CHP Genel Başkan Yardımcısı Loğoğlu Brüksel'de Konuştu

Son Güncelleme:

CHP Genel Başkan Yardımcısı, Adana Milletvekili Faruk Loğoğlu, Avrupa Sosyalist Partiler Kongresi için geldiği Brüksel'de Türk basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı, Adana Milletvekili Faruk Loğoğlu, Avrupa Sosyalist Partiler Kongresi için geldiği Brüksel'de Türk basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.


İlk olarak dün Başbakan Erdoğan'ın Türk Silahlı Kuvvetleri'ndeki (TSK) personel sayısının azalacağını belirtmesi ve profesyonel ordu sinyali vermesi ile ilgili soruları yanıtlayan Loğoğlu, iktidarın düşüncesinin ayrıntılarını bilmemekle birlikte prensipte bunu desteklediklerini, kendilerinde de CHP olarak kapsamlı öneri ve kanun teklifi bulunduğunu ifade etti. Bugün bütün dünyada orduların daha 'profesyonel' olmaya başladıklarını anlatan Loğoğlu, TSK'nın da buna ayak uydurması gerektiğinin altını çizdi.


Benzinde ve doğalgazda yapılan son zamlara da değinen Loğoğlu, bunların çok ağır zamlar olduğunu belirterek, özellikle benzin konusunda dünyanın en pahallı benzininin Türkiye'de olmasının hükümetin ekonomi politikalarında yaptığı yanlışları halkın sırtından alacağı gelirlerle kapamaya çalıştığının bir göstergesi olduğunu söyledi.


Uzun yıllar Dışişleri Bakanlığı'nda görev alan, büyükelçilik yapan ve şu anda da CHP'nin dış ilişkilerden sorumlu başkan yardımcılığını yapan Loğoğlu, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun Birleşmiş Milletler'de ve uluslararası haber kanallarına yaptığı konuşmalara atıfta bulunarak, son derece yanlış ve kaygı verici bir politika izlendiğini savundu. Loğoğlu şöyle konuştu:


"Ahmet Davutoğlu, Türkiye'nin gelmiş geçmiş en olumsuz dış politikasını izleyen, sonuçları başımızı yeterince belaya sokmuş ama daha fazla belaya sokma potansiyeli taşıyan bir bakandır. Suriye konusunda BM'yi, AB'yi ve NATO'yu artık ağlama duvarına çevirmiştir. Herkesi herkese şikayet etmektedir. Sen izlediğin politikalarla kendini yalnızlaştırdın. İlla Suriye'deki rejim gidecek dedin taraf tuttun, muhalefete siyasi ve askeri destek verdin, şimdi bunun acı meyvelerini topluyorsun. Bunu toplarken de şikayet ediyorsun. Bu olmaz. Biz CHP olarak başından beri Meclis'te bir deklarasyon kabul edelim, Türkiye'nin önderliğinde bir uluslararası toplantı organize edelim dedik. Buraya BMGK üyeleri de çağrılsın dedik ama bunlar hep sağır kulaklara düştü. Herhangi bir tepki bile vermediler. Gidişatı kaygı verici buluyorum. Geçenlerde bir soru sordular bana 'CHP ne yapmak istiyor?' diye. Bizim öncelikle yapmak istediğimiz şey; Türkiye'nin Suriye ile bir savaşa girmesini önlemektir."


"AK Parti Kongresi'nden çıkması muhtemel yenilenmiş kadroyla nasıl ilişkileriniz olabilir? Yeni bir sayfa açar mısınız?" sorusuna ise Loğoğlu, şöyle yanıt verdi:


"Çok sayıda önemli kararın alınacağı bir kongre olacak. Muhtemelen Sayın Tayyip Erdoğan'ın son konuşması olacak kongre bağlamında ve bundan sonra cumhurbaşkanlığı seçimi gibi konularda tertipler alınacak. Şunu görüyoruz ki bu kongreden önce AKP sağda solda değişik küçük grupları saflarına katmaya çalıştı, bu tabi kendi açısından bir ihtiyacın işareti olabilir. Ancak bir açıdan da, demek ki bazı gocundukları yerler, açıklar, eksikler var ki bunları tamamlamak için de özel gayret gösterme gereğini duyuyorlar."


AB-Türkiye Karma Parlamento Komisyonu'nun Türkiye'de yapılması gereken 70. toplantısının olup olmayacağı konusundaki tartışmalara yönelik olarak Loğoğlu, CHP'nin her koşul ve şartta bu toplantıların olmasını desteklediğini açıklayarak şöyle konuştu:


"Rum dönem başkanlığı olduğu için AKP hükümeti belli bir tavır aldı şu veya bu toplantılara katılmayız şeklinde ve KPK da bunlardan biri oluyor anladığım kadarıyla. Biz CHP olarak tam tersine bir yaklaşım içerisindeyiz. Biz diyoruz ki mevcut şartlar altında zaten AB ile Türkiye arasındaki ilişkiler, fasıllar ve diğer faaliyetler asgariye inmiş düzeyde. AKP, AB üyelik hedefini neredeyse tamamen unutmuş ve dışlamış durumda. Bu AB'de de pek çok kişinin ve grubun işine geliyor, madem Türkler istemiyor biz de keyfimize bakarız diyorlar. Rum yönetiminin dönem başkanı olması AKP hükümetine bu bağlamda bir bahane de vermiş oldu. CHP olarak biz AB ve Türkiye arasında tüm koşullar altında ve bugünün koşulları altında da ilişkilerin mümkün olduğu kadar çok ve sürekli olmasını isteriz." - BRÜKSEL

Kaynak: İHA