Davutoğlu Radyoda Gençlerin Sorularını Yanıtladı

Son Güncelleme:

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, gençlerden mutlaka oy vermelerini isteyerek, "Eğer gençlerimize kendi gelecekleri, ülke geleceğiyle ilgili söz hakkı vermişsek, bu söz hakkını kullanmaları lazım" dedi.

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, gençlerden mutlaka oy vermelerini isteyerek, "Eğer gençlerimize kendi gelecekleri, ülke geleceğiyle ilgili söz hakkı vermişsek, bu söz hakkını kullanmaları lazım" dedi.


Number 1 FM ve Number 1 Türk FM'de banttan yayınlanan ortak programda, gençlerin soruları yanıtlayan Davutoğlu, seçim kampanyası sırasında Trabzon'da futbol oynadığını ifade ederek, kendi takımında Erdoğru Lisesi'nin dünya şampiyonu gençlerinin yer aldığı karma bir ekip bulunduğunu, dört gölün üçünü de kendisinin attığını söyledi.


Davutoğlu, orta okuldan itibaren futbol oynadığını, fena bir oyuncu olmadığını dile getirerek, eskisi kadar vakit bulamadığını, bazen korumalarla maç yaptığını kaydetti.


Judo ve güreş de yaptığını anlatan Davutoğlu, hala da iyi bir güreşçi olduğunu, iyi at bindiğini, Kahire'de doktora tezini yaparken çölde at bindiğini aktardı.


Ahmet Davutoğlu, "Diriliş-Ertuğrul" dizisinin setine gidince atları görünce gönlünün gittiğini, binmek istediğini ifade ederek, "Zannedilir ki Başbakan olunca insan çok güçlü oluyor. Makamlar yükseldikçe gücünüz azalıyor. Güç kendi başına işinizi yapabilme kapasitesidir. Ata binmek istersin, koruma der ki 'Efendim, atı tanımıyoruz, önce bir eğitelim.' Bütün zevkli işleri elinizden almak için çaba sarf ederler" diye konuştu.


Sahaflara gittiğini belirten Davutoğlu, "Dostların bir kısmı oradaymış ama ilgilenemiyorsun çünkü muhabbetten izdiham oluyor, istediğinizi yapamıyorsunuz" dedi.


Dünyada en güzel şeyin Sultanahmet'ten sahaflara kadar gönlünce gezmek olduğunu, ancak bunun insanların ilgisinden dolayı mümkün olamayacağını belirten Davutoğlu, Londra'da yaptığı bir ziyaret sırasındaki anısını şöyle anlattı:


"Aklım gidiyor. Kitapçıya gidiyoruz, ama sağımızda Türk koruma, solumuzda İngiliz koruma, önümüzde özel kalem. Duvar arasında gidiyor gibisiniz. Bir ara açılınca, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'e 'Mehmet Bey para var mı yanında' dedim. 'Bakayım' dedi. 'Şuradan bir kaçalım, kırmızı ışıktan karşıya geçelim, şuradan toz olalım, şu adamlardan kurtulalım, istediğimiz kitapçıya gidelim, istediğimiz yere gidelim' dedim. Baktı, 'Kredi kartım var' dedi. Şunun için söylüyorum. Özlüyorsunuz. Kaçamadık. Kaçabilseydik... Bazen küçük çocuklarım özlüyorlar, 'Baba arabaya binelim, gidelim' diyorlar. Ankara'da bir kaç kere çocukları alıp arabayla gittiğim oldu ama tam o özgürlüğü yaşayamıyorsunuz."


"Rahatlatan şeyler kitap ve çocuk"


AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Davutoğlu, atla piramitlerden çölde koşturma, ormanda ve deniz kenarında yürüme arzusu içinde olduğunu, ancak kendisiyle başbaşa kalamadığını belirtti.


"Nasıl rahatlıyorsunuz?" sorusu üzerine Davutoğlu, kitap ve çocuğun kendisini rahatlattığını söyledi. Evine kaçta giderse gitsin, uyusalar bile mutlaka çocuklarını öptüğünü, uyanık olduklarında onlarla sohbet ettiğini dile getirdi. Davutoğlu, kitap okumayı da sevdiğini belirterek, şu ana kadar kitap olmayan bir odada uyumadığını anlattı.


