Erdoğan: Üniversitelerin asıl varlık gayelerinin önündeki engelleri kaldırdık (2)

Son Güncelleme:

'DEVASA PROJELERİMİZNİ DURDURULMASINI İSTEDİLER'Erdoğan, kontenjanları artırarak üniversite kapılarındaki yığılmanın önünü açtıklarını ifade ederek, "Yükseköğretime erişimin kolaylaşması ülkemizdeki kimi elitleri rahatsız etse de bu gayretlerimiz milletimiz tarafından takdirle karşılandı.

'DEVASA PROJELERİMİZNİ DURDURULMASINI İSTEDİLER'

Erdoğan, kontenjanları artırarak üniversite kapılarındaki yığılmanın önünü açtıklarını ifade ederek, "Yükseköğretime erişimin kolaylaşması ülkemizdeki kimi elitleri rahatsız etse de bu gayretlerimiz milletimiz tarafından takdirle karşılandı. Aslına bakarsanız bu kesimler sadece üniversite sayılarının artmasından değil, yollardan tünellere, hastanelerden havalimanlarına, barajlardan köprülere kadar ülkeye çağ atlatacak her yatırımdan rahatsızlık duydular. Gezi olaylarında yeri değiştirilen 3-5 ağacı bahane ederek sokaklarımızı ateşe vermekle kalmadılar. Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nden İstanbul Havalimanına devasa projelerimizin de durdurulmasını istediler. Başörtüsü düzenlemesi dahil hak ve özgürlükler yolunda attığımız her adımı çeşitli yöntemlerle engellemeye çalıştılar. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı iken başlattığımız üniversite öğrencilerine burs uygulamasını Anayasa Mahkemesi'ne götürerek iptal ettirenler, daha sonra dönüp bundan şikayetçi bile oldular. Kendi çocuklarına hak gördükleri yükseköğretim imkanından fakir fukaranın evladının da faydalanmasını bir türlü razı olamayanların tutarsızlıkları hiç bitmedi. Ama biz bunların hiçbirine takılıp kalmadık, sadece ülkemizin ve milletimizin ihtiyacı neyse bunu yapmanın bunu hayata geçirmenin mücadelesini verdik" dedi.

'ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİMİZİN YARISI KIZ'

Erdoğan, verdikleri sözlerin önemli bir kısmını da yerine getirdiklerini belirterek konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Yüksek öğretimi herkes için erişilebilir kılarken diğer taraftan da buna uygun kurumsal altyapıyı oluşturduk. Bu sayede 2002 yılında yüzde 14 olan yüksek öğretimde net okullaşma oranı 3 kattan fazla artışla 2023 senesinde yüzde 45'e yükseldi. Bu oran OECD ülkelerinin ortalamasından çok daha ileridedir. Türkiye'de yüksek öğretimde kız-erkek eşitliği oranı 0,98 ile tam eşitlik durumuna çok yakındır. Yani üniversite öğrencilerimizin yarısını kız öğrencilerimiz teşkil ediyor. Bu konuyu istismar malzemesi yapanların üniversitelerde etkin oldukları dönemlerdeki çarpık tabloyu en iyi sizler biliyorsunuz. 7 milyonun üzerindeki öğrenci sayımızla Avrupa yükseköğretim alanında kayıtlı öğrenci sayısı bakımından ilk sıralarda yer alıyoruz. Tam 198 ülkeden gelen 340 bine yakın öğrenci ile dünyada en fazla uluslararası öğrencinin bulunduğu ilk 10 devlet arasındayız. Yükseköğretim alanındaki genişlemeye paralel olarak akademisyen sayımızın artırdık. Bundan 22 sene önce 70 bin olan toplam öğretim elemanı sayısı 3 kat artışla bugün 184 binin üzerine çıktı. Öğretim üyesi sayısında da benzer bir durum söz konusudur. Profesör sayımızı 9 bin 396'dan 32 bin 488'e, doçent sayımızı  5 bin 367'den 20 bin 768'ei doktor öğretim üyesi sayımız ise 11 bin 190'dan 71 bin 700'e ulaştırdık. Öğrenci sayımız çoğalırken, doktoralı akademisyen istihdamımız da sürekli artış göstermiştir. Toplam öğretim elemanlarının yüzde 46'sının kadın olması bizim için ayrı bir mutluluk kaynağıdır."

