Değişen Küresel Ekonomi ve Türkiye" Paneli

Son Güncelleme:

TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: "Hükümetler ve özel sektör olarak, bu yeni ortama nasıl uyum sağlayacağımıza ve büyüme istihdam refah artışı dengesini nasıl koruyacağımıza odaklanmalıyız" "2015 yılında G20 dönem başkanlığı Türkiye’ye geçecek.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, gelecek dönemde kendilerini yeni bir küresel iktisadi ortam beklediğini belirterek, "Hükümetler ve özel sektör olarak, bu yeni ortama nasıl uyum sağlayacağımıza ve büyüme-istihdam-refah artışı dengesini nasıl koruyacağımıza odaklanmalıyız" dedi.


Hisarcıklıoğlu, TOBB ve Türkiye Milletlerarası Ticaret Odası'nın (ICC) ev sahipliğinde gerçekleştirilen "Değişen Küresel Ekonomi ve Türkiye" panelinde yaptığı konuşmada, dünyanın en büyük iş dünyası örgütü olan ICC'nin bu yılki ilk Yönetim Kurulu toplantısını dün Ankara'da gerçekleştirdiklerini hatırlatarak, Yönetim Kurulu Üyesi olduğu ICC'nin, Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyelerini TOBB olarak Türkiye'de ağırlamaktan  mutluluk duyduğunu dile getirdi.


Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi'nin, iş dünyasını çok yakından tanıyan ve aralarından çıkıp siyasete atılan bir bakan olduğunu ifade eden Hisarcıklıoğlu, "Giderek artan küresel rekabet koşullarında iş yapmanın, ihracat yapmanın, istihdam sağlamanın ne kadar zor olduğunu bilen ve her anlamda Türk iş dünyasına destek olan bir bakana sahip olduğumuz için çok şanslıyız" dedi.


Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı'nın ise TOBB camiasının ve Türk iş dünyasının hakkını her türlü platformda koruyarak kendilerine büyük bir güç verdiğini anlatan Hisarcıklıoğlu, Bakan Yazıcı'nın, hem gümrük uygulamalarında hem de ticari hayatta kuralları belirleyerek, haksız rekabetin olmadığı, hak edenin hakkını aldığı bir ticari düzenin kurulması için canla başla çalıştığını söyledi.


Hisarcıklıoğlu, TOBB olarak, Türk iş dünyasının temsilcileriyle küresel iş dünyasının yöneticilerini bir araya getirmekten mutluluk duyduklarını ifade ederek, şöyle devam etti:


"ICC'yi 1919'da bir grup girişimci 1. Dünya Savaşı'nın yaralarını sarmak için kurdu. Amaçları ortaktı, dünyaya refah getirmek. Kendilerine 'barış tacirleri' diyen bu grup, küresel çatışmalarla sarsılan 20. yüzyıl dünyasında, büyük bir risk alarak, uluslararası bir örgüt kurdu. Bu öyle büyük bir risk ki; dünya genelinde bugünkü gibi küresel ticareti, yatırımı, finansal ilişkileri düzenleyen bir sistem yok. Hatta o dönemde, daha doğru düzgün işleyen bir uluslararası örgüt bile yok.


Barış tacirleri herkesin ayrı telden çaldığı, herkesin birbirine husumet beslediği bir dünyada, farklı ülkelerden özel sektör temsilcilerini bir çatı altında topladı. Amaç belli, dünyada huzuru sağlamak, huzur ile birlikte daha fazla ticaret yapmak ve artan ticaretle topluma refah getirmek. Zamanla ICC dünyada ticaretin artırılması ve ticaretin önündeki engellerin kaldırılması için referans kurum haline geldi. 130 ülkede milli komiteleri ile 6,5 milyon işletme, oda ve derneğin üyesi olduğu, dünyanın en büyük iş örgütü haline geldi. ICC uzun yıllardır ticaretin gelişimi için gönüllü olarak uyulabilecek kurallar ve yol haritaları hazırlıyor."



"Yeni ortama nasıl uyum sağlayacağımıza odaklanmalıyız"



Rifat Hisarcıklıoğlu, bugün "Değişen Küresel Ekonomi ve Türkiye" başlığı altında toplandıklarını ifade ederek, dünyanın gerçekten oldukça önemli bir süreçten geçtiğini ve küresel sistemde 3 önemli değişime karşı hazırlıklı olunması gerektiğini söyledi.


Öncelikle, gelecek dönemde kendilerini yeni bir küresel iktisadi ortam beklediğini belirten Hisarcıklıoğlu, küresel kriz öncesinde ve küresel kriz sonrasındaki parasal genişleme dönemindeki bol likidite döneminin sona erdiğine dikkati çekti.


Hisarcıklıoğlu, eskisi gibi, rahat ve ucuz borçlanma imkanlarının azaldığının altını çizerek, hem şirketlerin hem de vatandaşların artık daha tedbirli ve temkinli hareket etmek zorunda olduğunu dile getirdi.


