Başbakan Erdoğan(3/son): Affedilemez

Son Güncelleme:

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, çeşitli dava ve soruşturmalar kapsamında tutuklu bulunan emekli ve muvazzaf subaylar hakkında, "Başta Genelkurmay Başkanım olmak üzere, diğer generallerimiz emekli olsun, muvazzaf olsun, hiçbirisine kalkıp da"...

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, çeşitli dava ve soruşturmalar kapsamında tutuklu bulunan emekli ve muvazzaf subaylar hakkında, "Başta Genelkurmay Başkanım olmak üzere, diğer generallerimiz emekli olsun, muvazzaf olsun, hiçbirisine kalkıp da alışılmış anlamda bir terör örgütü mensubu demek çok çok ciddi bir yanlıştır Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, çeşitli dava ve soruşturmalar kapsamında tutuklu bulunan emekli ve muvazzaf subaylar hakkında, "Başta Genelkurmay Başkanım olmak üzere, diğer generallerimiz emekli olsun, muvazzaf olsun hiçbirisine kalkıp da alışılmış anlamda bir terör örgütü mensubu demek çok çok ciddi bir yanlıştır. Bu affedilemez. Şu anda kendileri bulundukları makam itibariyle kendilerini sağlamda görseler bile tarih onları affetmez" dedi.


Habertürk canlı yayınına katılan Erdoğan, İmralı görüşmesi sonrası Ahmet Türk'ün yaptığı "Başbakan Kürt kardeşlerimizi bombalıyor" açıklamasının art niyetli olduğunu belirtti. Terörün çözümü sürecinde anayasa değişikliği sürecinin de önemli olduğuna dikkat çekilerek, AK Parti'nin anayasa çalışmasını ne zaman getireceğinin sorulması üzerine Erdoğan, Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nda parlamenter sayısına bakılmaksızın eşit temsil sağlandığını anlattı. Komisyon çalışmaları sırasında muhalefet partilerinin tavrını da eleştiren Erdoğan, şunları belirtti:


"Mart sonuna kadar bu tezimiz tezdir. Onlar ne getiriyor bakacağız ve biz buna devam edeceğiz. Anlaştık anlaştık, anlaşamadık illa dörtlü anlaşmamız şart değil. Anayasayı çıkaracak şekilde ikili bir anlaşma da olabilir. Yalnız azami müşterek olmalı, asgari olmaz. Azami müşterekte birleşebileceğimiz bir anayasayı yaparız, bu anayasayla milletimize olan sözümüzü yerine getiririz."


Sayısal yeterlilik için MHP ya da CHP ile anlaşma sağlamak gerektiğini, referandum için herhangi bir partinin yeterli olduğunu ifade eden Erdoğan, "Bunlar olmadığı takdirde yanımıza ortak ararız, referandum için ortak bulabilirsek o zaman herhangi biri olur" diye konuştu. Böyle bir durumda referanduma birlikte gitmeyi kabul eden partiyle de oturup konuşabileceklerini ifade eden Erdoğan, ortak yeni anayasa hazırlandıktan sonra TBMM'ye sunabileceklerini kaydetti. Başbakanlık sistemi konusunun da tek seçenek olmadığını belirten Erdoğan, "Bizim illa diye bir şeyimiz yok. Biz zaten şu anda da ülkemizi yönetiyoruz. Bu olmazsa olmazımız değil bizim. Ama milletimizden gücünü alırsa çok başlılıktan kurtuluruz ve çok daha seri karar alma imkanı getirecektir" ifadelerini kullandı. Başbakanlık sistemlerinin tartışılıp Türk tipi bir başkanlık sisteminin getirilmesi gerektiği görüşünü ileri süren Erdoğan, temel meselenin halkın iradesi olduğunu bildirdi.


