Bdp Başkanı Demirtaş: "Her Bir Ölüm Her Bir Siyasetçinin Sorumluluğudur"

Son Güncelleme:

Bdp Eşbaşkanı Demirtaş, "Biz Şunun da Altını Çizerek Belirtiyoruz, Askeri Operasyonlar da Yapılmamalıdır. Çünkü Askeri Operasyonlar Yapıldığı Zaman Çatışma Meydana Geliyor, Karşılaşmalar Oluyor ve Bu Karşılaşmalardan da Ölümler, Türkiye'yi Sarsan Ölümler Çıkıyor"

* BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş:


( Tunceli'de şehit olan 2 asker) "Son derece üzücü bir olay. Herşeyden önce yaşamını yitirenlere Allah'tan rahmet diliyorum. Bütün yakınlarına başsağlığı diliyorum. Bütün ülkeye başsağlığı diliyorum"


"Biz şunun da altını çizerek belirtiyoruz, askeri operasyonlar da yapılmamalıdır. Çünkü askeri operasyonlar yapıldığı zaman çatışma meydana geliyor, karşılaşmalar oluyor ve bu karşılaşmalardan da ölümler, Türkiye'yi sarsan ölümler çıkıyor"


"Bu nedenle elbette ki, biz ateşkes olsun, uzasın, kalıcı hale gelsin istiyoruz. Ama hükümet de askeri operasyonlar konusunda bir karar versin. Aksi takdirde durmuyor ölümler, bunu Türkiye'nin artık görmesi lazım, hükümetin artık görmesi lazım"


"Gencecik insanlar, hala siyasette çözüm aradığımız dönemde bile yaşamlarını yitiriyor. Bu ölümler, her bir ölüm her bir siyasetçinin sorumluluğudur artık başta hükümet olmak üzere parlamentodaki her milletvekilinin sorumluluğudur. Bunun artık vicdani muhasebesinin herkes tarafından yapılması lazım"


( Vicdani ret) "Türkiye'de vicdani ret hakkı bence artık yasal bir bilince kavuşmalıdır. Zorunlu askerlik dışında Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı erkeklerin farklı bir alternatifle buluşması gerekiyor"


( 29 Ekim resepsiyonu) "Biz bugüne kadar hiçbir resepsiyonu protesto etmedik" dedi.


* BDP Eş Genel Başkanı Gülten Kışanak:


"Yeni anayasa inşa süreci başlamıştır. Bazı siyasi partiler bunu seçim sonrasına bırakmak isteyebilirler. Ama Türkiye demokratik muhalefetinin böyle bir lüksü yoktur"


BDP Eş Genel Başkanları Gülten Kışanak ve Selahattin Demirtaş beraberlerindeki heyet ile yeni anayasa sürecini görüşmek üzere Kadın Adayları Destekleme ve Eğitme Derneği'ni (Ka-Der) ziyaret etti. Görüşme sonrası basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Selahattin Demirtaş, "Bu hafta içerisinde Ankara'da başlattığımız sivil toplum kuruluşlarıyla yeni anayasa tarttışmaları çerçevesinde biraraya gelme çalışmaları İstanbul'da da devam ediyor. Bugün Ka-Der yönetimiyle biraraya geldik. Birazdan KAGİDER ile yine benzer konuları tartışmak üzere biraraya geleceğiz. Haftaya Türkiye Odalara ve Borsalar Birliği'ni ziyaret edeceğiz. Ümit ediyorum en kısa zamanda planlanabilirse, TÜSİAD ile biraraya geleceğiz. KESK'le yine biraraya geleceğiz. Hak-İş, Türk-İş gibi büyük işçi, emekçi kuruluşlarıyla, sendikalarıyla biraraya geleceğiz" dedi.


GENİŞ BİR SİVİL PLATFORMLA YENİ BİR ANAYASA


Görüşmeye ilişkin TÜSİAD'dan bir atelepleri olup olmadığının sorulması üzerine Demirtaş, "Evet, kendileri programlarını ayarlamaya çalışıyor. Bizim de programımıza uyarsa önümüzdeki hafta umut ediyorum ki, görüşebiliriz. Ama TOBB'la randevu gerçekleşti, perşembe günü Ankara'da TOBB'u ziyasret edeceğiz. Bütün bu ziyaretlerimizde 'Nasıl bir anayasa?' sorusunu soruyoruz, kendi cevabımızı veriyoruz ve sivil toplum kuruluşlarının cevaplarını almaya çalışıyoruz. Ama aynı zamanda 'Nasıl bir anayasa'ya giden sürecin hangi yöntemlerle, hangi usulle işletilmesi konusunda bir fikir alış verişi yapıyoruz. Biz geniş bir sivil platformun şimdiden nasıl bir anayasa tartışmasını başlatması gerektiğini düşünüyoruz. BDP olarak da çok önemsiyoruz. Bugün KA-Der'in bu konuda yapmış olduğu anayasa çalışmasını aldık. Kadın politikaları konusunda partimizin zaten belli bir duyarlılığı vra. Ama özellikle hem kadınların siyasete girmesinin hem kadın haklarının anayasal güvenceye alınması, hem parlamentonun hem yerel meclislerin kadın temsiliyeti açısından güçlenmesi konusunda da biz de parti olarak elimizden gelen bütün çabayı göstereceğimizi ifade ettik. Bugünkü ziyaret bizim açımızdan son derece önemli oldu. Diğer ziyaretlerimizden çok daha derin bir anlamı olduğunu düşünüyorum" diye konuştu.