Hükümetler ve özel sektör olarak, bu yeni ortama nasıl uyum sağlayacaklarına ve büyüme-istihdam-refah artışı dengesini nasıl koruyacaklarına odaklanmaları gerektiğini vurgulayan Hisarcıklıoğlu, "Bizi değişime zorlayan ikinci konu ise küresel ticaret ve yatırımlarda yaşanan yeniden yapılanmadır. Dünyada bölgeselleşme hız kazanıyor. Bunda da öncülüğü ABD yapıyor. Önce pasifik ülkeleri ile Trans-pasifik Ortaklık Anlaşması başlatıldı. Burada ABD, Japonya, Kore, Kanada, Avustralya, Malezya, Meksika gibi önemli ülkeler bulunuyordu. ABD geçen yıl da AB ile Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı girişimine hız verdi. Bu iki girişimin önemi şurada. Birincisi Dünya Ticaret Örgütü'nün dünya çapında uygulamaya çalıştığı ticaretin serbestleştirilmesi görüşmelerine bir alternatif çıkıyor. Bu iki girişim, birlikte dünya ekonomik gücünün üçte ikisine denk geliyor. Bu da sadece ticareti ve yatırımları değil, üretim standartlarını belirleme konusunda da büyük bir güç elde etmelerini sağlıyor" değerlendirmesini yaptı.


Ortaklık nihayete erdiğinde dünya ekonomisinin üçte ikisini artık yeni standartların belirleyeceğini belirten Hisarcıklıoğlu, açıklamasına şu örnekle devam etti:


"Şu an bizim ürettiğimiz ürünler 220 volt'a göre dizayn ediliyor. Eğer bunlar 110 volt'u benimserse, tüm üretim kapasitemizi yeniden yapılandırmamız gerekecek. Bir başka deyişle, bu yeni küresel sistemin içinde olanlar ile dışarda kalanlar arasında ciddi bir makas açılacak. Bizleri etkileme potansiyeli taşıyan bir diğer önemli konu da küresel enerji haritasıyla ilgili. Biliyorsunuz ABD başta olmak üzere bir çok enerji bağımlısı ülke kaya gazı üretimiyle kendine yeter noktaya geldi. Örneğin, ABD dışardan 10 liraya aldığı gazı artık 3 liraya üretiyor. Bu şu anlama geliyor. Son 20-30 yılda Amerika'dan Uzak Doğu'ya kayan imalat sanayi yavaş yavaş Amerika'ya geri dönmeye başlayacak. Enerji dengelerinin yeniden kurulduğu bu yeni ortamda, üretim ilişkileri de yeniden şekillenecek."



"Son 60 yıldır dünya ekonomisinin lokomotifi uluslararası ticaret"



Rifat Hisarcıklıoğlu, doğal olarak küresel ekonomideki bu değişim sürecinden Türkiye'nin de etkilendiğine işaret ederek, ilk olarak, son aylarda finans akımlarındaki daralmanın etkilerinin görüldüğünü ama diğer konulara da gelecek dönemde kendilerini yeni ortama hazırlamaları gerekeceğini söyledi.


Bu sebeple TOBB olarak hem küresel iş dünyasının liderleri olan ICC yönetimiyle hem de AB ve ABD'deki muadilleri nezdinde çalışmalar yaptıklarını anlatan Hisarcıklıoğlu, şunları kaydetti:


"Ayrıca, bugünkü gibi kamuoyuna bu süreçlerin içinde olmamızın önemini anlatıyoruz. Çünkü, küresel sorunları tek başımıza çözemeyiz. Dünya artık eskisi gibi değil, karmaşık küresel ekonomik yapı ortak eylemleri gerekli kılıyor. Bildiğiniz gibi dünyanın en büyük ekonomilerini bir araya getiren platform olan G20,  küresel büyümenin canlandırılması ve istihdamın artırılması maksadıyla ortak eylemler geliştiriyor. Son 60 yıldır dünya ekonomisinin lokomotifi uluslararası ticaret. Bundan sonra da küresel kalkınma ticaret sayesinde devamlılığını sürdürecek.Bu noktada, uluslararası ticaretin gelişimi odaklı hareket eden ICC ile G20'nin birlikteliği büyük önem kazanıyor."


Hisarcıklıoğlu, G20 toplantıları için Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ile Sidney'de bulunduğunu hatırlatarak, altyapı yatırımları için iş dünyası liderleriyle hükümetlerin bir masa etrafında oturarak altyapı yatırımlarını nasıl artırabileceklerini konuştuklarını anlattı.


Bu konunun hayati bir önemi olduğunu vurgulayan Hisarcıklıoğlu, şunları kaydetti:


"Küresel ekonominin 2030'a kadar bütün dünyada 57 trilyon dolarlık altyapı yatırımına ihtiyacı var. Eğer önlem alınmazsa bu projelerin 20 trilyon dolarlık kısmı rafta kalacak. Bunun da küresel büyümeyi yavaşlatmasından ve dünya çapında yaklaşık 160 ile 200 milyon kişinin bu yüzden işsiz kalmasından korkuluyor. İşte bu yüzden G20 hükümetleri resmen altyapı için yatırımcı arayışına girişmiş durumda. İşte biz ICC olarak bu konularda çözümler geliştiriyoruz. ICC G20 Danışma Grubu ile G20 liderlerine iş dünyasının görüşlerini ve önerilerini başarıyla aktarıyoruz.  TOBB olarak G20'nin iş dünyası ayağı olan B20'de 4 yıldır aktif rol üstleniyoruz. Biliyorsunuz, 2015 yılında G20 dönem başkanlığı Türkiye'ye geçecek. Biz bu sürece çok önem veriyoruz. ve hazırlıklarımızı tüm gayretlerimizle sürdürüyoruz." - İstanbul

Kaynak: AA