyguluyor. "Efendim orada çevreci gençler de var, hatta bunların içinde AK partililer de var.' Olabilir. Ak Parti'ye geçmişte oy vermiş de olabilir. Bu, böyle bir şiddetin içerisindeyse onu temize çıkarmıyor ki. Kişi arkadaşının dinindendir. Kişi sevdikleriyle beraberdir. Bütün vaka budur."
-"GEZİ'DEKİLERİN YÜZDE 76'SI CHP'YE OY VERMİŞ"-
Başbakan Erdoğan, yaptırdıkları kamuoyu araştırmasına göre Gezi Parkı'nın içinde olanların yüzde 76'sının CHP'ye, yüzde 16'sının BDP'ye, yüzde 1,2'sinin AK Parti'ye, yine yüzde 1,2'sinin MHP'ye oy verdiğinin belirlendiğini kaydetti. Erdoğan, "Tablo bu. Bu tablo içerisinde bize oradan girmek suretiyle yumuşatacaklar ve ya "Buraya böyle bakın' diyecekler. Yanlış yanlıştır bu kimden gelirse gelsin. İster AK Parti'ye oy vermiş olsun, ister bir başkasına bu bizi ilgilendirmez, yapılan iştir önemli olan. Ne yapıyor bunlar? Terör mü estiriyor, yoksa barışa mı çağrı yapıyor. Bu bizim için çok önemli" diye konuştu.
-"BU ÇİRKİN OYUNA TEPKİ GÖSTEREN HERKESİ MİTİNGLERE BEKLİYORUZ"-
Başbakan Erdoğan, AK Parti'nin mitinglere devam edeceğini ifade ederken, "Taksim'de bir tek eylemciyi gösterip "Türkiye ayakta' yaygarası koparanlar, milyonlar sokağa çıktığında bunu görmemiş, görmek istememiştir. Biz kusura bakmasınlar göstermeye devam edeceğiz. Gerçek Türkiye fotoğrafını, milletin gerçek hissiyatını hem içerideki hainlere, hem dışarıdaki işbirlikçilerine göstermeye devam edeceğiz" dedi.
Bu hafta da "Milli İradeye Saygı' mitinglerini 21 Haziran Cuma günü Kayseri'de, 22 Haziran Cumartesi günü Samsun'da ve 23 Haziran Pazar günü Erzurum'da devam ettireceklerini belirten Erdoğan, "İçerideki hainler, dışarıdaki işbirlikçiler, eğer Türkiye'nin gerçek fotoğrafını görmek, gerçek hissiyatını anlamak istiyorlarsa buyursunlar bu hafta Kayseri'ye, Samsun'a, Erzurum'a baksınlar" diye konuştu. Erdoğan, Tıpkı Ankara ve İstanbul'da olduğu gibi sadece AK Partilileri değil, "bu çirkin oyuna" tepki gösteren herkesi bu mitinglere davet ederek, "Demokrasiye, hukuka, sandığa, özellikle de büyük Türkiye'ye sahip çıkan herkesi Anadolu'da meydanlara bekliyoruz" dedi. (ANKA/DEVAM)
(GO/ÖZK) - Ankara