Bu Büyüme Türkiye İçin Felaket Mi?

Son Güncelleme:

Türkiye her geçen gün daha da büyüyor. Bazı ekonomistlere göre bu büyüme Türkiye için felaket! Peki gerçek öyle mi?

Başbakan Yardımcısı Babacan, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Ergün Ekonomi Bakanı Çağlayan, MÜSİAD, İTO, ASO, ASKON başkanları ve analistler büyüme için ne dedi?


Başbakan Yardımcısı Ali Babacan


Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, yılın ilk dokuz aylık dönemindeki yüksek performans ile 2011 yılı büyümesinin Orta Vadeli Program tahminlerinin de üzerinde gerçekleşmesinin beklendiğini kaydetti.


Babacan, yaptığı yazılı açıklamada, TÜİK'in, bugün 2011 yılı üçüncü çeyreğine ilişkin Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) büyüme rakamlarını açıkladığını hatırlatarak, GSYH'nin 2011 yılı üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre reel olarak yüzde 8,2 oranında artarken, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış büyüme hızının da bir önceki çeyreğe göre yüzde 1,7 oranında gerçekleştiğini kaydetti.


Böylece GSYH'nin 2011 yılı ilk dokuz aylık döneminde reel olarak yüzde 9,6 oranında büyüme kaydettiğini belirten Babacan, bu gerçekleşme ile Türkiye ekonomisinin OECD, Avrupa Birliği ve G20 ülkeleri arasında çok güçlü büyüme performansı gösteren sayılı ülkelerden biri olduğunu ifade etti.


Babacan, Türkiye'de gerçekleşen büyümenin, özel sektör talebine dayalı bir büyüme olup, kamu harcamalarının büyümeye katkısının sınırlı olduğunu belirterek, özel nihai tüketim harcamalarına ve özel sektör yatırımlarındaki güçlü artışa bağlı olarak 2011 yılı üçüncü çeyreğinde toplam iç talebin büyümeye 7,7 puan katkı sağladığını kaydetti. Babacan, önceki dönemlerden farklı olarak ihracatta gözlenen yüksek performans sonucunda net dış talebin de yılın üçüncü çeyreğinde büyümeye pozitif katkı sağladığını ifade etti.


''Büyüme, istihdam yaratan bir büyüme oldu''


Türkiye ekonomisinin yılın ilk dokuz ayında kaydettiği büyümenin istihdam yaratan bir büyüme olduğuna dikkat çeken Babacan, pek çok ülkede işsizlik oranlarının yüksek seviyede seyrettiği bir dönemde Türkiye'de bu yılın üçüncü çeyreği itibariyle geçen yılın aynı dönemine göre, ilave 1 milyon 689 bin kişiye istihdam sağlandığını söyledi.


Babacan, iş gücüne katılım oranlarındaki artış seyrinin sürmesine rağmen, istihdamın istisnasız tüm sektörlerde güçlü artış göstermesi sonucunda işsizlik oranının, 2011 yılı üçüncü çeyreğinde yüzde 9,2 seviyesine gerilediğini kaydetti.


Yılın ilk dokuz aylık dönemindeki yüksek performans ile 2011 yılı büyümesinin Orta Vadeli Program tahminlerinin de üzerinde gerçekleşmesinin beklendiğini kaydeden Babacan, 2012 yılında, küresel ekonomiye ve özellikle Avrupa bölgesine ilişkin belirsizliklere bağlı olarak GSYH büyümesinin yüzde 4 olmasının öngörüldüğünü söyledi.


Babacan, bununla beraber, bu büyüme oranı ile Türkiye ekonomisinin, 2012 yılında da Avrupa ülkeleri arasında en hızlı büyüyen ekonomilerden biri olmaya devam etmesinin beklendiğinin altını çizdi.


Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Ergün


Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, 3. çeyrekteki yüzde 8,2'lik büyüme ile Türkiye'nin büyüme hızında dünyada Çin'den sonra 2. sırada yer aldığını bildirdi.


