Başbakan Erdoğan Açıklaması
"Çözüm sürecinde Trabzon'un, diğer 80 vilayetimizin, 76 milyon vatandaşımızın başını öne eğecek, onları mahçup edecek, özellikle de şehitlerimizin kemiklerini sızlatacak, ruhlarını incitecek hiç...
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Çözüm sürecinde Trabzon'un, diğer 80 vilayetimizin, 76 milyon vatandaşımızın başını öne eğecek, onları mahçup edecek, özellikle de şehitlerimizin kemiklerini sızlatacak, ruhlarını incitecek hiçbir adımı atmayız ve atmayacağız" dedi.
Erdoğan, Akçaabat ilçesinde, Trabzon Valiliği tarafından onuruna verilen akşam yemeğinde, çözüm sürecinin, tüm Türkiye'nin olduğu kadar Trabzon'un da gündeminde olduğunu belirterek, "Esasen Trabzon bizim ne yaptığımızı, ne yapmaya çalıştığımızı çok iyi görüyor" ifadesini kullandı.
"Trabzon bize güveniyor, bize inanıyor. 2002 seçimlerinden bu yana da artan oranda hükümetimize destek veriyor" diyen Erdoğan, şöyle devam etti:
"Ancak muhalefetin ve belli odakların tamamen oy hırsı ile başka çıkarlar hırsıyla çözüm sürecini bulandırmak, zihinleri karıştırmak için yoğun gayret ve faaliyet içinde olduklarını da hepimiz görüyoruz. Çözüm sürecinde Trabzon'un, diğer 80 vilayetimizin, 76 milyon vatandaşımızın başını öne eğecek, onları mahçup edecek, özellikle de şehitlerimizin kemiklerini sızlatacak, ruhlarını incitecek hiçbir adımı atmayız ve atmayacağız. Bunu bir defa bilmeniz lazım.
Her ne yapıyorsak, ince ince düşünerek, hesaplayarak, önünü sonunu dikkatle değerlendirerek yapıyoruz. Milletçe onurumuzu zedeleyecek hiçbir girişimin içinde asla yer almadık ve almayız. Başta muhalefet olmak üzere belli çevreler tarafından ortaya konan iddia ve ithamlar, tamamen gerçek dışıdır, tamamen yersizdir."
Erdoğan, "Korkuyla devlet olunmaz. Tereddütle çekingenlikle pısırıklıkla büyük devlet olunmaz. Büyük devlet akıllıca ilerler, hesaplı ilerler ama korkmadan ilerler. Türkiye'nin bugün ortaya koyduğu tavır büyük devlet tavrıdır. Akif, öyle diyor; (Allah'a dayan, sa'ye sarıl, hükmüne ram ol. Yol varsa budur, bilmiyorum başka çıkar yol)" diye konuştu.
Başbakan Erdoğan, "Biz artık küçük meselelere takılıp, enerjimizi oralarda heba etmeyeceğiz. Şu gelmiş, bu gitmiş, şu şunu söylemiş, bu bunu söylemiş, şu kelime kullanılmış, bu kavram kullanılmış. Bunlar büyük devlet vizyonu içinde hiçbir kıymeti harbiyesi olmayan, gereksiz, yersiz konulardır. Hepimiz sonuçta ne olduğuna, Türkiye'nin ne kazandığına bakacağız. Bu milletin ne kazandığına bakacağız. Korkularla dolu bir Türkiye'nin nerede olduğuna, korkularını aşmış bir ülkenin nerelere ulaştığına bakacağız" değerlendirmesinde bulundu.
"Eğer Türkiye'de 30 yıl boyunca terör olmasaydı" -
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş yönetiminde gerçekleştirilen çalışma ve hesaplamaya değinen Erdoğan, şunları söyledi:
"Bir senaryo üzerinde çalıştılar. Nedir bu senaryo? Eğer Türkiye'de 30 yıl boyunca terör olmasaydı, Türkiye ekonomisi bugün nerede olurdu. Altını çiziyorum. Bu, bir senaryo. Çok sayıda faktörü, kriteri, parametreyi dikkate alarak yapılmış bir senaryo. Sonuçlar son derece dikkati çekici. 1984-2012 arasında terör olmasaydı Türkiye ekonomisi bu sayede yıllık sadece 0,25 oranında daha fazla büyüseydi, bugünün rakamlarıyla Türkiye 596 milyar dolarlık ek bir büyüme elde edebilirdi. Şu anda milli gelirimiz 786 milyar dolar. Yıllık yüzde 0,25 daha fazla büyümüş olsaydık, milli gelirimiz ortalama 1,4 trilyon dolara ulaşacaktı. Büyümenin dışında da ekonomi farklı bir seyir izleyecekti. Faiz daha düşük olacaktı. Türkiye'nin faize ödediği miktar azalacaktı. Savunma sanayi harcamalarımız daha düşük olacak, yüzde 50 az harcasak, 129 milyar dolar, bundan dolayı tasarruf edecektik. Turizm daha gelişmiş olacaktı. Yüzde 10 artış olsa, 31 milyar dolar daha fazla turizm geliri elde edecektir. Doğrudan uluslararası yatırım miktarı artacak, yüzde 10 fazla artış olsa, 14 milyar dolar daha fazla yatırım alacaktık. Göç daha az olacağı için şehirlerimizdeki maliyet de azalacaktı. İstihdamda, elektrik kayıp kaçağında, sınır ticareti, yer altı kaynakları, en önemlisi de psikolojik durumda çok ciddi manada olumlu gelişmeler olacaktı.