'KAZANIMLARIMIZDAN GERİYE GİDİŞE İZİN VERİLMEYECEKTİR'

Erdoğan, bu sene ilk defa daha önce yükseköğretim imkanı bulamamış 34 yaş üstü kadınlar için devlete ait yükseköğretim kurumlarında 21 bin kişilik kontenjan ayırdıklarını belirterek, "Ayrıca şehit ve gazi yakınlarımız için vakıf yüksek öğretim kurumlarında 3 bin 774 kişilik kontenjan oluşturduk. Bu kazanımlardan geriye gidişe kesinlikle izin vermeyeceğiz. Üniversitelerimizin bir daha asla yasakla, baskıyla, kavgayla veya ideolojik dayatmalarla anılmasına müsaade etmeyeceğiz. İlim yuvası üniversitelerimizi kendi ideolojik saplantılarının bataklığı haline dönüştürmeye çalışan az sayıdaki hazımsız marjinalin de en kısa sürede bu gerçeklerle yüzleşeceklerine inanıyorum. Türkiye Yüzyılı herkes gibi bu kesimlerin de ufuklarını açacaktır. Özellikle bilim diplomasisi Türkiye'nin uluslararası tanınırlığını artırmak, kültürler arası etkileşim ve iletişimi geliştirmek adına oldukça kritik öneme sahiptir. Yükseköğretim kurulumuz tarafından bilim diplomasisi alanında bugüne kadar atılmış olan adımlardan memnuniyet duyuyoruz. Bu sürecin yeni girişimler ve projelerle desteklenmesini önemli buluyoruz. Üniversitelerimizin yurtdışındaki muhataplarıyla somut işbirliği projeleri üzerinde çalışmalarını teşvik ediyoruz" ifadelerini kullandı.

'DİJİTAL DÖNÜŞÜM OFİSİMİZ GEREKEN DESTEĞİ SUNMAYA HAZIRDIR'

Erdoğan, üniversitelerin, İslam dünyasındaki yükseköğretim kurumları ile akademik hareketlilik sağlayacak iş birliği süreçlerini desteklediklerini bildirerek şöyle konuştu:

"Türk Üniversiteler Birliği'nin çalışmalarının artması ve birliğe üye üniversitelerin sayısının çoğalmasına önem veriyoruz. Yükseköğretim kurumlarımızın yurtdışında akademik birim ve ortak üniversite kurmalarının bilim diplomasisine katkıları ortadadır. Hükümetimizin bu yönde atacağınız adımlara desteği tamdır. Üniversitelerimizin uluslararası üniversite sıralamalarında üst sıralara yükselmelerini memnuniyetle izliyoruz. En son açıklanan sıralamada köklü üniversitelerimizin yanı sıra Anadolu üniversitelerimiz de yer almıştır. İnşallah bu başarılar önümüzdeki dönemde de artarak devam edecektir. Üniversitelerin kendi içinde farklılaşarak misyon sahibi olmalarını destekliyoruz. 2 yıl önce belirlenen 23 araştırma üniversitemizin faaliyetlerini yakından takip ediyoruz. Giderek büyüyen ve 2030 yılında 1,5 trilyon dolarlık pazara erişeceği tahmin edilen yapay zeka teknolojileri eğitim sektörünü de derinden etkiliyor. Yükseköğretim kurumlarından dijital ve yapay zeka okuryazarlığının geliştirilmesinde fayda görüyoruz. Bu süreçte Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisimiz de üniversitelerimize gereken desteği sunmaya hazırdır."

'HER TÜRLÜ GAYRETİ GÖSTERİYORUZ'

Erdoğan, depremzede öğrencilerin eğitimlerinin kesintiye uğramaması için gereken her türlü gayreti gösterdiklerini belirterek, "Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile depremzede öğrencilerimizi katkı payı ödemesinden muaf tuttuk. Ödeme yapmış olanlara ücretlerini iade ettik. Deprem bölgesinde ikamet eden adaylara bu bölgedeki üniversitelere yerleşirken genel kontenjanda herhangi bir eksiltmeye gitmeden yüzde 25'lik ek kontenjan tanımladık. Kahramanmaraş, Hatay, Adıyaman ve Malatya illerimizdeki öğrencilerin farklı illerdeki devlet üniversitelerinde 1 yıl süreyle özel öğrenci olarak öğrenim hayatlarını sürdürmelerine imkan sağladık. Yine bu illerdeki öğrencilerimize diledikleri takdirde 1 yıl kayıt dondurma hakkı verdik. Depremden etkilenen kampüslerimizin yeniden inşası ve öğrencilerimizin hizmetine sunulması için imkanlarımızı seferber etmiş durumdayız. Depremde zarar gören üniversite kampüslerimizin eskisinden daha güzel hale getirmek için canla başla çalışıyoruz" dedi.

Kaynak: DHA