Bugün TÜİK tarafından yayımlanan büyüme rakamlarını NTV'de katıldığı programda değerlendiren Ergün, Türkiye'nin yüzde 8,2'lik büyüme ile dünyada büyüme hızında Çin'den sonra 2'inci sırada yer aldığını söyledi. Çin'in 3. çeyrekte yüzde 9,1 büyüdüğünü kaydeden Ergün, üçüncü sırada Hindistan'ın bulunduğunu kaydetti.


Bakan Ergün, 2011'in tamamında Türkiye ekonomisinin yaklaşık yüzde 8'lik bir büyüme ile yine iyi bir büyüme performansı göstermiş bir ekonomi olacağını da şimdiden söyleyebileceklerini ifade etti.


2012 tahminleri


Orta Vadeli Programda 2012 yılında Türkiye ekonomisinin yüzde 4 olarak büyüyeceğinin tahmin edildiğini, IMF'nin ise 2012 için Türkiye ile ilgili büyüme beklentisinin yüzde 2 olduğunu hatırlatan Ergün, bu rakamların 2012'de revize edilebileceğini kaydetti.


Ergün, ''IMF 2012'de yüzde 2-2,5'luk tahmin yapabilir. Biz de Orta Vadeli Programda yüzde 4'lük bir tahminde bulunduk. Çok ihtiyatlı bir tahminde bulunuyoruz. Ama Türkiye ekonomisinin içinde öyle dinamikler var ki 2 kere 2'nin 4 etmediği yerler var. Bu da Türkiye ekonomisini tahminlerin üzerinde bir büyüme noktasına taşıyor. Dolayısıyla IMF'nin de bizim de 2012'de de gelişmelere göre tahminlerimizi revize etmemiz söz konusu olabilecektir'' dedi.


2012 yılında Türkiye ekonomisinin bugünkü gidişatını biraz daha yavaşlatarak sürdüreceğine dikkati çeken Ergün, Türkiye ekonomisinin muhtemelen 2012'yi yüzde 4'ün üzerinde bir büyüme rakamıyla tamamlayacağını bildirdi.


''Düzelme başladı''


''Cari açık düşünüldüğü zaman bu kadar büyümeye sevinmeli miyiz?'' şeklindeki bir soru üzerine Nihat Ergün, cari açıkta bir düzelmenin başladığının görüldüğünü söyledi.


3. çeyrekte ihracatta yüzde 10'un üzerinde bir büyüme söz konusu iken, ithalatta yüzde 7'ye yakın bir büyümenin görüldüğüne dikkat çeken Ergün, şunları söyledi:


''Bugün itibariyle 65 milyar dolarlık bir cari açık görülüyor. Yılın tamamında 70 milyar dolar civarında bir cari açık tahmin ediliyordu. Belki bu daha aşağı bir noktaya taşınmış olacak. Ama zaten bizim büyümemizle ilgili en önemli sorulacak soru 'cari açık ne olacak?' sorusudur. Çünkü bizim ithalatımızın içerisindeki yüzde 70'lik pay hemen hemen arama malı ithalatı şeklindedir.


O nedenle 2012'den itibaren teşvik sistemimizin omurgasını cari açığı azaltıcı teşvikler oluşturuyor. Yani sadece yatırım yapılsın, sadece üretim artsın, sadece istihdam olsun değil.


Aynı zamanda bu yatırımlar yapılırken, üretim artışı sağlanırken, istihdam meydana çıkartılırken cari açık meselesi de işin merkezinde tutulsun. Hangi ara mallarını, hangi fiyatlarla, nereden ithal ediyoruz?  İçeride bunları üretecek gücümüz nedir, potansiyelimiz nedir?


Bunları dikkate alan bir teşvik mekanizmasıyla, 2012 yılında alınan bu tedbirlerle cari açık konusu da daha aşağı noktalara çekilmiş olacaktır.  Dolayısıyla biz cari açığın gündemden düşürüldüğü bir büyüme performansını zaten hesaplamıyoruz, cari açığı da aşağı indirerek bir büyüme performansı göstermeliyiz.''


