Halep'teki Çatışmalara Karşı Dem Parti Öncülüğünde Diyarbakır'da Yürüyüş Düzenlendi
DEM Parti öncülüğünde Diyarbakır'da Suriye'nin Halep kentindeki Kürtlere yönelik saldırılara karşı düzenlenen yürüyüşte, katılımcılar Türkiye'nin dört bir yanında eylemlerin sürdüğünü belirtti. DEM Parti Milletvekili Serhat Eren, mücadelelerinin devam edeceğini vurguladı.
Haber: Mehmet Mucahit CEYLAN
(DİYARBAKIR) – Suriye'nin Halep kentindeki çatışmalara karşı DEM Parti öncülüğünde Diyarbakır'da yürüyüş düzenlendi. Yürüyüşün ardından konuşan DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Serhat Eren, Halep'te Kürtlere yönelik saldırılara sessiz kalmayacaklarını belirterek, "Bu saldırılar durana kadar mücadeleden bir adım geri atmayacağız" dedi.
Suriye'nin Halep kentinde yaşanan çatışmalara karşı DEM Parti öncülüğünde Diyarbakır'da yürüyüş düzenlendi. Merkez Bağlar ilçesindeki Koşuyolu Parkı'nda bulunan İnsan Hakları Anıtı önünde toplanan binlerce kişi, buradan Yenişehir ilçesindeki Ofis semtine yürüdü.
Yürüyüşe Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanları Çiğdem Kılıçgün Uçar ile Keskin Bayındır, DEM Parti milletvekilleri, siyasi parti temsilcileri, Diyarbakır'daki belediyelerin eş başkanları ile çok sayıda sivil toplum örgütü temsilcisi katıldı.
Yürüyüşün ardından açıklama yapan DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Serhat Eren, Halep'te Kürtlere yönelik saldırılara karşı Türkiye'nin birçok kentinde eylemler düzenlendiğini belirterek, "Bugün sadece Amed'de değil, Kürdistan'ın ve Türkiye'nin birçok yerinde demokrasi güçleri, Halep'te Kürtlere yönelik saldırılara karşı sessiz kalmayacaklarını göstermek için yürüdü" dedi.
Kürtlerin Suriye'nin kuzey ve doğu bölgelerinde tüm halklarla birlikte eşit ve barış içinde bir yaşam için mücadele ettiğini ifade eden Eren, şunları söyledi:
"Biliyorsunuz orada Kürtler sadece Halep'te değil, Rojava'da, Suriye'nin kuzey ve doğu bölgesinde Kürtler bütün halkların birlikte bir arada eşit koşullarda barış içerisinde yaşamaları için demokratik bir anayasa için, demokratik bir parlamentonun kurulması için demokratik bir hukuk için, demokratik bir eğitim sistemi için mücadele ediyorlar. Halkların kendi inançlarını, kimliklerini, kültürlerini, dillerini yaşaması için mücadele ediyorlar. Böyle bir ülkenin inşası için mücadele ediyorlar.
Ama tabii bunun karşısında Suriye'nin ortak geleceğine karşı olan çeteler, tek amacı öldürmek olan, tek bildikleri şey öldürmek olan Alevileri öldüren, Dürzileri öldüren, diğer inançları ve halkları sadece kıyımdan geçirmeyi bilen, bunun dışında kardeşliği, özgürlüğü, demokrasiyi bilmeyen çeteler, bugün Kürtlere yönelik saldırıyorlar.
Dolayısıyla şunu özellikle ifade etmek gerekiyor. Suriye'nin güneyini İsrail'e satanlara karşı ses çıkarmayanlar yine Suriye'nin ortak geleceğine katkı bulunacağına çetelere alan açan devlet ve uluslararası güçlere de sesleniyoruz. Evet savaşı başlatmak çok kolaydır ama bu savaşın neye evrileceğini sonuçlarının ne olacağını, maliyetin ne olacağını kimse bilemez.
Dolayısıyla olası bir savaşın sadece Suriye topraklarında kalmayacağını, daha ötesine geçeceğini buradan ortaya koymak gerekiyor. O nedenle böyle bir meselede Türkiye IŞİD'e, HTŞ'ye, çetelere alan açacağına, bu meselenin müzakereyle, demokrasiyle halkların birlikte bir arada eşit koşullarda yaşamasını sağlayacak, ortak bir geleceği inşa edecek bir yaklaşım içerisinde olması lazım, kolaylaştırılması lazım. Beklentimiz budur."