Bu senaryoda en mütevazi oranlar kullanıldı. 30 yıl boyunca terör olmasaydı, Türkiye 596 milyar dolarını cebinde, kasasında, hazinesinde tutacaktı. Bunun farklı hesapları yapılabilir. Yani, ne kadar hastane, okul, yol, köprü yapabilirdik vesaire... Bunların da hesabı ayrıca yapılabilir. Daha yüksek, daha düşük rakamlar da ortaya çıkabilir. Ama inanın, Türkiye de Türkiye ekonomisi de bugünkünden çok daha farklı bir yerde olacaktı."
"Asıl milliyetçi biziz" -
Erdoğan, "İşte son 11 yılda Türkiye'de istikrarı, güven ortamını sağladığımız, özgürlükleri genişlettiğimiz, demokrasinin standartlarını yükselttiğimiz için elde ettiğimiz kazanç ortada. 230 milyar dolardan aldığımız ekonomi, şu anda 786 milyar dolarlık bir hacme sahip. Kişi başı milli geliri 3 bin 500 dolardan aldık, şu anda 11 bin dolara ulaştık. İhracatı 36 milyar dolardan aldık, şu anda 153 milyar dolara yürüdük. IMF borcunu 23,5 milyar dolardan aldık ve şu anda sıfır. Şimdi IMF bizden borç talebinde, onlara kredi açtık. Merkez Bankası rezervini 27,5 milyar dolardan aldık, şu anda 135 milyar dolara çıktık" dedi.
Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:
"Ne deniyordu? 'Milliyetçiyiz.' Asıl milliyetçi biziz. Ama biz böyle milliyetçiyiz. Her zaman söylüyorum, kusura bakmasınlar. Biz kafatası milliyetçisi değiliz. Milletini sevmek, ülkeyi sevmek, ülkeyi ayağa kaldırmak, mesele bu.
Şu anda 27,5 milyar dolar döviz rezervi olan milli banka Merkez Bankası. Bu milli bankanın döviz rezervi şimdi nerede? 135 milyor dolarda. Buraya çıktık. Güç burada. Eğer bizim burada böyle gücümüz olmamış olsa, biz kalkıp da IMF'yi, kendimize kredi verir duruma ona getirir miydik? Şimdi biz ona kredi verir duruma geldik. 5 milyar dolar bizden talepte bulundular. 'Peki' dedik."
-"Şehitlerimizin emaneti, mirası sınırımızdır" -
"Eğer 11 yılda yakaladığımız bu ivme, bu istikrar ve güven önceki 19 yılda da olsaydı, Türkiye bugün bambaşka bir yerde olacaktı" diyen Erdoğan, sözlerine şöyle sürdürdüi:
"Bizim Türkiye olarak bu terör meselesini artık geride bırakıp, sorunları çözüp, geleceğe odaklanmamız gerekiyor. Gençlerimizin şehit olmadığı, ölmediği, anne babaların ağlamadığı güvenli bir Türkiye inşa etmek zorundayız. Ekonominin önündeki engellerin kalktığı, yatırımın, üretimin, istihdamın daha da arttığı bir Türkiye'yi inşa etmek zorundayız. Bunu her ne pahasına olursa olsun hep birlikte el ele vereceğiz, birlikte gerçekleştireceğiz.
Anayasa sınırımızdır, yasalar sınırımızdır. Meşruiyet, özellikle de kamunun vicdanı sınırımızdır. Şehitlerimizin emaneti, mirası sınırımızdır. Kalbimiz ne diyorsa onu yapıyoruz ve yapacağız. Vicdanımızın sesine kulak vereceğiz. Türkiye için ne hayırlıysa o işi yapacak, şerden uzak duracağız. Bu sürece daha en başından 'Niyet hayır, akıbet hayır' diyerek başladık. İyi niyetle yürüdüğümüz müddetçe inanıyorum ki süreç de akıbet de 'hayır' olacaktır."
Erdoğan, "Hiç kimsenin endişesi olmasın. İthamlara, iftiralara, yalanlara hiç kimse kulak asmasın. Bizim milletimizden gizlimiz, saklımız yoktur. Ben şehitlerimizin yakınlarına, babalarına, annelerine, hepsine sesleniyorum. Şehidin kadrini, kıymetini evelallah bu ülkede bizden daha iyi bilen bir siyasi iktidar yoktur. Bunu çok iyi bilmeniz lazım" diye konuştu.
Başbakan Erdoğan, "Biz sözde şehit mantığıyla hareket edenlerden değiliz. Biz şehitlerimize 'ölüler' diyenlerden de değiliz. Onlar diridirler ama bilmezler. Kimler? İşte onlara farklı şekilde bakanlar. Biz, o şekilde bakanlardan değiliz ve şehitlerimizin bütün varisleri bize emanettir. Bunun farkındayız. Neysek oyuz. Ne yapıyorsak, milletimizi, vicdanımızı dinleyerek yapıyoruz. Ülkemiz ve milletimizin hayrı için yapıyoruz" ifadesini kullandı.
- Ankara