''Türkiye'nin büyümesinden, ekonominin büyümesinden çok büyük bir endişe olmamalı'' diyen Ergün, cari açık konusunun da dikkatli bir şekilde takip edilmeye devam edileceğini vurguladı.


Yerli otomobil çalışması


Türkiye'de otomotiv sektörünün ihracatta lokomotif sektör olduğunu, fakat sektörün ithalatta da çok önemli bir yeri bulunduğuna işaret eden Ergün, ihracat fazlası veren sektörün giderek eksiye düştüğünü kaydetti.


Ergün, bu durumun düzelmesi için Türkiye'de yeni marka ve modellerin üretilmesine ihtiyaç bulunduğunu belirterek, ''Sektörün merkezine artık yeni bir model ve marka koymamız lazım. Yerli bir model ve marka koymamız lazım. Sadece milli hislerle değil, yani sadece bizim de arabamızın arkasında bir ismimiz yazsın meselesi değil. Tabii ondan da ayrıca gurur duyarız, ama bundan ziyade Türkiye ekonomisinin buna ihtiyacı olduğu için bunu söylüyoruz'' diye konuştu.


Bakan Ergün, konuyla ilgili bir soru üzerine, ekonomi yönetimi olarak 1600 motorun altındaki araçlarda ÖTV artışına dönük bir çalışma yapmadıklarını da bildirdi.


Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan


Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, "Güven ortamı ve ekonomideki, büyümedeki istikrarın her alana yansıdığını hep birlikte göreceğiz. 2011 yılının ilk iki çeyreğinde büyümede gösterdiği performans ile dünya ekonomilerinden ayrışan Türkiye, üçüncü çeyrekte de beklentilerin üzerinde büyüyerek farklı olduğunu bir kez daha kanıtladı. Bu büyüme oranına şaşırmadık ve şaşırtmadık, sadece parmak ısırtıyoruz'' dedi.


MÜSİAD Genel Başkanı Ömer Cihad Vardan


Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Ömer Cihad Vardan, ''MÜSİAD olarak, öncü göstergeler çerçevesinde, son çeyrekte de beklentilerin üzerinde kuvvetli bir büyüme geleceğini tahmin ediyoruz'' dedi.


Vardan, 3. çeyrek büyüme rakamlarına ilişkin olarak AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, 2011 yılı 3. çeyrek GSYH büyümesinin yüzde 8,2 olarak gerçekleştiğini anımsattı.


Bu rakamın beklentilerin üzerinde olduğu ifade edilse de, MÜSİAD olarak, 3. çeyrekte, 2. çeyrek büyümesine yakın, yani yüzde 8 bandında bir büyümeyi beklediklerini çeşitli mecralarda belirttiklerini dile getiren Vardan, özellikle sanayi verilerinin bunun böyle olacağına kuvvetle işaret ettiğini kaydetti.


Vardan, geçen ay açıklanan Eylül ayı sanayi üretim endeksiyle ilgili yorumlarında, bu beklentilerini açıkça ifade ettiklerini hatırlatarak, şunları söyledi:


''Bir önceki çeyrekte de olduğu gibi, büyüme rakamını yukarı çeken faktör, yatırımlar, bilhassa da, milli gelir içinde neredeyse yüzde 20'lik paya sahip olan özel sektör yatırımlarında görülen yüzde 17,2 oranındaki büyüme oldu. Bu rakamın ortaya çıkmasında, sırasıyla yüzde 20 ve yüzde 11,6 oranında büyüyen makine ve inşaat sektörleri rol oynadı. Dolayısıyla, 3. çeyrekte de yatırım kaynaklı büyümenin devam ettiğini söyleyebiliriz.


Sektörler bazında incelendiğinde ise, büyümeye, imalat sanayinden 2,5 puanlık önemli bir katkı geldiğini görüyoruz. Bunun yanı sıra özellikle ticaret ve ulaşım sektörlerinin de, hızlı büyümelerine istikrarlı bir şekilde devam ettiğini gözlemliyoruz.


