Başbakan Yardımcısı Arınç Açıklaması
"Gazetecilerden, siyasetçilerden ricam 'muhtıra' kelimesini duyduğunuz zaman tüyleriniz diken diken olmasın, şartlanmışlık refleksiyle böylesine saçma sapan tepkiler de vermeyin, gazeteci arkadaşlarımdan rica ediyorum" dedi."muhtıra" benzetmesi...
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç,
"Gazetecilerden, siyasetçilerden ricam 'muhtıra' kelimesini duyduğunuz zaman tüyleriniz diken diken olmasın, şartlanmışlık refleksiyle böylesine saçma sapan tepkiler de vermeyin, gazeteci arkadaşlarımdan rica ediyorum" dedi.
Arınç, AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısının ardından gazetecilerin Meclis Başkanı Cemil Çiçek'in "Ulusal Mutabakat Metni"ne
"muhtıra" benzetmesi yaptığına ilişkin sorularını yanıtladı.
Meclis Başkanı Çiçek'in kaleme aldığı metnin 10. maddesinin siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşlarını hedef aldığına işaret eden Arınç, "Ulusal Mutabakat Metni"nin hükümeti hedef alması halinde buna ayrıca cevap verme ihtiyacı duyabileceklerini söyledi.
Arınç, Çiçek'in çok iyi niyetli, gerçeklere dayalı, birçok insanın pek çok maddesine aynen katılabileceği bir açıklama yaptığını kaydetti.
-"Çok haklı yönler var, eksik, hatalı, değiştirilebilecek yönler de var"-
İstenmesi halinde Çiçek'in "Ulusal Mutabakat Metni"nde eksik, yanlış ve hata bulunabileceğine işaret eden Arınç, şöyle devam etti:
"Biz hükümetiz, yürütmeyiz. 10 yıldan bu yana Türkiye'yi yönetiyoruz, hem de çok iyi yönetiyoruz. Çok iyi yönettiğimiz için de her seçimde ve en son seçimde yüzde 50 oy alarak tek başımıza iktidarız. Bundan sonraki seçimlerde böyle olacak. Çünkü biz, Türkiye'yi iyi yöneten hükümetiz. Burada iki madde dikkatimi çekti. Diyor ki Sayın Meclis Başkanı; 'bölgeye ekonomik yatırımlar devam etmelidir'. Aslında buna eğer hükümet olarak muhatap olsaydık, şöyle düzeltmemiz gerekebilirdi; Cumhuriyet döneminin hiçbir zamanında yaşanmadık bir şekilde AK Parti hükümetleri bu bölgeye en büyük ekonomik yatırımları yapmıştır. Batı'da ne varsa aynısı hatta daha fazlası yol olarak, hastane olarak, okul olarak, havaalanı olarak, enerji yatırımları olarak... Bu bölgenin hiçbir eksiği yoktur, ama Sayın Meclis başkanı şunu da iyi biliyor veya bilmeli ki bu bölgedeki yatırımları, örgüt istemediği için, her gün şantiyeleri basıyor, müteahhitler ve işçileri kaçırıyor, her gün iş makinelerini yakıyor, biz de onlarla mücadele ediyoruz. Yüksekova Havaalanı, Silopi Havaalanı yakında açılmak üzere, bölünmüş yollar, hastaneler her türlü yatırımları oradaki vatandaşlara, yurttaşlara hizmet olarak götürdük.
Sayın Meclis Başkanı bu açıklamanın bir maddesinde diyor ki; 'şehitler, gaziler, dullar, yetimler için yeni düzenlemeler yapılmalı'. Sayın Meclis Başkanımız o tarihte yurtdışında mıydı bilemiyorum, ama Meclis tatile girmeden bir gün önce bütün partiler, BDP'yi dışta tutmak lazım, onların bu işlerle hiç ilgisi yok, ama MHP ve CHP'nin de büyük desteğiyle 30 maddelik yeni bir kanun geçti. Bu kanunla şehit ailelerine ikinci iş imkanına tutun, TOKİ'den daire alma imkanına kadar, bugüne kadar hiç akla gelmemiş sivil mağdurların da maaşa bağlanmasından tutunuz diğer imkanlara kadar, bütçemizi zorlasa bile şehitler, gaziler, dul ve yetimler için çok önemli çalışmalar yaptık. Her maddesini ayrı ayrı incelediğimizde her maddesinde çok haklı yönler var, eksik, hatalı, değiştirilebilecek yönler de var."
