Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Açıklaması
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Allah göstermesin, depremlerde yıkımların altında kalıp da 'Yandım Allah' demektense umudun tohumlarının atıldığı bu yıkımların yapılması bizim ufkumuzun ne anlama geldiğini gösteriyor" dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Allah göstermesin, depremlerde yıkımların altında kalıp da 'Yandım Allah' demektense umudun tohumlarının atıldığı bu yıkımların yapılması bizim ufkumuzun ne anlama geldiğini gösteriyor" dedi.
Başbakan Erdoğan, Zeytinburnu Sümer Mahallesi'nde düzenlenen İstanbul Büyükşehir Belediyesi deprem odaklı kentsel dönüşüm projeleri yıkım ve anahtar teslimi ile 437 yeni İETT otobüsünün hizmete alım töreninde konuştu.
İstanbul'da, tarihi nitelikte bir tören gerçekleştirildiğini ifade eden Erdoğan, bugüne kadar hiçbir hükümete nasip olmayan, hiçbir hükümetin cesaret edemediği, hiçbir hükümetin göze alamadığı bir adımı daha attıklarını anlattı.
Erdoğan, bugün, öncelikle, deprem odaklı kentsel dönüşümü tamamlanan, Zeytinburnu Sümer Mahallesi'nde 1. Etap'ta 451 konutu hak sahiplerine teslim ettiklerini, Esenler Turgut Reis Mahallesi'nde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin dönüşümünü tamamladığı 280 konutun da anahtarlarını verdiklerini kaydetti.
Başbakan Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında, toplamda 731 aileyi bu törenle resmi olarak evlerine kavuşturduklarını belirterek, bugün bu töreni asıl önemli ve farklı kılan başka bir nokta olduğunu ifade etti.
Gerçekleştirilen törenle İstanbul genelinde 14 bin 663 konutun ve 3 bin 65 iş yerinin yıkımını gerçekleştirdikleri bilgisini veren Erdoğan, şöyle konuştu:
"Şimdi birileri çıkacak, 'Yıkım için tören olur mu- Hükümet yıkım yapıyor' diyecek. Evet... Bugün bu törenle insanımız için hayırlı olan bir yıkımı gerçekleştiriyoruz. Allah göstermesin, depremlerde yıkımların altında kalıp da
'Yandım Allah' demektense umudun tohumlarının atıldığı bu yıkımların yapılması bizim ufkumuzun ne anlama geldiğini gösteriyor. Biz bugün bu yıkımla Allah'a hamdolsun, sizlerden Allah razı olsun, ülkemiz için, milletimiz için, İstanbullular için son derece hayırlı bir işin adımını atıyoruz. Davul zurnayla neşeyle heyecanla umutla bugün hayırlı bir yıkım yapıyoruz. Yıkıyoruz, zira çok daha iyisini, çok daha kalitelisini, çok daha sağlamını, çok daha sağlıklısını yapacağız. Zorla polisle jandarmayla bu mülklerin sahiplerine rağmen değil, bu yıkımı, bu mülklerin sahipleriyle onların gönül rızasıyla onların katkı ve destekleriyle gerçekleştiriyoruz."
-"İstanbul, çok büyük göç aldı"-
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'un son 50-60 yıl boyunca Anadolu'dan, Trakya'dan çok büyük göç aldığını, köyünde, ilçesinde, şehrinde geçim sıkıntısı çeken, eğitim, sağlık imkanı olmayan ya da muhtelif sebeplerle yüz binlerce vatandaşın İstanbul'a akın ettiğini ifade ederek, belediye başkanı olduğu dönemde 8,5 milyon olan İstanbul nüfusunun, şu an 14,5 milyon olduğunu, dönemin hükümetlerinin bu göçün önüne geçecek tedbirleri almadıklarını, göçü engellemediklerini, bu göçler nedeniyle oluşan çarpık kentleşmeye müsamaha gösterdiklerini anlattı.
