Bozdağ Bosna Hersek'te
Bekir Bozdağ, Srebrenitsa'da 1995 yılında işlenen soykırımın 17.yıl dönümüne ilişkin açıklama yaptı.
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ,
Srebrenitsa'da 1995 yılında işlenen soykırımın 17. yıl dönümüne ilişkin, "Bugün
önemli günün ertesindeyiz, çünkü 11 Temmuz 1995'te Srebrenitsa, dünyanın en büyük
soykırımlarından birine tanıklık etti" dedi.
Bosna Hersek'in başkenti Saraybosna'da Türk girişimcilerince 2004 yılında
kurulan Uluslararası Saraybosna Üniversitesi'nin ev sahipliğini yaptığı ve Türk
İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA), "Uluslararası, Hz. Muhammed'i Tanıma ve
Tanıtma Derneği" (Muhder) ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın desteğiyle
düzenlenen "Uluslararası Aile Sempozyumu"nda konuşan Başbakan Yardımcısı Bekir
Bozdağ, şunları kaydetti:
"Bugün önemli günün ertesindeyiz, çünkü 11 Temmuz 1995'te Srebrenitsa,
dünyanın en büyük soykırımlarından birine tanıklık etti. Belki nitelikleri
itibariyle bir ilkine tanıklık etti. Birleşmiş Milletler'in (BM) 'güvenli bölge'
ilan ettiği, hatta yetkililerin can ve mal itibariyle güvenli olduğu için
insanları davet ettiği, 6 binin nüfuslu bir yerleşim yerine 50 bin kişinin bu
davet üzerine ulaştığını hepimiz biliyoruz ve burada Hollandalı güvenlik güçlerin
onların korunmasıyla vazifelendirildiğini ve onlara her tür hukuki ve diğer maddi
imkanların da sağlandığını biliyoruz. İnsanlar, silahsız ve bu güvenceyle, sadece
kendi kardeşlerinin değil, bütün dünyanın sesine, BM'nin sesine kulak vererek bir
davete icap ediliyorlar, ama maalesef Birleşmiş Milletler'in korumasında olan
insanlar, yine BM'nin gözetimi altında adeta bir soykırıma maruz kalıyorlar.
Srebrenitsa soykırımı, bu yönü ile belki ilktir dünyada. Bu sadece bu soykırımı
gerçekleştirenlerin değil, bu soykırıma imkan verenlerin de ellerinde engelleme
güç ve iktidarı olduğu halde bunu kullanıp zamanında buna mani olmayan,
olamayanların da ortak bir ayıbıdır. Diliyoruz ki böyle hadiseler dünyada bir
daha olmaz, bütün insanlar tek vücut olur, bir aile olur ve ailesini korur gibi
insanlığı da korurlar."
Türkiye olarak her yıl olduğu gibi yine Bosna Hersek ve Srebrenitsa'da
olduklarını ifade eden Bozdağ, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip
Erdoğan ve 75 milyon Türk vatandaşının selam ve duaları ile Srebrenitsa'da
bulunduklarını ve burada olmaya devam edeceklerini ifade etti.
Srebrenitsa'nın bütün dünya için bir "ibret üniversitesi" olduğunu ifade
eden Bozdağ, "Okumasını bilen, ibret almasını bilenler için Srebrenitsa bir
'ibret üniversitesidir'. Irkçılığın, insanlığa karşı nefretin nasıl bir canavara
dönüştüğünü görmek isteyen Srebrenitsa'ya baksın" ifadesini kullandı.
Her türlü haksızlığa mücadeleye yönelik çalışmalarda ülke ve diğer
sınırların olmadığını söyleyen Başbakan Yardımcısı Bozdağ, "Srebrenitsa diyor ki
'din, renk ve diğer sınırlarınızı bir tarafa koyun, insanlığa sahip çıkın', onun
mesajı budur" dedi.
Öldürmek üzere yemin edenlerin önüne durup, öldürmek değil, yaşatmak için
çalışmaların yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Bozdağ, "Toplumu, bilimi, sanatı
ve her ne kadar güzel şey varsa onları yaşatmalıyız" diye konuştu.
-"Türk ailesi ayakta, Boşnak ailesi soykırıma rağmen ayaktadır"-
Başbakan Yardımcısı Bozdağ, Srebrenitsa'da 1995'te işlenen soykırımda bütün
ailelerin yok edildiğini, Potoçari Anıt Mezarlığı'ndaki dünkü hüzünlü törenler
sırasında aynı soyadlı onlarca, yüzlerce kişinin isimlerinin bulunduğu gördüğünü
anlattı.
Bozdağ, "Daha güçlü aile oluşturmanın zorunluluğu tartışılmaz, çünkü
Srebrenitsa'da ailelerinin nasıl yok edildiğini gördük. Ailelerin yok edilmesine
asla izin vermememiz gerekmektedir" dedi.
Günümüzdeki dünyada aileye karşı açık bir savaşın yürütüldüğüne işaret eden
Bozdağ, "ABD ve Avrupa'da ailelerin yıkıldığını, yok edildiğini görüyoruz. Bazı
ülkeler ise şimdi aile yapısına destek vermek için çalışmalar yürütüyor. Bosna
Hersek ve Türkiye'de aile yapısı ayaktadır. Türk ailesi ayaktadır, Boşnak ailesi,
soykırıma rağmen ayaktadır. Bunun göstergesi, dünkü toplu cenaze törenlerine on
binlerce Boşnak'ın katılmasıdır" diye konuştu.
Ailenin toplumun temeli olduğunu ifade eden Bozdağ, sadece en yakın
fertlerin oluşturduğu "çekirdek aileden" ziyade, tarihi, dini ve kültürel
unsurlara uygun aile yapısının önemine işaret etti.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın nikah şahitliğini yaptığı nikah
törenlerinde de her ailenin en az 3 çocuğu olması gerektiğini hatırlattığını
söyleyen Bozdağ, ailenin hukuku da barındıran, esasında mini bir devlet olduğunu
söyledi.
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ'ın yanı sıra Bosna Hersek Reis-ul-Uleması
Dr. Mustafa Ceriç, TİKA Genel Başkanı Serdar Çam, Azerbaycan Parlamentosu
Milletvekili Ganira Paşayeva, Sancak Müftüsü Muammer Zukorliç, Muhder Genel
Başkanı Prof. Dr. İlhan Yıldız, Sancak Müftüsü Muamer Zukorliç, IUS'un Rekörü
Prof. Dr. Özer Çınar, çok sayıdaki akademisyen ve diğer yetkililerin de katıldığı
sempozyumda konuşma yapan Bosna Hersek Reis-ul Uleması Ceriç de ailenin önemine
işaret etti.
Ceriç, "Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan,
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve diğer Türk yetkililerine, Türkiye'nin
Bosna'daki eğitime verdiği destekten dolayı teşekkür etmek istiyorum, çünkü
eğitime verilen destek son 100 yılda Bosna'nın aldığı en anlamlı, en önemli
destektir" dedi.
Türkiye ve Azerbaycan yetkililerinin dünkü Srebrenitsa soykırım
kurbanlarının toplu cenaze törenlerine katılmasının önemini vurgulayan Ceriç,
"Boşnak, Türk ve Azeriler farklı milletlerin mensubu olabilir, ancak bu
milletler tek ailenin mensubudur" diye konuştu.
Muhabir: Zlatan Kapiç
Yayıncı: Şermin Coşkun - SARAYBOSNA