Er Taner Deş'in Babası:'Öldürülmüş Olabilir, Araştırılsın'

Son Güncelleme:

İntihar Ettiği Açıklanan Er Taner Deş'in Babası: 'Öldürülmüş Olabilir, Araştırılsın'

'ÖLDÜRÜLMÜŞ OLABİLİR, ARAŞTIRILSIN'


NEVŞEHİR'in Avanos İlçesi'ne bağlı Mahmatlar Beldesi'nde oturan Metin Deş, geçen Şubat ayında Muğla'nın Marmaris İlçesi'ndeki Aksaz Deniz Üs Komutanlığı'nda 'TCG Çandarlı' gemisinde vatani görevini yaparken intihar ettiği açıklanan oğlu Taner Deş'in öldürülmüş olabileceğini iddia etti. Baba Metin Deş, "Bize gelen bir mektupta, oğlumun komutanları tarafından öldürüldüğü belirtiliyor. Olayın araştırılmasını istiyor ve devlet büyüklerinden yardım bekliyorum" dedi. Deş, olayın açıklığa kavuşturulması için Avanos Cumhuriyet Savcılığı'na dilekçe verdiğini belirtti.


Geçen Şubat ayında Aksaz Deniz Üs Komutanlığı'ndaki 'TCG Çandarlı' gemisinde vatani görevini yaparken hayatını kaybeden Taner Deş'in Avanos'un Mahmatlar Beldesi'nde oturan ailesine, çocuklarının intihar ettiğini bildiren bir mektup ulaştı. Terhisine 85 gün kala ölen Taner Deş'in cenazesi gözyaşlarıyla toprağa verilirken, bir süre önce baba Metin Deş'e, aynı gemide görev yaptığını söyleyen bir askerin el yazısıyla yazdığı 5 sayfalık mektup ulaştı. Mektupta, gemide Taner Deş'in işkence gördüğü, Kıbrıs'tan alkol ve sigara kaçakçılığı yapıldığı ve Taner'in bu kaçakçılığı ortaya çıkaracağı için öldürüldüğü iddiaları yer aldı.


'OĞLUM İNTİHAR ETMEDİ'


Olayla ilgili açıklama yapan baba Metin Deş, kendilerine ulaşan mektupta, Taner'in kaçakçılığı ortaya çıkarmaması için komutanları tarafından öldürüldüğünün anlatıldığını söyledi. Bir asker tarafından yazıldığı söylenen mektupta olaya intihar görünümü verildiğinin belirtildiğini aktaran baba Deş, "Bu bizim kendi iddiamız değil. Asker arkadaşlarının verdiği ifadelere dayanarak konuşuyorum. Ben orada yaşamadım, görmedim ama arkadaşlarının anlatmaları var. Arkadaşları olayın intihar değil, intihar süsü verildiğini söylüyor. Mektubu yazan, kendisinin de can güvenliğinin olmadığı söylüyor" dedi.


Metin Deş, oğlunun intihar edebilecek birisi olmadığını söyleyerek, "Hiçbir maddi manevi sıkıntısı olmayan, şen şakrak, ailevi problemi yok, evli değil, bekar bir insan. Üstüne basarak konuşuyorum terhisine 85 gün kala neden intihar etsin? Telefonda neşeli bir şekilde konuştuğum oğlum nasıl olur da 85 gün kala intihar eder? Oğlumla sürekli konuşurdum, internette görüşürdüm. O ise beni Hakkari'deki görev yapan ikiz kardeşi Tamer'i merak etmem konusunda uyarırdı. Böyle bir insan intihar etmiş olamaz" diye konuştu.


Metin Deş, olaydan sonra komutanlarıyla konuştuklarını, bir komutanın kendilerinden olayın peşini bırakmalarını istediğini iddia etti.


MEKTUBU ANLATTI


Metin Deş, kendilerine ulaşan mektupla ilgili de konuştu. Metin Deş'in mektupta yazılanlarla ilgili söyledikleri ise şunlar:


"Asker, seyir hallerinin Türkiye içi güzel gittiğini, Kıbrıs'tan ise tonlarca içki ve sigara kaçakçılıkları olduğunu söylüyor. Taner bunları kendine koz olarak kullanmaya kalkışmış, komutanlarının yüzüne bu durumu söyleyerek şikayetçi olacağı konusunda tehditlerde bulunmuş. O olayların üstünden bir hafta geçmeden oğlumun intihar ettiği haberi ulaştı bize. Mektupta, Taner'in komutanı uzman jandarma Ü.Ç.'nin onu tekme tokat dövdüğü, rütbelilerin her gece gemi içerisinde alkollü olup, sürekli Taner'le sürtüşme içerisinde bulundukları yazıyor. Normalde gemide görevli askerler, sigara izmaritini denize attığında diğer askerleri görmezden geliyormuş, fakat Taner yaptığında savunması isteniyormuş. Sürekli üzerinde bir baskı vardı. Taner, 'Üzerime çok geliyorlar, hepsinin başına çorap öreceğim' diyormuş. Bu sözleri subay ve astsubaylara birebir söylemiş. Bunun üzerine Teğmen H.T. duymuş ve hepsini bir cuma günü hepsini sahilde tabur içtimasına toplamış. Kırk askerin içerisinde Taner'i yanına çağırarak dolabını yapmadığını bahane ederek çok büyük hakaretlerde bulunmuş. Tüm askerlerle iddiaya girmiş, 'Ben bu çocuğu burada ağlatırım' diye. Daha sonra Taner'i 30 dakika 'çök' vaziyetinde bekletmiş. Ortada hiçbir şey olmadığı halde, bu tür cezalara ve işkencelere maruz kaldı. Görüntüler ortadan yok edilmediyse vardır."


'OLAYIN İNTİHAR OLMADIĞINI ORTAYA ÇIKARACAĞIZ'


Baba Metin Deş, olayın intihar olmadığını ortaya çıkaracaklarını savunarak, Avanos Cumhuriyet Savcılığı'na dilekçe verdiğini belirtti. Deş, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Dilekçemizi kabul ederek gerekli yerlere ulaştıracaklarını söylediler. Arkadaşı, mahkemede gizli tanıklık yapacağını söyledi. Biz oğlumuzun otopsi sonuçlarını daha hiç görmedik. Sadece kararları Gölcük'ten geldi. Otopsi sonucunu benim bildiğim doktor imzalar, İzmir Adli Tıp olay nerede olduysa oradan gelmesi gerekirken, bana nedense hep Gölcük'ten geldi. Artık bu metin elimde olduğundan dolayı otopsinin de geçerliliğine de inanmayacağım. Ama yetkililerimiz devriyeye girer olayı tekrar başından alır arkadaşını dinlerlerse ondan sonra boynumuz kıldan ince. Sayın Cumhurbaşkanımızdan, Başbakanımızdan, Milli Savunma Bakanımızdan, Genelkurmay Başkanımızdan, ben yardım bekliyorum. Bu konuyu çözsünler, analar ağlamasın, bu olayı çözüme kavuşturun."


'BAŞKA ANNELERİN YÜREĞİ YANMASIN'


Anne Ayşe Deş ise bu olayın bir an önce çözüme ulaşmasını istedi. Oğlumun intihar edebileceğine asla inanmadğını söyleyen Ayşe Deş, "Otopsi sonuçları ne gelirse gelsin ben bir düzenleme olduğuna inanıyorum. Baştan beri söylediğim o yani, onlar götürdü, onlar yaptırdı. Bir de uçakla gelecek denildi ama oğlumun karayolu ile geleceğini söylediler. Bize de 'Siz yetişemezsiniz' diyerek yarı yolda aldılar. Kendileri yaptı, kendileri getirdi. Ne yaptılarsa artık onları vicdanlarına bırakıyorum. Ama büyüklerimizden yardım istiyorum. Başka annelerin yüreği yanmasın" dedi.


İkiz kardeşi Tamer Deş ise aynı dönemde askere gittiklerini belirterek, şunları söyledi:


"Biz sürekli askeri hattan irtibat halindeydik. Bu olaydan bir kaç gün önce görüştük. Her şeyin güzel gittiğini, hatta uzman çavuşluk sınavlarına gireceğini belirtmişti. En son görüşmemizde ise 85 günü kaldığını, kendisine işkence yapıldığını rütbeli komutanları ile sürekli sürtüşme içerisinde bulunduğunu söyledi. Kensine emre itaatsizlik yüzünden askeri disiplin cezası verildiğini söyledi. Bunun ceza ile kalmayacağını komutanlarının açıklarını bildiğini söyledi. Olayı sordum askeri hattan görüştüğümüz için anlatamadı bu onunla son konuşmamız oldu. Sayın Cumhurbaşkanımızdan, Başbakanımızdan, Milli Savunma Bakanımızdan, Genelkurmay Başkanımızdan yardım bekliyoruz. Kardeşimin olayının ortaya çıkarılmasını istiyorum.

Kaynak: DHA