Davutoğlu, ev sevdiği üç kitabın ne olduğuna ilişkin soru üzerine de bunun cevabının çok zor olduğunu, tek bir cevabı bulunmadığını söyledi.


Düşünce hayatını etkileyen edebi ve siyasi klasikleri sevdiğini, odasında mutlaka Mesnevi'nin bulunduğunu, ruhu daraldığında Mesnevi'ye baktığını vurgulayan Davutoğlu, klasiklerin yön gösterici olduğunu, Çin felsefesini de okuduğunu kaydetti.


"Bize oy vereceklerine inanıyorum"


AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, her türlü müziği, özellikle yaptığı işe uygun müzikleri dinlediğini ifade ederek, kitap ve makalelerini güneş doğmadan önce yazdığını, o sırada bir ney taksimi dinlemenin ruhunu açtığını dile getirdi.


Wagner dinlediğini, Münir Nurettin Selçuk'u hiçbir şeye değişmeyeceğini ifade eden Davutoğlu, Cem Karaca, Ahmet Kaya'yı dinlediği isimler arasında saydı.


Davutoğlu, müziği, "insanın doğadaki sese uyumu", hatı "estetiğin kağıda yansıması", mimariyi "estetiğin şehre yansıması" şeklinde tanımlayarak, şu görüşleri aktardı:


"Müzik, mimari, hat olsun, hangisi olursa olsun, temelde estetik bir güzellik, bir ahenk arayışı. Siyaset de aslında bir estetik arayışı. Nihayette siyasette yapmayı arzu ettiğimiz şey; bir ahengi yakalamak. Mitinglerde hitap ettiğim kitleyle aramda bir ahenk bulamazsam, ben konuşurken dinleyici başka bir yerdeyse çok rahatsız olurum. Derste öğrencilerin başka şey düşünmesi gibi. Ahenk o anda o atmosferde oluşuyor. Müzik bu atmosferi yakalayan bir sır. Her müzik güzeldir, ne zaman dinleyeceğiniz önemli. Ruhunuzun dinlendireceğiniz bir anda çok hareketli bir müzik sizi daha da çok strese sokabilir. Ama vücudunuz ve ruhunuzu hareketlendireceğinizde çok slow bir parça veya ney taksimi sizin ritminizi düşürebilir. Önemli olan o güzelliği en doğru zamanda en doğru şekilde değerlendirebilmektir."


"İktidara geldiğinizde 5 yaşında olan çocuklar ilk defa oy kullanacaklar. Onlara ne öneriyorsunuz?" sorusunu Davutoğlu, şöyle yanıtladı:


"Kime oy verirlerse versinler, mutlaka oy versinler. Eğer gençlerimize kendi gelecekleri, ülke geleceğiyle ilgili söz hakkı vermişsek, bu söz hakkını kullanmaları lazım. '18 yaşına seçilme hakkını da verelim' diye teklif getirdik. Hatta muhalefet partisinin genel başkan yardımcısı iki tane 18 yaşındaki genci yanına aldı 'Bu çocuklar mı milletvekili olacak? dedi. Ben 18 yaşındaki bir gence çocuk diye bakan bir zihniyeti kabul edemem. Hatta 15 yaşındaki. Çocuk masumdur ama çocuk ifadesini küçümseyerek kullanmak yanlış bir şey. Seçim geliyor oylarını kullansınlar kendi iradeleriyle, ben hepsine güveniyorum. Bize oy versin vermesin gençlerin oy kullanması lazım. Ben, bize oy vereceklerine inanıyorum."


"Getirdiğimiz kazanımlar üzerinden değerlendirme yapılıyor"


AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, gençlerin 90'lı yılların Türkiyesi'ni bilmediğini belirterek, 1993'te Ümraniye'de çöp dağının patlaması sonucu 38 kişinin yaşamını yitirdiğini anlattı.


Davutoğlu, gençlerin o Türkiye'yi tanımadıkları için gelinen noktayı kıyas edemeyebileceklerini ifade ederek, "Bu da bizim başarı hikayemiz, o Türkiye'yi tanıtmadık gençlerimize. Tanıtmayacağız da. Hava kirliliği olan, doğalgazın olmadığı, evlerde, bacalarda çok gaz salgılayan düşük kalite kömürlerin yandığı... Gençler bunu bilmiyor. Bizim getirdiğimiz kazanımlar üzerinden değerlendirme yapılıyor" diye konuştu.