Dolayısıyla, hesaplamalarımız doğrultusunda, bizim için şaşırtıcı bir gelişme olmamakla beraber, yüzde 8,2 oranı ülkemiz adına oldukça sevindiricidir. Bu rakamlar Türkiye'yi, Çin'i takiben en hızlı büyüyen 2. ülke konumunda tutmaktadır ve ilk 3 çeyrekte yüzde 9,6'lık bir büyümeye işaret etmektedir. MÜSİAD olarak, öncü göstergeler çerçevesinde, son çeyrekte de beklentilerin üzerinde kuvvetli bir büyüme geleceğini tahmin ediyoruz.''


Ömer Cihad Vardan, Öte yandan, Türkiye'nin hedefleri doğrultusunda sürdürülebilir yüksek büyümeye ihtiyaç olduğu düşünüldüğünde, enflasyonun ve cari açık sorununun kontrol altında tutulduğu müddetçe bu rakamların kendilerini mutlu edeceğini dile getirdi.


Vardan, bu yüzden, halihazırda olduğu gibi gerekli politika araçları aktif bir şekilde kullanıldığı ve yapısal reformlara devam edildiği takdirde, önümüzdeki yıllarda Türkiye ekonomisini daha iyi günlerin beklediğine inandıklarını sözlerine ekledi.


İTO Başkanı Murat Yalçıntaş:


İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Yalçıntaş, büyüme rakamlarıyla ilgili ''Bugün açıklanan rakamda bizi en fazla mutlu eden; çok uzun bir sonra ilk kez dış ticaretin büyümeye pozitif katkı yapmasıdır'' dedi.


Yalçıntaş, Türkiye'nin üçüncü çeyrek büyüme performansını AA muhabirine değerlendirdi. GSYH'nin üçüncü çeyrekte herkesin beklentilerinin üzerinde arttığını anımsatan Yalçıntaş, böylece 2011'nin üç çeyreğinde Türkiye'nin toplam büyümesinin yüzde 9,6 olarak gerçekleştiğini, bunun da bir rekor olduğunu ifade etti.


Dünyada üçüncü çeyrek büyüme rakamlarına bakıldığında Türkiye'nin Çin'den sonra dünyanın en hızlı büyüyen ikinci ülkesi olduğunu hatırlatan Yalçıntaş, bu dönemde Avrupa'nın yüzde 1,4, ABD'nin yüzde 1,5 büyüdüğünü söyledi.


''Dolayısıyla Türkiye olarak gelişmiş ülkelerle aramızdaki mesafeyi kapatmaya devam ediyoruz'' diyen Yalçıntaş, birincinin yüzde 10,6 ile inşaat, ikincinin yüzde 9,7 ile ulaştırma ve haberleştirme, üçüncünün yüzde 9,6 ile perakende ticaret, dördüncü sektörün ise yüzde 8,9 ile imalat sanayi olmak üzere büyemenin 4 sektör kaynaklı olduğunu kaydetti.


Büyümeyi dört sektörün gerçekleştirmesinin, bu büyümenin sürdürülebilir olması açısından sevindirici olduğunu ifade eden Yalçıntaş, şöyle devam etti:


''Bu büyümenin harcamalar tarafına baktığımız zaman şunu görüyoruz; özel sektörün yatırımları yüzde 17,2 artmış, yurt içi tüketim de 6,6 artmış. Bu da şu demektir; GSYH'nin bu çeyrekte böylesine büyümesinde birinci etmen özel sektörün yatırımları ve harcamaları, ikinci etmen de hane halkının tüketimidir.


Özel sektörün yatırımlarına baktığımız zaman şunu unutmamak lazım; özel sektörün ilk iki çeyrekteki yatırım büyüme hızı yüzde 38'ler civarındaydı. Şimdi yüzde 17'ye düşmüş. Özel sektör bir miktar temkinli davranmasına rağmen, yine dünya ortalamasının çok üzerinde yatırım yapmaktadır.


