Cumhurbaşkanı Erdoğan Almanya'da
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, milletin tarafında olduğunu belirterek "Milletimle ilgili hangi sorun varsa bunların çözümünde ben tarafım. Bu acıları, eksiklikleri göreceğim de ne yapacağım, sessiz mi kalacağım? Olabilir mi böyle bir şey? İşte bakın yazmışlar, 'milletin adamı', evet, ben egemen güçlerin adamı değilim, milletin adamıyım. Bu yolda da böyle yürüyeceğiz" dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, milletin tarafında olduğunu belirterek "Milletimle ilgili hangi sorun varsa bunların çözümünde ben tarafım. Bu acıları, eksiklikleri göreceğim de ne yapacağım, sessiz mi kalacağım? Olabilir mi böyle bir şey? İşte bakın yazmışlar, 'milletin adamı', evet, ben egemen güçlerin adamı değilim, milletin adamıyım. Bu yolda da böyle yürüyeceğiz" dedi.
Erdoğan, Almanya'daki "Gençlik Buluşması Etkinlikleri"nde, İstanbul'da inşaatı devam eden Avrasya Tüneli'nin gelecek yıl bitirilmesinin planlandığını belirtti.
Tünelin maliyetinin 1,5 milyar dolar olduğunu ve bunun için "milli bütçeden bir kuruş" çıkmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dedik ya, 'İş bilenin kılıç kuşananın.' Ne kadar? 29 yıllığına burayı işletecekler. Bizim verdiğimiz bir garanti var, 'şu kadar araç geçecek, eğer az kalırsa biz ödeme yapacağız, fazla olursa üzerini bize vereceksiniz.' Yan gelip yatmadık, çalıştık. Öyle kalkıp kurusıkı atmakla devlet yönetilmez" ifadelerini kullandı.
Salonu dolduranlardan Türkiye'de 1998 yılındaki hastaneleri hatırlamalarını isteyen Erdoğan, "SSK'nın hastaneleri vardı, ah ne çileler çektik. O hastanelerin akıbetini bilirsiniz, genel müdürünü tanırsınız, o dönemin yönetimlerini tanırsınız" diye konuştu.
Hastanelerde en önemli unsurun hijyen olduğunu ama söz konusu dönemdeki hastanelerde bunun bulunmadığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bizim hastanelerimiz hijyenik miydi? Sağlam girin hasta çıkarsınız, o haldeydi" dedi.
Hastanelerin şimdi ise pırıl pırıl olduğunu vurgulayan Erdoğan, SSK'lının hastanesi, emeklinin hastanesi gibi ayrımları kaldırdıklarını söyledi. İsteyenin istediği hastaneye gidebildiğini ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:
"Hastaları rehin alma dönemi kapandı bizimle. Ah benim kardeşlerim ya, ölü rehin alınır mı? Bu ülkede ölüleri bile rehin aldılar, 'Parayı getir cenazeni verelim' dediler. Biz bunları yaşadık. Şimdi bunları bize yaşatanlar bakıyorum da neler konuşuyorlar. 'Cumhurbaşkanı' diyorlar, 'Taraf olmaz.' Doğru, ama kusura bakmayın bak ben meydanlara çıktığımda ne dedim? Tabii ki ben şimdi her partiye eşit mesafedeyim doğru ama tarafım. Niye tarafım? Ben milletin tarafıyım. Milletimle ilgili hangi sorun varsa bunların çözümünde ben tarafım. Bu acıları, eksiklikleri göreceğim de ne yapacağım, sessiz mi kalacağım? Olabilir mi böyle bir şey? İşte bakın yazmışlar, 'milletin adamı', evet, ben egemen güçlerin adamı değilim, milletin adamıyım. Bu yolda da böyle yürüyeceğiz."
"Konuşanlar hep hazır paradan konuşuyor"
İzmir'de etkinliklere katıldığını, gelirken İzmit geçişindeki köprünün yükselen kulelerini gördüğünü ifade eden Erdoğan, 9 milyar dolar olan bu proje için de "milli bütçeden bir kuruş çıkmadığını" vurguladı.
Her şeyin milli bütçeyle yapılamayacağını, kaynakların çeşitlendirilmesinin önemli olduğunu dile getiren Erdoğan, "Yönetim budur. Yoksa hazır parayı kullanmak, hazır parayı tüketmek bunlar kolay. Şimdi bakıyorum da konuşanlar hep hazır paradan konuşuyor" dedi.
Erdoğan, göreve geldiklerinde Merkez Bankasının kasasındaki 27,5 milyar doları şimdi 120 milyar dolara çıkardıklarını dile getirerek, IMF'ye olan borcun da bitirildiğini, IMF'nin artık Türkiye'den borç istediğini söyledi.
"Sizlerin itibarı da artıyor"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, salondakilere başbakanlığı döneminde yapılanları anlattığını belirterek, "Bunlar o dönemde oldu. Yani -cek, -cak ile konuşmuyorum, yaptıklarımızla konuşuyorum. Bunları bilmeniz lazım" ifadesini kullandı.