-"10 YILDA BELEDİYELER HAKKINDA BİN 521 SORUŞTURMA İZNİ VERİLDİ"-


Belediyeler hakkında yapılan soruşturmalara da değinen Erdoğan, iktidarda bulundukları 10 yılda AK Partili 599 belediye hakkında soruşturma izni verdiklerini, bu sayının CHP'li belediyeler için 454, MHP'li belediyeler için 231, BDP'li belediyeler için 96, diğer belediyeler için 141 olduğunu; böylece toplam bin 521 belediye hakkında soruşturma izni verildiğini anlattı.


AK Partili belediyelerin sayısal olarak fazla olduğunu belirten Erdoğan, Antalya ve Eskişehir Belediyeleri hakkındaki soruşturmaların yargı tarafından başlatıldığını, anamuhalefetin yapılan operasyonlarla iktidar arasında bağlantı kurarak "kendine güç devşirmek" istediğini savundu.


-KILIÇDAROĞLU'NDAN KAZANDIĞIM TAZMİNATLARDAN FAKİR FUKARA İSTİFADE EDECEK"-


Kılıçdaroğlu'nun Kayseri Belediyesi hakkındaki iddialarıyla birçok kez tazminata mahkum olduğunu ifade eden Erdoğan, "Benim de Kılıçdaroğlu'ndan kazandığım çok tazminat var. Ben de bir şeyler yapacağım şimdi. Daha davalar var. Şöyle iyice br yüklü hale gelsin ondan sonra fakir fukara, garip gureba baya bundan istifade edecek" dedi. 3 dönem kuralı nedeniyle görevi bırakmak zorunda kalacak AK Partili siyasilerin partiyle bağlantılı farklı görevler yapabileceğini kaydeden Erdoğan, Başkanlık sistemine geçiş durumunda kabine ışından bakan atama yönteminin yadırganmayacak bir yöntem haline geleceğini ifade etti.


-"BELKİ BU ÖZELLEŞTİRMELERİ DAHİ İPTAL EDECEĞİZ"-


Erdoğan bir soru üzerine bazı yabancı rating kuruluşlarının tutumlarının da siyasi olduğunu belirterek, gerek ekonomisi kötü giden ülkelere verdikleri iyi notlarla gerekse Türkiye'ye hak ettiği kredi notunu vermemeleriyle "itibar kaybına uğradıklarını" savundu. Erdoğan bazı rating kuruluşlarıyla anlaşmalarını iptal ettiklerini hatırlatarak, bundan sonra önemli olanın farklı ülkelerle kurulan ilişkiler çerçevesinde çok farklı fonların geleceğini belirtti. Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü:


"Bunların gelişi zaten diğerlerini de çekecektir. Türkiye için de bu konuda güzel gelişmeler oldu. Bizim bu son yaptığımız özelleştirmelerde olan hareketlenme buralardan geliyor. Buna rağmen biz belki bu özelleştirmeleri bile iptal edeceğiz. Arkadaşlarla istişarelerini yapıyorum işime gelmiyor. Örneğin otoyol meselesi. Bu köprüler otoyollar meselesini tekrar masaya yatıracağız. Daha yüksek beklentimiz var. O beklentimi karşılamıyor. Biz buradan ciddi para kazanıyoruz. Ben şimdi buradan birilerinin çok daha fazla kazanmasını önünü değil, milletimin kazanmasını ve ülkemin kazanmasını temin etmek durumundayım. Biz şimdi burada karşılık oranını milletimizin lehine düşünmek durumundayız. Bu noktada arkadaşlarımla değerlendirmesini yaptım. "Biz sıkıştık paraya ihtiyacımız var' gibi bir durum yok. Türkiye malının kıymetini bilen tok satıcı konumuna geçti."