Bu, Türk özel sektörünün geleceği ait beklentisinin hala pozitif olduğunun göstergesidir. Bugün açıklanan rakamda bizi en fazla mutlu eden; çok uzun bir sonra ilk kez dış ticaretin büyümeye pozitif katkı yapmasıdır. Bu çeyrekte ihracat yüzde 10,8 büyürken, ithalat ilk kez ihracatın gerisine düşmüş ve yüzde 7,3 olmuştur. Dış talep ilk kez uzun süre sonra büyümeye pozitif katkıda bulunmuştur.''


Bunun en önemli sebebinin Merkez Bankası ve Hükümet'in aldığı tedbirler ve Türk Lirası'ndaki değer kaybı olduğunu anlatan Yalçıntaş, ''Son çeyrek büyüme rakamları geldiğinde büyük ihtimalle şunu göreceğiz; 2011 yılını Türkiye beklentilerin ötesinde bir büyüme ile kapatacaktır'' dedi.


Bu büyümenin sağlıklı ve sürdürülebilir bir büyüme olduğunun çok net bir şekilde ortada olduğunu ifade eden Yalçıntaş, ''Türkiye bu şekilde giderse ekonomisinin temelinin özel sektörünün bu şekilde sağlam ve dengeli ilerlemesinden dolayı, 2012 yılında da son derece sağlıklı bir şekilde geçirecektir ve AB'de olabilecek olumsuz gelişmelerden de minimum seviyede etkilenecektir '' değerlendirmesinde bulundu.


''Türkiye büyümeye mecbur bir ülkedir''


Murat Yalçıntaş, paniğe kapılınması veya rahatsız olunması gereken bir risk görmediğini dile getirerek, rakamların ekonomi açısından sağlıklı olduğuna inandığını söyledi.


Türkiye'nin büyümeye mecbur bir ülke olduğunun altını çizen Yalçıntaş, şöyle devam etti:


''Bizler de büyümeye devam etmek zorundayız ki ekonominin çarkları dönebilsin, insanlar iş, aş bulabilsin, firmalar üretim, tüccarlar satış yapabilsin. Ekonominin çarkları dönmek zorundadır.


Elbette bununla birlikte cari açığı düşürecek tedbirlerin de alınmaya devam edilmelidir. Ama hiçbir zaman cari açığı süratli bir şekilde düşüreceğiz diye ekonominin çarklarını durdurmak doğru değildir. Bu bağlamda Türkiye'nin gittiği yol doğrudur.''


ASO Başkanı Nurettin Özdebir


Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Nurettin Özdebir, yerli üretimin desteklenmesi gerektiğini kaydetti.


Özdebir, yaptığı yazılı açıklamada, bugün açıklanan 2011 yılı üçüncü çeyrek büyüme rakamlarını değerlendirirken, cari işlemler açığının yapısal nedenlerinin ortadan kaldırılması için yerli katma değer oranının yükseltilmesi gerektiğini ifade etti.


Özdebir, üçüncü çeyrekte gerçekleşen yüzde 8,2;lik büyümenin özel tüketim ve yatırım harcamalarındaki artışın yanısıra, net ihracatın uzunca bir süredir ilk kez büyümeye pozitif etki yapmasıyla elde edildiğini belirtti.


İhracatın ikinci çeyrekteki büyümeye katkısının çok düşük olduğu hatırlanırsa bu gelişmenin ne kadar önemli olduğunun ortaya çıktığını ifade eden Özdebir, en büyük ihracat pazarı AB'de derinleşen borç krizi ve yavaşlayan ekonomik büyümeye rağmen ihracatta gerçekleşen bu artışın memnuniyet verici olduğunu söyledi.


Bu gelişmede TL'deki değer kaybının da etkili olduğunun görüldüğünü, ekonomi yönetiminin ekonomiyi soğutma çabalarının etkilerinin kendini hissettirmeye başlamakla birlikte, 2011'i yüzde 8;in üzerinde bir büyümeyle kapatılacağının anlaşıldığını kaydetti ve şöyle devam etti:


''Türkiye ne yazık ki bu yüksek büyümeyi yüksek cari işlemler açığı vererek sağlamaktadır. Ancak, Türkiye, bu konjonktürde bu kadar yüksek cari işlemler açığı vermeye devam edemez.


