Erdoğan-Merkel Ortak Basın Toplantısı
Almanya Başbakanı Angela Merkel, Türkiye'nin AB müzakere sürecinin "sonucu açık" bir süreç olduğunu belirterek, "Benim tam üyelik konusunda tereddütlerim var."
Almanya Başbakanı Angela Merkel, Türkiye'nin AB
müzakere sürecinin "sonucu açık" bir süreç olduğunu belirterek, "Benim tam
üyelik konusunda tereddütlerim var. Fakat bu süreci devam ettirmek istiyorum"
dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Almanya Başbakanı Angela Merkel,
Başbakanlık Merkez Bina'daki başbaşa ve heyetlerarası görüşmelerin ardından ortak
basın toplantısı düzenledi.
Merkel, burada yaptığı konuşmada, Erdoğan'ın dostane kabulü için teşekkür
ederek, "Heyetimle birlikte, bu seyahatim sırasında Ankara'dan fazlasını gördüm.
Çok etkileyici bir ziyaret oldu" dedi.
Türkiye'de görev yapan Alman askerlerini de ziyaret ettiğini belirten
Merkel, "Onlar, Suriye'deki çatışmalar kapsamında güvenlik konusunda bazı
endişeler bulunduğu için Türkiye'deler. Burada NATO kapsamında destek olmayı çok
önemsiyoruz" diye konuştu.
"Eski Almanya'yı konuşmak gerekirse, Türkiye her zaman Soğuk Savaş
döneminde güvenilir bir partnerdi. Belki bir ölçüde biz de bunun karşılığını
verebiliriz ittifak kapsamında" ifadesini kullanan Merkel, iki ülke arasında çok
yakın ilişkiler bulunduğunu, ekonomik ilişkilerin de iyi bir seviyede
seyrettiğini, ancak daha da geliştirilebileceğini kaydetti.
Erdoğan'la birlikte dini cemaat temsilcileriyle de görüşeceklerini ve
hükümetlerin dini cemaatlerle işbirliğini ele alacaklarını belirten Merkel, "Biz
tüm dini cemaatlerin, hem Almanya hem Türkiye hem de diğer ülkelerde özgürce
faaliyet göstermelerini arzu ediyoruz" dedi.
Federal hükümet olarak Nasyonel Sosyalist Yeraltı (NSU) örgütünün işlediği
cinayetleri açıklığa kavuşturmak için ellerinden geleni yaptıklarını ifade eden
Merkel, "İddianame yayınlandı ve bu konuda sorumlulardan hesap sormak, yapıları
ortaya çıkarmak için her şey yapılıyor" dedi. Merkel, Almanya'nın terörle ve PKK
ile mücadele konusunda da elinden geleni yapacağını vurguladı.
Türkiye'deki Alman vakıflarının rahat çalışabilmesi konusunun da ele
alındığını belirten Merkel, "Türk-Alman üniversitesi konusunda ilerlemeler
kaydediyoruz. 2013-2014 sonbahar döneminde ilk derslerin başlayacağını ümit
ediyorum" dedi.
Merkel, temaslarında Türkiye'deki yeni yargı paketi, gazetecilerin özgürce
çalışabilmeleri ve uzun tutukluluk sürelerinin de gündeme geldiğini kaydetti.
-"Tam üyelik konusunda tereddütlerim olmasına rağmen..."
Türkiye'nin AB sürecinin de ele alındığını ifade eden Merkel, "Ben tutumumu
yineledim, bu sürecin ilerlemesini arzu ediyoruz, Türkiye'nin tam üyeliği
konusunda tereddütlerim olmasına rağmen... Fakat şunu da tekrar ifade ettim,
Ankara Protokolü'nün uygulanması konusunda ilerlemelere ihtiyacımız var, aksi
taktirde açılabilecek fasılların sayısı sınırlı kalır. Fakat bir fasıl
açabilirsek, en azından bir adım atmış oluruz" diye konuştu.
Türkiye ile Almanya arasındaki ilişkilerin çok sayıdaki Türk asıllı Alman
vatandaşı açısından da önemli olduğunu belirten Merkel, "Almanya'da yaşayan
insanlar iki ülke arasında köprü oluşturuyor. Almanya Başbakanı olarak Türkiye
kökenli insanların Almanya'da her Alman gibi yaşayabilmesine önem atfediyorum,
özgürce, emniyet ve güven içinde" dedi.
-"Öncelikle bir faslın açılması iyi olacak"
Merkel, Milliyetçi Demokrat Parti'nin (NPD) yasaklanmasının gündemde olduğu
Almanya'da, federal hükümetin bu yasaklama için başvuruda bulunup
bulunmayacağının sorulması üzerine, "Mart ayının sonuna kadar federal hükümet
olarak karar vereceğiz, henüz bu konuda karar vermedik" dedi.
