Çözüm-Der'den Provokasyon Uyarısı
ÇÖZÜM-DER Genel Başkanı Av. Ercan Ezgin, çözüm sürecin sonuç alıcı hale büründüğü durumlarda, toplumda infial uyandıracak çaplı provokasyon tehlikesi bulunduğunu, özellikle Paralel Yapı'ya karşı gereken önlemlerin alınmasının büyük önem arz ettiğini söyledi.
Çözüm Süreci Sivil İnisiyatif Derneği (ÇÖZÜM-DER) Kurucu Genel Başkanı ve AK Parti Diyarbakır Milletvekili aday adayı Avukat Ercan Ezgin, Başbakan yardımcısı Yalçın Akdoğan başkanlığındaki hükümet yetkilileri Sırrı Süreyya Önder Başkanlığındaki HDP heyetinin ortak basın toplantısında Abdullah Öcalan'ın örgüte silah bırakma kararı için baharda olağanüstü kongre düzenleme çağrısı yapmasının açıklanmasını memnuniyet ve umut verici bir gelişme olarak değerlendirdi.
Ezgin: "Gerekirse Bedenimizi Taşın Altına Koyarız"
"Bu tarihi fırsatı ve atmosferi, demokratik siyaset, demokratik anayasa ve demokratik eşit, özgür vatandaşlığın temelini sağlamlaştırma, barış yönünde ilerleme sağlamak için kullanılması ve kaçırılmaması gereken büyük bir şans olarak görülmesi gerekir" diyen Ezgin, ÇÖZÜM-DER olarak her zaman yaptıkları gibi bu sürece sivil desteği çok güçlü bir şekilde vereceklerini, gerekmesi durumunda bedenlerini taşın altına koyacaklarını ifade etti.
Ezgin: "Artık Evlerimizi ve Ocaklarımıza Ateş Düşmesin"
Artık kimsenin cenazelerin gelmesine tahammül edemeyeceğini anlatan Çözüm Süreci Sivil İnisiyatif Derneği (ÇÖZÜM-DER) Kurucu Genel Başkanı ve AK Parti Diyarbakır Milletvekili aday adayı Avukat Ercan Ezgin, "Çünkü artık yetti ölümler, yetti zulümler ve yetti faili meçhuller. Dağlarımız doydu, sokaklarımız doydu ve bizler de boğazımıza kadar doyduk ölümlere ve işkencelere. Ne güvenlik kuvvetlerimizden ne de dağda bulunanlardan can kaybı yaşanmasın, Artık cenazeler ve tabutlar gelmesin evlerimize ve ocaklara ateş düşmesin. Canımızla ve ruhumuzla savunalım ve koruyalım bu olumlu adımı. Önce Silahsızlanmayı gerçekleştirme, sonra Uzlaşma, ardından Kalıcı barış, Huzur, Bahar havası, Siyasi çözüm, Yeni Anayasa, eşit ve özgür vatandaşlık ve nihayetinde demokratik bir Türkiye gelecektir" diye konuştu.
Çözümü İstemeyen Gruplara Karşı Provokasyon Uyarısı
Özellikle bölgede halen de birçok yapılarda etkili olan ve 17-25 Aralık darbe girişimiyle ülkenin yarınlarını dinamitlemeye çalışan Paralel yapı ve çözümü istemeyen grupların provokasyonlarına karşı dikkatli olunması gerektiği uyarısında bulunan Ezgin, şunları söyledi:
"Aman Ha dikkat ve dikkat diyoruz; Süreç ne zaman sonuç alıcı, ciddi ve somut bir hale bürünse, sürece destek verenlerin en büyük kaygısını bizde taşıyoruz yani süreci kesme veya nihayete erdirme amaçlı, toplumda infial uyandıracak çaplı Provokasyon tehlikesidir. Çözümü sağlamış bir Türkiye; 21.yüzyıla ve Ortadoğu'ya damgasını vuracak, bu coğrafyanın ve medeniyetin dünya sahnesine çıkaracağı, tarihteki ilk Müslüman bir süper güç potansiyeline sahip bir Türkiye olacaktır. Özellikle bölgemizde halen de birçok yapılarda etkili olan ve 17-25 Aralık darbe girişimiyle yarınlarımızı dinamitlemeye çalışan Paralel yapı ve çözümü istemeyen grupların provokasyonlarına karşı dikkatli olma ve gereken önlemleri alma büyük önem arz etmektedir.
Ezgin: "Devlet Artık Olaylara Silahla, Tankla, Topla Değil, Sabırla Yaklaşıyor"
Bu sorun 30 yıldır devam ediyor. 40 bin insanımız öldü, hesaplanamayan maliyetle bir trilyon dolar ekonomik zararımız oldu. Bütün insanların nesiller boyu unutamayacağı ve büyük acılarla dolu anıları ortaya çıktı. Karşılıklı ölümcül hadiseler ve hikayeler oluştu. Yüreğimiz acılarla doldu. Ancak ölümsüz ve kavgasız bir ortamında ruhi halimizin iyileşmesi mümkün olabilir. İyileşme için bu çağrıya karşılık öncelikle ölümlerin kalıcı olarak durması gerek, silahların da artık kalıcı olarak susması gerek. Devlet ve hükümet artık eski ceberrut devlet gibi olaylara silahla, tankla, halkına karşı şiddetle değil, sağduyu ve sabırla yaklaşmaktadır. Eskisi gibi red ve inkâr politikalarını, asimilasyon uygulamalarını uygulamamaktadır. Bütün halklar için büyük adımlar atmaktadır, büyük reformlar yapmaktadır. El verelim, yürek verelim, destek verelim, yarınlarımıza çözümü sağlamış bir Türkiye borcumuzu ifa edelim. Bizler ÇÖZÜM DER olarak çözüm sürecini ve demokrasimizi korumanın ve geliştirmenin ahlaki bir ödev olduğuna inanıyoruz ve buna göre de herkesin destek vermesini ahlaki bir ödev olarak görüyoruz"