Cari işlemler açığının yapısal nedenlerinin ortadan kaldırılması ve ekonomik büyümenin sürdürülebilir bir temele oturtulması için yerli üretimin desteklenmesi ve üretimde yerli katma değer oranının yükseltilmesi gerekmektedir.


TL'nin uzunca bir süre değerli olması, sanayimizi olumsuz etkilemiş, ülkemizde yapılabilir işler yapılabilir olmaktan çıkmıştı. TL'nin bugün gelmiş olduğu seviyeler, yerli sanayimiz için fırsatlar sağlamaktadır.


Ancak, kaybedilen işlerin geri kazanılması hemen olmuyor. Hazırlanmakta olan yeni teşvik sisteminde yerli üretimi destekleyecek ve üretimde yerli katma değer oranının yükseltecek, yeraltı zenginliklerimizden daha çok yararlanmak için sektörel ve proje bazlı  selektif destekler sağlayacak düzenlemeler, mutlaka yer almalıdır.


Dışarıya  enerji bağımlılığımızı azaltmak için yenilenebilir enerji yatırımları da desteklenmelidir. Ayrıca desteklenecek projelerin seçiminde teknolojinin tabana yayılması da önemli bir kriter olmalıdır.''


EFG İstanbul Menkul Değerler Başekonomisti Haluk Bürümcekçi


EFG İstanbul Menkul Değerler Başekonomisti Haluk Bürümcekçi, Türkiye'nin bu yılı yüksek büyüme ile kapatacağını bildirdi.


Bürümcekçi, üçüncü dönem büyüme rakamlarını AA muhabirine değerlendirirken, büyümenin beklentilerin üzerinde olduğunu ifade etti.


Açıklanan verilerin yıl sonu için düşünülenin üzerinde büyümeye işaret ettiğini belirten Bürümcekçi, şu görüşleri paylaştı:


''Yüzde 7,5-8 büyümeye işaret ediyor. Üçüncü çeyrekte fark şu; dış talep hep büyümeyi azaltıyordu, net ihracat negatif oluyordu ilk kez pozitif olmuş. Bu önemli, iç talep dış talebe göre daha fazla zayıflamış demek. Bu amaçlanan birşeydi. Onu görüyoruz. Tüketimde ve yatırımlarda bir miktar yavaşlama var. Son çeyrekte daha belirgin olacaktır. Türkiye bu yılı yüksek büyüme ile kapatacak''


Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Türkiye ekonomisinin 2011 yılı üçüncü döneminde yüzde 8,2 büyüdüğünü açıklamıştı.


OYAK Yatırım Ekonomisti Gülay Elif Girgin


OYAK Yatırım Ekonomisti Gülay Elif Girgin, 2011 büyüme beklentilerini yüzde 7'den yüzde 8'e revize ettiklerini belirtti.


Girgin, üçüncü dönem büyüme rakamlarını değerlendirirken, genel olarak bakıldığında güçlü bir büyüme etkisinin görüldüğünü ifade etti.


Önceki dönemlerle birlikte Türkiye'deki büyümenin yüzde 9,6'ya ulaştığını belirten Girgin, bunun yüksek bir rakam olduğunu söyledi.


Bu büyümenin rekor düzeyde cari açık getiren bir büyüme olduğunu dile getiren Girgin, şöyle devam etti:


''Merkez Bankası da bunun farkında... Kasım 2010'dan beri alınan önlemlerle Merkez Bankası maalesef yumuşak iniş senaryosu gerçekleşemediğini gördüğünden dolayı Ekim 2011 itibariyle çok ciddi şekilde sıkılaştırmaya geçti. 2012 çok zorlu bir dönem olacak.


Merkez Bankası yeni yıla Türkiye'yi daha yavaşlamış bir ekonomi ile sokmak istiyor. Fakat maalesef ekim ayı sanayi üretimine baktığımızda zaman, her ne kadar cari açık daralmış görünse de son çeyrekle ilgili çok fazla bir yavaşlama göremiyoruz.