Gençlerin tercihlerini yaparken mutlaka kıyas yapması gerektiğini dile getiren Davutoğlu, gençlerin geçmişi ve geleceği birlikte görmesinin önemine vurgu yaptı.


Büyük düşünce ve eylem adamlarının geçmişi bilen ve geleceğe vizyon belirleyenler olduğunu anlatan Davutoğlu, şöyle devam etti:


"Mutlaka özgüven sahibi olsunlar. Özgüven her şeyin kilididir. Kendisine güvenen kişi, kendisiyle barışık olan birisi mutlaka başladığı işi sonuna götürecek gayreti ve cesareti gösterir. Bunlar, Başbakan olarak siyasete katılın tavsiyeleridir. Bir hoca ve bir baba olarak tavsiyem, bir taraftan hayata erken atılmak için gerekeni yapsınlar ama şunu da unutmasınlar; bir heybe düşünün bir taraftan boşalırken bir taraftan da dolması gerekir. 'Ben oldum, mükemmeli buldum' diyen insandan daha zavallı birisi olamaz. Bana bazen 'Hocam' dediklerinde ben 'Hala talebeyim' diyorum. Ben İstanbul'un talebesiyim, İstanbul'a her baktığımda yeni bir şey öğreniyorum. Her sokağında. Burada yapmaları gereken, hem alan açmalılar, kendilerine de bize de bizi zorlamalılar, bize sormalılar. Gerektiğinde hesap da sormalılar ama bir usul ve üslup içinde. Bir taraftan da o soruları sorarken, arkalarında buzdağının görünmeyen gücü gibi, o gücü hissetmeliyiz. Yani, iki televizyon programı seyredip oradan aldığı kırıntılarla sorgulayan değil."


Gençlere tavsiyeler


Başbakan Davutoğlu, yalın kültür riskine dikkati çekerek, sanal ortamdan elde edilen bilgiyi fast-food'a benzetti. Klasikler ve gerçek bilginin "anne yemeği" gibi olduğunu vurgulayan Davutoğlu, bu şekilde yazılan esere sahibinin hayatını verdiğini aktardı. Davutoğlu, Mevlana, Eflatun, Dostoyevski, Ahmet Hamdi Tanpınar ve Orhan Pamuk'un eserlerini hatırlatarak, gençleri, çabuk ve kolay ulaşılan şeylerden uzak durması konusunda uyardı.


Çabuk ulaşılan şeylerin bir süre sonra gençleri esir alacağını anlatan Davutoğlu, şunları kaydetti:


"Bana en çok sordukları soru da şudur; 'Kağıtsız, metinsiz nasıl konuşuyorsunuz?' Ben bugün yapmıyorum. Bunu 18 yaşımda okuduğum kitaplara borçluyum. 15 yaşımdaki kitaplara borçluyum. Herhangi bir şehir hakkında konuşurken, bunu okuduğum romanlara borçluyum. O anda o şehirle ilgili bilgiyi zihnimden alıp... Eğer zihnimiz işlememişse hiçbir bilgi kalıcı olmaz. Onun için irticalen konuşurken zorlanmadan bir konudan diğerine geçebilme imkanı tamamıyla sizin birikiminizle ilgili."


AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, gençlerin sahip olacağı deneyimin kendi nesillerinin de önünü açacağını belirterek, jüri olarak girdiği bir doçentlik sınavında yaşananları anlattı.


Çocuk masalı, efsane ve roman okumayanların siyasete girdiklerinde hayal geliştiremeyeceğini anlatan Davutoğlu, gençlerin kendilerini hayata hazırlarken, zihinsel olarak geleceklerini planlamaları gerektiğini söyledi. Davutoğlu, gençlerin kendilerini güvende hissetmelerini görmek istediğini dile getirerek, kendilerine, toplumlarına ve ülkelerine güvenmeleri ve iddia sahibi olmalarını istedi.


(Bitti)

Kaynak: AA