Gözlerini Kaybeden Filistinliler İçin Umut: Protez Göz
İsrail saldırıları sonucunda gözlerini kaybeden Filistinliler, Gazze Göz Hastanesi'nde protez göz bekliyor.
İsrail saldırılarında gözlerini kaybeden Filistinliler, protez göze kavuşabilmek için umut arıyor.
İsrail'in Ekim 2023'te başlayan ve 2 yılı aşkın süren soykırıma varan saldırıları ile devam eden ablukası altındaki Gazze'de, sağlık sistemi de çöktü.
Bölgedeki birçok sağlık merkezi, ateşkesle birlikte kısıtlı imkanlarla toparlanmaya çalışırken, saldırılarda yaralanan veya uzuvlarını kaybeden Filistinlilere zor şartlarda şifa dağıtmaya çalışıyor.
Bu çerçevede Gazze Göz Hastanesi de yıllar sonra çeşitli göz operasyonlarına başlarken, gözlerini kaybeden birçok Filistinlinin umudu oldu.
Gazze'deki saldırılar sırasında sağ gözünü ve 7 aylık bebeğini kaybeden 22 yaşındaki Secne Tolan, AA muhabirine, hastane koridorunda protez göz takılacağı anı beklerken, aynaya uzun süre bakamadığını söyledi.
Gazze'nin kuzeyindeki Beyt Hanun'dan olan ve şu anda yerinden edilmiş şekilde çadır kampta yaşayan Tolan, İsrail saldırısında yaralandığını belirtti.
Yaklaşık bir yıldır protez göz beklediğini aktaran Tolan, yaşadığı psikolojik yıkımın fiziksel yaralarından daha ağır olduğunu ifade etti.
Savaşla beraber hayatı tamamen değişti
Saldırılar öncesi ve sonrası hayatının tamamen değiştiğini dile getiren Tolan, insanların bakışlarından rahatsız olduğunu belirterek, "Eskiden başka bir hayatım vardı, şimdi başka bir hayat yaşıyorum. İnsanların bakışları psikolojimi çok etkiliyor." dedi.
İlk kez protez göz taktıracağı için hala alışmaya çalıştığını dile getiren Tolan, "İnşallah hayırlı olur." temennisinde bulundu.
Gazze Göz Hastanesine başvuran Eymen Gabn da İsrail askerlerinin açtığı ateş sonucu başından yaralandığını ve gözünü kaybettiğini söyledi.
Çocukların kendisinden korktuğunu ifade eden Gabn, protez gözün yeniden toplum içine karışabilmesi için önemli olduğunu vurgulayarak, "Çocuklar benden korkuyor. Protez göz takıldıktan sonra artık yanıma yaklaşabileceklerini düşünüyorum." diye konuştu.
İsrail saldırılarında gözünü kaybeden Bağdad Mikdat ise savaş sonrası insanların arasına karışmakta zorlandığını anlattı. Protez göz uygulamasının kendisi için yalnızca estetik değil, yeniden normal hayata tutunabilmenin bir yolu olduğunu belirten Mikdat, savaşın ardından hayatlarının tamamen değiştiğini söyledi.
"Beklediğimizden çok daha büyük bir tabloyla karşılaştık"
Gazze Göz Hastanesi Müdürü Hüsam Davud, "savaş koşullarına rağmen hastanede hem kornea operasyonları hem de protez göz uygulamalarının yeniden başlatıldığını" söyledi.
Davud, hastanede kısa süre önce gerçekleştirilen iki kornea naklinin başarılı geçtiğini belirterek, protez göz ünitesinin de ilk kez savaş şartlarında yeniden faaliyete geçirildiğini kaydetti.
Başlangıçta 100 ila 200 hastanın protez göze ihtiyaç duyacağını düşündüklerini aktaran Davud, ancak başvuruların beklenenden çok daha fazla olduğunu ifade etti.
Davud, "Sadece kısa sürede 600'den fazla hasta kayıt yaptırdı. Sağlık Bakanlığının çevrim içi kayıt sistemine ise bir hafta içinde yaklaşık 800 vaka başvurdu." dedi.
Saldırılar nedeniyle daha önce kişiye özel protez göz üreten merkezlerin hizmet dışı kaldığını belirten Davud, hastanenin artık yalnızca dış yardımlarla gönderilen sınırlı sayıdaki protez gözlerle hizmet vermeye çalıştığını söyledi.
Davud, "Bize ulaşan son parti yaklaşık 100 protez gözden oluşuyordu ancak bu sayı ihtiyacın çok altında." dedi.
"Çocuklar evlerinden çıkmak istemiyor"
Göz hastalıkları uzmanı Merve Ramazan ise özellikle çocuk hastalarda ciddi psikolojik sorunlar gözlemlediklerini anlattı.
Ramazan, gözünü kaybeden çocukların akranlarının soruları ve zorbalıkları nedeniyle çoğu zaman evlerinden veya çadırlarından çıkmak istemediğini belirtti.
"Çocuklar sürekli 'Neden ben gözümü kaybettim?' diye soruyor." diyen Ramazan, protez gözlerin görmeyi geri getirmese de hastaların özgüvenlerini yeniden kazanmalarına katkı sağladığını ifade etti.
Ramazan, savaşın başlamasından bu yana sağlık çalışanlarının kitaplarda dahi rastlamadıkları ağır yaralanmalarla karşılaştığını, buna rağmen tıbbi malzeme ve ekipman yetersizliği altında hizmet vermeye çalıştıklarını sözlerine ekledi.