Türkiye ekonomisinin Avrupa'da en büyük 6'ncı, dünyada en büyük 17'nci ekonomi haline geldiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2023'te dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olmayı hedeflediklerini hatırlattı. Milli geliri 2023'te 2 trilyon dolara, ihracatı 500 milyar dolara çıkarmaya yönelik hedeflerini de anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Tüm bu gelişmeler Türkiye'de yaşayan insanlarımızla birlikte Avrupa'daki kardeşlerimizi de yakından ilgilendiriyor. Türkiye'nin gücü arttıkça Avrupa'da ve dünyanın her köşesinde yaşayan sizlerin itibarı da Allah'ın izniyle artıyor" dedi.
Türkiye'de şehirlerin güzelleştirilmesi için yoğun çalışmaların gerçekleştirildiğini, TOKİ'nin konutlar yapmaya devam ettiğini ifade eden Erdoğan, bu konudaki çalışmalara ilişkin bilgi verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:
"2023 hedeflerine ulaşabilmek için de yeni bir hamleye ihtiyacımız var. Biz buna 'yeni Türkiye'nin inşası' diyoruz. Yeni Türkiye'nin inşası için ülkemizdeki istikrar ve güven ortamını güçlendirmek ve kalıcı hale getirmek zorundayız. Geçtiğimiz 12 yılda milletimizin bize teveccühü sayesinde sağlanan istikrar ve güven ortamının Türkiye'yi nereden nereye getirdiğini birkaç örnekle ifade ettik. Ama bu yapısal değil tamamen itimada, teveccühe dayalı bir durum. Biz bugün varız, yarın yokuz, gelecek nesiller için Türkiye'yi güçlü ve sürdürülebilir bir yönetim yapısına kavuşturmak mecburiyetindeyiz. Bunun için biz 'Yeni anayasa ve başkanlık sistemi' diyoruz."
"Türkiye acaba batıdaki bu anlayışa ne zaman ulaşacak"
En gelişmiş ülkeleri barındıran Avrupa'da bir süredir siyasi istikrar tartışmalarının yapıldığına dikkati çeken Erdoğan, bununla ilgili İtalya'da çıkarılan kanunla en az yüzde 40 oyla tek başına iktidarın zorunlu hale getirildiğini belirtti. Bu kanunla, iş başına gelen hükümetin 5 yıl süreyle istikrar içinde ülkeyi yönetmesinin garanti altına alınmasının planlandığını dile getiren Erdoğan, İngiltere'deki seçimlerde de enteresan bir tablonun ortaya çıktığını aktardı.
Koalisyon ile yönetilen ülkede Muhafazakar Parti'nin tek başına iktidar imkanı elde ettiğini, anamuhalefet partisi ile koalisyonun diğer üyesi partinin ciddi oy kaybına uğradığını belirten Erdoğan, şöyle konuştu:
"Diğer tarafta ise oyların yüzde 12'sini alan bir parti bir milletvekili çıkartabilirken, çok enteresan, oyların yüzde 4,7'sini alan diğer bölge partisi 56 milletvekili çıkardı. Hale bak. Tabii seçimi kaybeden üç partinin lideri de hemen istifalarını verdiler. Biliyorsunuz, ben her seçime girdiğimde ne diyordum, 'Eğer bu seçimden birinci olarak çıkmazsak istifa edeceğim' sözünü veriyordum. Hatırlıyor musunuz o günleri? Ama diğerlerini de davet ediyordum, 'Siz de var mısınız buna' diyordum, hiçbirisi 'Evet, biz de varız' diyemiyordu. Neden? Çünkü onlar koltuğu sağlama almak istiyorlardı. Zaten liste başı kendilerinde, 'Buradan çıkarız koltukta da kalırız. Milletvekilliğimizi de kaybetmeyiz.' Dertleri bu. Şimdi bu seçimde de böyle bir söz veren muhalefet partilerine henüz rastlamadım ama Sayın Başbakan, 'Eğer birinci olamazsak ben bırakırım, istifa ederim' diyor. Buyrun. Türkiye acaba batıdaki bu anlayışa ne zaman ulaşacak. ya bunlar tapulu mülk mü? Bunları artık anlayalım."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İngiltere'de ortaya çıkan durumun ülkede hem istikrar hem de temsilde adalet tartışmalarını başlattığını ifade ederek, şunları kaydetti:
"İki partili olarak işleyeceği tasavvur edilen sistem diğer partiler de devreye girince adeta çöktü. Bütün bunlarla bir şeyi anlatmak istiyorum. O da şu, başkanlık sistemiyle alakalı zannediyorlar ki 'ben kendim için böyle bir sistem' istiyorum. ya ben ülkemin doğrudan milletin oylarıyla seçilmiş bir cumhurbaşkanıyım ve bugün varız yarın yokuz ama istiyoruz ki gelecek nesillere bir idari sistem bırakalım. Öyle bir sistem bırakalım ki bu sistemle ülkemiz inşallah on yılları, yüz yılları kucaklasın. Bu adımı atalım. Benim derdim ülkemin geleceği, milletimin geleceğidir."
(Sürecek)