Bir Alman gazetecinin, Türkiye'nin AB müzakere sürecinde "Bölgesel
Politikalar" faslı ötesinde de fasılların açılmasına destek verip vermeyeceğini
sorması üzerine Merkel, "Bu fasla değindim, fakat Sosyal Politikalar faslı ve
Kamu İhaleleri faslı da var. Türkiye ve AB arasında bunların koşullarının
sağlanması şu anda görüşülüyor. Fakat yeni bir fasıl açılmadı uzun süredir,
öncelikle bir faslın açılması iyi olacak, sonra adım adım ilerlenecektir.
Söylediğim gibi, yine Ankara Protokülü'nün imzalanması da şu an için
gerçekleşmedi" yanıtını verdi.
Almanya Başbakanı Merkel'e, "Siz bir gün Türkiye'nin AB'ye tam üye
olacağına inanıyor musunuz?" sorusu da yöneltildi. Merkel, buna yanıt olarak,
"Biz sonucu açık bir müzakere süreci gerçekleştiriyoruz. Bu konuda AB'de
anlaşmaya varıldı. Yani sonucu henüz belli değil. Ben bir çok defa söyledim,
benim tereddütlerim var tam üyelik konusunda. Fakat bu süreci devam ettirmek
istiyorum anlaşıldığı üzere" dedi.
-"PKK konusunda hassasız"
Türkiye ve Almanya arasındaki suçluların iadesi anlaşması hatırlatılarak,
son dönemde Paris'teki cinayet ve ABD'nin Ankara Büyükelçiliği'ne yönelik saldırı
düşünüldüğünde, Alman istihbaratında bir güvenlik zaafiyeti olup olmadığının
sorulması üzerine Merkel, "Bir iade talebi olduğunda bu talepler çok hassas ve
dikkatlice inceleniyor. Bu konuda bazı mahkeme kararları var, örneğin tutukluluk
ya da hükümlülük koşullarına bakılıyor ve Türkiye'de ağırlaştırılmış müebbet
hapis cezası olacaksa, mahkemeler iadeyi kabul etmeyebiliyor. Fakat kurum temelde
çok iyi çalışıyor" diye konuştu.
"NSU örgütünün işlediği cinayetlerin açıklığa kavuşturulmasında bazı
eksiklikler yaşandı" diyen Merkel, bu durumdan bazı sonuçlar çıkarılması
gerektiğini, artık aşırı sağcı örgütlerle ilgili merkezi veritabanları
kullandıklarını söyledi.
Terörle mücadele konusuna değinen Merkel, "Terörle mücadele konusunda
elimizden gelen her şeyi yapacağız. İçişleri bakanlıkları müsteşarlarımız yılda
iki kez bir araya gelip bilgi alışverişinde bulunacaklar. Bu bilgi alışverişini
çok daha yoğun bir şekilde sürdürmek istiyoruz" dedi.
Merkel, Türkiye'nin PKK'ya ilişkin yürüttüğü sürece ilişkin olarak da, "Biz
PKK temsilcilerinin, üyelerinin terör faaliyetlerine katılmak amacıyla başka
adlar altındaki örgütlerde de çalıştıklarını biliyoruz, bu konuda çok hassasız,
şüpheleri takip ediyoruz" ifadesini kullandı.
-"Anastasiadis'in siyasetinin nasıl olacağını bilemiyorum"
Güney Kıbrıs Rum Kesimi'nde liderin değişmesinin Türkiye'nin AB sürecini
nasıl etkileyeceğine dair soru üzerine Merkel, şöyle konuştu:
"Şu anda yeni başkanın siyasetinin nasıl olacağını bilemiyorum. Açıklığa
kavuşturulması gereken birçok zor soru var. Örneğin Kıbrıs'ın Avro üyeliğiyle
ilgili. Önümüzdeki haftalarda bunları ele alacağız. Fakat, bundan sonra Kıbrıs'ın
Türk tarafıyla olan görüşmelerin nasıl gelişeceğini göreceğiz. İlerlemeler
kaydedilmesini arzu ediyoruz. Ankara Protokolü aslında çok zor bir şey değil.
Burada, AB üyeleri ile arasında ortaklık anlaşması olan ülkeler, örneğin
Türkiye'nin de, üye ülkelerle iyi ilişkiler, ticari ilişkiler içinde bulunması
gerekiyor. Türkiye ve Kıbrıs arasında bu henüz gerçekleşmedi.
Bu benim elimde olan bir şey değil, bu ilgili devletlerin yapacakları bir
şey. Sayın Başbakan bu konuda bir rol oynayabileceğini ifade etti, Yunan
hükümetinin de bir rolü olacağı gibi. Destek için elimizden geleni yapacağız, ama
eyleme geçmek iki tarafın işi."
Muhabir: Duygu Özbay - Halit Gülşen
Yayıncı: Yusuf Kaya - ANKARA