Güvenlik Politikaları Uzmanı Yarar: 'Çözüm, Türkiye Topraklarında Değil'
Güvenlik Politikaları Uzmanı Mete Yarar, terör örgütü PKK'nın Suriye-Irak arasındaki kampları sayesinde ulaşmış olduğu mevcudun yaklaşık 40 bin kişi olduğuna dikkati çekerek, "Bu işin çözümü artık maalesef Türkiye topraklarında değil.
Güvenlik Politikaları Uzmanı Mete Yarar, terör örgütü PKK'nın Suriye- Irak arasındaki kampları sayesinde ulaşmış olduğu mevcudun yaklaşık 40 bin kişi olduğuna dikkati çekerek, "Bu işin çözümü artık maalesef Türkiye topraklarında değil. Bir terör örgütünün başka bir ülke topraklarında barınma yeri ve üssü varsa, bu örgütü tamamen ortadan kaldırmanız mümkün değildir." dedi.
Yarar, Antalya Genç İş Adamları Derneğince bir otelde düzenlenen programda yaptığı konuşmada, Ortadoğu'daki olaylar stabil hale gelmeden, Türkiye'de yaşanan terör ve siyasi risklerin azalmasının mümkün görünmediğini savundu.
Türkiye'nin pozisyon itibarıyla Rusya ile gelecek dönemde bir kriz yaşayacak gibi görünmediğini belirten Yarar, "Çünkü ortak anlamda birçok konuda ciddi anlaşmalara imza atıldı. Bunlardan vazgeçileceğini sanmıyorum. Asıl riski önümüzdeki dönemde müttefikler olarak ismini zikrettiğimiz ABD, AB ülkeleri veya NATO kapsamındaki ülkelerle yaşayacağız. Almanya ile kısa vadede bir çatışma gözükmüyor. Çünkü Almanya'nın bölgede net bir askeri varlığı yok. Ancak ABD, İngiltere ve Fransa dahil olmak üzere sahada riskli karşılaşmalar yaşanabilir." diye konuştu.
Bu karşılaşmanın Münbiç bölgesinde yaşanabileceğini iddia eden Yarar, bu karşılaşmanın bir ordu çatışması şeklinde değil, o bölgenin boşaltılması anlamında siyasi olarak bir kriz yaşanabileceğini kaydetti. Yarar, bu riski azaltmak için Ankara'da, bazı ülkelerin de içerisinde bulunduğu bir Münbiç İzleme Komitesi kurulduğunu dile getirdi.
Türkiye'nin özellikle terör konusunda yaşadıkları göz önünde bulundurulduğunda sadece Münbiç'in temizlenmesinin yeterli olmayacağının ortaya çıktığını ifade eden Yarar, şöyle devam etti:
"Afrin ve Ayn el-Arap gibi yerlerde Türkiye'nin operasyon yapma durumu hala masada duruyor. Cumhurbaşkanımızın 'Milli seferberlik ilan ediyoruz.' dediği kavram, belki bugün çok yanlış anlaşılmış olabilir. Ama ben milli seferberlik ilanından çok bu işi, artık küçük küçük çözümlerle ve birbirinden bağımsız politikalarla yapmak yerine genel bir çerçeve içerisinde her birlikte yapacağımız atak olarak yorumladım. Bunu göreceğiz. Sertleşen bir askeri harekat beklemiyorum. Türkiye'de 1990'lı yılları hatırlatan bir sahnenin yaşanacağını düşünmüyorum."
"Çözüm Türkiye topraklarında değil"
"Barikatlar döneminde" bölgeye gittiğinde mevzilenmiş, yığınağını bir yıldan beri yapan, silahlarını getirmiş, eğitimini tamamlamış sayısal anlamda 20 binin üzerine çıkmış bir örgütle karşılaştığının altını çizen Yarar, Türk Silahlı Kuvvetleri ve Emniyet Teşkilatını özverili mensupları sayesinde 11 ilçede 600 şehit verilerek çetin bir dönem yaşandığını hatırlattı.
Yaklaşık 9 gibi gibi kısa bir sürede bütün bölgelerin teröristlerden temizlendiğine dikkati çeken Yarar, şöyle devam etti:
"Bu 20 bin silahlı adam bölgeden bir şekilde çıkartıldı. Yalnızca çözüm süreci döneminde öldürülen terörist sayısı 6 bin 300 civarındaydı. Bu rakamlar PKK tarafından da teyit edildiği için çok net olarak söyleyebiliyoruz. İşin ilginç tarafı şu ki biz terör örgütü PKK'nın geçmiş yıllarda 6 bin teröristini öldürmüş olsaydık, bir tek adamı adamı kalmazdı. Ama bugün örgütün Suriye-Irak arasındaki kampları sayesinde ulaşmış olduğu mevcut yaklaşık 40 bin kişi. Bu işin çözümü artık maalesef Türkiye topraklarında değil. Bir terör örgütünün başka bir ülke topraklarında barınma yeri ve üssü varsa, bu örgütü tamamen ortadan kaldırmanız mümkün değildir."
Yarar, Türkiye'nin artık bu sorunu kendi topraklarında kabul etmeyerek, yerinde etkisiz hale getirecek bir takvime girdiğini belirtti.