O anlamda biz 2011 büyüme beklentimizi yüzde 7'den yüzde 8'e revize ettik. 2011 ne kadar yüksek bir büyüme olursa 2012'ye biriken risk de o denli büyük oluyor.''


Ata Yatırım Başekonomisti Nurhan Toğuç


Ata Yatırım Başekonomisti Nurhan Toğuç, 2012 yılına ilişkin Türkiye için yüzde 3-4 aralığında bir büyüme rakamı beklemek gerektiğini kaydetti.


Toğuç, üçüncü dönem büyüme rakamlarını AA muhabirine değerlendirirken, üçüncü çeyrek büyüme rakamlarının, beklentilerin üzerinde geldiğini, bu büyüme rakamlarının Türkiye ekonomisinin kendi başına ne kadar ciddi bir ekonomi olduğunu gösterdiğine vurguladı.


Toğuç, ''Burada en önemli faktör olarak yatırım harcamalarındaki özel sektörün yatırımlarının artışın büyümeye olan katkısının fazla olduğunu görüyoruz ki bu son derece önemli bir şey. Tarımdaki trend gayet olumlu görünüyor.


Ama en çok katkının inşaat, imalat sanayindeki büyüme ve perakende ticaretten geldiğini görüyoruz. Bu da şunu gösteriyor. Türkiye kendi başına iç talebi ile bu kadar büyüyebilen ender ülkelerden bir tanesi. Asya tarafında Çin, Hindistan ve Brezilya üçüncü çeyrek büyümeleri ile karşılaştırıldığında Türkiye son derece iyi görülüyor'' diye konuştu.


Merkez Bankası üzerinde baskıların tekrar oluşacağını, ancak MB'nin sürece daha olumlu tepki verdiğini ve kredi oranlarında bir yavaşlamayı hedeflediğini belirten Toğuç, kredi büyümesinin, yılın ilk yarısında yüzde 35'ten, yüzde 25'e, gelecek yılsa yüzde 20'ye gerilemenin hedeflendiğini anlattı.


Toğuç, ''Yıl sonu büyüme beklentisini yukarı yönlü revize etmek lazım. Yıllık büyüme rakamının yüzde 8'in üzerinde çıkacağı kesin gibi gözüküyor. Türkiye'nin büyümesini yüzde 8,2 olarak revize ediyoruz'' dedi.


Sanayi üretiminin de son çeyrekte de iyi bir büyümeye işaret ettiğini, alınan önlemlerle birlikte cari açıkta da olumlu bir trend görüldüğünü vurgulayan Toğuç, hedeflendiği, beklendiği ve işaret edildiği şekilde orta vadeli programdaki bir gerçekleşmeye doğru gidildiğini belirtti.


Toğuç, Türkiye'nin Avrupa'nın içinde bulunduğu resesyonist süreci sıkıntıyla atlatılacak bir süreci, kolay atlatabileceğini gösterdiğini dile getirerek, şunları kaydetti:


''Özellikle bu kentsel dönüşüm projesinin bu yıl sonu itibariyle harekete geçirilmesi bence önümüzdeki yıl büyüme beklentilerini çok daha olumlu etkileyecektir. 2012 yılı büyümesi içinse yüzde 3-4 aralığında bir büyüme beklemek lazım. Orada da en önemli faktörler kredi büyümesi olacaktır. Merkez Bankası yüzde 20 oranlarında gerçekleşen bir kredi büyümesine izin veriyor.


Faizlerin çok da artırılmaması gerekiyor. Faizler artarsa içeriye sıcak para girer. Bir de bu kentsel dönüşüm projesi ile özellikle inşaat sektöründeki olumlu trendin altyapı yatırımları da dahil olmak üzere ciddi bir çıkış yolu olacağını düşünüyorum Türkiye için...''


