'Bize Oy Vermeyenlerin de Emanetini Taşıyoruz'
Erdoğan, 'Kavganın, Gerilimin, Öfkenin Tarafı Olmadık, Değiliz. 22 Temmuz Akşamı Dediğim Gibi, Biz Yalnızca Bize Oy Verenlerin Değil, Bize Oy Vermeyenlerin de Emanetini Taşıyoruz' Diye Konuştu.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Kavganın, gerilimin, öfkenin tarafı olmadık, değiliz. Milletimizden yanayız ve milletimiz gibi düşünüyoruz. 22 Temmuz akşamı dediğim gibi, biz yalnızca bize oy verenlerin değil, bize oy vermeyenlerin de emanetini taşıyoruz" dedi.
Başbakan Erdoğan, grup toplantısında partisi hakkına açılan kapatma davasını değerlendirdi. Konuşmasına, "Bugün ne diyeceğimiz her zamankinden daha çok önem taşıyor" diyerek başlayan Erdoğan, "Zira siyasette önemli olan demokratik duruşunuzu sağ sol yapmadan ortaya koymaktır. Bugünler elbette geçecektir" dedi.
-"GERİYE SORUNLAR DEĞİL DURUŞLAR KALACAK"-
Türk demokrasisinin kurum ve kurallarıyla mevcut sorunlarını aşacak tecrübe ve olgunluğa sahip olduğuna inandıklarını belirten Erdoğan, "Bugünlerden geriye sorunlar değil onların nasıl çözümlendiği siyasi aktörlerin bu süreçte ortaya nasıl bir duruş koydukları kalacaktır. İçinde bulunduğumuz süreç ülkemize hizmet aşkımızdan demokrasi mücadelesinden hiçbir şey eksiltmeyecektir. Biz herkes için, her vatandaşımız için daha çok demokrasi, daha çok refah ilkesiyle yola çıktık. Bundan sonra da bu istikamette yürüyeceğiz. Halkımızın aklına, vicdanına hissiyatına tercüman olmaya devam edeceğiz" diye konuştu.
Başbakan Erdoğan, millete güveneceklerini ve onların hukukunu sonuna kadar savunacaklarını belirterek, bugüne kadar millete bedel ödetecek hiçbir uygulamalarının olmadığını ve bundan sonra da olmayacağını vurguladı.
-"SULAR YOKUŞ YUKARI AKMAZ"-
Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü:
"Şunu herkes bilsin ki sular yokuş yukarı akmaz. Türkiye, demokrasi mecrasından geri döndürülemez. Dolayısıyla biz yine demokrasiyi, hukuk devletini, milli menfaatlerimizi, 70 milyon insanımızın mutluluğunu, 81 vilayetin yollarını, 40 bin köyümüzün yolunu, suyunu, enerjisini, şehirlerimizin mamur hale gelmesini, üretimi, istihdamı, eğitimi, rekabeti düşünmeye, halkımızın meselelerine çare ve çözüm üretmeye devam edeceğiz. Demokrasinin, hukuk devletinin yollarını aşmayı ülkemizin istikbalini aydınlatmayı sürdüreceğiz. Bugüne kadar kendimizi değil; ülkemizi ve milletimizi düşündük. Bundan sonra da aynı yolda yürüyeceğiz. Modern dünyanın ayrılmaz parçası olarak Türkiye'nin çağdaşlaşma mücadelesini kararlılıkla sürdüreceğiz. Türkiye Cumhuriyeti'nin demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti karakteri güçlenmeye devam edecektir."
-"BİZE OY VERMEYENLERİN DE EMANETİNİ TAŞIYORUZ"-
Halka güvenmeyenlerin düşüncelerinin farklı olabileceğini de belirten Erdoğan, "Biz halkımız gibi düşünüyoruz" dedi. Erdoğan, 80 ilde milletvekili çıkardıklarını ve Türkiye'nin bölünmez bütünlüğünün teminatı olduklarını belirtti. Başbakan Erdoğan, bu iddiaya ulaşan, Türkiye'yi bir bütün olarak temsil eden başka bir parti olmadığını söyleyerek, "Kavganın, gerilimin, öfkenin tarafı olmadık, değiliz. Milletimizden yanayız ve milletimiz gibi düşünüyoruz. 22 Temmuz akşamı dediğim gibi, biz yalnızca bize oy verenlerin değil, bize oy vermeyenlerin de emanetini taşıyoruz" dedi.
-"TÜRKİYE'NİN NABZI ANKARA'DAN TUTULMAZ"-
AKP'nin kurulduğu 14 Ağustos 2001 yılından bu yana milletin iradesi ve beklentileri doğrultusunda mücadele ettiklerini ifade eden Erdoğan şunları söyledi:
"Ak Parti'nin tek gündemi budur. Milletimizin de temel beklentisi budur. Geçen zaman zarfında bir hususu çok açık ve net olarak müşahede ettik, Türkiye'nin nabzını Ankara'da oturarak tutmanın imkanı yoktur. Türkiye'nin gelecek heyecanını, çocuklarımızın taze umutlarını, insanımızın üretim azmini Ankara'da oturup sağır koridorların, aşılmaz duvarların, kapalı kapıların ardından duymak mümkün değildir. Ankara'da felaket senaryoları yazmayı, boş vehimler üretmeyi, düz giden işleri sekteye uğratmayı kendine iş edinmiş olanlar var. Eğer kendinizi bu atalete teslim ederseniz, Türkiye'nin nasıl bir azim ve heyecanla geleceğe doğru ilerlemekte olduğunu asla bilemezsiniz. Bu ülkenin bütün şehirlerinde, bütün ilçelerinde, bütün köylerinde artık büyüklüğüne yakışan bir ülke olmanın umudu ve hayali yeşermiş durumdadır. Bu dinamizmi, bu atılım heyecanını, milletimizin yediden yetmişe her ferdinin aynı kararlılıkla sahiplendiği bu varoluş iradesini görmek için Türkiye ile kucaklaşmanız helalleşmeniz gerekir."
Erdoğan, hükümet oldukları ilk günden bu yana milletle bağlarını kesmemeye özen gösterdiklerini de kaydederek, "Biz siyasetini millete dayatanlardan değiliz. Biz siyasetini milletin doğrularından çıkarmaya gayret eden bir çizgiyi temsil ediyoruz. Dolayısıyla bizim milletimizden ayrı düşmemiz de ayrı düşünmemiz de söz konusu değildir" dedi. (ANKA/SÜRECEK)
(İG/ZG)