Diyarbakır - Hatip Dicle'den Abd'nin Türkiye Büyükelçisi'ne Mektup:
Kürt Sorununun Çözümünde ABD Devreye Girsin
KÜRT SORUNUNUN ÇÖZÜMÜNDE ABD DEVREYE GİRSİN
HALEN PKK'nın gizli şehir yapılanması Kürdistan Topluluklar Birliği Türkiye Meclisi (KCK/TM) davasından tutuklu bulunan, kapatılan DEP eski Milletvekili Hatip Dicle, ABD Türkiye Büyükelçisi James Jeffrey'e gönderdiği mektupta, ABD'nin Kürt sorunun çözümünde devreye girmesini istedi.
KCK/TM davası kapsamında geçen yıl tutuklanan Hatip Dicle, cezaevinden ABD Türkiye Büyükelçisi James Jeffrey'e 12 Temmuz 2010 tarihli mektup gönderdi. Kürt sorunun çözümünde, ABD'nin rol almasını isteyen Dicle, kendi el yazısıyla yazdığı 4 sayfalık mektubunda, ABD Başkanı Barack Obama'ya da çağrıda bulundu.
Dicle, 55 yaşında olduğunu ve 20 yaşından itibaren 'Kürt özgürlük mücadelesi' içinde yer aldığını belirttiği mektubunda, 1994 tarihinde TBMM'de Kürtçe yemin ettiği için dokunulmazlıklarının kaldırıldığını ve ardından 10 yıl cezaevinde kaldığı süreci anlattı. Cezaevinden çıktıktan sonra, siyasi yasaklı olmasına rağmen faaliyetlerine devam ettiğini belirttiği mektubunda Dicle, KCK operasyonları kapsamında tutuklandığını hatırlattı.
Dicle, kendileri hakkında hazırlanan iddianamede, şiddete bulaştıklarına dair delil olmadığını iddia ettiği mektubunda, Türkiye'deki Kürt sorunun geçmişine ayrıntılı girmeyeceğini belirterek, şu ifadelere yer verdi:
"Çünkü Amerika Birleşik Devletleri'nin tarih ve diploması hafızasının bu konuda yeterli birikime sahip olduğundan kuşku duymuyorum. Türkiye'de Kürtlere yönelik bu inkar, zor asimilasyon ve imha politikaları Kürt halkı tarafından hiçbir dönemde asla kabul edilmedi. Türkiye Cumhuriyeti Devlet yöneticilerinin ifadelerine göre Kürtler Cumhuriyet döneminde 28 kez silahlı olarak ayaklandı. Ancak tüm bu kanlı ayaklanmalar Kürt ulusal birliğini sağlanamaması, lokal kalması ve dünya siyasetini bilimsel okuyan liderliklerden yoksun olması gibi nedenlerle hep kanla bastırıldı. İnkar ve isyanın kısır döngüsü bir türlü kırılamadı. Sonuç olarak bu süreç PKK öncülüğünde 1984'ten beri devam eden 29'uncu Kürt silahlı ayaklanmasına neden olduğu ve 30 yıla yakın süredir devam eden bu süreçte neler yaşandığını sizlere uzun uzun sunacak değilim. Çünkü Büyükelçiliğinizin bu süreci yakından izlediğine kesin olarak eminim."
PKK VE İMRALI MUHATAP ALINMALI
Dicle, Kürt sorunun çözümü konusunda net ve açık görüşlere sahip olduklarını belirttiği mektubunda, sorunun demokratik bir Anayasa ile çözülebileceğini iddia etti. Türkiye'nin, Kürtlere yönelik 86 yıldır inatla sürdürdüğü politikalardan samimiyetle vazgeçmesi halinde, sorunun siyasi çerçevede demokratik ve siyasal yöntemlerle, şiddetin tamamen devre dışı bırakılarak çözüm yoluna gireceğini ileri süren Dicle mektubunda, "Bu konuda Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa Birliği gibi güçlü siyasi aktörler olumlu bir misyon yüklenebilir ve yüklenmelidir. Zaten bu mektubu sizlere yazışımın ana amacıda budur. 35 yıllık siyasi tecrübemin ışığında belirtmek isterim ki, Türkiye'deki Kürt sorunu PKK ve İmralı adasındaki lideri sayın Abdullah Öcalan devreye sokulmadan, bir şekilde onlarında onayı alınmadan çözülemez. 26 yıldır da bu nedenle çözülemedi. İngiltere'nin Kuzey İrlan'da sorununu çözmeye yöneldiğinde o dönem Başbakan olan Tony Blair'in basiretli tavrının ve 'Barış için şeytanla da görüşürüm' sözlerinde somutlanan demokratik yaklaşımının çözümde ne kadar belirleyici olduğuna, konu çerçevesinde bir kez daha dikkatinizi çekmek isterim. Yine vurgulamam gerekir ki bu çerçevede yapılması gereken ilk iş silahların karşılıklı susturulmasıdır. Bu nedenle devletin Kürtlere yönelik askeri ve siyasi operasyonlarına son vermesi, aynı anda PKK'nın de yeniden 'eylemsizlik' pozisyonuna geçmesi sorunun diyalog yoluyla siyasi çözümünün ilk adımı olmalıdır" ifadelerine yer verdi.
'CEZAEVLERİ BOŞALIRSA SORUN ÇÖZÜLÜR'
Dicle, ABD Büyükelçiliği'ne yazdığı mektupta, 'silahların susmasıyla' ılımlı bir siyasi atmosferin oluşacağını savunarak, 'KCK operasyonları' kapsamında tutuklanan, 'Taş atan Kürt çocukları' başta olmak üzere tüm siyasi hükümlülerin hemen serbest bırakılmasının güveni artıracağını ve politik zeminin güçleneceğini iddia etti.
BAŞKAN OBAMA'NIN TARİHİ MİSYONU
Dicle, ABD Büyükelçisi James Jeffrey'e gönderdiği mektupta ABD'ye şu çağrıda bulundu:
"Sözünü ettiğim siyasi ve hukuki adımlar atıldığında TBMM'de, BDP'li Kürt milletvekilleri ile yürütülecek müzakereler sonucunda yukarıda belirttiğim ve genel çerçevesini çizdiğim ve toplumsal mutabakat içeren yeni demokratik bir anayasa ile sorunun adil, onurlu ve kalıcı bir çözüme kavuşturulması hiç de zor olmayacaktır. Bu bağlamda Amerika Birleşik Devletleri'nin Türkiye'de Kürt sorunun barışçıl çözümüne büyük katkı sağlayabileceğine olan kesin inancımı belirtiyor; Büyükelçiliğiniz aracılığıyla Başkan Sayın Obama'ya, Nobel Barış ödülü ile kendisine biçilen tarihi misyonu bu köklü sorunda da yerine getireceğine olan güçlü beklenti ve güven duygularımı iletiyorum."