ASKON Genel Başkanı Mustafa Koca


 Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON) Genel Başkanı Mustafa Koca, 3. çeyrek büyüme rakamlarına ilişkin, ''AB bölgesinde bu kadar ciddi sorunlar varken, krizi toparlamak hala mümkün olamazken, bizim de bölgemizde çok ciddi siyasal sıkıntıların hakimiyeti söz konusu iken bu kadar yüksek büyüme takdire şayandır'' değerlendirmesinde bulundu.


Mustafa Koca, yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye'nin, beklentilerin üzerinde bir 3. çeyrek büyümesi gerçekleştirdiğini, büyüme oranının yüzde 8,2 olduğunu hatırlatarak, şunları kaydetti:


''Oysa en iyimser beklentiler yüzde 6,7 seviyelerinde kalmıştı. Çünkü ekonominin soğutulması, kredilerin sınırlandırılması, faiz hadlerinde skalanın açılması gibi tedbirlerin alınmasına rağmen bu büyüme oranı yakaladı. Bu da ekstra dikkati hak ediyor. Ülkemizin yüksek büyüme sergilemesi, içinde yaşayan her vatandaşın memnun olacağı bir gelişmedir. 'Ekonomik canlılık' dediğimiz, 'işler iyi' dediğimiz atmosfer, büyümenin gerçekleştiği atmosferdir. Biz de krizden sonra en hızlı toparlanan ülkelerden biri olma konumumuzu devam ettiriyoruz. Bütün bunlar sevindirici gelişmelerdir.


Ülkemizin 3. çeyrek büyümelerine baktığımızda da ayrı bir rekor görüyoruz. En son 2000 yılında bu kadar yüksek bir 3. çeyrek büyümesi yakalanmıştı. Bu çeyrekte büyümede dünya ikincisi konumdayız. Çin yüzde 1 ile birinci olmuş, ardından biz geliyoruz. Özellikle AB bölgesinde bu kadar ciddi sorunlar varken, krizi toparlamak hala mümkün olamazken, bizim de bölgemizde çok ciddi siyasal sıkıntıların hakimiyeti söz konusu iken bu kadar yüksek büyüme takdire şayandır.''


İş adamları olarak her zaman gelecek projeksiyonu yapmak zorunda olduklarını vurgulayan Koca, ''Bizde yapısal sorunlar devam ederken, çevremizde çok ciddi ekonomik ve siyasal sorunlar sürerken acaba biz bu büyümeyi ne kadar daha sürdürebileceğiz? Bu sefer büyümemiz bize sorun olacak mı? Her ne kadar cari açık konusunda son açıklanan rakam düşme eğilimini işaretlese de, bu durumun henüz kalıcı hale dönüştüğünü söyleyemeyiz'' ifadesini kullandı.


Global Menkul Değerler Strateji Müdürü Gökhan Uskuay


Global Menkul Değerler Strateji Müdürü Gökhan Uskuay, 3. çeyrek büyüme rakamlarıyla ilgili, ''Gayet olumlu... 2012'de büyümeye yönelik endişeleri azaltacak nitelikte bir büyüme rakamıdır'' ifadelerini kullandı.


Uskuay, 3. çeyrek büyüme rakamlarına ilişkin olarak AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, büyüme rakamlarının bu kadar sıcak veya hızlı olup olmamasının iki türlü etkisi olacağını, bunlardan birinin cari açık etkisi, diğerinin ise enflasyon etkisi olduğu belirterek, ''Şu an için kısa vadede baktığımız zaman mevcut süregelen cari açığın Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYİH) içerisindeki payı azaldı'' dedi.


Gerçekleşen rakamları ilk etapta olumlu olarak değerlendirdiklerini kaydeden Uskuay, ''2012'nin büyümeye bakış açısını olumlu olarak değerlendirebiliriz. Cari açık gene toplam pay içerisinde düşeceği için önümüzdeki sene itibaren cari açığın azalacağına dair bir umut olarak bakabiliriz. Ama şu an için daha fazlasını söylemek mümkün değil. Gayet olumlu... 2012'de büyümeye yönelik endişeleri azaltacak nitelikte bir büyüme rakamıdır'' diye konuştu.

Kaynak: AA