-"ATATÜRK HAVALİMANI YEŞİL ALAN OLACAK"-


Erdoğan, İstanbul'a yapılacak 150 milyon yolcu kapasiteli yeni havalimanı için ilk periyotta 90 milyon yolculuk bir periyot öngörüldüğünü, yeni havalimanı büyüdükçe Atatürk Havalimanı'nın devreden çıkacağını, şu an Atatürk Havalimanı'nın üzerine kurulu olduğu alanın bir kısmının iş adamlarına ait özel jetler için küçük bir havalimanı olarak tutulmasının, kalan arazinin ise yeşil alana çevrilmesinin planlandığını anlattı. Erdoğan Kanal İstanbul projesinin bu yıl yapılacağını, Yassı Ada ve Sivri Ada'nın "Özgürlük ve Demokrasi Adası" haline getirilmesinin planlandığını kaydetti. Erdoğan, bu adalara yapılacak otel ve kongre merkezlerinin iki adayı "Kongre adaları" haline getireceğini, hatta Sidney'deki gibi bir simge salon planlarının olduğunu ifade etti. Projenin hazırlandığını ifade eden Başbakan Erdoğan, yapıların Türkiye'nin kültürünü yansıtmasını istediklerini belirtti.


-"AFFEDİLEMEZ"-


Erdoğan çeşitli dava ve soruşturmalar kapsamında tutuklu bulunan emekli ve muvazzaf subaylar konusunda ise "Bizi gerçekten dilhun eden(içini kan ağlatan) bir konu" dedi. Kuvvetler ayrılığı uygulamasında kuvvetlerin birbirlerinin alanına girmeye çok müsait olduğunu anlatan Erdoğan, "Sayın Sezer'in döneminde yargıyı adeta bu erklerin üzerine çıkaran bir Meclis konuşması vardı. Çok da eleştiri aldı o ifadeler. Hiçbir zaman kuvvetlerin bir biri üzerinde üstünlüğü olamaz. Hepsinin Anayasanın tanımladığı kategoride hizmetini vermesi lazım" dedi. Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü:


"Biz bu süreç içerisinde başta Genelkurmay Başkanım olmak üzere, diğer generallerimiz emekli olsun, muvazzaf olsun hiçbirisine kalkıp da alışılmış anlamda bir terör örgütü mensubu demek çok çok ciddi bir yanlıştır. Bu affedilemez. Şu anda kendileri bulundukları makam itibariyle kendilerini sağlamda görseler bile tarih onları affetmez."


Erdoğan "Bu tanımlamayı yapanları affetmez diyorsunuz değil mi?" diye sorulması üzerine "Evet, evet" diye yanıt verdi.


TSK'nın anayasal bir örgüt olduğunu ama terör örgütü olmadığını belirten Erdoğan, "Ama terör örgütüdür dersen silahlı kuvvetlerimizi bu hale getiriyorsun. Bunun affedilir bir yanı yok, bu ciddi bir yanlış. Aynı şekilde oradaki emekli olan kuvvet komutanlarımız filan var, generaller var. Bu noktadaki yaklaşım tarzları bana göre çok yanlış" ifadelerini kullandı. Şu ana kadar yalnız bir kişinin kaçtığını buna karşın yurtdışı görevinden gelenler olduğunu hatırlatan Erdoğan, "Sen kalkarsın burada tutuksuz yargılanma kararı versen Burada art arda (kaçanlar) olsa buna tevessül edebilirsin. "Kaçıyorlar kardeşim' dersin. Böyle bir şey yokken bunu yaparsan, o zaman sen adeta sistemi farklı niyetlerle tehdit eder bir pozisyona giriyorsun" dedi. Bu durumun moral değerler konusunda da kayıp verdirdiğini ifade eden Erdoğan, yargılamada kararın gecikmemesi gerektiğini belirtti ve şunları söyledi:


"Kardeşim ver kararını, ne geciktiriyorsun bu işi? Bu kadar geciktirmenin anlamı yok. Gece gündüz çalış icabında. Benim şu anda 6 saat uykum var. Sen de bunu yap. Biz özellikle 3. pakette adli kontrolde üst sınırı kaldırdık. Hadi ver. Bu işi neden uzatıyorsun, bir an önce bu işi bitir."