ÖLÜMLER MİLLETVEKİLLERİNİN SORUMLULUĞUDUR


Dün Tunceli'de 2 askerin şehit olduğu olayın anımsatılması ve eylemsizlik süreci içerisinde bu olayın meydana gelmesinin değerlendirilmesi istendiğinde Demirtaş, "Son derece üzücü bir olay. Herşeyden önce yaşamını yitirenlere Allah'tan rahmet diliyorum. Bütün yakınlarına başsağlığı diliyorum. Bütün ülkeye başsağlığı diliyorum. Bizim tabiki talebimiz, beklentimiz bütün bir Türkiye toplumu gibi umudumuz, tek bir insanın bile yaşamını yitirmemesidir. Bunu canı gönülden ifade ediyoruz ve bunu gerçekleştirmek için samimi bir çaba sergiliyoruz. Bunun görülmesi, anlaşılması lazım. Biz şunun da altını çizerek belirtiyoruz, askeri operasyonlar da yapılmamalıdır. Çünkü askeri operasyonlar yapıldığı zaman çatışma meydana geliyor, karşılaşmalar oluyor ve bu karşılaşmalardan da ölümler, Türkiye'yi sarsan ölümler çıkıyor. Bu nedenle elbette ki, biz ateşkes olsun, uzasın, kalıcı hale gelsin istiyoruz. Ama hükümet de askeri operasyonlar konusunda bir karar versin. Aksi takdirde durmuyor ölümler, bunu Türkiye'nin artık görmesi lazım, hükümetin artık görmesi lazım. Bakın işte, gencecik insanlar, hala siyasette çözüm aradığımız dönemde bile yaşamlarını yitiriyor. Bu ölümler, her bir ölüm her bir siyasetçinin sorumluluğudur artık başta hükümet olmak üzere parlamentodaki her milletvekilinin sorumluluğudur. Bunun artık vicdani muhasebesinin herkes tarafından yapılması lazım. Biz BDP olarak bu vicdani muhasebeyi yaparak, artık bu kan dursun istiyoruz. Bunun çaresini, çabasını yürütüyoruz. Hükümetten de bunu bekliyoruz. Her yurttaşın hakkı olduğu gibi biz de 'Bu kan dursun' talebimizi hem siyaseten hem insan olarak vicdanen söylemek durumundayız" dedi.


BİZ HİÇBİR RESEPSİYONU PROTESTO ETMEDİK


Demirtaş, Başbakan'ın Almanya, Suriye temaslarının sorulması üzerine, "Bunlar çözüm olacak şeyler değil. Çözüm Türkiye'dedir, parlamentodadır, diyalogdadır die düşünüyoruz" yanıtını verdi. BDP Van Milletvekili Özdal Uçar'ın, oğlunu askere göndermeyeceğine yönelik sözlerinin hatırlatılması üzerine de Demirtaş, "Saygı duyuyorum. Vicdani ret evrensel bir haktır. Çocuğu küçük olduğu için kendisi şimdi ifade ediyor. Belki ileride çocuğun kendisi 18 yaşına gelince, reşit olunca, kendisi de ifade eder. Ama Türkiye'de vicdani ret hakkı bence artık yasal bir bilince kavuşmalıdır. Zorunlu askerlik dışında Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı erkeklerin farklı bir alternatifle buluşması gerekiyor. Bu da AB taleplerinden biridir aynı zamanda, partimiz de bunu savunuyor tabiki" diye konuştu.


CHP'nin, 29 Ekim resepsiyonuna katılmayacağı hatırlatılarak, kendilerinin katılmamayı düşünüp düşünmedikleri sorulunca ise Demirtaş, "Biz bugüne kadar hiçbir resepsiyonu protesto etmedik" dedi.


YENİ ANAYASA SEÇİM SONRASINA BIRAKILMAMALI


Gülten Kışanak da, "Yeni bir anayasa yapma hazırlığı içerisinde bütün bir toplum. Siyasi partilerin tümü yeni anayasa yapmanın bir zorunluluk olduğunu söylüyor. Biz yeni bir anayasa inşa sürecine girdiğimizi düşünüyoruz. bu nedenle bu inşa süreci içerisinde kadınların talepleriyle görünür olmasının çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Biz şuna inanıyoruz ki, eşitlik politikaları cinsiyet eşitliği politikalarından başlamak üzere gelişebilir bir toplumda. Yeni anayasa inşa süreci başlamıştır. Bazı siyasi partiler bunu seçim sonrasına bırakmak isteyebilirler. Ama Türkiye demokratik muhalefetinin böyle bir lüksü yoktur" diye konuştu.


Dilhun GENÇDAL - Ünsal ÇAKİN - İSTANBUL - DHA

Kaynak: DHA