-"Muhtıra duyduğunuz zaman şartlanmışlık refleksiyle tepkiler vermeyin"-
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Meclis Başkanı Çiçek'e saygılarını ileterek, Ulusal Mutabakat Metni'nin muhatabının doğrudan hükümet olması halinde söyleyeceklerinin bunlarla sınırlı kalacağına işaret etti.
Çiçek'in "Ulusal Mutabakat Metni"ne siyasi partilerin, sivil toplum kuruluşlarının ve gazetecilerin katkıda bulunabileceklerini vurgulayan ve bunu isteyen Arınç, "Yine gazetecilerden, siyasetçilerden ricam 'muhtıra' kelimesini duyduğunuz zaman tüyleriniz diken diken olmasın, şartlanmışlık refleksiyle böylesine saçma sapan tepkiler de vermeyin, gazeteci arkadaşlarımdan rica ediyorum" diye konuştu.
Arınç, bir gazetecinin "Çiçek ile karşı karşıya gelmeniz CHP tarafından
'danışıklı dövüş' olarak nitelendirildi, bu konuda ne düşünüyorsunuz" sorusuna da "Bunlar hiç olacak şeyler değil, ama kürsüye çıkan bir insan bir şeyler söylemek ihtiyacı duyuyor. Danışıklı dövüş yapacak, iyi polis, kötü polis rolü oynayacak insanlar değiliz biz. Buna ihtiyacımız da yok. Ağzımızdan çıkan her sözün ya yanlış olduğunu ifade eder özür dileriz veya doğru olduğunu söyler arkasında dururuz" yanıtını verdi.
Meclis Başkanı Çiçek ile her yerde, her zaman görüşebileceklerini, Çiçek'in ailesiyle de görüştüğünü anlatan Arınç, "Eşleri, çocukları bizim eşlerimiz, çocuklarımız gibidir. Biz, bugün yolda tesadüfen tanışmadık, şu kadar yıldan beri omuz omuza siyaset yaptık. Bugün de Meclis'in en şerefli makamına oylarımızla seçildi, bundan da gurur duyuyoruz" dedi.
Milli Güvenlik Kurulu nedeniyle dün, Bakanlar Kurulu toplantısı nedeniyle de pazartesi günü, bugün de AK Parti MKYK toplantısı nedeniyle Çiçek ile görüşemediğini vurgulayan Arınç, "Her zaman görüşürüz. En son beni, bayramda aramış ve tebrik etmişti, daha önce rahatsızlığım sebebiyle aramıştı. Umarım şimdi öncelikle torunumu tebrik etmek için arayacaktır, bu konuyu da soracaksa esasen cevapları buradan vermiş oluyorum, ama tekrar ben de ziyaretine giderim. O Meclisimizin başkanıdır, kendisini seviyoruz, kendilerine selamlarımızı iletiyoruz" diye konuştu.
Bir gazetecinin "Muhalefet, Köşk için saflar belirleniyor şeklinde değerlendirmeler"olduğunu anımsatması üzerine de Arınç, "Muhalefet söyler, her şeyi söyler. Köşk için saflar belirleniyor falan, daha 2 sene varken bu sözlerin sarf edilmesi çok gereksizdir. Bir takım senaryolar olabilir. Muhalefet daha ciddi, tutarlı şeyler söylerse biz de karşılığını her zaman veririz, bundan siyaset kazanır" değerlendirmesinde bulundu.
(Bitti)
Muhabir: Kadir Karakuş - Hasan Öymez
Yayıncı: Ebubekir Gülüm - ANKARA