Erdoğan yürütme olarak ellerinden geleni yasama çerçevesinde yaptıklarını kaydetti. Adalet Bakanlığı'nın bu kişiler hakkında bir soruşturma ya da denetleme yetkisinin olup olmadığının sorulması üzerine de Erdoğan, "Şu anda atılması gereken adımları zaman zaman attılar. Kim olarak attılar Adalet Bakanlığı olarak değil, HSYK olarak bu tür adımlar atıldı atılıyor da" diye konuştu.


-"TERÖRİST BİR KAPIDAN GİRİYOR, DİĞERİNDEN ÇIKIYOR"-


Yargılamanın tutuksuz yapılması gerektiği yönündeki görüşünü de dile getiren Erdoğan, "Tutuklama özellikle bizim için son seçenek olmalı. Cezaevi noktasında neden sıkıntıdayız? Bu kadar tutuklama olursa siz buna cezaevi dayandırabilir misiniz? Dolayısıyla tutuklama olayını son seçenek olarak düşünmeli. Hemen geleni alayım atayım içeri olmaz. Bu adam terörist, tamam, eyvallah, tutukla. Öyle şeyler oluyor ki teröristi bile bir kapıdan alıyorsun öteki kapıdan çıkarıyorsun. Ama kalkıyorsun bir Genelkurmay Başkanını içeri atıyorsun. Neden bir Genelkurmay Başkanını içeri atıyorsun arkadaş? Tutuksuz yargıla" dedi. Erdoğan tutuklu milletvekilleri için ne düşündüğünün sorulması üzerine de "Tutukluların geneli için böyle bir şeyi ortaya koyuyorum" diye konuştu. Erdoğan sözlerini "yargıya müdahale" olarak söylemediğinin altını çizdi.


-MGK'YA YENİ YAPILANMA-


Erdoğan başka bir soru üzerine MGK'nın yapısının siviller lehine değiştiğini anlattı ve "MGK Genel Sekreterliği hem sivil, bunun ötesinde de sadece askeri konuları ele alan bir genel sekreterlik ya da kurul değil. Bütün meseleleri ekonomik, siyasi, dış politika alanlarında hepsini ele alan birimleri var. O birimler çalışıyor. Bunu daha da ileri götürüyoruz. Geçenlerde Genel Sekreterimize, "Ben sizden artık danışmanlık hizmeti bekliyorum. Buralarda yapacağınız çalışmalardan danışmanlık olarak hizmetler bekliyorum ve bu hizmetleri bize verin' dedik. Onlar da buna göre bir yapılanmanın içine giriyorlar" diye konuştu.


-"DIŞLAYICI BİR DAVRANIŞTA OLMAK İSTEMEM"-


Erdoğan siyasette ötekileştirici bir dil kullandığı eleştirileri hakkındaki eleştirileri yanıtlarken, dışlayıcı bir davranışta olmak istemediğini, hitaplarının muhalefete oy verenlere olmadığını, aksine muhalefet partilerindeki zihniyete olduğunu ifade etti. Bölgesel, dinsel ve ırksal milliyetçiliğe karşı olduğunu belirten Erdoğan, mezhepsel farklılıkların kaşınması tuzağına düşülmesi durumunda "Suriye durumuna düşüleceğini" söyledi. Erdoğan Cumhurbaşkanı adaylığı konusundaki soruya, "O günler gelince partimizin yetkili kurulları da Sayın Cumhurbaşkanımız da konuşur, hesabını yapar, adımlarımız atarız" şeklinde yanıt vermekle yetindi. Erdoğan, içinde bulunduğu yoğun tempoya, kötü alışkanlıklarının bulunmaması ve doğru beslenme ile gittiği yerlerde aldığı neticelerden aldığı güçle dayandığını anlattı. (ANKA/SON)


(HM/OE) - Ankara

Kaynak: ANKA