"Ben 'Vize uygulaması, nakil ilmühaberi' dediğim zaman belediye başkanlığımda, o günün hükümetleri 'Siz bu ülkede insanımıza seyahat özgürlüğünü mü engelliyorsunuz-' dediler. O gün adımlar atılmış olsaydı, 'Sen niye İstanbul'a geliyorsun, İstanbul'da senin evin, işin, yerin var mı-' diye sorulsaydı, bugün belki de biz bu sıkıntıları yaşamayacaktık" diyen Erdoğan, bu durumun sadece İstanbul için değil, Adana, Gaziantep, Antalya için de geçerli olduğunu söyledi.
Başbakan Erdoğan, vatandaşların kendi köyünde, ilçesinde, Anadolu ve Trakya'daki şehrinde iş, AŞ bulması ve çocuklarına istikbal umudu görmesi halinde İstanbul'a gelmeyeceğini ifade ederek, ancak 10 yıllar boyunca Anadolu, Trakya için bu imkanların sağlanamadığını, İstanbul'a gelenler için de durumun aynı olduğunu anlattı.
Başını sokmak için bir çatı arayanların gecekondu inşa ettiklerini, ucuz, sağlıksız, derme çatma konutlara yerleştiklerini dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:
"Hükümetler gecekondulara müsamaha gösterdikçe, gecekondular büyüdü, yayıldı ve şehri adeta kuşattı. Allah göstermesin bir yangın olsa o gecekondularda yaşayan kardeşlerimin kaçma ihtimali yoktu, itfaiye araçlarının oralara girmesi mümkün değildi. Köyünden kalkıp İstanbul'a gelenler, bu gecekondularda, son derece sağlıksız, kalitesiz, tehlikeli konutlarda hayata tutunma mücadelesi verdiler. Bu gecekonduların aralarından lağım sularının akmasına benim insanım mahkum mu- Ama mahkum edildi. Bu aciz hükümetler sebebiyle... Çocuklar o sularla oynayarak yetiştiler. Bunları ülkemizde biz gördük, yaşadık. Ama çocukların bu bedeli ödemesi gerekmiyor. Çocuklarımızın, torunlarımızın bu sıkıntıları çekmesi gerekmiyor. Sizin ve bizim çektiğimiz sıkıntıları, anne babalarımızın çektiği çileleri, artık çocuklarımızın çekmesi gerekmiyor. Bizim, hem İstanbul'da hem tüm Türkiye'de artık bu dönüşümü, bu değişimi sağlamamız, çocuklarımıza daha yaşanabilir şehirler emanet etmemiz gerekiyor. Başbakan olarak bu, benim de kabinemin de grubumun da belediye başkanı arkadaşlarımın da il genel meclisi üyesi arkadaşlarımın da görevi. Daha geniş alıyorum, partimin tüm birimlerinin görevi. Çünkü biz 'Böyle gelmiş, böyle gider' diyemeyiz. Dedeler gecekonduda oturdu, babalar gecekonduda oturdu, çocukları da biz o gecekondulara, o çürük yapılara mahkum edemeyiz."
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu dönemde bu çarpık gidişe dur demek için adımlar attığını aktaran Erdoğan, Başak ve Hilal konutlarını bu anlayışla başlattığını, görevi devrettiğinde yaklaşık 17 bin 500 konut yaptıklarını bildirdi.
Erdoğan, şu an itibariyle 500 bine yakın konutu son 10 yılda hazırlayıp sahiplerine teslim ettiklerini ve etmeye devam ettiklerini aktardı.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Bir yandan İstanbul'daki çarpık kentleşmeyi durdurmak, bir yandan da İstanbul'u dönüştürmek için çok yoğun mücadele verdim. Sağolsun, Kadir Topbaş kardeşimiz de bizden aldığı bu emaneti hakkıyla taşıdı, İstanbul'daki dönüşümü hız kesmeden sürdürdü" diye konuştu.
(sürecek)
Muhabir: Uğur Aslanhan
Yayıncı: Sibel Ertürk Kurtoğlu - İSTANBUL